Kültür ve tabiat varlıklarının korunmasının devletin bir görevi olduğu, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alma ve araştırma, kazı ve sondaj yapılan alanların korunması ve değerlendirilmesi amacıyla çalışmalar yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığı`na ait olduğu, kültür ve tabiat varlıklarının korunmalarının, muhafaza, bakım, onarım, restorasyon gibi işlerle sağlanabileceği hakkında

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Ondördüncü Daire

Esas No : 2012/9527

Karar No : 2014/8992

 

 

Davacı : Kartal Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

Davalı : Kültür ve Turizm Bakanlığı

Vekilleri : 1- …, 1. Hukuk Müşv. V.

2- Av. …

Davanın Özeti : 11.09.2012 günlü, 28408 sayılı Resmi Gazete‘de

yayımlanan "Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak

Araştırma, Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik

Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile 10.08.1984 günlü ve 18485 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen; "... restorasyon,

konservasyon ve çevre düzenlemesi gerektiren kazı alanlarında, bu

çalışmalar tamamlanıncaya kadar yeni kazı çalışması yapılamaz" şeklindeki

fıkranın; kamu yararı için değil özel kişi yararına düzenlendiği, 2863 sayılı

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı olduğu, söz konusu

hükmün Yönetmeliğin amacı olan kültür ve tabiat varlıklarının meydana

çıkarılmasını engellediği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Yapılan düzenlemenin Kültür ve Turizm

Bakanlığı izni ile Bakanlar Kurulu kararı ile verilen veya Müze Müdürlükleri 

başkanlıklarınca yürütülen bilimsel kazı çalışmaları kapsamında, kazıdan

ziyade koruma, restorasyon, konservasyon ve çevre düzenlemesine önem

verilmesine yönelik olarak taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının korunması

amacıyla yapıldığı ileri sürülerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Ayşegül Altuntaş

Düşüncesi : Dava konusu Yönetmelik hükmünün idareye verilen

yetki çerçevesinde restorasyon, konservasyon ve çevre düzenlemesi

gerektiren kazı alanlarındaki eserlerin korunması amacıyla düzenlendiği

sonucuna varıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : Abidin Çelik

Düşüncesi : Dava; 11.09.2012 günlü, 28408 sayılı Resmi Gazete‘de

yayımlanan "Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak

Araştırma, Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik

Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile 10.08.1984 tarihli ve 18485 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen "... restorasyon,

konservasyon ve çevre düzenlemesi gerektiren kazı alanlarında, bu

çalışmalar tamamlanıncaya kadar yeni kazı çalışması yapılamaz" fıkrasının

kanuna ve kamu yararına aykırılığı nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Yetki

ve yöntem" başlıklı 10. Maddesinin 1. Fıkrasında "Her kimin mülkiyetinde

veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının

korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her

türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve

valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." hükmü

öngörülmüştür.

"Araştırma, sondaj ve kazı izni" başlıklı 35. Maddesinde, Bu kanun

hükümlerine tabi, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını meydana

çıkarmak üzere, araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkının sadece Kültür ve

Turizm Bakanlığına ait olduğu; "Kararlara uyma zorunluluğu" başlıklı 61.

Maddesinde de Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve

tüzel kişilerin, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının

kararlarına uymak zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.

Anılan Yönetmeliğin "amaç ve kapsam" başlıklı 1. Maddesinde "Bu

Yönetmeliğin amacı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarım Koruma

Kanunu‘na tabi taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını meydana

çıkarmak üzere araştırma, sonda] ve kazı yapılması için izin verilmesine,

elde edilecek varlıkların muhafaza şartlarına, eserler üzerinde araştırma

yapılmasına, ilgililerin görev, yetki, sorumluluk ve hakları ile giderlerine ait

esaslan belirlemektir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda anılan yasa ve yönetmelik hükümlerinin birlikte

değerlendirilmesinden; asıl amacın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarım

Koruma Kanunu‘na tabi taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını

meydana çıkarmak üzere araştırma, sonda] ve kazı yapılması, elde edilecek

taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli

tedbirlerin alınması ve eserler üzerinde araştırma yapılması olduğu

anlaşılmakta olup, yönetmeliğe eklenen ve dava konusu edilen fıkra ile

getirilen düzenlemenin, korunması gereken kültür ve tabiat varlıklarının

ortaya çıkarılmasını ve gerektiği gibi korunmasını zorlaştıracağı açıktır.

