3194 sayılı İmar Kanunu`nun 42/2. maddesinin (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı ve grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanun’un 42/2. maddesinde öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, hukuka uygun olduğu; ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği hakkında

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Ondördüncü Daire

Esas No : 2012/4585

Karar No : 2014/2762

 

 

Temyiz İsteminde Bulunan (Taraflar) :

1-(Davacılar): …, …

Vekili : Av. …

2-(Davalı) :Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

Karşı Taraf : 1- Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı

2- …, …

İstemin Özeti : İstanbul 4. İdare Mahkemesi‘nin 16/11/2011 günlü,

E:2010/1078, K:2011/2212 sayılı kararının; usul ve yasaya uygun olmadığı

ileri sürülerek taraflarca bozulması istenilmektedir.

Davalı Savunmasının Özeti : İstemin reddi gerektiği

savunulmaktadır.

Davacı Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Canan Acar

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının

bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, işin gereği

görüşüldü:

Dava; İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, Merkez Mahallesi, … ada, …

sayılı parselde bulunan yapıda ruhsat ve eklerine aykırı ilave yapıldığından

bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu`nun 42. maddesi uyarınca para cezası

verilmesine ilişkin Gaziosmanpaşa Belediye Encümeninin 06.04.2010

günlü, 239-239 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare

Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi

sonucunda düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte

değerlendirilmesinden; para cezasının hesaplanmasında esas alınan

aykırılıktan etkilenen alan tespitinin hatalı yapıldığı ve 3194 sayılı Kanun`un

(c) bendinin 8. alt bendinin uygulanması koşullarının oluşmadığı, bilirkişi

raporunda para cezası miktarının 4.172,96 TL olması gerektiği yönünde

görüş belirtildiği anlaşıldığından, para cezasının 4.172,96 TL‘sına ilişkin

kısmı yönünden reddine, 6.218,23 TL‘sına ilişkin kısmı yönünden ise dava

konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar, taraflarca temyiz

edilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 2. maddesinin ikinci

fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka

uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik

denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil

ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve

işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı

kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu`nun 42. maddenin 1. fıkrasında; bu

maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin

tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince

sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu

maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, 2. fıkrasında; ruhsat

alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar

mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya

aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere

yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna,

niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal

emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz

Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan

idari para cezalarının uygulanacağı hükmü yer almış, bu fıkranın (a)

bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının

inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir

metrekaresi için birim ceza miktarları belirlenmiş, (c) bendinin 1. alt

bendinde; aykırılığa konu yapı hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati

alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30, 5. alt bendinde; uygulama imar

planı bulunan bir alanda yapılmış ise % 20, 8. alt bendinde; ruhsatsız ise %

180, 12. alt bendinde; inşai faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise %

20 oranında artırılarak hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ruhsatsız

veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek

para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı

sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa

aykırılıktan eklenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, temel

ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen artırım sebeplerinin

varlığı halinde artırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bu sebeple;

para cezası miktarının maddede öngörüldüğü şekilde belirlenebilmesi için 

öncelikle; ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı yapıldığının bir tutanakla

tespitinin gerektiği, bu tutanakta; ruhsata aykırı ya da aykırılıktan etkilenen

alanın yüzölçümü, inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanılıp

kullanılmadığı gibi niteliği gereği yerinde tesbiti gerektiren hususların açık

bir şekilde belirtilmesinin gerektiği, yapının sınıf ve grubu, hisseli, kamuya

veya başkasına ait parselde yapılıp yapılmadığı gibi sonradan dosya

üzerinde yapılacak inceleme ile anlaşılabilecek ve açıklığa kavuşturulacak

hususların tutanakta yer almamasının işlemi kusurlandırmayacağı, yapının;

mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal

emniyetini tehdit edip etmediği, çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet

verip vermediği hususlarına ilişkin olarak somut tespitlerin, tutanakta veya

para cezasına ilişkin işlemde belirtilmesinin gerektiği, bu tesbitlerden

sonra; yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen

miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının

hesaplanacağı, bu miktar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen

nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı artırım oranlarının hesaplanması ve

bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının

bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar

para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 2. maddesi uyarınca,

yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve

işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı

kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanun`un 42/2. maddesinin (a)

bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı

sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para

cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde,

aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım

oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal

edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar

tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı

sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para

cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen

davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun

denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem

niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para

cezasının, 3194 sayılı Kanun`un 42/2. maddesinde öngörülen kriterlere 

uygun olarak hesaplandığı, hukuka uygun olduğu; ancak, (c) bendinde

öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının

oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit

edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar

verileceği açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi,

Merkez Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan yapıda ruhsat ve

eklerine aykırı olarak terasın (5,50x9,50 mt.) kısmının kapatıldığı

hususunun 15.03.2010 günlü yapı tatil zaptıyla tespit edilmesi üzerine para

cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararının alındığı, 3194

sayılı İmar Kanunu`nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca

145,25 metrekare alan üzerinden 3. sınıf, B grubu yapılar için öngörülen

birim ceza miktarı esas alınarak hesaplanan para cezasının (c) bendinin 1,

5,, 8. ve 12. alt bentleri uyarınca artırılarak toplam ceza miktarının

belirlendiği, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi

incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; yapı tatil zaptında ruhsata

aykırı alanın 52,25 metrekare olduğu belirtilmesine rağmen, para

cezasının nasıl belirlendiği belli olmayan 145,25 metrekare alan üzerinden

hesaplandığı, yapının sınıfının Bayındırlık Bakanlığı tebliğine göre III. sınıf B

grubu içerisinde sayılan "Ticari Bürolar" tarifine uygun olduğu belirtilerek,

temel para cezasının 52,25 metrekare alan üzerinden III. sınıf B grubu

yapılar için öngörülen birim ceza miktarı esas alınarak hesaplanması

gerektiği, bu ceza miktarının (c) bendinin 1., 4., 5., 10., 12. ve 13. alt

bentleri uyarınca arttırılması suretiyle toplam para cezası miktarının

4.172,96 TL olarak hesaplanabileceği, yapının ruhsat ve projesinin

bulunması nedeniyle (c) bendinin 8. alt bendi uyarınca arttırım

uygulanmasının ise uygun olmadığı yönünde görüş belirtildiği, İdare

Mahkemesince karara esas alınabilecek nitelikte olduğu kabul edilen

bilirkişi raporunda belirlenen para cezası miktarı yönünden davanın

reddine, bu miktarı aşan kısım yönünden ise para cezasının iptaline karar

verildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre; İdare Mahkemesince dava konusu para cezasının

hukuka uygunluğunun incelenmesi ve bilirkişi raporunda para cezasının

yapı tatil zaptında belirtilen alan dışında nasıl belirlendiği belli olmayan bir

alan üzerinden hesaplandığı yönünde yapılan tespitin temel cezayı

etkileyen nitelikte olduğu dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, bu 

tespit yapıldıktan sonra idarenin yerine geçilerek, temel para cezasının yapı

tatil zaptında belirtilen alan üzerinden hesaplanması, bu ceza miktarının

idarece uygulanan artırım sebeplerinden (c) bendinin 8. alt bendi dışındaki

diğer artırım sebepleri ile birlikte idare tarafından uygulanmayan 4., 10. ve

13. alt bentleri uyarınca da artırılması suretiyle bilirkişi raporunda yeniden

belirlenen ceza miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline,

kısmen davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; İstanbul 4. İdare Mahkemesi‘nin 16/11/2011

günlü, E:2010/1078, K:2011/2212 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın

Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden

itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

27/02/2014 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu ile karar

verildi.

AZLIK OYU

Dairemiz bozma kararının sonuç ve diğer gerekçe kısmına

katılmakla birlikte, 3194 sayılı Kanun`un 42/2. maddesinin (a) bendinde,

temel para cezasının hesaplanmasında temel kriterler olarak öngörülen

yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubunun, bilirkişi incelemesi yoluyla

görülen dosyalarda, bilirkişi tarafından, idarece hesaplanan temel para

cezası tutarını aşmamak koşuluyla, teknik ve bilimsel inceleme ve

değerlendirmeler sonucu bulunacak temel para cezasına ve tespit edilen

para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranlarının (İdarece

tatbik olunan ve Mahkemesince de hukuka uygun bulunan) uygulanarak

belirlenen toplam para cezasına göre karar verilebileceği, sözkonusu

kriterlere aykırı hesaplama yapıldığının tespit edilmesi halinde tespit edilen

para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen arttırım oranları uygulanarak

belirlenen toplam para cezasının tamamının iptalinin gerekmediği, temel

para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra,

bilirkişi tarafından, aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna

ilişkin yapılan tespitler uyarınca hesaplanan para cezası miktarı esas

alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmesinin idari yargı

denetimi yetkisinin aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı

verilmesi sonucunu doğurmayacağı görüşüyle, kararın bu hususa ilişkin aksi

yöndeki gerekçe kısmına katılmıyorum.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.