Belediye meclis üyesi tarafından, kamu yararını yakından ilgilendiren uyuşmazlık konusu plan değişikliklerine karşı 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca itirazda bulunulduktan sonra, itirazın reddine dair işlem üzerine davayı açması mümkün iken kendisi tarafından dava açılmayıp, hak ve menfaatlerini korumakla görevli olduğu ve belediye seçimleri esaslarına göre temsil ettiği belde halkına mensup olan davacılar tarafından, itirazın reddine dair işlem üzerine dava açılabileceğinin kabulü gerektiği hakkında.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas No : 2013/1569

Karar No : 2014/3436

 

Temyiz Eden (Davacılar): Kendi adına asaleten …‘a vekaleten; Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Kuşadası Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Aydın 1. İdare Mahkemesince verilen 11/10/2012

tarihli, E:2012/1439, K:2012/1822 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı

olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden

hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması

gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mehmet Fatih Yıldırım

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının

bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin

gereği görüşüldü:

Dava, Aydın İli, Kuşadası İlçesi, Pigale I. ve III. Derece Arkeolojik Sit

Alanlarını kapsayan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar

planı değişikliklerine ilişkin 03.04.2012 tarihli, 101 sayılı belediye meclisi

kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, dava konusu plan

değişikliklerinin 12.04.2012-14.05.2012 tarihleri arasında ilan edildiği ve

askı-ilan süresi içerisinde davacılar tarafından herhangi bir itirazda

bulunulmadığı, belediye meclis üyesi olan … tarafından itiraz edilmesi

üzerine davayı açtıkları hususu dikkate alındığında, plan değişikliklerine

yönelik meclis kararına karşı son ilan tarihi olan 14.05.2012 tarihinden

itibaren 60 gün içinde davanın açılması gerekirken, bu süre geçirilmek

suretiyle 02.08.2012 tarihinde açılan davanın esasının incelenemeyeceği

gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş, bu karar

davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu`nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe

konulması" başlıklı 8. maddesinin (b) bendinde: "İmar Planları; Nazım İmar

Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı

ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları

içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce

yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu

planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan

yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz

edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve

planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.

" hükmü yer almaktadır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun "Dava

açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; dava açma süresinin özel

kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay‘da ve idare

mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde

dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu

işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan

işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri, yine aynı

Kanun`un "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, ilgililer 

tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri

alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst

makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde

istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma

süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin

reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.

Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına

karşı, 2577 sayılı Kanun`un 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurular

için, 3194 sayılı Kanun`un 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği

anlaşılmaktadır. Buna göre, imar planlarına yönelik olarak, bir aylık askı

süresi içinde 2577 sayılı Kanun`un 11. maddesi kapsamında başvuruda

bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi

olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin

reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma

süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek

suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60

günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna

varılmaktadır. Buna göre, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda

bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanun`un 7. maddesi uyarınca imar

planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılması

gerekir.

Dosyanın incelenmesinden; belediye meclisi üyesi …‘in meclis

tarafından dava konusu imar planı değişikliklerinin karara bağlandığı

03.04.2012 tarihli toplantıya katıldığı ve bu değişikliklere karşı oy

kullandığı, söz konusu plan değişikliklerinin 12.04.2012-14.05.2012 tarihleri

arasında askıda ilan edildiği, bahsi geçen belediye meclis üyesi tarafından

bu karara karşı askı-ilan süresi içindeki 11.05.2012 tarihinde itirazda

bulunulduğu, 05.06.2012 tarihli, 7 sayılı belediye meclis kararıyla bu itirazın

reddedilmesi üzerine ise belde sakini olan davacılar tarafından 02.08.2012

tarihinde; ulaşım sistemine olumsuz etkiler olacağı, koylar ile kumsalların

kamuya açık olma niteliğinin yitirileceği ve sosyal donatı dengesinin

bozulacağı iddialarıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Kanunlarla belediye meclislerine verilen görevlerle ilgili konularda

belde halkının hak ve menfaatlerini korumakla görevli olan belediye meclisi

üyelerinin meclis tarafından karara bağlanan bir konuda toplantıya

katılarak karşı oy kullanmaları halinde bu karara karşı dava açma 

ehliyetinin (sübjektif ehliyet) var olduğu Danıştay Altıncı Dairesi

içtihatlarıyla benimsenmiştir.

Buna göre; belediye meclis üyesi tarafından, kamu yararını

yakından ilgilendiren uyuşmazlık konusu plan değişikliklerine karşı 2577

sayılı Kanun`un 11. maddesi uyarınca itirazda bulunulduktan sonra, itirazın

reddine dair işlem üzerine davayı açması mümkün iken kendisi tarafından

dava açılmayıp, hak ve menfaatlerini korumakla görevli olduğu ve belediye

seçimleri esaslarına göre temsil ettiği belde halkına mensup olan davacılar

tarafından, itirazın reddine dair işlem üzerine dava açılabileceğinin kabulü

gerekmektedir.

Sonuç itibarıyla; plan değişikliklerine belediye meclisi üyesi

tarafından yapılan itiraz sonucunda davacılar tarafından, imar planlarında

süre hususlarına ilişkin olarak yukarıda detaylı bir şekilde aktarımı yapılan

kurallara göre süresinde işbu davanın açıldığı anlaşıldığından, idare

mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, Aydın 1. İdare Mahkemesince verilen

11/10/2012 tarihli, E:2012/1439, K:2012/1822 sayılı kararın bozulmasına,

dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini

izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık

olmak üzere, 29/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.