Bu itibarla, yapılan düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; anılan Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen

"... restorasyon, konservasyon ve çevre düzenlemesi gerektiren kazı

alanlarında, bu çalışmalar tamamlanıncaya kadar yeni kazı çalışması

yapılamaz" fıkrasının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, işin gereği

görüşüldü:

Dava; 11.09.2012 günlü, 28408 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan

"Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak Araştırma, Sondaj ve

Kazılar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"

ile 10.08.1984 günlü ve 18485 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen; "... restorasyon, konservasyon ve çevre

düzenlemesi gerektiren kazı alanlarında, bu çalışmalar tamamlanıncaya

kadar yeni kazı çalışması yapılamaz" şeklindeki fıkranın iptali istemiyle

açılmıştır.

1982 Anayasasının 63. maddesinde; ‘‘ Devlet; tarih, kültür ve tabiat

varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve

teşvik edici tedbirleri alır.‘‘ hükmüne yer verilmiştir.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3.

maddesinin 4. fıkrasında; Koruma ve Korunma; taşınmaz kültür ve tabiat

varlıklarında muhafaza, bakım, onarım, restorasyon, fonksiyon değiştirme

işlemleri; taşınır kültür varlıklarında ise muhafaza, bakım, onarım ve

restorasyon işleri olarak tanımlanmış, 10. maddesinin 1. fıkrasında; ‘‘Her

kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat

varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve

bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile

belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.‘‘

hükmüne, 8. fıkrasında ise; ‘‘Araştırma, kazı ve sondaj yapılan alanların 

korunması ve değerlendirilmesi Bakanlığa aittir.‘‘ hükmüne yer verilmiş,

‘‘Araştırma, Sondaj ve Kazı İzni‘‘ başlıklı 35. maddesinde; Bu kanun

hükümlerine tabi, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını meydana

çıkarmak üzere, araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkı, sadece Kültür ve

Turizm Bakanlığına aittir. Bilimsel ve mali yeterliği Kültür ve Turizm

Bakanlığınca takdir ve kabul olunan Türk ve yabancı heyet ve kurumlara

araştırma izni, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; sondaj ve kazı yapma

izni Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi üzerine, Bakanlar Kurulu kararı

ile verilir, Kültür ve Turizm Bakanlığı elemanları veya bu Bakanlıkça

görevlendirilecek Türk bilim adamları tarafından yapılacak araştırma, sondaj

ve kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine bağlıdır. ‘‘ hükmü, 36.

maddesinde; ‘‘Taşınmaz kültür varlığı sahiplerinin kendi mülkleri içinde

kültür varlığı aramak maksadı ile araştırma, sondaj ve kazı yapmaları da bu

Kanun`un 35 ve 41`inci maddeleri hükümlerine tabidir. ‘‘ hükmü, 45.

maddesinde ise; ‘‘Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile yapılan kazılarda

ortaya çıkan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bakım, onarım ve çevre

düzenlemeleri ile taşınır kültür ve tabiat varlıklarının bakım ve onarımları

kazı başkanlığınca yapılır.‘‘ hükmü yer almaktadır.

4434 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Arkeolojik

Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. maddesinde;

‘‘Arkeolojik mirası korumak amacıyla ve arkeolojik araştırma faaliyetlerini

bilimsel güvence altına almak üzere taraflardan her biri aşağıdaki hususları

yerine getirmeyi taahhüt eder :

i)Arkeolojik kazı vesair faaliyetlerle ilgili izin ve denetim usullerini,

aşağıdaki amaçları gerçekleştirecek şekilde, uygulamaya koymak :

a) Arkeolojik miras ögelerinin yasadışı çıkartılması ve yer

değiştirmesini önlemek;

b) Arkeolojik kazı ve aramaların bilimsel şekilde ve şu koşullara

bağlı olarak yapılmasını sağlamak:

