Mevzii imar planlarının genişletilmesi sonucunu doğuracak ve bu planla bütünleşecek şekilde, mevzii imar planına bitişik, mevzii imar planı oluşturulmasına yönelik ilave imar planı yapılamayacağı hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas No : 2010/1756

Karar No : 2014/1355

 

Temyiz Eden (Davalı) : Antalya İl Özel İdaresi

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davacı) : Antalya Valiliği

İstemin Özeti : Antalya İli, Kaş İlçesi, Belenli Köyü, … ada … sayılı

parselin bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli ilave imar planının

kabulüne ilişkin 09.01.2009 tarihli, 52 sayılı il genel meclisi kararının iptali

istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda 

Antalya 3. İdare Mahkemesince verilen 30/09/2009 tarihli, E:2009/147, K:2009/1019

sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması

istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Ulya Emiroğlu

Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının

onanması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin

gereği görüşüldü:

Dava, Antalya ili, Kaş İlçesi, Belenli Köyü, … ada … sayılı parselin

bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli ilave imar planının kabulüne

ilişkin 09.01.2009 tarihli, 52 sayılı il genel meclisi kararının; yapılan planla

çıkmaz yol ve çıkmaz yola cepheli parseller oluşturulduğu, bu durumun

mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılmış, mahkemece;

… ada … nolu parsele yönelik olarak hazırlanan ilave imar planı dava

konusu il genel meclisi kararıyla kabul edilmiş olsa da, dava konusu alanın

daha önce mevzi imar planı bulunan bölgeye bitişik olduğu, bu haliyle

mevzii imar planlarının genişletilmesi sonucunu doğuracak ve bu planla

bütünleşecek şekilde, mevzii imar planına bitişik, mevzii imar planı

oluşturulmasına yönelik ilave imar planı yapılamayacağı, bu nedenle söz

konusu parselin bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli ilave uygulama

imar planının kabulüne ilişkin dava konusu işlemde planlama ilke ve

esasları ile imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı belirtilerek iptal kararı

verilmiş, bu karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu`nun 5.maddesinde; nazım imar planları,

varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar

üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi

parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin

gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli

yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım

sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve

uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen,

detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan planlar,

uygulama imar planları ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa

kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen

ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve

uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama

etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar olarak

tanımlanmış olup, 6.maddesinde; planların, kapsadıkları alan ve amaçları

açısından; "bölge planları" ve "imar planları", imar planlarının ise, "nazım

imar planları" ve "uygulama imar planları" olarak hazırlanacağı kurala

bağlanmıştır.

Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3.maddesinin

4.bendinde; ilave imar planı: yürürlükte bulunan planın ihtiyaca cevap

vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi

kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde

hazırlanan plan olarak, 5.bendinde ise mevzii imar planı; mevcut planların

yerleşmiş nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma

açılması gereğinin ve sınırlarının ilgili idarece belirlenmesi halinde, bu

Yönetmeliğin plan yapım kurallarına uyulmak üzere yapımı mümkün olan,

yürürlükteki her tür ve ölçekteki plan sınırları dışında, planla

bütünleşmeyen konumdaki, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi

bünyesinde sağlayan, raporuyla bir bütün olan imar planı olarak

tanımlanmıştır.

Yukarıda yer verilen ilave ve mevzii imar planı tanımlarının

irdelenmesinden; ilave imar planı tanımında yer verilen yürürlükteki plan

kavramından, 1/5000 ölçekli nazım imar planları ve 1/1000 ölçekli

uygulama imar planlarının anlaşılması gerektiği, 1/5000 ölçekli nazım imar

planlarının; arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge

tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı

yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile

ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları

gösteren ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere

düzenlenen bütüncül planlar olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar

planlarının ise; 1/5000 ölçekli nazım imar planları doğrultusunda

hazırlanan, üst ölçekli bu planla hiyerarşik bağı bulunan ve bütünlük arz

eden planlar olduğu açıktır. 

Öte yandan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelikte de; ilave

imar planlarının, mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik,

bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde hazırlanan planlar olduğu

düzenlenmiş, mevzii imar planlarının ise, mevcut planların yerleşmiş

nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma açılması

gereğinin ortaya çıkması halinde yapılması mümkün olan, yürürlükteki her

tür ve ölçekteki plan sınırları dışında, planla bütünleşmeyen konumdaki

planlar olduğu göz önünde bulundurulduğunda mevzii imar planlarının

ancak istisnai durumlarda yapılabileceği anlaşılmış olup, mevzii imar

planlarının genişletilmesi sonucunu doğuracak ve bu planla bütünleşecek

şekilde, mevzii imar planına bitişik, mevzii imar planı oluşturulmasına

yönelik ilave imar planı yapılamayacağı değerlendirilmektedir.

