Kıymet takdir belgesinin kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olmaması nedeniyle davanın bu kısmının incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, uzlaşmanın olmaması ya da uzlaşmanın gerçekleşmesine rağmen ferağ verilmemesi durumunda doğan hukuki ihtilaf Kamulaştırma Kanunu 10’uncu maddesine göre adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davası ile çözüleceğinden uzlaşma tutanağının iptali istemine yönelik olarak ise davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas No : 2015/7660

Karar No : 2015/5138

 

Temyiz Eden (Davacı) :

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı

İstemin Özeti : Davanın incelenmeksizin reddi yolunda Samsun

1. İdare Mahkemesince verilen 19.06.2015 tarihli, E:2015/991,

K:2015/1282 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek

bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi : Ayşen Ergin Yıldız 

Düşüncesi : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile mahkeme

kararının uzlaşma tutanağına ilişkin kısmının bozulması gerektiği

düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hâkiminin

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin

gereği görüşüldü:

Dava, Samsun İli, Canik İlçesi, Gaziosmanpaşa Mahallesi, Akman

Sokak … numaralı davacıya ait binanın davalı idare tarafından

kamulaştırılmasına ilişkin işlemlerde hatalı olarak düzenlenen kıymet takdir

belgesi ile uzlaşma tutanağının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince

dosyada mevcut bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemede, satın alma

usulü ile kamulaştırma yapılabilmesi için tahmini bedelinin tespit edileceği,

bu işlemin idarenin kamulaştırma işlemlerine yönelik hazırlayıcı ve idarenin

iç işleyişine ilişkin olduğu, tek başına icrai niteliği bulunmayan bu işlemin

idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem

olmadığı, satın alma usulünde anlaşma sağlanamaması veya anlaşma

sağlanmakla birlikte tapuda ferağ verilmemesi üzerine idarelerce taşınmazın

bedelinin tespiti ve tescili istemiyle asliye hukuk mahkemelerinde dava

açılacağı, asliye hukuk mahkemesinden taşınmaz sahibine gönderilecek

davetiye üzerine kamulaştırma işlemine karşı idari yargı yerlerinde dava

açılabileceği, uzlaşma tutanağı imzalanarak satın alma usulü yoluyla yapılan

kamulaştırma işlemlerine karşı dava açılamayacağı, bu nedenle, kıymet

takdir belgesi ve uzlaşma tutanağının iptali isteminin esasının incelenmesine

olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine karar

verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İdari işlemler, idari makamların kamu gücünü kullanarak kamu

hukuku alanında yaptığı tek yanlı, kesin doğrudan uygulanabilir işlemlerdir.

İdari işlemin en belirgin özelliği ilgilinin isteğine bağlı olmaksızın idarenin

tek yanlı iradesi ile ilgililerin hukuksal durumunu etkileyebilmesidir. İdari

işlemlerin iptal davasına konu olabilmesi için kesin ve yürütülmesi zorunlu

işlem olması gerekmektedir. Bir idari işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu

sayılabilmesi ise, hukuk düzeninde bir sonuç doğurabilmesi için gerekli olan

bütün aşamaların gerçekleştirilmiş olmasına, başka bir makamın onayına

ihtiyaç göstermeksizin hukuk düzeninde değişiklikler meydana getirmesine

bağlıdır. Kamulaştırma Kanunu gereğince idarenin, yapılacak pazarlığa esas

olmak üzere kendi bünyesinde oluşturacağı bir komisyon marifetiyle

taşınmazın tahmini bedelinin tespitini yapması zorunludur. Bu işlem ise 

idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir

değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir.

Bu durumda, temyize konu İdare Mahkemesi kararının kıymet takdir

belgesine ilişkin kısmında 2577 sayılı Yasa`nın 49/1. maddesinde sayılan

bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

Uyuşmazlığın uzlaşma tutanağına ilişkin kısmına gelince:

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu`nun "Satın Alma Usulü" başlıklı

8`inci maddesinde; "İdarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan

taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü

öncelikle uygulamaları esastır. Kamulaştırma kararının alınmasından sonra

kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11`inci maddesindeki esaslara

göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak,

gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım

bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini

bedelini tespit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül

eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir. Ayrıca

idare, tahmin edilen bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa

işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden en az

üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla uzlaşma komisyonunu

görevlendirir. İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini

bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak

veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun

3`üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere

göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir

başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü

bir yazıyla malike bildirir. Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının

tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz

malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampa isteği ile birlikte idareye

başvurulması halinde; komisyonca tayin edilen tarihte pazarlık görüşmeleri

yapılır, tespit edilen tahmini değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada

anlaşmaya varılması halinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanak

düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları

ile kamulaştırma bedelini içeren tutanak malik veya yetkili temsilcisi ve

komisyon üyeleri tarafından imzalanır. İdarece, anlaşma tutanağının tanzim

tarihinden itibaren en geç kırkbeş gün içinde, tutanakta belirtilen bedel

ödenmeye hazır hale getirilerek, bu durum malike veya yetkili temsilcisine

yazıyla bildirilerek tapuda belirtilen günde idare adına tapuda ferağ vermesi

istenilir. Malik veya yetkili temsilcisi tarafından idare adına tapuda ferağ

verilmesi halinde, kamulaştırma bedeli kendilerine ödenir. Bu madde 

uyarınca satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak

hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan

kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davaları açılamaz. Anlaşma

olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10`uncu maddesine

göre işlem yapılır.", "Kamulaştırma Bedelinin Mahkemece Tespiti ve

Taşınmaz Malın İdare Adına Tescili" başlıklı 10`uncu maddesinde de,

"Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7`nci

maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8`inci madde uyarınca yaptırmış

olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye

ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine

müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu

bedelin, peşin veya kamulaştırma 3`üncü maddenin ikinci fıkrasına göre

yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar

verilmesini ister.", "Dava Hakkı" başlıklı 14`üncü maddesinde ise;

