20.09.2011 tarih ve 2011/KUGM-15/YOLCU sayılı Denizyolu Karayolu Kombine Yolcu Taşımaları konulu Genelgenin iptali istemiyle açılan davada, 1618 sayılı Kanun ve Seyahat Acentaları Yönetmeliği hükümleri de dikkate alınarak, karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirini tamamlayıcı olarak hizmet vermesi amacıyla, belediye sınırları içerisindeki tarifeli taşımacılıkların belediyelerin düzenlemesine bırakılarak, diğer taşımacılık türlerini Karayolları Taşıma Yönetmeliğinde belirlenen yetki belgelerinin faaliyet alanlarına uygun olacak şekilde Denizyolu Karayolu taşımacılığını düzenleyen Genelgede hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı hakkında

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Onbeşinci Daire

Esas No : 2014/298

Karar No : 2014/5493

 

 

Davacılar : 1- … Tur. İnş. Pls. Ürün. ve Tem. San. Tic. Ltd. Şti.

2- … Turizm Ulaşım İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.

Vekili : Av. …

Davalı : Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı

Vekili : Hukuk Müşaviri …

Davanın Özeti: 20.09.2011 tarih ve 2011/KUGM-15/YOLCU sayılı

Denizyolu Karayolu Kombine Yolcu Taşımaları konulu Genelgenin;

Ulaştırma Bakanlığının dava konusu Genelgeyi düzenlemekte yetkisi

bulunmadığı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu‘nun 7/f maddesi

uyarınca büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalan taşımacılık işlerini 

düzenleme yetkisinin Belediyede olduğu, aynı Kanun‘un 9. maddesi

uyarınca UKOME‘nin toplu taşıma ile ilgili kararlarının belediyeler ve bütün

kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcı olduğu, 3348 sayılı

Ulaştırma Bakanlığı Teşkilat Kanunu‘nun 10. maddesinde Karayolları Genel

Müdürlüğünün görevleri belirlenirken, belediye sınırları dışındaki

karayollarıyla sınırlandırıldığı, Genelgenin 1. maddesinde tarifeli

taşımacılıkta Belediyelerin görevli olduğu belirtilmişse de, 2. maddedeki

düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, DenizAracı+Otobüsle Yapılacak

Tarifesiz Kombine Taşımacılığın B2 ve D2 yetki belgeli araçlarla

yapılabileceğinin düzenlenmesinin 5216 sayılı Kanun‘un 7/f maddesine

aykırı olduğu, Ulaştırma Bakanlığının ülke çapında ulaştırma hizmetlerini

düzenleme görevi bulunmakla birlikte, belediye sınırlarının bu kapsam

dışında kaldığı, dava konusu Genelgeyle Denizyolu Karayolu kombine yolcu

taşınmasına ilişkin genel bir düzenleme yapılmakla birlikte, bu tür

taşımacılıkta en önemli noktalardan birinin Yenikapı İDO iskelesi olduğu, bu

limanın 08.04.2011 tarihinde 861 miyon USD bedelle özelleştirildiği, bu

tarihten yaklaşık 5 ay sonra çıkartılan Genelgenin soru işaretlerine neden

olduğu ve tartışmaların basına da yansıdığı, anılan limandan şehiriçine

yapılacak taşımacılık işlerini düzenlemek konusunda tek yetkili olan

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin açtığı taşıma ihalesini davacı şirketin

kazandığı ve 10 yıllığına yapılan sözleşmeyle bu hattaki taşıma işinin davacı

şirkete ait olduğu, Bakanlık tarafından görev ve yetkisi bulunmadığı halde

dava konusu Genelgenin çıkartıldığı, Genelgenin 4. maddesinin (b)