Kaldı ki, Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik, kanun

sistematiği açısından incelendiğinde de; yönetmeliğin 3. maddesinin birinci

fıkrasında nazım imar planının, 2. fıkrasında uygulama imar planının,

3.fıkrasında revizyon planın, 4.fıkrasında ise ilave imar planın düzenlendiği,

mevzii imar planının ise ilave imar planından sonra 5. fıkrada düzenlendiği

dolayısıyla ilave imar planı tanımında yer verilen mevcut plan kavramının

mevzii imar planlarını kapsamadığı açıktır.

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz

yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu`nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması

halinde mümkündür.

Antalya 3. İdare Mahkemesince verilen 30/09/2009 tarihli,

E:2009/147, K:2009/1019 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule

uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz

isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, dosyanın adı geçen

Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden

itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

25/02/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, Antalya ili, Kaş İlçesi, Belenli Köyü, … ada … nolu parselin

bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli ilave imar planının kabulüne

ilişkin 9.1.2009 tarih ve 52 sayılı il genel meclisi kararının; yapılan planla

çıkmaz yol ve çıkmaz yola cepheli parseller oluşturulduğu bu durumun 

mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılmış, mahkemece;

… ada … nolu parsele yönelik olarak hazırlanan ilave imar planının dava

konusu il genel meclisi kararıyla kabul edilmiş olsa da, dava konusu alanın

daha önce mevzi imar planı bulunan bölgeye bitişik olduğu, bu haliyle

mevzii imar planlarının genişletilmesi sonucunu doğuracak ve bu planla

bütünleşecek şekilde, mevzii imar planına bitişik, mevzii imar planı

oluşturulmasına yönelik ilave imar planı yapılamayacağı, bu nedenle söz

konusu parselin bulunduğu alanda yapılan 1/1000 ölçekli ilave uygulama

imar planının kabulüne ilişkin dava konusu işlemde planlama ilke ve

esasları ile imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı belirtilerek iptal kararı

verilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu`nun 5.maddesinde; nazım imar planları,

varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar

üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi

parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin

gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli

yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım

sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve

uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen,

detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan planlar,

uygulama imar planları ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa

kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen

ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve

uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama

etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren planlar olarak

tanımlanmış olup, 6.maddesinde; planların, kapsadıkları alan ve amaçları

açısından; "bölge planları" ve "imar planları" ,imar planlarının ise, "nazım

imar planları" ve "uygulama imar planları" olarak hazırlanacağı kurala

bağlanmıştır.

Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3.maddesinin

4.bendinde; ilave plan: yürürlükte bulunan planın ihtiyaca cevap vermediği

durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım

kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde hazırlanan

plan olarak, 5.bendinde ise mevzii imar planı; Mevcut planların yerleşmiş

nüfusa yetersiz kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma açılması

gereğinin ve sınırlarının ilgili idarece belirlenmesi halinde, bu Yönetmeliğin 

plan yapım kurallarına uyulmak üzere yapımı mümkün olan, yürürlükteki

her tür ve ölçekteki plan sınırları dışında, planla bütünleşmeyen

konumdaki, sosyal ve teknik altyapı ihtiyaçlarını kendi bünyesinde

sağlayan, raporuyla bir bütün olan imar planı olarak tanımlanmıştır.

Her ne kadar, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca

mevzii imar planlarının ancak mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz

kalması veya yeni yerleşim alanlarının kullanıma açılması gereğinin ortaya

çıkması halinde yapılabileceği, dolayısıyla istisnai bir plan olduğu ve söz

konusu mahkeme kararında mevzii imar planına bitişik, mevzii imar planı

oluşturulmasına yönelik ilave imar planı yapılamayacağı belirtilmiş ise de,

sadece yukarıda yer alan ilave ve mevzii imar planlarının tanımları göz

önünde bulundurularak mevzii imar planına bitişik ilave imar planı

yapılamayacağı sonucuna varmanın mümkün olmadığı, planlanan alanda

mevzii imar planı ve ilave imar planı yapılmasına yönelik koşulların oluşup

oluşmadığı hususunun açıklığa kavuşturularak bir karar verilmesi gerektiği

değerlendirilmektedir.

Bu durumda öncelikle alanda ilave imar planı yapılması koşulunun

bulunup bulunmadığı, eğer var ise, planın şehircilik ilkeleri, planlama

esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı hususunun ortaya

konulması amacıyla mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak

suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden işlemin iptali yönündeki

mahkeme kararının onanmasına yönelik çoğunluk kararına katılmıyoruz.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.