Diğer koruma alanlarına kıyasla daha esnek koruma tedbirlerine yer verilen uzun mesafeli koruma alanında dahi kurulması mümkün olmayan dava konusu katı atık bertaraf tesisi için verilen Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Ondördüncü Daire

Esas No : 2014/8970

Karar No : 2015/6477

 

Kararın Düzeltilmesin İsteyen (Davacılar): 1- Esençam Köyü

Tüzel Kişiliğini Temsilen Köy Muhtarı …

2- Hasanlar Köyü Tüzel Kişiliğini Temsilen Köy Muhtarı …

Vekilleri : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Vekili : …, Hukuk Müşaviri

Müdahil (Davalı yanında) : Düzce İli Belediyeleri Katı Atık Birliği

Vekili : Av. …

İstemin Özeti: Danıştay Ondördüncü Dairesinin 17/06/2014

günlü, E:2012/8192, K:2014/6827 sayılı kararının, dilekçede belirtilen

nedenlerle düzeltilmesi istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Kararın düzeltilmesi isteminin reddi gerektiği

savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Ayşegül Altuntaş

Düşüncesi : Kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile Mahkeme

kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577

sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c)

bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Danıştay

Ondördüncü Dairesinin 17/06/2014 günlü, E:2012/8192, K:2014/6827

sayılı kararı kaldırılarak, işin esası yeniden incelendi.

Dava; Düzce İli, Merkez, Esençam Köyü mevkiinde yapılmak

istenen Düzce İli Belediyeleri Katı Atık Bertaraf Tesisi ile ilgili olarak Çevre

ve Orman Bakanlığı tarafından verilen 28.02.2011 tarihli çevresel etki

değerlendirme (ÇED) olumlu kararının iptali istemiyle açılmış; İdare

Mahkemesince; dava dosyasındaki mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi

raporunun birlikte değerlendirilmesinden; proje sahasındaki bitki ve

hayvanlardan oluşan canlılara ve ekolojik yapıya ve insan sağlığına zarar

vermeyecek şekilde yeterli ve doğru hesaplamalara dayalı teknik önlemleri

içerdiği sonucuna varılan ÇED raporunun kabulüne ilişkin dava konusu

ÇED Olumlu Kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın

reddine karar verilmiş; bu karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2872 sayılı Çevre Kanunu`nun 2. maddesinde; çevresel etki

değerlendirmesi, gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek

olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin

önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için

alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek

değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve

kontrolünde sürdürülecek çalışmalar olarak tanımlanmış, 10. maddesinde;

"Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol

açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi

Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel

Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi

Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik,

yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale

edilemez.

Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel

Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar

Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

17.07.2008 günlü ve 26939 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak

yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel

Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; çevresel etki

değerlendirmesi olumlu kararı; Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu

hakkında Kapsam Belirleme ve İnceleme Değerlendirme Komisyonunca

yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki

olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel

esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun saptanması üzerine

gerçekleşmesinde sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak 

tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi

gerçekleştirmeyi planlayan gerçek ve tüzel kişiler; Çevresel Etki

Değerlendirmesine tabi projeler için; Çevresel Etki Değerlendirmesi

Başvuru Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu, Seçme Eleme

Kriterlerine tabi projeler için proje tanıtım dosyası hazırlamak, ilgili

makamlara sunmak ve projelerini verilen karara göre gerçekleştirmekle

yükümlüdürler.

(2) Kamu kurum ve kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine

getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin isteyeceği konuya ilişkin her türlü

bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler.

(3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki

Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi

Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelere hiç bir teşvik, onay, izin,

yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale

edilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.

Öte yandan; 31.12.2004 günlü ve 25687 sayılı Resmi Gazetede

yayımlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinin 17.

maddesinin 1. fıkrasında; ‘‘Mutlak koruma alanı, içme ve kullanma suyu

rezervuarının maksimum su seviyesinden itibaren 300 metre genişliğindeki

şerittir. Söz konusu alanın sınırının su toplama havzası sınırını aşması

hâlinde, mutlak koruma alanı havza sınırında son bulur. Bu alanda aşağıda

belirtilen koruma tedbirleri alınır‘‘, aynı fıkranın (b) bendinde ise; ‘‘İçme ve

kullanma suyu projesine ve mevcut yapıların kanalizasyon sistemlerine ait

mecburi teknik tesisler hariç olmak üzere, bu alanda hiçbir yapı yapılamaz.

