1- İdarece yürütülen hizmetin kusurlu işletilmesi sonucunda zarar verilen yapının ruhsatsız olmasının idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, 2- Ruhsatsız yapıyı kullanan ilgilinin kusuru bulunmakla birlikte, zarara yol açan idarenin de hizmet kusurunun varlığı halinde, oluşan zararın müterafik kusur oranında tazmini gerektiği hakkında

 T.C.

D A N I Ş T A Y

İdari Dava Daireleri Kurulu

Esas No : 2012/1657

Karar No : 2014/3421

 

 

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …

Vekilleri : Av. …, Av. …, Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Malatya (Büyükşehir) Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti: Malatya İdare Mahkemesi‘nin 17/02/2012 günlü,

E:2012/128, K:2012/1827 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek

bozulması, davacı tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının

usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen

nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek,

temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Mustafa Şişaneci

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile eksik inceleme ve

araştırmaya dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması

gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 2577 sayılı

İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 17/2. maddesi uyarınca davacının

duruşma istemi yerinde görülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Dava; davacı tarafından işletilen Malatya İli, … Caddesi, No:…

adresindeki matbaayı, 09/11/2009 tarihindeki yoğun yağış sırasında 

kanalizasyon şebekesinden gelen pis suyun basması sonucu meydana gelen

hasar nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen toplam 46.485,75-TL maddi zararın

yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

Malatya İdare Mahkemesi‘nin 10/03/2011 günlü, E:2010/182,

K:2011/641 sayılı kararıyla; mevzuat uyarınca alınması zorunlu olan işyeri

açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın faaliyette bulunan işyerinde meydana

gelen zarara ilişkin olarak davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan söz

edilemeyeceği, idarenin eylemi ya da eylemsizliği ile meydana gelen zarar

arasındaki illiyet bağının kesildiği, dolayısıyla, davalı idarenin tazmin

sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karar, Danıştay Sekizinci Dairesi‘nin 28/09/2011 günlü,

E:2011/4817, K:2011/4245 sayılı kararıyla; davacının her türlü belediye

hizmetinden yararlandırılması ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına

İlişkin Yönetmelik uyarınca, ruhsatsız faaliyet gösteren işyerinin belediyece

denetimi yapılarak kapatılmaması nedeniyle, zararın hizmet kusuru

kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, işyerinin ruhsatsız olmasının, davalı

idarenin hukuka aykırı eylemi ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağını

ortadan kaldırıcı nitelikte olmayıp, ancak idarenin sorumluluğu kapsamında

kusur oranının belirlenmesinde dikkate alınacağı, bu itibarla, yoğun yağış

nedeniyle kanalizasyon şebekesinden gelen pis suyun işyerini basması

sonucu oluşan zararın meydana gelmesinde, tarafların sorumlulukları ve

kusur oranları, mümkünse keşif ve bilirkişi incelemesi, mümkün değilse

dosyadaki bilgi ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak

belirlenmesi ve bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, salt işyeri

açma ve çalışma ruhsatının bulunmaması hususunun illiyet bağını kestiği ve

zararın meşru bir zemini bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinde

hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare

Mahkemesince bozma kararına uyulmayarak davanın reddi yolundaki ilk

kararda ısrar edilmiştir.

Davacı, Malatya İdare Mahkemesi‘nin 17/02/2012 günlü,

E:2012/128, K:2012/1827 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve

bozulmasını istemektedir.

2709 sayılı Anayasa‘nın 125. maddesinde "İdare kendi eylem ve

işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü yer almıştır.

5393 sayılı Belediye Kanunu‘nun 14. maddesinde; belediyelerin, mahalli

müşterek nitelikte olmak şartıyla, imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi

kentsel alt yapı hizmetlerini yapmak veya yaptırmakla yükümlü olduğu

hükme bağlanmıştır. 

Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanunu‘nun "Kullanma izni

alınmamış yapılar" başlıklı 31. maddesinde; inşaatın bitme gününün,

kullanma izninin verildiği tarih olduğu, kullanma izni verilmeyen ve

alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon

hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, ancak kullanma

izni alan bağımsız bölümlerin bu hizmetlerden istifade ettirileceği kuralına

yer verilmiş, 32. maddesinde de, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı

olarak başlanan yapılar hakkında düzenlemeler yapılmıştır.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, imarla ilgili

hizmetleri yapmak veya yaptırmak belediyenin görev ve sorumlulukları

arasında olup, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan yapıların, belediye

encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe

yıktırılacağı, ayrıca kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların, izin

alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden

faydalandırılmayacakları açıktır.

İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı

kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya

işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet

kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini

sürekli kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu

yükümlülüğün tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle

doğan zararların, hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından

tazmini gerekmektedir.

İdare, yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerini yerine

getirirken, gerekli teşkilatı kurmak, bu teşkilatın ayni, şahsi ve mali imkan ve

araçlarını hizmete hazır tutmak, hizmetin ifası sırasında hizmetin zamanında

ve gereği gibi işlemesine devamlı olarak nezaret etmek ve hizmetin işleyişini

kontrol etmekle sorumludur. Gerek hizmetin ayni, şahsi ve mali imkan ve

araçlarının temin ve ifasındaki kusur, gerekse temin edilen bu araçlarla ifa

olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye, zarar

gören kimselerin bu nedenlerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu

yükler.

Ancak, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zararın zarar

gören kişinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, mücbir sebeplerden

kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının

kurulamaması, idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmaması gibi

durumlarda idarenin tazmin yükümlülüğü ortadan kalkar.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından işletilen işyerinin

mevzuatta öngörülen ruhsatları bulunmadığı halde, davalı idare tarafından

su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalandırıldığı anlaşılmaktadır. Bu

taşınmazda anılan hizmetlerden faydalanan davacının, yoğun yağış

nedeniyle kanalizasyon şebekesinden gelen pis suyun işyerini basması

sonucu meydana gelen zararın tamamına katlanmasını beklemek, davalı

idarenin yürüttüğü hizmetten kaynaklanan sorumluluğunun yok sayılması

anlamına gelmektedir. Bu durum ise, yukarıda aktarılan Anayasal hüküm ve

hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu gibi hakkaniyete de uygun değildir.

Bu itibarla, davalı idarenin hizmet kusuru ile davacının mevzuata

aykırı şekilde ruhsatsız olarak faaliyetini yürütmesi nedeniyle oluşan kusur

durumlarının birlikte değerlendirilmek suretiyle bulunacak kusur oranları

çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin tazmin

sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İdare

Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; davacının temyiz isteminin kabulüne, Malatya

İdare Mahkemesi‘nin 17/02/2012 günlü, E:2012/128, K:2012/1827 sayılı

ısrar kararının bozulmasına, dosyanın anılan İdare Mahkemesine

gönderilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar

düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/11/2014 gününde oyçokluğu ile karar

verildi.

KARŞI OY

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Malatya İdare

Mahkemesi‘nin 17/02/2012 günlü, E:2012/128, K:2012/1827 sayılı ısrar

kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen

nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı

anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla,

karara katılmıyoruz.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.