— Tahrip edici olmayan araştırma yöntemlerinin olduğunca sık

kullanılması;

— Arkeolojik miras ögelerinin korunması, saklanması ve

sınıflandırılması için uygun önlemler alınmadan bunların kazı yerinden

çıkartılmaması, kazı sırasında ve sonrasında korumasız bırakılmaması;

ii) Kazıların ve tahribata neden olabilecek tekniklerin yalnızca

nitelikli ve bu amaçla yetiştirilmiş kişiler tarafından yürütülmesine dikkat

etmek;

iii) Arkeolojik arama amaçlı metal dedektörlerin ve diğer arama

gereçlerinin kullanımını, devletin iç mevzuatında öngörülen hallerde,

bilimsel nitelikli ön izne tabi tutmak.‘‘ hükmü yer almaktadır.

Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak Araştırma,

Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde; ‘‘Bu yönetmeliğin

amacı, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu`na tabi

taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını meydana çıkarmak üzere

araştırma, sondaj ve kazı yapılması için izin verilmesine, elde edilecek

varlıkların muhafaza şartlarına, eserler üzerinde araştırma yapılmasına,

ilgililerin görev, yetki, sorumluluk ve hakları ile giderlerine ait esasları

belirlemektir. ‘‘ hükmü yer almış, aynı Yönetmeliğin 11.09.2012 günlü,

28408 sayılı Resmi Gazete‘de yayımlanan "Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla

İlgili Olarak Yapılacak Araştırma, Sondaj ve Kazılar Hakkında

Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile 7. maddesine

eklenen dava konusu fıkrada ise; ‘‘Restorasyon, konservasyon ve çevre

düzenlemesi gerektiren kazı alanlarında, bu çalışmalar tamamlanıncaya

kadar yeni kazı çalışması yapılamaz. ‘‘ hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan; Arkeolojik Kazılarda ve Kazı Alanlarında Yapılacak

Düzenleme Restorasyon ve Konservasyon Proje ve Uygulamalarında

Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönergenin ‘‘Amaç‘‘ başlıklı 1.

maddesinde; ‘‘Bu Yönergenin Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel

Müdürlüğü`nün izinleri ile yapılan arkeolojik kazılarda açığa çıkartılan,

taşınmaz kültür varlıklarının korunması ve alanın ziyaretçiler tarafından

kolaylıkla anlaşılacak bir anlatıma kavuşturulması amacıyla, doğanın ve

insanların tahribine karşı alınacak önlemler ile yapılacak restorasyon ve

çevre düzenleme projeleri ile bilgi-yön levhalarının hazırlanması ile

yürütülecek çalışmaların kısa, orta ve uzun vadeli programlar kapsamında

sürdürülmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu kurala bağlanmış,

3. ve 4. maddelerinde; ‘‘kazı alanı‘‘; kazı çalışmalarının yürütüldüğü

arkeolojik alanlar, ‘‘restorasyon‘‘; buluntuların yapısal bütünlüğünü ve

dayanıklılığını artırabilmek için, mevcut yapıyı güçlendirerek, kültürel ve

estetik değerinin korunmasına yönelik müdahalelerin belirlenmesi,

gerekirse kullanım ve işletme açısından değerlendirilmesini de kapsayan

proje ve uygulamalar, ‘‘çevre düzenlemesi‘‘; 5226 sayılı yasa ile belirlenmiş

"Çevre Düzenleme Projesi" başlığı altında ören yerlerine özgü mekansal

düzenlemeler olarak tanımlanmış, ‘‘Koruma İlkeleri Başlıklı‘‘ 16-21.

maddelerinde; ‘‘Kazı sezonu içerisinde ortaya çıkarılan yapı kalıntılarının

doğa tahribatı ile yok olmasını önlemek amacıyla gerekli acil önlemler alınır. 

a. Alanda yağmur ve zemin suyunun doğru bir şekilde drene

edilmesi sağlanır.

b. Yerleşim mekanlarına ait mozaik gibi kırılgan zeminler özellikle

kış mevsiminin etkilerinden korunur.

c. Yapı kalıntılarına zarar verecek yabani ot ve benzeri zararlılar

ayıklanır, gerekli görülmesi durumunda atmosferik kirlenmeyi düşüren

erozyon ve eğimli yüzeylere toprak kaymasını azaltan dayanıklı, kullanışlı

bitkiler ekilir.

