Yapı ruhsatının ve dayanağı uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, yapı ruhsatına dayanak alınan imar planının hukuka aykırılığı saptanarak yargı yerince iptal edilmiş olması halinde, inşaat ruhsatının da dayanağının kalmadığı, hukuka aykırı olan ruhsata göre inşa edilen yapının ilgiliye ileriye yönelik olarak koşulsuz bir kazanılmış hak tanımasının olanaklı olmadığı hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

İdari Dava Daireleri Kurulu

Esas No : 2012/477

Karar No : 2014/3990

 

Temyiz Edenler : I- (Davalı) Niğde Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

:II- (Davalı İdare Yanında Davaya Katılanlar)

1- …, 2- …

Vekilleri : Av. …, Av. …

3- … Gıda İnşaat Tekstil Ev Aletleri Petrol Ürünleri Sanayi ve Tic.

Ltd. Şti.

Vekili : Av. …

Davalı İdare Yanında Davaya Diğer Katılan : …

Vekilleri : Av. …, Av. …

Karşı Taraf (Davacı) : …

Vekili : Av. …

İstemin Özeti: Aksaray İdare Mahkemesi‘nin 30/12/2011 günlü,

E: 2011/1604, K: 2011/1521 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek

bozulması, davalı idare ile yanında davaya katılanlardan …, … ve … Gıda

İnşaat Tekstil Ev Aletleri Petrol Ürünleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından

istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Şehnaz Gençay Karabulut

Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının

onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, dosyanın

tekemmül ettiği anlaşıldığından Niğde Belediye Başkanlığının yürütmenin

durdurulması istemi görüşülmeyerek dosya incelendi gereği görüşüldü:

Dava; Niğde, Merkez, Şahinali Mahallesi, … m … pafta, … sayılı

parsele ilişkin 07/10/2004 günlü, 253/11 sayılı inşaat ruhsatı ile dayanağı

16/01/2004 günlü, 80 sayılı imar çapı ve 23/07/2003 günlü, 38 sayılı

Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli imar planının iptali

istemiyle açılmıştır.

Aksaray İdare Mahkemesinin 24/06/2008 günlü, E: 2006/76, K:

2008/1151 sayılı kararıyla; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi

sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyanın birlikte

değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu … sayılı parselin 1/5000 ölçekli

nazım imar planında 4 katlı ve ön bahçe mesafesinin 5 m olarak

öngörüldüğü, dava konusu 1/1000 ölçekli imar planı değişikliği ile anılan

parseldeki yapılaşma hakkının 10 kat ve ön bahçe mesafesinin 2 metre

olarak öngörülmesi nedeniyle dava konusu 1/1000 ölçekli imar planı

değişikliğinin üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planına aykırı olduğu,

hukuka aykırı olduğu belirlenen 1/1000 ölçekli imar planına dayalı olarak

tesis edilen imar çapı ile inşaat ruhsatının da dayanaksız kaldığı gerekçesiyle

dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.

Anılan karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Altıncı

Dairesinin 21/05/2009 günlü, E: 2008/12517, K: 2009/5915 sayılı

kararıyla; Mahkeme kararının imar planı ile imar çapına ilişkin kısmının

hukuka uygun olduğu; inşaat ruhsatına gelince; bir bölgede yapılaşmaya

olanak veren imar planı mahkemece iptal edildiği taktirde, iptal tarihine

kadar ilgilisinin hilesi, hatası ya da kusuru olmadan yapıya ruhsatına uygun

olarak devam edilmesi durumunda mahkeme kararının verilmesini takiben

davalı idarece inşaatın mühürlenmesi, yapının bu tarihe kadar tamamlanmış

kısmının ise kazanılmış hakkın varlığı nedeniyle korunması gerektiği; bu

durumda, yukarıda anılan kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak inşaat

ruhsatına ilişkin yeniden bir hüküm tesis edilmesi gerektiğinden, dayanağı

imar planı hukuka aykırı olduğundan anılan plan uyarınca verilen inşaat

ruhsatının da hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ilişkin Mahkeme

