Kamulaştırma isteminin reddi ve yürürlükteki planların iptali istemiyle açılan davada davacının kamulaştırma isteminin kabul edildiği gerekçesiyle planlar hakkında incelenmeksizin red kararı verilemeyeceği, plan hakkında karar verilmesinden sonra kamulaştırma istemi hakkında karar verilmesi gerektiği hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas No : 2013/8402

Karar No : 2014/1124

 

Temyiz Eden (Davacılar) : …, … ve …

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Çiftlikköy Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti: Bursa 1. İdare Mahkemesinin 23/05/2013 günlü,

E:2012/436, K:2013/497 sayılı kararının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri

sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : İsmet CAN

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının

bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin

gereği görüşüldü:

Dava, Yalova İli, Çiftlikköy İlçesi, 2387 ve 2388 parsel sayılı

taşınmazların, imar planı değişikliği yapılarak otopark alanından çıkarılarak

yapılaşmaya açılması, olmadığı takdirde rayiç bedel üzerinden

kamulaştırılması istemiyle yapılan başvuruların reddi yolunda, belediye

başkanlığının 16.03.2012 günlü, 1456 sayılı yazısı ile bildirilen işlem ve bu

yazıda belirtilen belediye meclisinin 07.03.2012 günlü, 37 sayılı kararı ve 

yürürlükte bulunan imar planlarının davacılara ait taşınmazlara ilişkin

kısmının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, davacıların

başvuruları üzerine ve istemleri doğrultusunda, uyuşmazlık konusu

taşınmazların kamulaştırılması sürecinin başlatılarak belediye meclisinin

07.03.2012 günlü, 37 sayılı kararı ile belediyenin beş yıllık kamulaştırma

programına alındığı, davacılara ait parsellerin kamulaştırılması istemiyle

yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden, davanın konusunun

kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına; kamulaştırma

programına alınan ancak kamulaştırma süreci tamamlanmayan davacılara ait

taşınmazlar için imar planlarında değişiklik yapılması yolundaki davacıların

istemleri ile mevcut imar planlarının bu aşamada incelenmesi olanağı

bulunmadığından, davanın bu kısmının incelenmeksizin reddine;

kamulaştırmanın davalı idarenin kamulaştırma programı çerçevesinde

ödenek temin edilerek yapılacağı, söz konusu ödeneğin temini hususunda

davalı idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, davalı idareyi zorlayıcı nitelikte

yargı kararı verilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu edilen belediye

meclisinin 07.03.2012 günlü, 37 sayılı kararında hukuka aykırılık

görülmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın bu yönden ise reddine karar

verilmiş; bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacılara ait uyuşmazlığa konu edilen

taşınmazları da kapsayan alanda yapılan ve belediye meclisinin 14.07.1987

günlü, 3 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Çiftliköy (Yalova)

Uygulama İmar Planında parsellerin "otopark" alanına ayrıldığı, 1/5000

ölçekli Çiftlikköy Belediyesi Revizyon ve İlave Nazım İmar Planına ait

paftada taşınmazların "otopark" alanı kullanımına ilişkin kararın devam

ettirildiği, dosyada örneği yer alan ve belediye meclisinin 05.07.2010 günlü,

08 sayılı kararı ile onanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine

ait paftada da "otopark" alanı kullanım kararının anılan taşınmazlar

yönünden değiştirilmediğinin görüldüğü, davacıların başvurusu üzerine

davalı idarenin imar durumu konulu, 19.12.2011 günlü, 6556 sayılı

yazısında; bu taşınmazların 08.07.1988 tarihinden itibaren, imar planlarında

"otopark" alanına ayrıldığının belirtildiği; bu kullanım kararının başlangıç

tarihi, bu yazıda bir yıl farklı olarak ifade edilmekle birlikte, söz konusu

fonksiyonun değiştirilmeden sürdürüldüğünün belirtilmesi üzerine, bu kez

davacılar tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10.

maddesi kapsamında davalı idareye yapılan 05.01.2012 günlü, 64 kayıt sayılı

başvuruya cevaben verilen belediye başkanlığının 16.03.2012 günlü, 1456

sayılı yazısında; davacıların talebinin belediye meclisine iletilerek

görüşülmesi sonucunda belediye meclisince alınan 07.03.2012 günlü, 37 

sayılı karar ile bu talebe istinaden, yürürlüğe girecek olan Otopark

Yönetmeliğinden elde edilecek gelir ile davacılara ait parsellerin

kamulaştırılmasının uygun görüldüğünün bildirildiği; ancak dava dosyasına,

davalı idarece kamulaştırma yapılmasına ilişkin verilen bu karar dışında,

başkaca bir bilgi ve belgenin sunulmadığı; kamulaştırma programına

alınarak beş yıllık dönemde kamulaştırma için gösterilen kaynağın ise,

yapılması öngörülen mevzuat düzenlemesinin getireceği gelirler olduğu

anlaşılmaktadır.

Bu tespitler ışığında, öncelikle uyuşmazlığın kapsamının belirlenmesi

gerekmektedir.