bendinde yer alan ifadelerin; Yenikapı İDO iskelesinin kombine

taşımacılığındaki rolünü ve İDO özelleştirmesine ilişkin kamuoyunda oluşan

şüphelerin yerindeliğini ortaya koyduğu, anılan bentte; tarifeli/tarifesiz

Denizyolu Karayolu Kombine Taşımacılığı için isteklilerin en az bir denizyolu

taşımacısı ile bu konuda sözleşme yapmalarının zorunlu olduğunun

belirtildiği, ülkemizde Denizyolu taşımacılığının büyük ölçüde İDO

tarafından yapıldığı düşünüldüğünde, taşıma firmalarının İDO ile sözleşme

yapmalarının gerektiği, bu durumun İDO açısında bir "tekel" haline geldiği,

böyle bir düzenlemenin taşımacılıktaki serbest rekabeti ortadan

kaldıracağı, Genelgenin 4/g maddesinin 5216 sayılı Kanun‘un 9. maddesi

hükümlerine aykırı olduğu, Genelge hükümleri uyarınca yapılacak

taşımacılıkta Bakanlıktan izin alma şartı getirilemeyeceği, bu konuda

Belediyelerin görevli olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. 

Savunmanın Özeti : Dava konusu Genelgeyle; yerleşim yerleri

arasında Denizaracı+Otobüsle yapılacak tarifeli kombine taşımacılıkta,

belediye sınırları içindeki karayolu kısmının belediye mevzuatı içinde

yaptırılacağı, il sınırları içindeki karayolu kısmının D4 yetki belgeli

taşımacılar tarafından yapılacağı, şehirlerarsındaki karayolu kısmının, D1,

B1 yetki belgeli taşımacılar tarafından yapılacağının düzenlendiği, yerleşim

yerleri arasında Denizaracı+Otobüsle yapılacak tarifesiz kombine

taşımacılığın ise D2 VE B2 yetki belgeli taşımacılar tarafından yapılacağının

belirlendiği, yerleşim yerleri arasında Denizaracı+Otomobille yapılacak

kombine taşımacılığın da, belediye sınırları içerisinde ticari taksilerle,

belediye sınırları dışındaki yurtiçi taşımaların ise A1 yetki belgeli taşımacılar

tarafından yapılacağının belirlendiği, düzenlemeyle, belediye sınırlarındaki

taşımacılığa her hangi bir müdahalenin sözkonusu olmadığı, sadece

otobüsle tarifesiz taşımacılıkta (paket tur ve transfer hizmeti gibi

nedenlerle) D2 ve B2 yetki belgeli taşımacıların belediye sınırları içerisinde

de taşımacılık yapabileceğinin düzenlendiği ileri sürülerek, 4925 sayılı

Karayolu Taşıma Kanunu‘na ve 3348 sayılı Ulaştırma Bakanlığı‘nın Teşkilat

ve Görevleri Hakkında Kanun‘a dayanılarak düzenlenen dava konusu

Genelge hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek yasal

dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mehmet Fatih Işık

Düşüncesi : Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği hükümleri

uyarınca düzenlenen dava konusu Genelge maddeleri hukuka uygun

olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : Dr. Aydın Akgül

Düşüncesi : Dava; Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırması Genel

Müdürlüğü‘nün Denizyolu+Karayolu Kombine Yolcu Taşımaları konulu

20.09.2011 tarihli ve 14694 sayılı (2011/KUGM- 15/YOLCU) sayılı

Genelgesi‘nin iptali istemiyle açılmıştır.

4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu‘nun 2. maddesinin 3.

fıkrasında; il sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan

şehirlerarası taşımaların düzenlenmesinin, il ve ilçe trafik komisyonları ile

işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediyelere bu Kanuna göre

düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabileceği hükmüne yer

verilmiştir. 

4925 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 11.06.2009 tarihli ve

27255 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan "Karayolu Taşıma

Yönetmeliği"nin 2. maddesinde, Yönetmelik kapsamında olan karayolu

taşıma faaliyetleri belirtilmiş; maddenin 4. fıkrasında, 5216 sayılı

Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu

hükümlerinin saklı olduğu hükmüne yer verilmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu‘nun 7. maddesinin (f)

bendinde; büyükşehir ulaşım ana planınını yapmak veya yaptırmak ve

uygulamak, ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini planlamak ve

koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen

her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve

tarifelerini, zaman ve güzergahlarının belirlemek; durak yerleri ile karayolu,

yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini

tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların

belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri

yürütmek büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında

sayılmıştır. Büyükşehir olmayan belediyeler yönünden benzer nitelikte

düzenlemeye, 5393 sayılı Belediye Kanunu`nun 10/f ve 10/p maddelerinde

yer verilmiştir.