Bu alanda kalan mevcut yapılar dondurulmuştur.‘‘ hükmüne, 20.

maddesinin 1. fıkrasında; ‘‘ İçme ve kullanma suyu rezervuarının yukarıda

tanımlanan koruma alanlarının dışında kalan su toplama havzasının tümü

uzun mesafeli koruma alanıdır.

Bu alanda aşağıda belirtilen tedbirler alınır.‘‘ , aynı fıkranın (a)

bendinde ise; ‘‘Bu alanın, orta mesafeli koruma alanı sınırından itibaren

yatay olarak 3 kilometre genişliğindeki kısmında tamamen kuru tipte çalışan,

tehlikeli atık üretmeyen ve endüstriyel atıksu oluşturmayan sanayi

kuruluşlarına izin verilebilir. Bu tesislerden kaynaklanacak katı atık ve hava

emisyonunun rezervuarın kalitesini etkilemeyecek ölçüde ve şekilde uygun

bertarafının sağlanması gerekir. Çöp depolama alanlarına ve bertaraf

tesislerine izin verilmez. Turizm ve iskana 19`uncu maddede belirlendiği

şekilde izin verilir.‘‘ hükmüne yer verilmiştir.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü İçme Suyu

Havzaları Koruma ve Kontrol Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ‘‘Mutlak 

Koruma Alanı: İçme ve kullanma suyu temin edilen ve edilecek olan suni ve

tabii göller etrafında en yüksek su seviyesinde su ile karanın meydana

getirdiği çizgiden itibaren yatay 300 m. genişliğindeki kara alanıdır. Bahis

konusu alanın havza sınırını aşması halinde mutlak koruma alanı havza

sınırında son bulur. Kısa Mesafeli Koruma Alanı: Mutlak koruma alanı üst

sınırından itibaren yatay 700 m. genişliğindeki kara alanıdır. Bahis konusu

alan sınırının su toplama havzası sınırını aşması halinde kısa mesafeli

koruma alanı havza sınırında son bulur. Orta Mesafeli Koruma Alanı: Kısa

mesafeli koruma alanı üst sınırından itibaren yatay 1000 m. genişliğindeki

kara alanıdır. Bahis konusu alan sınırının su toplama havzası sınırını aşması

halinde orta mesafeli koruma alanı havza sınırında son bulur. Uzun

Mesafeli Koruma Alanı: Orta mesafeli koruma alanının üst sınırından

başlamak üzere su toplama havzasının nihayetine kadar uzanan bütün kara

alanıdır.‘‘ , 7. maddesinin (a) bendinde ‘‘ Mutlak koruma alanlarında arıtma

tesisleri hariç hangi maksatla olursa olsun hiçbir şekilde yapı yapılamaz,

iskana açılamaz, turizm alanı kurulamaz.‘‘ 8. maddesinin (a) bendinde; ‘‘Kısa

mesafeli koruma alanlarında katı ve sıvı atık dökülemez ve depolanamaz.‘‘

9. maddesinin (f) bendinde; ‘‘Orta mesafeli koruma alanlarında alanlarda

çöp toplama ve imha merkezleri, her türlü kimyevi madde, yakıt depoları,

akaryakıt istasyonları ve mezarlıklar kurulamaz.‘‘ 10. maddesinin (g)

bendinde ise; ‘‘Uzun mesafeli koruma alanlarında bölgenin ihtiyacını

karşılayacak ölçüde mezarlıklar hariç çöp toplama ve imha merkezleri, her

türlü kimyevi madde ve yakıt depoları kurulamaz.‘‘ hükümlerine yer

verilmiştir.

Öte yandan söz konusu Yönetmeliğin ekinde İstanbul‘a Su Temin

Edilen İçmesuyu Havzaları ve Dereleri gösteren Melen Havzası ve Hasanlar

Havzası içerisinde Melen Çayına da yer verildiği anlaşılmaktadır.