Davacıların maliki bulundukları taşınmazların 1987/1988 yılından

itibaren, imar planlarında ayrıldığı umumi hizmet alanları kapsamındaki

kullanımlardan olan "otopark" kullanım kararının devam ettirilmesine

karşısında; gerek temyize konu mahkeme kararında, gerek dava dilekçesinde

yer verilen hukuksal açıklamalarda da ifade edildiği şekilde, taşınmazların

mülkiyetinin davacıların üzerinde bırakılması/kalması nedeniyle, davacıların

mülkiyet hakkının özüne dokunulduğu, taşınmazların süregelen şekilde

kullanılamaması sonucunda demokratik toplum düzeninin gerekleriyle

uyuşmayacak şekilde bu hakkın sınırlandırıldığı görülmektedir.

Bu çerçevede, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 10.

maddesine göre, davacıların imar planlarında değişikliğe gidilerek

taşınmazların yapılaşmaya açılması, olmadığı takdirde rayiç bedel üzerinden

kamulaştırılması istemli başvuruda bulundukları; bu başvuru belediye

meclisince değerlendirilip, yürürlüğe girecek Otopark Yönetmeliğinden elde

edilecek gelir ile taşınmazların kamulaştırılması yolunda karar alındığının

davacılara bildirilmesi üzerine; davacılar tarafından verilen cevabı istemin

reddi sayan ve reddeden bu işlem (belediye meclisi kararı ve bunu bildiren

işlem) ile taşınmazları "otopark" alanı kullanımına ayıran imar planlarının

parsellere ilişkin kısmının iptali istemiyle görülen davanın açıldığı halde;

İdare Mahkemesince, davacıların istemleri doğrultusunda taşınmazların

kamulaştırılması sürecinin başlatılmasının, kararda yer verilen hukuksal

açıklamalar ile çelişen, mülkiyet hakkına yönelik ihlalin bu işlemle adeta

sona erdirdiği yolunda kabule dayanan temyize konu mahkeme kararın

verildiği görülmektedir.

Davalı idarece taşınmazların imar planlarında ayrıldığı "otopark"

alanı kullanım kararının, 1987/1988 yılından temyiz incelemesinin

sonuçlandırıldığı tarihe kadar da değiştirilmeyerek devam ettirildiği dikkate

alındığında; uyuşmazlığın, davacıların kamulaştırma isteminin kamulaştırma

yapılmaması ya da yapılmasının ötelenmesi suretiyle bu yoldaki istemin 

reddedilmesinden kaynaklandığı; davacılar tarafından kamulaştırma

başvurusunun reddine ilişkin işlem ile birlikte imar planlarının değiştirilmesi

isteminin reddi ile yürürlükteki planların taşınmazlara ilişkin kısmının

iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık, dava konusu edilen imar planları yönünden

incelediğinde;

Dava dosyası ile dosyada yer alan imar planlarına ait paftaların

birlikte incelenmesinden, 2387 ve 2388 sayılı parsellerin bitişik konumda ve

7,00 ile 10,00 metrelik yollar arasında kalan köşe parseller olduğu, 2388

sayılı parselin devamında trafo alanının yer aldığı; bu duruma göre

uyuşmazlık konusu parsel(ler)in büyüklüğü, konumu ve içerisinde yer aldığı

alan ile bütünlüğü göz önünde tutularak; planlama esasları açısından

yapılaşmaya açılmasına olanak bulunup bulunmadığı, olanak var ise,

taşınmazların özelinde yapılaşma koşullarının müstakilen ya da birlikte

taşıyıp taşımadığı gibi imar mevzuatının öngördüğü yönlerden de plan

değişikliği talebinin reddine ilişkin işlem ile yürürlükte bulunan imar

planların yargısal incelemesinin yapılarak karar verilmesi gerekirken; İdare

Mahkemesince, davacıların kamulaştırma talebinin kabul edildiğinden

bahisle iptali istenilen imar planlarına ilişkin işlemler yönünden davanın

incelenmeksizin reddi yolundaki temyize konu mahkeme kararının bu

kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Taşınmazların kamulaştırılması isteminin reddine ilişkin olarak dava

ele alındığında;

Davacılara ait taşınmazların, imar planlarına yönelik olarak

yukarıdaki başlıkta yer verilen çerçevede yapılacak yargısal inceleme

sonucunda, "otopark" alanı kullanımının şehircilik ilkeleri ve planlama

esaslarına uygun bulunarak devam etmesinin hukuka uygun bulunması

halinde; anılan taşınmazların 1987/1988 yılından itibaren, davacıların

mülkiyet hakkına süregelen hukuki elatmanın sona erdirilmesi için,

mahkeme kararında da yer verilen hukuksal gerekçelere göre

kamulaştırılması zorunluluğu karşısında, bu durum dikkate alınarak yeniden

karar verilmesi gerekeceğinden; İdare Mahkemesince bu yönden de davanın

reddi yolunda verilen temyize konu kararında hukuki isabet

bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, Bursa 1. İdare Mahkemesinin 23/05/2013

günlü, E:2012/436, K:2013/497 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın adı

geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden

itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

18/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.