Genelge‘nin "Yerleşim Yerleri Arasında Deniz Aracı+Otobüsle

Yapılacak Tarifeli Kombine Yolcu Taşımaları" ile ilgili 1. fıkrasının, "Belediye

Sınırları İçerisindeki Karayolu Kısmı" başlıklı (a) bendinde; büyükşehir

belediyesi veya belediye sınırları ile bunların mücavir alanları içinde kalan

marina, iskele ve limanlar ile aynı sınırlar içinde kalan yerleşim yerlerine

veya bu yerleşim yerlerinden marina, iskele ve limanlara tespit edilmiş bir

güzergahta, belli bir zaman ve şehir içi toplu taşıma genel ücret tarifesine

göre otobüsle yapılacak olan tarifeli yolcu taşımalarının, öncelikle

büyükşehir belediyeleri/belediyeler tarafından yapılacağı veya ilgili

büyükşehir belediyesi/belediye mevzuatı çerçevesinde yaptırılacağı kurala

bağlanmıştır.

Dolayısıyla, belediye sınırları içindeki marina, iskele ve limanlar ile

yine belediye sınırları içinde kalan yerleşim yerleri arasında

denizaracı+otobüsle yapılacak tarifeli kombine yolcu taşımalarının

belediyeler tarafından yapılacağı veya yaptırılacağı belirtilmiştir.

Ancak; aynı Genelge‘nin 2. fıkrasında; yine belediye sınırları içindeki

marina, iskele ve limanlar ile yerleşim yerleri arasındaki yolcu taşımalarının 

denizaracı+otobüsle yapılacak tarifesiz kombine yolcu taşımaları şeklinde

de yapılabileceği yönünde düzenlemeler getirilmiş ve bu şekilde yapılacak

yolcu taşımaları belli koşullara (denizyolu taşıması ile taşıma sözleşmesi

yapılması, denizyolu firmasınca önceden düzenlenmiş onaylı yolcu listesine

sahip olunması, Bakanlıkça düzenlenecek D2 veya B2 yetki belgesine sahip

olunması v.b.) tabi tutulmuştur.

Böylece; bir yandan, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu‘nun ve

5293 sayılı Belediye Kanunu‘nun hükümlerinden hareketle belediye

sınırları içindeki marina, liman ile yerleşim yerleri arasındaki yolcu

taşımalarında otobüsle tarifeli yolcu taşımalarının belediyelerce yapılacağı

ya da yaptırılacağı öngörülmüş, dolayısıyla belediyelere yetki verilmiş iken;

öbür taraftan, Yerleşim Yerleri Arasında Denizaracı+Otobüsle Yapılacak

Tarifesiz Kombine Yolcu Taşımacılığı adı altında yine belediye sınırları

içinde aynı konuda davalı Bakanlık da yetkili kılınmıştır.

Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım

Koordinasyon Merkezi (UKOME)‘nin 07.07.2010 günlü, 2010/5 sayılı kararı

doğrultusunda, Taksim-Atatürk Havalimanı-Sabiha Gökçen Havalimanı ve

Yenikapı İDO hatlarında (4 hat) 24 otobüs ile 10 yıl süreli olarak toplu

taşıma yapmak üzere hat kiralama işi anılan Büyükşehir Belediyesince

ihaleye çıkarılmış, 30.11.2010 tarihinde teklif alma suretiyle yapılan

ihalede 8 firma teklif mektubu vermiş, ihalede teklif ve pazarlık aşamaları

sonucunda söz konusu hat kiralama işinin, ihalede 14.100.000 adet tam

bilet bedeli üzerinden en yüksek bedeli veren davacı şirketlerin

oluşturduğu ortak girişim firmasına verilmesine İhale Komisyonunca karar

verilmiş ve bu karar onaylandıktan sonra 07.03.2011 tarihinde ihaleyi

kazanan ortak girişim firmasına işyeri teslimi yapılmıştır. İhalenin

sonuçlanmasından sonra ihalesi yapılan söz konusu hatlarda yolcu

taşımacılığı yapan …‘a araçlarını bu hatlardan çekerek bu hatlarda toplu

taşımacılık faaliyetlerine son vermesinin Büyükşehir Belediye Başkanlığınca

01.07.2011 tarihinde ihtar edilmesinin ardından 20.09.2011 tarihinde dava

konusu Genelge çıkarılmıştır.

Bu durumda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan

ihale sonucunda Taksim-Atatürk Havalimanı-Sabiha Gökçen Havalimanı ve

Yenikapı İDO hatlarında (4 hat) 24 otobüsle 10 yıl süreyle toplu taşımacılık

yapmak üzere davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim firmasının

yetkilendirildiği ve bu konuda imtiyaz tanındığı tartışmasızdır. İhale ile

imtiyaz tanınan bir alanda imtiyazı geçersiz kılacak veya imtiyaz alanını

daraltacak şekilde başka idarelerce işlem yapılamayacağı kuşkusuzdur.

Bu itibarla; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından,

5216 sayılı Kanun`un 10/f maddesinin büyükşehir belediyelerine tanıdığı

yetkiye dayanılarak belediye sınırları içinde bulunan söz konusu 4 hatta

toplu taşımacılık faaliyeti yapma konusunda davacı şirketlerin oluşturduğu

ortak girişim firmasına ihale ile 10 yıl süreyle imtiyaz tanındığı, ancak, dava

konusu Genelge‘nin Yerleşim Yerleri Arasında Denizaracı+Otobüsle

Yapılacak Tarifesiz Kombine Yolcu Taşımaları‘na ilişkin düzenlemesi ile

belediye sınırları içindeki yerleşim yerlerinde ihale ile imtiyaz verilen

alanda yolcu taşımacılığına davalı Bakanlıkça müdahale edilerek imtiyaz

alanı daraltıldığından dava konusu düzenlemede bu yönüyle hukuka uyarlık

bulunmamaktadır.

Dava konusu Genelge‘nin yukarıda belirtilen bölümü dışında kalan

diğer kısımlarında ise hukuka ve dayanağı üst norma aykırılık

görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, dava konusu Genelgenin, "2-Yerleşim Yerleri

Arasında Denizaracı+Otobüsle Tarifesiz Kombine Yolcu Taşımaları" kısmının

iptaline, belirtilen kısım dışında kalan diğer kısımlarına yönelik olarak ise

davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi‘nce, duruşma için taraflara

önceden bildirilen 18.06.2014 tarihinde davacı vekili Av. … ve davalı idareyi

temsilen Hukuk Müşaviri …‘nın geldiği, Danıştay Savcısı‘nın hazır olduğu

görülmekle açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz

verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısı‘nın düşüncesi alındıktan sonra

taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Dava dosyası

incelenerek işin gereği görüşüldü:

Dava; 20.09.2011 tarih ve 2011/KUGM-15/YOLCU sayılı

Denizyolu+Karayolu Kombine Yolcu Taşımaları konulu Genelgenin iptali

istemiyle açılmıştır.