Taşınmaz kültür varlıklarının iç ve dış mekanlarında kerpiç sıva,

boya, fresk, kalem işi gibi bezemelerin temizliği ve konservasyonu, kazı

sezonu içinde bu konuda yetişmiş uzmanlar tarafından bilimsel teknik

yöntemlerle yapılır.

Kerpiç, tuğla, ahşap, taş gibi doğal kökenli malzemelerin zamanla

bozulup harap olduğu durumlarda özel kimyasal bileşimler kullanılarak

sağlamlaştırılır. Özgün yapının bozulma süreci durdurulur veya bir ölçüde

yavaşlatılır.

Kazı sırasında ortaya çıkan aynı zamanda taşıyıcı özelliği olan duvar,

tonoz, döşeme ve diğer mimari elemanlar çağdaş teknolojinin sağladığı

teknikler kullanılarak sağlamlaştırılır ve koruma altına alınır.

Anıtsal nitelikli, taşınmaz kültür varlıklarının cephe temizlikleri

periyodik olarak ele alınır. Temizliğin hangi teknikte yapılmasının uygun

olduğunun saptanması için cepheyi oluşturan malzemenin türü, kir

tabakasının niteliği, yüzey bozulmaları ve yapının bulunduğu ortamın

özellikleri laboratuvar ortamında incelenir.

Açıkta kalması sakıncalı olan malzeme ve ayrıntılar (kerpiç, mozaik

döşeme, çini kaplı duvar, fresk vb.) sit alanında olumsuz etki yaratmayacak,

kendi başına anıtsal bir nitelik taşıyan iddialı mimari çözümlerden

kaçınılarak, koruyucu üst örtü sistemleri altına alınır. ‘‘ hükmüne yer

verilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinin bir bütün olarak

değerlendirilmesinden; kültür ve tabiat varlıklarının korunmasının Devletin

bir görevi olduğu, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için

gerekli tedbirleri alma ve araştırma, kazı ve sondaj yapılan alanların

korunması ve değerlendirilmesi amacıyla çalışmalar yapma yetkisinin Kültür

ve Turizm Bakanlığına ait olduğu, kültür ve tabiat varlıklarının koruma ve

korunmalarının muhafaza, bakım, onarım, restorasyon gibi işlerle

sağlanabileceği, dolayısıyla kazılar yoluyla ortaya çıkarılan kültür varlıklarının

korunması amacıyla gerçekleştirilen restorasyon, konservasyon ve çevre

düzenlemesi gibi çalışmaların önemli olduğu anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; 11.09.2012 günlü, 28408 sayılı Resmi

Gazete‘de yayımlanan "Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak

Araştırma, Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik

Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile 10.08.1984 günlü ve 18485 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanan Yönetmeliğin 7. maddesine eklenen "... restorasyon,

konservasyon ve çevre düzenlemesi gerektiren kazı alanlarında, bu

çalışmalar tamamlanıncaya kadar yeni kazı çalışması yapılamaz" şeklindeki

fıkranın kültür ve tabiat varlıklarının ortaya çıkarılmasını zorlaştıracağı öne

sürülerek iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu Yönetmelik hükmünün, tüm kazı alanlarını

