Bölgenin bütününe hitap etmeyen ve yeşil alan sürekliliği oluşturmayan taşınmazın büyük bir kısmının boş olması nedeniyle imar planında yeşil alan olarak belirlenemeyeceği hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas No : 2013/4085

Karar No : 2014/3607

 

Temyiz Eden (Davacı) : …

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalılar) : 1- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

2- Kartal Belediye Başkanlığı

Vekili : Av.…

İstemin Özeti : İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen 25/02/2013

tarihli, E:2011/793, K:2013/306 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu

ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının

Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden

hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması

gerektiği savunulmaktadır.

Kartal Belediye Başkanlığının

Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Volkan Müftüoğlu

Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının

onanması gerektiği düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin

gereği görüşüldü:

Dava; İstanbul İli, Kartal İlçesi, Soğanlık Mahallesi, Kireçhane

Mevkii, … pafta, … ada, … sayılı parsel üzerinde bulunan davacıya ait

taşınmaza ilişkin imar durumu bilgisi hakkındaki 17.02.2011 tarihli, D-846

sayılı işlem ile dayanağı olan 19.09.2006 tarihli Kartal Güneyi Uygulama

İmar Planının ve 04.07.2007 tarihli 1/5000 ölçekli Kartal Güneyi Revizyon

Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince,

taşınmazın bulunduğu yerde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda

düzenlenen rapor ile dosyadaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte

değerlendirilmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmaz 1/1000 ölçekli

uygulama imar planında ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında "park

alanı"nda kaldığından planların birbiriyle uyumlu olduğu, taşınmaz

üzerinde 1 katlı konut amaçlı kullanılan bir yapının yer aldığı, 1/5000 ölçekli

nazım imar planında dava konusu parselin de içinde yer aldığı konut alt

bölgesinde uç noktalardaki park alanları dışında tek kullanılabilir yeşil alan

olduğunun görüldüğü, buradan çıkartılan sonucun plan kararı ile

oluşturulan alanda yeşil alan donatısının son derece yetersiz bulunduğu ve

standart değerlerine yaklaşamadığı, planlamanın temel felsefesinin yaşam

kalitesini artırmak olduğu, yeşil alan, eğitim, sağlık, kültürel tesis gibi

donatıların oranlarının artırılmasının vazgeçilemez bir ilke olması gerektiği,

bu alanın dava konusu parsel sınırları içinde olsa dahi konut alanı olarak

kullanılabilir bir boyutunun olmadığı, dolayısıyla dava konusu parsel

üzerinde öngörülen "park alanı" kararının planlama ilke ve tekniklerine

uygun ve vazgeçilemez önemde olduğu, dava konusu 2 sayılı parselin park

alanına ayrılması konusunda yeşil alanların yaşam kalitesi ve sağlıklı kentsel

gelişme açısından vazgeçilemez ve dolayısı ile park alanı tanımının kamusal

yarar içerikli ve planlama ilke ve tekniklerine uygun olduğu gerekçesiyle

davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz

edilmiştir.

İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun,

olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde

saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali

bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde

edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da

sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde

halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine

özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek

çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal

ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne

alınarak hazırlanması gerekmektedir.

Sosyal alt yapı niteliğindeki taşınmazlarla ilgili planlamada temel

amaç sağlıklı bir çevre oluşturmaktadır.

İmar planlarında öngörülen sosyal donatı alanlarının bir parçası

olan yeşil alanların konumlarının belirlenmesi sırasında, şehircilik ve

planlama ilkelerine göre sürekliliklerin sağlanması ve diğer donatı alanları

ile bağlantılarının gözönünde bulundurulması zorunludur.

Uyuşmazlıkta; 434 m² yüzölçümlü davacıya ait taşınmazın 1/1000

ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında

tamamının "park alanı" olarak ayrıldığı, ancak söz konusu taşınmaza "park

alanı" fonksiyonu verilirken, bir bölge, bir doğal eşik veya belirli bir coğrafi

konum yeşil alan olarak belirlenebilecek iken, plan paftasının bir bütün

olarak değerlendirilmesinden anlaşılacağı gibi planlama tekniği ve şehircilik

ilkesinden bağımsız olarak konut adaları içerisindeki bir taşınmazın büyük

bir kısmının yapılaşmamış olması nedeniyle yeşil alan olarak seçildiği, bu

alanın bölgenin bütününe hitap eden ve yeşil alan sürekliliği oluşturacak

özelliklere sahip olmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan; davacıya ait taşınmazın bu haliyle yapılaşma imkanının

bulunmadığı ileri sürülmekte ise de, imar planlarına göre yapılacak imar

uygulamaları ile davacının bir imar parseline intibakının sağlanabileceği

açıktır.

Bu durumda, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığından aksi

yöndeki mahkeme kararında isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İstanbul 6. İdare Mahkemesince verilen

25/02/2013 tarihli, E:2011/793, K:2013/306 sayılı kararın bozulmasına,

dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini

izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık

olmak üzere, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.