İşlem tarihinde yürürlükte bulunan 3348 sayılı Ulaştırma

Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun‘un "Ulaştırma

Bakanlığının görevleri" başlıklı 2. maddesinin (a) bendinde; ulaştırma ve

haberleşme iş ve hizmetlerinin, karayolu yapımı ve teçhizatı ile ilgili 

hususlar hariç ve Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri

Hakkında Kanun Hükümleri saklı kalmak üzere teknik, ekonomik ve sosyal

ihtiyaçlara, kamu yararına ve milli güvenlik amaçlarına uygun olarak

kurulmasını, geliştirilmesini ve bu hizmetlerin birbirini tamamlayıcı şekilde

yürütülmesini sağlayacak esasları tespit etmek, Telekomünikasyon

Kurumunun görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla ve uygulanmasını takip

etmek ve denetlemek, (b) bendinde; ulaştırma ve haberleşme talep ve

ihtiyaçlarını tespit etmek ve planlamak, (d) bendinde; ulaştırma ve

haberleşme işlerinde Karayolları Trafik Kanunu hükümleri saklı kalmak

üzere kamu düzenini, can ve mal güvenliğini sağlayacak şekilde tedbirler

almak, aldırtmak ve uygulanmasını takip etmek ve denetlemek, Ulaştırma

Bakanlığının görevleri arasında sayılmış olup, Kanun`un "Kara Ulaştırması

Genel Müdürlüğü" başlıklı 10. maddesinin (a) bendinde; demiryolu

taşımaları ile belediye sınırları dışındaki karayolları üzerinde yapılan

karayolu taşımalarının ekonomik, teknik, sosyal ve milli güvenlik ihtiyaç ve

amaçlarına uygun olarak yapılmasının ve bu hizmetlerin diğer ulaştırma

hizmetlerine intibakını sağlayıcı tedbirleri almanın Kara Ulaştırması Genel

Müdürlüğünün görevleri arasında olduğu, aynı maddenin (c) bendinde ise;

karayolu taşıma faaliyetinde bulunacak taşımacı, acente ve

komisyoncuların yeterlilik şartlarını düzenleme, gereken hallerde yetki

belgesi verme ve denetleme görevinin Kara Ulaştırması Genel

Müdürlüğü‘ne ait olduğu, 35. maddesinde ise; Bakanlığın, kanunla yerine

getirmekle yükümlü olduğu hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge

ve diğer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduğu kurala

bağlanmıştır.

4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu‘nun 1. maddesinde; Kanun`un,

karayolu taşımalarının ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde

düzenlenmesi, taşımada düzen ve güvenliğin sağlanması, taşımacı, acente

ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve

benzeri hizmetlerin şartlarının belirlenmesi, taşıma işlerinde istihdam

edilenlerin niteliklerinin, haklarının ve sorumluluklarının saptanması,

karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirini

tamamlayıcı olarak hizmet vermesi ve mevcut imkânların daha yararlı bir

şekilde kullanılmasının sağlanması amacıyla çıkarıldığı, 2. maddesinde;

Kanun`un, kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve

eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri 

komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini taşıma işlerinde

çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve

benzerlerini kapsadığı, 5. maddesinin birinci fıkrasında; taşımacılık,

acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo

işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınmasının zorunlu

olduğu, üçüncü fıkrasında; taşımacılara, yetki belgesinden ayrı olarak

taşımalarda kullanılacak taşıtların niteliğini ve sayısını gösteren taşıt

belgesi ile taşımacının taşıt belgesinde kayıtlı her taşıt için düzenlenen ve

taşıtta bulunması gereken taşıt kartı verileceği, dördüncü fıkrasında;

taşıma işleri işletmecilerinin sayısı, yolcu ve eşya kapasitesi, taşıtların

durumu, güvenlik veya benzeri nedenlerle Bakanlığın yetki belgelerinin

verilmesinde sınırlamalar ve yeni düzenlemeler getirebileceği, 34.

maddesinde ise; bu Kanun`un yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde

taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve

kargo işletmeciliği yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerde aranacak

şartlar, verilecek yetki belgeleri ve taşıt belgeleri, her belge türü için gerekli

olan taşıt kapasiteleri, taşıtların yaşı, nitelikleri, istiap hadleri ve terminal

hizmetlerinde öngörülecek hususları düzenleyen yönetmeliklerin

Bakanlıkça hazırlanarak Resmî Gazetede yayımlanacağı belirtilmiştir.

