Harca tabi olan bir konudan ayrıca 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97’nci Maddesi uyarınca ücret istenilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan haksız tahsil edilen tutarın iadesi hükmedilmesi ile birlikte 3095 sayılı Kanun uyarınca yasal faiz isteminde kabulü icap ettiği hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Dokuzuncu Daire

Esas No : 2010/5328

Karar No : 2014/1413

 

Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar : 1- …

Vekili : Av. …

2- Niğde Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Davacı adına, plan proje tasdik harcının yasal faizi

ile birlikte iadesi istemiyle açılan davayı kısmen kabul eden, kısmen

reddeden Konya Vergi Mahkemesi‘nin 17/02/2010 tarih ve E:2009/968,

K:2010/244 sayılı kararının; dilekçelerde ileri sürülen sebeplerle karşılıklı

olarak bozulması istenilmektedir.

Cevapların Özeti : Davacı tarafından cevap verilmemiştir. Davalı

idarenin cevabı yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi

gerektiği yolundadır.

Tetkik Hakimi Özlem Bölükbaşı‘nın Düşüncesi : Vergi Mahkemesi

kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ihtirazi kayıtla

ödenen proje tasdik harcının red ve iadesi istemiyle açılan davayı; Niğde

Belediye Başkanlığı Belediye Meclisince 15.12.2008 tarihli ve 94 sayılı karar 

ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu`nun 97. maddesine göre ücret

tarifesinin hazırlandığı, bu kararda plan ve proje tasdik harcının 0.35 TL

olarak belirlendiği, davacı tarafından kat mülkiyeti tesisi amacıyla davalı

idareye yapılan başvuru sırasında davalı idarece tarifeye dayanılarak davacı

adına proje tasdik harcının tahakkuk ettirildiği, belediyece tasdik olunan

inşaat projelerinin onayı için davacıdan dava konusu plan proje tasdik

harcının istenildiği, her ne kadar davacıdan tahsil edilen parasal değer,

tahsilat makbuzunda "imarla ilgili ücret" olarak adlandırılmış ise de, dosya

bir bütün olarak incelendiğinde, davacı adına tahakkuk ettirilen ve

davacıdan tahsil edilen bu tutarın "kat irtifakı proje tasdik harcı" olduğu

sonucuna varıldığı, dava konusu tahakkuk işleminde de, yapılan tahakkuk,

"Kat İrtifakı Harcı" olarak nitelendirildiği, proje tasdik harcı, 2464 Sayılı

Kanun‘un 80‘inci maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen

maktu tutarlar esas alınarak tahukuk ettirildiği, anılan Bakanlar Kurulu

Kararına göre 1. Grup belediyelerden olan davalı Niğde Belediyesince

tasdik edilen konut projeleri nedeniyle, inşaatın her bir metre karesi için

0,09 TL proje tasdik harcı alınması gerektiği, davacı tarafından yaptırılan

plan proje tasdik işlemi için, Kanun‘un verdiği yetkiye dayanarak Bakanlar

Kurulunun konut alanları için metrekare üzerinden belirlediği 0.09 TL

olarak harç alınması gerekirken bu oranın üzerinde 0.35 TL harç

alınmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, ancak, Niğde Belediyesi‘nce

yetkisi olmamasına rağmen plan proje tasdik harcı için tarife belirlenmiş

olması, Kanun ve Kanun‘un verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulu

tarafından belirlenen oranda harç alınmasına engel olmadığı, bu nedenle,

dava konusu harcın, alınması gereken 2.786,94 TL‘lik kısmında hukuka

aykırılık bulunmadığı, ödenen, harcın yasal faizi ile birlikte red ve iadesi

talebine gelince;213 Sayılı Vergi Usul Kanunu`nun, 112/4.maddesine

22.07.1998 tarihinde eklenen 4369 Sayılı Kanun`un 2. maddesi ile; fazla

veya yersiz olarak tahsil edilen veya vergi kanunları uyarınca iadesi gereken

vergilerin ilgili mevzuat gereğince mükellef tarafından tamamlanması

gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden 3 ay içinde iade

edilmemesi halinde, bu tutarlara 3 aylık sürenin sonundan itibaren

düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı

dönemde 6183 sayılı Kanun`a göre belirlenen tecil faizi oranında

hesaplanan faizin 120. madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken

vergi ile birlikte mükellefe ödeneceğinin hükme bağlandığı, faize 

hükmedilebilmesi için, ya idarece re`sen düzeltme yapılması veya

mükellefler tarafından, vergi hatasının düzeltilmesi için idareye bir

başvuruda bulunulmuş, ancak idarece düzeltme yapılmamış olması

gerektiği, olayda ise bu tür bir başvuru söz konusu olmadığından, bu

hükmünde uygulanma imkanı bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabul

eden, kısmen reddeden vergi mahkemesi kararının, davacı tarafından,

inşaat ruhsatı alırken de plan proje tasdik harcı alındığı, mükerrer harç

tahsilinin söz konusu olduğu, inşaat nedeniyle alınması gereken bedeller

mevzuat gereği harç olarak alınacağından, inşaatla ilgili olarak 2464 sayılı

Kanunun 97. maddesine göre belediyenin ücret adı altında bir bedel

isteyemeyeceği, yasal faiz istemlerinin yerinde olduğu, davalı idare

tarafından ise, mükerrer harç tahsilinin söz konusu olmadığı, dava konusu

harcın inşaat ruhsatı alınırken ödenen harçtan farklı olarak kat irtifakı için

ödenen harç olduğu, inşaatın tamamının konut alanı olmadığı, belirli bir

kısmının dükkan olarak ayrıldığı ve bu durumun Mahkemece hesaplama

yapılırken dikkate alınmadığı ileri sürülerek karşılıklı olarak bozulması

istenildiği anlaşılmıştır.