"Kamulaştırmaya konu taşınmaz malın maliki tarafından 10`uncu madde

gereğince mahkemece yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat

yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzere mahkemece yapılan ilan

tarihinden itibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari

yargıda iptal ve maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası

açılabilir" kurallarına yer verilmiştir.

Dosyasının incelenmesinden; Samsun İli, Canik İlçesi,

Gaziosmanpaşa Mahallesi sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 29,4 hektar

yüzölçümlü alanın 05.05.2013 tarihli, 28638 sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile 6306 sayılı Kanuna göre riskli alan

ilan edildiği, bu alanın kamulaştırılabilmesi için Çevre ve Şehircilik

Bakanlığının 09.03.2015 tarihli oluru ile Samsun Büyükşehir Belediyesine

yetki verildiği, Samsun Büyükşehir Belediye Encümeninin 26.03.2015

tarihli, 206 sayılı kararı ile kamulaştırma kararı alındığı ve yapılan kıymet

takdir çalışmaları sonucunda uyuşmazlık konusu davacıya ait binanın

kamulaştırılması için Kamulaştırma Kanunu`nun 8`inci maddesi uyarınca

pazarlıkla anlaşma yapmak üzere davacının davet edildiği, yapılan pazarlık

sonucunda, davacıya ait binanın 49.977,57-TL kamulaştırma bedeli

üzerinden satın alınmasında anlaşmaya varıldığı ve uzlaşma tutanağının

imzalandığı, uzlaşma tutanağında taşınmazın davacı hissesine düşen

bedelinin 49.977,57-TL olarak belirtilmesine rağmen davalı idarece

taşınmazın hisseli olduğu belirtilerek, bu miktar üzerinden davacı hissesine

düşen bedelin davacının banka hesabına yatırıldığı, davacının taşınmazda

hissedar değil tek başına malik olduğu, aynı alanda uzlaşma yoluyla idare

tarafından kamulaştırması yapılan ve davacının kendi taşınmazından daha 

küçük taşınmazlar için davalı belediyece daha yüksek bedel ödendiği,

binanın tamamının kendisine ait olduğu halde binanın tüm bedelinin

ödenmediği, uzlaşma tutanağını anlaşmaya varılan bedelin tamamının

kendisine ödeneceği inancıyla imzaladığı, bu sebeple davalı idarece

yanıltıldığı iddiaları ile taşınmazın idarece kamulaştırılmasına yönelik bedel

konusunda anlaşıldığını gösterir uzlaşma tutanağının iptali istemiyle bakılan

davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Kamulaştırma işlemi idari bir işlem olsa da 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanunu`nda 4650 sayılı Yasa ile yapılan değişikliklerden sonra salt idari

işlem olmaktan çıkmış, idari ve adli aşamaları olan karma bir işlem niteliğini

kazanmıştır. Kamulaştırma Kanunu`nun 7`nci maddesinde kamulaştırmadan

önce yapılacak işlemler, kanunun 8`inci maddesinde de malın satın alınması

halinde izlenecek yol düzenlenmiştir. İdarece yapılacak bu işlemlerden bir

kısmının denetimi adli yargı makamlarınca, bir kısmınınki ise idari yargı

makamlarınca yapılmaktadır.

Kamulaştırma Kanunu`nun 8`inci maddesinde düzenlenen satın

alma usulü mutlak anlamda özel hukuk sözleşmesi olmasa da 2577 sayılı

İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 2`nci maddesi kapsamında olan idari

sözleşme de değildir. Kamulaştırma Kanunu`nun 8`inci maddesinde

düzenlenen satın alma işlemi için uzlaşmaya varılıp uzlaşma tutanağının

imzalanması bunun için de tarafların icap ve kabul yönündeki irade

beyanlarının olması gereklidir. Uzlaşmanın olmaması ya da uzlaşmanın

gerçeklemesine rağmen ferağ verilmemesi durumunda doğan hukuki ihtilaf

Kamulaştırma Kanunu 10`uncu maddesine göre adli yargıda açılacak bedel

tespiti ve tescil davası ile çözülecektir.

Uyuşmazlıkta; uzlaşma tutanağının iptali istemiyle anılan davanın

açıldığı, davacının iddiaları dikkate alındığında istemin taşınmazının

bedelinin artırılmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda davanın uzlaşma tutanağının iptali istemine yönelik

olarak görev yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; Samsun 1. İdare Mahkemesince verilen 19.06.2015

tarihli, E:2015/991, K:2015/1282 sayılı kararın; kıymet takdir belgesine

ilişkin kısmın onanmasına, uzlaşma tutanağına ilişkin kısmının ise

bozulmasına, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın

tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi

yolu açık olmak üzere, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Kaynak: http://www.danistay.gov.tr/upload/yayinlar/20_10_2016_014847.pdf

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.