Karayolu Taşıma Yönetmeliği‘nin 2. maddesinde; bu Yönetmeliğin,

kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya

taşımalarını kapsadığı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5393

sayılı Belediye Kanunu hükümlerinin saklı olduğu, 8. maddesinde; yapılacak

faaliyetin kapsamına uygun bir yetki belgesi alınmadan, muhtevası bu

Yönetmelikte belirtilen herhangi bir faaliyette bulunulamayacağı, yetki

belgesi sahiplerinin, almış oldukları yetki belgesinin kapsamı dışında

faaliyette bulunamayacakları belirlenmiştir.

1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği

Kanunu‘nun 4. maddesinde; Türkiye‘de seyahat acentalığı faaliyeti

göstermek için Bakanlıktan işletme belgesi almanın zorunlu olduğu

belirtilmiş olup, bu kanun uyarınca yayımlanan Seyahat Acentaları

Yönetmeliğinin 5. maddesinde;

" (1) Seyahat acentalarının hizmetleri şunlardır:

a) Seyahat acentalığı faaliyetleri, Kanuna göre kurulmuş seyahat

acentalarınca yerine getirilir. Tüketiciye yönelik olarak bir bedel

karşılığında seyahat acentalığına münhasır faaliyet olarak tanımlanan 

hizmetlerin seyahat acentası olmayan kişi ve kuruluşlar tarafından

yapılması yasaktır. Seyahat acentalarına münhasır hizmetler şunlardır:

1) Münferit veya gruplar için bir programa bağlı ya da programsız

gecelemeli veya gecelemesiz yurt içi/yurt dışı tur veya paket turları tanıtır,

oluşturur, pazarlar veya satar,

2) Kara, deniz ve hava ulaştırma araçlarının ve bu araçlara sahip

işletmelerin rezervasyonunu yapar, biletlerini satar,

3) Seyahat acentalarının ürettiği hizmetlerin tamamını ya da bir

kısmını ürün sahibi seyahat acentası tarafından yetki verilmek suretiyle

satar,

4) Transfer yapar,

5) Kâr amacıyla konaklama, ulaşım, gezi, yeme-içme, eğlence

sağlayan, sportif faaliyetler, kongre-konferans, dinî, sağlık, eğitim, kültürel,

bilimsel ve meslekî inceleme, teşvik veya destek amaçlı seyahat ve bunun

içinde yer alan hizmetleri organize etmeyi, sağlamayı, pazarlamayı,

gerçekleştirmeyi içeren paket tur veya turları düzenler, satar." hükmüne

yer verilmiştir.

Anılan Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "… tur",

seyahat acentası tarafından önceden belirlenmiş bir program kapsamında,

ulaştırma, konaklama ve bunlara yardımcı sayılmayan diğer turistik

hizmetlerin en az ikisinin birlikte, her şeyin dâhil olduğu fiyatla satılan veya

satış taahhüdü yapılan ve hizmeti yirmidört saatten uzun bir süreyi

kapsayan veya gecelik konaklamayı içeren, düzenlenen ticarî faaliyet,

"Seyahat acentası", kâr amacı ile turistlere, turizmle ilgili bilgiler vermeye,

paket turları ve turları oluşturmaya, turizm amaçlı konaklama, ulaştırma,

gezi, spor ve eğlence sağlayan hizmetleri görmeye yetkili olan, oluşturduğu

ürünü kendi veya diğer seyahat acentaları vasıtasıyla pazarlayabilen ticarî

kuruluş, "Transfer", turistin, düzenlenen paket tur veya turun başlangıç

noktasına kadar, herhangi bir safhasında veya sonunda, sınır giriş ve çıkış

kapıları, marinalar, şehirlerarası veya uluslararası ulaşım hizmetlerinin

sunulduğu otogar, gar, liman, havalimanı gibi yerlerden konaklama

yapacağı tesise veya tesisten bu ulaşım hizmetlerinin sunulduğu yerlere

veya programın başladığı yerleşim yerinden konaklama tesisine veya

programın bitiminde, tesisten yerleşim yerine bir araçla bir tarifeye bağlı

kalmaksızın seyahat acentası tarafından verilen ulaşım hizmeti, "Tur",

Türkiye‘nin tarihî, doğal, kültürel, turistik değerlerinden en az birini 

tanıtma ve ulaştırmayı birlikte kapsayan, bu hizmetlerin dâhil olduğu tek

bir fiyatla satılan veya satış taahhüdü yapılan ve hizmeti yirmidört saatten

kısa bir süreyi kapsayan veya konaklama içermeyen ticarî faaliyet, "Turist"