değil, kültür varlıklarını korumak amacıyla yapılması gereken işlerden olan

restorasyon, konservasyon ve çevre düzenlemesi gerektiren kazı alanlarını

kapsadığı, söz konusu koruma tedbirlerinin alınmasını gerektiren kazı

alanlarında korumaya ilişkin çalışmalar ile birlikte kazı çalışmalarının da

devam etmesi durumunda alanda düzensizliğin meydana geleceği ve bu

durumun da kültür varlıklarının koruma çalışmalarını aksatacağı hususu

dikkate alındığında koruma tedbirlerinin alınmasını gerektiren kazı

alanlarında öncelik olarak koruma tedbirlerinin tamamlanıp sonrasında yeni

kazı çalışmasına başlanması hususunu düzenleyen dava konusu hükmün

idareye bu konuda verilen yetki çerçevesinde söz konusu alanlardaki

eserlerin korunması amacıyla düzenlendiği sonucuna varıldığından dava

konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı

üzerinde bırakılmasına, artan posta avansının istemi halinde davacıya

iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.500,00 TL

vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine kararın

tebliği tarihinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri

Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/10/2014 tarihinde

oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu`nun 10.

maddesinin 1. fıkrasında; ‘‘Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa

olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için

gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak

veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak,

Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir.‘‘ hükmüne yer verilmiştir. Aynı

Kanunun ‘‘Araştırma, Sondaj ve Kazı İzni‘‘ başlıklı 35. maddesinde; Bu

kanun hükümlerine tabi, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını 

meydana çıkarmak üzere, araştırma, sondaj ve kazı yapma hakkı, sadece

Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir. Bilimsel ve mali yeterliği Kültür ve

Turizm Bakanlığınca takdir ve kabul olunan Türk ve yabancı heyet ve

kurumlara araştırma izni, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından; sondaj ve

kazı yapma izni Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi üzerine, Bakanlar

Kurulu kararı ile verilir, Kültür ve Turizm Bakanlığı elemanları veya bu

Bakanlıkça görevlendirilecek Türk bilim adamları tarafından yapılacak

araştırma, sondaj ve kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının iznine bağlıdır. ‘‘

hükmü, 36. maddesinde; ‘‘Taşınmaz kültür varlığı sahiplerinin kendi

mülkleri içinde kültür varlığı aramak maksadı ile araştırma, sondaj ve kazı

yapmaları da bu Kanun`un 35 ve 41 inci maddeleri hükümlerine tabidir. ‘‘

hükmü, 39. maddesinde; ‘‘Kültür ve Turizm Bakanlığınca kabul edilen haklı

bir sebep gösterilmeden, ruhsatname tarihinden itibaren, en çok altı ay

içinde başlanılmayan araştırma, kazı ve sondajlara ait izin ve ruhsatnameler,

hükümsüz sayılır. Araştırma, sondaj ve kazı çalışmaları, makul bir sebep

gösterilmeksizin iki aydan fazla tatil edilemez. Bu süreyi geciktirenlerin izin

ve ruhsatnameleri iptal edilmiş sayılır. Ayrıca, bu Kanun hükümlerine aykırı

hareket edenlerin ruhsatnameleri iptal edilir ve bu gibilere, daha sonra izin

ve ruhsat verilmez.‘‘ hükmü, 45. maddesinde ise; ‘‘Kültür ve Turizm

Bakanlığının izni ile yapılan kazılarda ortaya çıkan taşınmaz kültür ve tabiat

varlıklarının bakım, onarım ve çevre düzenlemeleri ile taşınır kültür ve

tabiat varlıklarının bakım ve onarımları kazı başkanlığınca yapılır.‘‘ hükmü

yer almaktadır.

Kültür ve Tabiat Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak Araştırma,

Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinde; ‘‘Bu yönetmeliğin

amacı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu`na tabi

taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını meydana çıkarmak üzere

araştırma, sondaj ve kazı yapılması için izin verilmesine, elde edilecek

varlıkların muhafaza şartlarına, eserler üzerinde araştırma yapılmasına,

ilgililerin görev, yetki, sorumluluk ve hakları ile giderlerine ait esasları

belirlemektir. ‘‘ hükmüne yer verilmiştir.

Uyuşmazlık konusu Yönetmelik hükmü ile korunması gereken

kültür varlıklarının ortaya çıkarılmasının ve gerektiği gibi korunmasının

zorlaşacağı açık olduğundan söz konusu hükümde hukuka uyarlık

görülmemiş olup söz konusu hükmün iptal edilmesi gerektiği gerekçesi ile

aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.