Dosyanın incelenmesinden; Düzce İli, Merkez, Esençam Köyü

mevkiinde yapılmak istenen Düzce İli Belediyeleri Katı Atık Bertaraf Tesisi

ile ilgili olarak Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından verilen 28.02.2011

tarihli çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu kararının iptali istemiyle

bakılan davanın açıldığı; İdare Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü

amacıyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen raporda

özetle; Projenin kurulacağı alanın kuzeyde Melen Çayı‘na 200 m mesafede,

Hasanlar Barajı‘na yakınlığının 1 km mesafede, Hasanlar Köyü Hacinler

Mahallesi ve Hasanlar Köyü‘ne yaklaşık 350 m mesafede ve diğer köylere

800 m mesafede olduğu, proje alanının yakın çevresinde genellikle yayvan

yapraklı ağaç türlerinin hakim olduğu, ancak katı atık bertaraf alanı olarak

kullanılacak kısımdaki orman örtüsünün taş ocağı işletmesi nedeniyle 

çoğunlukla yok edildiği, doğal orman örtüsünü etkileyecek derecede ağaç

kesiminin söz konusu olmayacağı, katı atık bertaraf tesisi sahasında endemik

bir türün bulunmadığı, dolayısıyla ÇED raporunda da bunlarla ilgili özel bir

önlemin önerilmediği, bu aşamada saha içerisinde bulunan fauna bileşenleri

çeşitli kaynaklardan çıkarılabilecek sesler yardımıyla oluşturulacak gürültü ile

faaliyet alanından uzaklaştırılabileceği, sonuç olarak; inşaat, aşamasında

çevreye etki edebilecek toz, gürültü, evsel atıksular ve işletme aşamasında

çevreye etki edebilecek koku, emisyon, sızıntı suyu, evsel atıksuların nihai

ÇED raporunda taahhüt edildiği şekilde bertaraf edildiği takdirde projenin

orman ve orman altı bitki örtüsüne, tarım alanlarına, bölgede yaşayan

insanlara ve hayvanlara zarar vermeyeceğinin düşünüldüğü, Nihai ÇED

raporunda projenin çevresel etkileri doğru bir şekilde hesaplandığı, risklerin

ortaya konulduğu ve gerçekçi bir şekilde çözüm önerilerinin sunulduğu,

proje Sahası daha önce taş ocağı olarak işletilmiş ve faaliyeti

tamamlandığından sahada yoğun bir ağaç kesiminin söz konusu olmadığı,

katı atık bertaraf tesisi alanında nesli tehlikede olan bir tür, ya da uluslar

arası sözleşmelerle koruma altına alınmış bir türün bulunmadığı, dolayısıyla

canlıların inşaat aşamasındaki faaliyetten etkilenmesinin söz konusu

olmayacağı, dava konusu ÇED raporunun bu beklentileri karşıladığı

yönünde görüş belirtildiği anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta; Melen Çayı‘na çok yakın bir mesafe olan 200 metre

mesafede bulunan dava konusu proje alanının, Melen çayının en yüksek su

seviyesinde su ile karanın meydana getirdiği çizgiden itibaren ne kadarlık

mesafede kaldığı hususu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılamamakla

birlikte, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün

03.09.2009 günlü ve 579942 sayılı yazısında, proje alanının uzun mesafeli

koruma alanında kaldığının belirtildiği görülmüştür.

Bu durumda; diğer koruma alanlarına kıyasla daha esnek koruma

tedbirlerine yer verilen uzun mesafeli koruma alanında dahi kurulması

mümkün olmayan dava konusu katı atık bertaraf tesisi için verilen Çevresel

Etki Değerlendirmesi olumlu kararında hukuka uygunluk, İdare

Mahkemesince aksi yönde verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan; dava konusu alanda kurulması planlanan katı atık

bertaraf tesisi ile ilgili İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel

Müdürlüğü tarafından olumlu görüş verilmiş olması veya söz konusu

bertaraf tesisinin alınacak önlemlerle çevreye zarar vermesinin

engellenebileceği gibi hususların da, mevzuat hükümlerine aykırılığı ortadan

kaldırmayacağı açıktır.

Açıklanan nedenlerle, Sakarya 2. İdare Mahkemesinin 23/05/2012

günlü, E:2011/643, K:2012/510 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın

Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar

verildi.

Kaynak: http://www.danistay.gov.tr/upload/yayinlar/20_10_2016_014847.pdf

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.