ise, seyahat acentası ürününden bizzat yararlanan kişi olarak

tanımlanmıştır.

Dava konusu Genelge incelendiğinde; Genelge ile marina, iskele ve

limanlar ile yerleşim yerleri arasında yapılacak kombine taşımacılık

faaliyetlerinin; 1- Yerleşim Yerleri Arasında Denizaracı+Otobüsle Yapılacak

Tarifeli Kombine Yolcu Taşımaları, 2- Yerleşim Yerleri Arasında

Denizaracı+Otobüsle Yapılacak Tarifesiz Kombine Yolcu Taşımaları ve 3-

Yerleşim yerleri Arasında Denizaracı+Otomobille Yapılacak Kombine Yolcu

Taşımaları şeklinde ayrı ayrı düzenlendiği, ayrıca Genelge‘de belirtilen bu

taşımacılık faaliyetlerinin tümü için geçerli olacak 4- Ortak ve Diğer

Hükümler kısmına yer verildiği görülmektedir.

Genelge‘nin "Yerleşim Yerleri Arasında Deniz Aracı+Otobüsle

Yapılacak Tarifeli Kombine Yolcu Taşımaları" ile ilgili 1. maddesinin ,

"Belediye Sınırları İçerisindeki Karayolu Kısmı" başlıklı (a) bendinde,

büyükşehir belediyesi veya belediye sınırları ile bunların mücavir alanları

içinde kalan marina, iskele ve limanlar ile aynı sınırlar içinde kalan yerleşim

yerlerine veya bu yerleşim yerlerinden marina, iskele ve limanlara tespit

edilmiş bir güzergahta, belli bir zaman ve şehiriçi toplu taşıma genel ücret

tarifesine göre otobüsle yapılacak olan tarifeli yolcu taşımalarının,

öncelikle büyükşehir belediyeleri/belediyeler tarafından yapılacağı veya

ilgili büyükşehir belediyesi/belediye mevzuatı çerçevesinde yaptırılacağı

hükmüne yer verilmiştir.

Dolayısıyla, belediye sınırları içindeki marina, iskele ve limanlar ile

yine belediye sınırları içinde kalan yerleşim yerleri arasında

denizaracı+otobüsle yapılacak tarifeli kombine yolcu taşımalarının

belediyeler tarafından yapılacağı veya yaptırılacağı belirtilmiştir.

Genelge‘nin 2. maddesinde ise, marina, iskele ve limanlar ile

yerleşim yerleri arasındaki yolcu taşımalarının denizaracı+otobüsle

yapılacak tarifesiz kombine yolcu taşımaları şeklinde yapılabileceği

yönünde düzenlemeler getirilmiş ve bu şekilde yapılacak yolcu taşımaları

belli koşullara (denizyolu taşıması ile taşıma sözleşmesi yapılması,

denizyolu firmasınca önceden düzenlenmiş onaylı yolcu listesine sahip 

olunması, Bakanlıkça düzenlenecek D2 veya B2 yetki belgesine sahip

olunması v.b.) tabi tutulmuştur.

Dava dilekçesinde esasen, davalı idarenin belediyelerin görev ve

yetkisi kapsamında kalan taşımacılık faaliyeti alanlarına müdahale edecek

şekilde yaptığı düzenlemede yetkili olmadığı ileri sürülmektedir.

