Taşınmazlarını "imar yolu" ve "yeşil alan" olarak kullanılması için bedelsiz olarak terk eden davacının, 5 yıllık süre içinde terk amacına uygun olarak herhangi bir düzenleme yapılmadığı gerekçesiyle taşınmazlarının iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bu davayı açmakta menfaati bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas No : 2013/1349

Karar No : 2014/372

 

 

Temyiz Eden (Davacı): … vasisi …

Vekilleri : Av. …, Av. …, Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Edremit Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Balıkesir İdare Mahkemesince verilen 31/10/2012

tarihli, E:2012/790, K:2012/2010 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı

olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Volkan Müftüoğlu

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının

bozulması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin

gereği görüşüldü:

Dava, Balıkesir İli, Edremit İlçesi, Soğanyemez Mahallesi, … ada, …

sayılı parselin eski maliki olan ve bu taşınmazı imar yolu ve yeşil alan olarak

kullanılması için bedelsiz olarak terkeden davacının, 5 yıllık süre içinde terk

amacına uygun olarak herhangi bir düzenleme yapılmadığı gerekçesiyle

taşınmazının iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin

26.12.2011 tarihli, 3243 sayılı işlem ile ifraz ve bedelsiz olarak yola terke

ilişkin 14.10.2003 tarihli, 2003/330 sayılı belediye encümeni kararının iptali

istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, davacının … parsel sayılı taşınmazı

bedelsiz olarak terketmesi nedeniyle mülkiyet hakkının belediye lehine

tapu siciline işlenmek suretiyle davacının uhdesinden çıktığı, bu nedenle

iadesini talep ettiği uyuşmazlık konusu taşınmaz üzerinde tararruf imkanı

ve mülkiyet bağı kalmadığından, davacının bu davayı açmakta menfaatinin

bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş,

bu karar davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

T.C. Anayasanın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk

Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinde idarenin eylem ve

işlemlerinin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının

yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 2.maddesinin birinci

fıkrasının (a) bendinde iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil,

sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından

dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar

olarak tanımlanmıştır.

İdarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal

denetim yoluyla sağlanmasının en etkin araçlarından biri iptal davaları

olduğundan, iptal davalarında "menfaat ihlali" olarak tanımlanan subjektif

ehliyet koşulunun kişiye bağlı subjektif hak ihlallerinin giderilmesinin

yanısıra idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenebilmesi

kapsamında da belirlenmesi gerekmektedir. Davacı ile iptali istenilen idari

işlem arasında kurulabilecek bir ilişki veya ilgi, menfaat ihlali koşulunun

varlığı için yeterlidir. Bu itibarla yargısal kararlarda menfaat ihlali koşulu,

davacının idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisinin

kurulması gerektiği şeklinde tanımlanmıştır. Her olay ve davada, idari işlem

ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak

menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri

ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.

Dosyanın incelenmesinden; Balıkesir İli, Edremit İlçesi, Soğanyemez

Mahallesi, … ada, … sayılı kadastral parselin maliki olan davacı tarafından,

davalı idareye başvuruda bulunularak, taşınmazına komşu … ada, … sayılı

parsel ile birlikte tevhid edilerek, yola ve yeşil alana rastlayan kısımlarının

bedelsiz olarak terkedilmesini istediği, bu başvurusunun Burhaniye

Belediye Encümeninin 14.10.2003 tarihli, 2003/330 sayılı kararı ile uygun

bulunması üzerine Edremit Tapu Sicil Müdürlüğünce davacıya ait 2.915,03

m² yüzölçümlü … sayılı parsel ile üçüncü bir kişiye ait 556.00 m²

yüzölçümlü … sayılı parseldeki taşınmazların tevhid edilerek 3.471,03 m²

yüzölçümlü olan … ada, … parselinin meydana getirildiği, daha sonra bu

parselin ifraz edilerek 666.95 m² yüzölçümlü … ada … parselinin teşekkül

ettirildiği, … parselinden artan 2.804,08 m² yüzölçümlü alanın ise tescil

edilmeksizin "yol" ve "park alanı" olarak belirlendiği, … parselin eski maliki

olan davacı tarafından imar yolu ve yeşil alan yapılması için tevhid ve ifraz

yoluyla terk edilen taşınmaz üzerinde 5 yıllık süre içinde terk amacına

uygun düzenleme yapılmadığı gerekçesiyle taşınmazının iadesi için

14.11.2011 tarihinde yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine bu davanın

açıldığı anlaşılmaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 15.1.2008 tarihli, Karaman -

Türkiye Davasında (Başvuru no:6489/03) verdiği kararında, taşınmazın

idareye bırakılması sırasında öngörülen amaca aykırı olarak, kamu yararına

bir tesis yapılarak kısmen kullanılması nedeniyle taşınmazın geriye kalan

kısmının iade edilmesine ilişkin talep hakkındaki ret kararını haklı

görmemiş, taşınmazın iade edilmesini haklı kılan hiçbir kamu yararı amacı

belirtmeyen kamu erkinin "yol" veya "yeşil alan" gibi kamu yararına tesisler

yapılması için idareye bırakılan taşınmazların statüsünü belirleyen

Kamulaştırma Kanunu`nun 35. maddesindeki, "malikinin muvafakatı ile

kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri

tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez."

şeklindeki düzenleme ile oluşturulan bir statüden faydalanılarak,

taşınmazların idareye devri nedeniyle eski maliklerin mülkiyet hakkı veya

tazminat talebi ileri süremeyecekleri yönünde yorumlanmasının, kamu

yararının gerektirdikleri ile kişisel hakların korunması arasında hüküm

sürmesi gereken adil dengeyi bozacak nitelikte olduğuna hükmetmiş,

Kamulaştırma Kanununun 35. maddesinin uygulamasının 1 No`lu Ek 

Protokol`ün 1. maddesinin gerekleri ile bağdaşmadığından, sözkonusu

hüküm ihlal edildiğini belirtmiştir.

Bu durumda; taşınmazlarını "imar yolu" ve "yeşil alan" olarak

kullanılması için bedelsiz olarak davalı idareye terkeden davacının, 5 yıllık

süre içinde terk amacına uygun olarak herhangi bir düzenleme yapılmadığı

gerekçesiyle taşınmazlarının iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun

reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bu davayı açmakta menfaatinin

bulunduğu açık olup, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, aksi

yöndeki mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Balıkesir İdare Mahkemesince verilen

31/10/2012 tarihli, E:2012/790, K:2012/2010 sayılı kararın bozulmasına,

dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini

izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık

olmak üzere, 24/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: http://www.danistay.gov.tr/upload/yayinlar/14_08_2015_101116.pdf

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.