kararında isabet görülmediği gerekçesiyle, kararın imar planı ve imar çapına

ilişkin kısmının onanmasına, inşaat ruhsatına ilişkin kısmının ise

bozulmasına karar verilmiş ise de, İdare Mahkemesince bozma kararına

uyulmayarak, dava konusu edilen uygulama imar planı nazım imar planına

aykırı olduğu gibi söz konusu planda şehircilik ilkeleri ve planlama esasları 

açısından da hukuka uyarlık bulunmadığı, dolayısıyla, bu plana dayalı olarak

verilen inşaat ruhsatının da hukuka aykırı olduğu, bu nedenle korunması

gereken kazanılmış bir hakkın varlığından söz edilemeyeceği gerekçesi de

eklenmek suretiyle bozulan kısım yönünden önceki kararında ısrar

edilmiştir.

Davalı idare ile yanında davaya katılanlardan …, … ve … Gıda

İnşaat Tekstil Ev Aletleri Petol Ürünleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. Aksaray

İdare Mahkemesi‘nin 30/12/2011 günlü, E: 2011/1604, K: 2011/1521

sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedirler.

Uyuşmazlığın esasını, yargı yerince hukuka aykırılıkları saptanarak

iptal edilen imar planlarının yürürlükte olduğu süre içerisinde bu planlara

uygun olarak verilmiş olan inşaat ruhsatlarının (ve bu ruhsatları dayalı olarak

yapılmış olan yapıların) kazanılmış hak doğurup doğurmadığı hususu

oluşturmaktadır.

İmar planları objektif nitelikte düzenleyici işlemlerdir ve tesis

edildikleri usule uygun olarak kaldırılmaları veya değiştirilmeleri

mümkündür. Planların idarece kaldırılması veya değiştirilmesi durumunda

bu planların yürürlükte oldukları süre içerisinde ve bu planlara dayalı olarak

tesis edilen bireysel işlemlerin kişiler bakımından sübjektif nitelikte

kazanılmış hak doğuracağı tabiidir. İdari işlemlerin geriye yürümeyeceğine

ilişkin idare hukuku ilkesi ile bu gibi durumlarda kazanılmış hakların

korunması ve idari istikrarın sağlanması amaçlanmıştır. Ancak bu şekilde bir

kazanılmış hakkın var olduğu hallerde idari işlemin ve dayanağı olan

düzenleyici işlemin hukuka uygun olduğu konusunda bir tartışma da

mevcut değildir.

Tartışma, idari işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin yargı

yerince iptal edilmiş olması halinde ortaya çıkmaktadır. Zira bu durumda

işlem hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edilmekle tesis edildiği tarih

itibarıyla hiç varolmamış gibi bütün sonuçlarıyla ortadan kalkmaktadır.

İmar planının yargı yerince iptal edilmesi durumunda kazanılmış

hakkın varlığını, iki ayrı hukuki duruma göre irdelemek gerekir.

Yargı yerince iptal edilen plana dayalı olarak verilmiş olan inşaat

ruhsatının idarece iptal edilmesi veya söz konusu ruhsatla ilgili olarak

açılmış bir davanın mevcut olması halinde her ne kadar ruhsat işlemi tesis

edildiği tarihde plana uygun ise de, hukuka aykırılığı saptanan plana ilişkin

olarak verilen iptal kararı nedeniyle imar planı tesis tarihi itibarıyla

yürürlükten kalkacağından inşaat ruhsatının da hukuki dayanağı kalmayacağı

ve iptalinin gerekeceği tabiidir.

Aksi görüş yargı yerince hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edilen

ve tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükten kalkan bir düzenleyici işleme

dayanılarak tesis edilmiş ve dava konusu da edilmiş bir işleme rağmen ileriye

yönelik bir kazanılmış hakkın tanınması sonucunu doğurur ki bu

durumunun kısaca tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olduğu devlet

biçimi olarak tanımlayabileceğimiz hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı

açıktır.