Öncelikle; davacılar tarafından sadece İstanbul Yenikapı İDO

iskelesinden yapılacak taşımacılığa ilişkin iddialar ileri sürülmüş olup, dava

konusu Genelge karayolu taşımalarının diğer taşıma sistemleri ile birlikte

ve birbirini tamamlayıcı olarak hizmet vermesi amacıyla denizyolu ve

karayolu taşımacılığını birlikte içeren taşıma türlerini düzenlemek

amacıyla, ülke içerisindeki tüm liman ve iskelelere ilişkin düzenlemeler

getirmektedir.

İkinci olarak; dava konusu Genelgenin 1. maddesinde yer alan ve

özellikle davacıyı ilgilendiren, belediye sınırları içerisindeki tarifeli

taşımacılık tamamıyla belediyelere bırakılmış olup, belediyelerin görevine

girecek alanda herhangi bir düzenleme içermemektedir.

Üçüncü olarak; belediyenin toplu taşımacılığa ilişkin yetki ve

görevleri arasında kaldığı iddia olunan B2 ve D2 yetki belgeli araçlarla

yapılacak taşımacılık ise; tarifesiz taşımacılık olup, B2 ve D2 yetki belgeli

araçların yapabileceği tarifesiz taşımacılıkların düzenlenmesi davalı

idarenin görevinde bulunmaktadır. Genelgenin 2. maddesinde, belediye

sınırları içerisindeki tarifesiz taşımacılık değil, marina, iskele ya da

limanlardan ülke sınırları içerisindeki herhangi bir yerleşim yerine ya da bu

yerleşim yerlerinden marina iskele ve limanlara yapılacak tarifesiz

taşımacılık düzenlenmiştir.

Davacılar tarafından; ihale yoluyla 10 yıllığına kiralamış oldukları

Yenikapı İDO iskelesinden şehiriçine yapılacak tarifeli taşımacılık

imtiyazının engellendiği/sınırlandırıldığı ileri sürülmekteyse de, tarifesiz

taşımacılık yapılmasına imkan verecek şekilde düzenlenen Genelgenin 2.

maddesinde, davacının tarifeli ve belli bir güzergaha bağlı taşıma hakkını

engeller nitelikte bir kısıtlama bulunmamaktadır.

Diğer yandan; 1618 sayılı Seyahat Acentaları Kanunu kapsamında

yapılacak tur, paket tur ya da transfer hizmetlerinde, Genelgenin 2.

maddesinde düzenlenen B2 ve D2 yetki belgeli araçlar kullanılmakta olup,

aynı belediye sınırları içerisinde bulunsa da, bu hizmetler kapsamında

seyahat acentalarının kendilerine ait ya da kiralamış oldukları B2 ve D2 

yetki belgeli araçlarla deniz yoluyla marina, liman yada iskeleye gelen

yolcuların otele ya da herhangi bir turizm alanına ya da bu alanlardan deniz

aracına bineceği yerlere götürülmesi mümkündür.

Aksi halde; davacının taşımacılık hizmeti ihalesini kazanmış olması

nedeniyle, söz konusu iskeleden tarifesiz taşımacılık yaptırılmaması, 1618

sayılı Kanun‘un seyahat acentalarına vermiş olduğu münhasır yetkilerin

kullanılamaması sonucunu doğuracaktır.

Bu durumda, 1618 sayılı Kanun ve Seyahat Acentaları Yönetmeliği

hükümleri de dikkate alınarak, karayolu taşımalarının diğer taşıma

sistemleri ile birlikte ve birbirini tamamlayıcı olarak hizmet vermesi

amacıyla, belediye sınırları içerisindeki tarifeli taşımacılıkların belediyelerin

düzenlemesine bırakılarak, diğer taşımacılık türlerini Karayolları Taşıma

Yönetmeliğinde belirlenen yetki belgelerinin faaliyet alanlarına uygun

olacak şekilde Denizyolu+Karayolu taşımacılığını düzenleyen Genelgede

hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret

Tarifesi uyarınca belirlenen 3000-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak

davalı idareye verilmesine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin

davacı üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde

davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün

içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak

üzere, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.