2464 sayılı Kanun`un 97. maddesinde, Belediyelerin bu Kanunda

harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak

ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclisince düzenlenecek

tarifelere göre ücret almaya yetkili oldukları belirtilmiş, aynı Kanunun

"imarla ilgili harçlar" başlıklı 80. maddesinin görüşülmesi sırasında da ücret

adı altında alınan bedellerin en aza indirilmesi ve bunların harç adı altında

toplanması önerilmiş, bu görüşler doğrultusunda da 2464 sayılı Kanun`un

80. maddesi yasalaştırılarak yürürlüğe konulmuştur.

Bu hükümlere göre imarla ilgili işlemlerden dolayı sözü edilen

Kanun`un 80. maddesinde belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde İmar

Kanunu`na göre ilk kez yapılan veya istek üzerine gerçekleştirilen müteakip

parselasyon işlemlerinin parselasyon harcına, ifraz ve tevhit kararlarının

ifraz ve tevhit harcına, proje tasdik işlemlerinin plan ve proje tasdik

harcına, zemin ve yol kanal açma izni verilmesi, toprak kazısının taşınması

için belediyelerce yer gösterilmesinin zemin açma izni ve toprak hafriyatı

harcına, yapı kullanma izni verilmesinin yapı kullanma izni harcına tabi

olduğu belirtilmiş, aynı Kanun`un "Kayıt ve suret harcı" başlıklı 79.

maddesinde, belediyeler ve belediyelere bağlı müesseselerden istenecek

her türlü kayıt suretiyle gayrimenkullerle ilgili harita, plan ve krokilerin 

suretlerinin kayıt ve suret harcına tabi olduğu, 96/A maddesinde de, kayıt

ve suret harcı ile imar mevzuatı gereğince alınacak harçların tarifesinin

Bakanlar Kurulunca tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

Olayda, Niğde Belediye Meclisince 2464 sayılı Belediye Gelirleri

Kanunu`nun 97. maddesine göre 2009 yılında uygulanacak ücret tarifesinin

hazırlandığı, davalı idarece bu ücret tarifesine dayanılarak davacı şirket

adına proje suret tasdik ücretinin tahakkuk ettirildiği anlaşılmış olup,

tarifeyle düzenlenen proje suret tasdik ücretine dayanak olan proje tasdik

işlemi 2464 sayılı Kanunun 80. maddesinde harç konusu yapılan

hizmetlerden olduğundan ve bu madde uyarınca proje tasdik işlemleri,

aynı Kanun`un 79. maddesinde de gayrimenkullerle ilgili plan ve kroki

suretleri harca tabi olduğundan ve tarifesi de 96/A maddesine göre

Bakanlar Kurulunca tespit edileceğinden, harca tabi olan bir konunun,

ücret konusu yapılmasında yasal isabet bulunmadığı gibi, vergi

mahkemesince davacıdan davalı Belediye Meclisince 2464 sayılı Belediye

Gelirleri Kanunu`nun 97. maddesine göre ücret tarifesi uyarınca alınan

bedelin "Kat İrtifakı Harcı" olarak nitelendirilmek suretiyle Bakanlar

Kurulunun konut alanları için metrekare üzerinden belirlediği 0.09 TL

olarak alınması gerektiği şeklinde idarenin tesis ettiği işlemin dayanağını

yeniden nitelendirmek suretiyle verilen kararda hukuki isabet

bulunmamaktadır. Ayrıca, Vergi Mahkemesi kararının yasal faizi isteminin

reddine ilişkin hüküm fıkrasına gelince;

İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü

tutan Anayasanın 125‘inci maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca

iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede

ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini

kapsamaktadır.

Nitekim Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu‘nun 22.04.2011 tarih

ve E:2009/449, K:2011/166 sayılı kararı da bu yöndedir.

Vergi mahkemesi kararıyla, haksız olarak tahsil edilen harcın

davacıya iade edilmesine karar verilmesi sonucunda, harcın tahsil tarihi ile

fiilen iadesi tarihi arasında geçen süre için enflasyondan kaynaklanan bir

zarar söz konusudur. Bu zararın, idarenin tahsil etmemesi gereken gecikme

zammının tahsil etmesi sonucunda idari bir işlemden kaynaklanması

nedeniyle idare tarafından giderilmesi gerekir, Yukarıda anılan zararın,

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun hükümlerine göre 

ödenmesi durumunda söz konusu zarar ödenmiş olacaktır. Bu nedenle

vergi mahkemesi kararında yasal faize hükmedilmemesinde de hukuki

isabet görülmemiştir. Vergi Mahkemesince yeniden verilecek kararda yasal

faize ilişkin hususunun da göz önüne alınması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle davalı temyiz isteminin reddine, davacı temyiz

isteminin kabulüne, Konya Vergi Mahkemesi‘nin 17/02/2010 tarih ve

E:2009/968, K:2010/244 sayılı kararının bozulmasına, bu kararın tebliğ

tarihini izleyen 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

03/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 


Kaynak: http://www.danistay.gov.tr/upload/yayinlar/14_08_2015_101116.pdf

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.