Nitekim, iptal edilen düzenleyici normlara göre kazanılmış hakların

korunması amacına yönelik olarak Anayasa‘nın 153. maddesi ile getirilen; "

iptal kararları geriye yürümez." hükmüne rağmen, yargı yerlerinde

görülmekte olan davaların Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararları

dikkate alınarak çözümlenmesinin Hukuk Devleti ilkesine uygun olduğu

içtihatlarla benimsenmiştir.

Bu gibi durumlarda kazanılmış hakkın varlığı söz konusu olmamakla

birlikte, açık hata, ilgilinin hilesi veya kusuru ile tesis edilmemiş olması

kaydıyla hukuka aykırı olan bu işlemlerin yürürlüklerini sürdürdükleri zaman

içerisinde ilgili kişiler bakımından geçmişe dönük olarak sağladıkları

sübjektif hakların parasal olarak karşılığının idarece tazmini, başka bir

deyişle, kişilerin bu işlemler sebebiyle uğradıkları zararlarının hizmet

kusurunun varlığından bahisle açacakları tam yargı davasına konu etmeleri

mümkündür.

Yargı yerince iptal edilmiş olan imar planlarına dayalı olarak verilmiş

yapı ruhsatının idarece iptal edilmemesi ve dava konusu da edilmemesi

halinde ise, ruhsat hukuken varlığını sürdüreceğinden bu ruhsatlara göre

yapılmış inşaatlarda kazanılmış hakkın varlığı söz konusu olacaktır. Ancak

bu durumda dahi hukuka aykırı olan bu işleme dayalı kazanılmış hakkın

koşulsuz olmadığı, kamu düzenini bozucu, kamu hizmetinin gereklerini ve

kamu yararını engelleyici nitelikteki kazanılmış hakkın geleceğe yönelik

olarak aynen korunamayacağı, idarenin kaldırma veya değiştirme işlemi ile

kazanılmış hakkı ortadan kaldırabileceği ancak mağduriyetin tazminat

davasına konu olacağı, bu durumun hukuk devletinin gereği olduğu

doktrinde kabul edilmektedir.

Aksi takdirde 3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 3. maddesinde

"Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin

şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatla kullanılamaz." şeklinde

ifade edilen "genel esas"a rağmen, yargı yerince iptal edilen planla yapılanma

koşulları veya fonksiyonu değiştirilmiş olan bir sahada fonksiyona aykırı

olan bir yapılaşmanın oluşması ve geleceğe yönelik olarak korunmasına

hukuken olanak yaratılmış olur ki, bu durumun idari işlemlerin tümünün 

ortak maksadı olan kamu yararının ve kamu düzeninin temini bakımından

mümkün olamayacağı tabiidir.

Somut olayda, yapı ruhsatının ve dayanağı uygulama imar planının

iptali istemiyle açılan davada, yapı ruhsatına dayanak alınan imar planının

hukuka aykırılığı saptanarak yargı yerince iptal edilmiş olması karşısında

inşaat ruhsatının da dayanağının kalmadığı, hukuka aykırı olan ruhsata göre

inşa edilen yapının ilgiliye ileriye yönelik olarak koşulsuz bir kazanılmış hak

tanımasının olanaklı olmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu inşaat

ruhsatının iptaline ilişkin ısrar kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Aksaray İdare Mahkemesince verilen kararın

usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz

nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı

anlaşıldığından, davalı idare ile yanında davaya katılanlardan …, … ve …

Gıda İnşaat Tekstil Ev Aletleri Petol Ürünleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. nin

temyiz istemlerinin reddine, Aksaray İdare Mahkemesi‘nin 30/12/2011

günlü, E: 2011/1604, K: 2011/1521 sayılı ısrar kararının onanmasına,

yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmediğinden 34,80

TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine, kararın tebliğ tarihini

izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12/11/2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz istemine konu ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesinin

21/05/2009 günlü, E: 2008/12517, K: 2009/5915 sayılı kararı

doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.