Mevcut haliyle yapı kullanma izni bulunan yapının, ruhsata aykırı kısımlarının yıkımına karar verilebilmesi için, yapı kullanma izninin iptal edilmesinin gerektiği hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Ondördüncü Daire

Esas No : 2014/5573

Karar No : 2015/7307

 

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : İstanbul Büyükşehir

 Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

Karşı Taraf(Davacı) : …

Vekili : Av. …

İstemin Özeti: İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 31/12/2013 günlü,

E:2012/944, K:2013/2370 sayılı kararının; usul ve yasaya uygun olmadığı

ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Yavuz Cengiz

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının

bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Ondördüncü Dairesince işin gereği

görüşüldü:

Dava; İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, Rumeli Hisarı Mahallesi, … pafta,

… ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının 2 nolu bağımsız

bölümünde ruhsata aykırılıklar yapıldığından bahisle, 2960 Sayılı Boğaziçi

Kanunu`nun 13-d maddesi uyarınca aykırılıkların yıktırılmasına ilişkin

22.02.2012 günlü, 408-307 numaralı İstanbul Büyükşehir Belediye 

Encümeni kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince;

mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi

raporu ve dosyanın incelenmesinden; yapılan uygulamaların ruhsata tabi

olduğu yönünde görüş belirtilmiş ise de, yine aynı bilirkişi raporunda

23.12.2011 tarih ve 1081 nolu Yapı Tatil tutanağında belirtilen yapısal

aykırıkların, yapıya sonradan ilave edilmediği, yapının ilk inşaa edildiği

tarihte oluşturulduğunun belirtildiği, davalı idare tarafından taşınmazın

ruhsat ve eklerine uygun olduğundan bahisle 30.07.1969 yapı muayene ve

kullanma izni verildiği, davalı idare tarafından ruhsat ve eklerine uygun

olduğundan bahisle 30.07.1969 yapı muayene ve kullanma izni verilen

taşınmazı, idareye güvenerek satın alan davacının taşınmazı aldıktan sonra

taşınmazda herhangi bir değişiklik yapmadığı, bu nedenle denetim görevini

yerine getirmeyerek hukuka aykırı olarak yapı muayene ve kullanma izni

veren idarenin kusuru nedeniyle davacının mağdur edilmesinin hakkaniyete

uygun olmayacağından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı

gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı

idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanun`un 21. maddesinde, " Bu Kanun`un

kapsamına giren bütün yapılar için 26`ncı maddede belirtilen istisna dışında

belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir." kuralı,

30. maddesinde; " Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen

kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının

kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (...) bürolarından;

27`nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen

kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir.

Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve

kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.

Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde

neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda

yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.

Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine

riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi,

resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz. " hükmü, 32.

maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan

yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat

ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti

ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine,

belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı

mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı 

yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir

nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı

sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden

veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu

aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata

uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe

kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir,

ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare

kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı

sahibinden tahsil edilir." kuralı yer almıştır.

Bu düzenlemelere göre, 3194 sayılı Kanun kapsamına giren yapılar

için öncelikle yapı ruhsatının, yapının tamamlanması üzerine de "yapının

ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur

görülmediğine" ilişkin yapı kullanma izninin alınmasının zorunlu olduğu,

öte yandan, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapıların yıktırılmasına

karar verilebilmesi için, "o andaki inşaat durumunun" somut ve ayrıntıya

yer verilerek yapı tatil zaptı ile tespit edilmesi, ruhsata aykırı kısmın

mühürlenerek inşaatın derhal durdurulması, durdurmanın yapı tatil zaptının

yapı yerine asılması ile yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılması üzerine bu

tebligatın (yapı tatil zaptının) bir nüshasının muhtara bırakılması, tebliğ

edilmiş sayıldığı bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibine

yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak mührün

kaldırılmasını isteme hakkının tanınması, ruhsata aykırılık olan yapıdaki bu

aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata

uygunluğunun yapılan inceleme sonunda anlaşılması halinde mührün

kaldırılarak inşaatın devamına izin verilmesinin sağlanması, aksi takdirde

yapı ruhsatı iptal edilerek ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapının alınacak karar

üzerine idarece yıktırılıp masrafının yapı sahibinden tahsil edilmesi yoluna

gidilmesi gerektiği açıktır.

Olayda; davalı idare elemanlarınca düzenlenen yapı tatil tutanağında,

uyuşmazlığa konu 3 bodrum + 2 normal kat+ 1 çekme kat ruhsatlı yapının

2 nolu bağımsız bölümünde ruhsat ve eki projesine aykırı olarak, yapının

yan cephesine yaklaşık "2.45m x 1,5m" ebatlarındaki konsol altının daire

alanına dahil edildiğinin tespit edildiği, Mahkemece mahallinde yaptırılan

keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda; 23.12.2011 tarih ve

1081 nolu Yapı Tatil tutanağının fiili duruma uygun olduğu, dava konusu

yapıda, davacının maliki olduğu 2 no‘lu bağımsız bölüme ilişkin olarak, yapı

tatil tutanağında belirtildiği şekilde; onaylı mimari proje hilafında, yapının

yan cephesine yaklaşık "2.45m x 1,5m" ebatlarındaki konsol altının daire 

alanına dahil edildiği, belirtilen yapısal aykırılıkların, yapıya sonradan ilave

edilmediği, yapının ilk inşaa edildiği tarihte oluşturulduğu ve yapılan

uygulamaların ruhsata tabi olduğu yönünde görüş bildirdiği anlaşılmaktadır.

Yapının projedeki ölçülerden daha büyük olarak yapılmasının;

mevcut bir binanın parsel üzerindeki zemin oturumunun ve katların,

projesine aykırı bir şekilde büyütülmesi sonucu ortaya çıkan fazla kısımlar

olduğu dikkate alındığında, mevcut haliyle bir bütün olarak ruhsatı ve yapı

kullanma izni bulunan yapının bu haliyle ruhsata aykırılığın

giderilebilmesinin mümkün olmadığı, projeye aykırı olan kısımların

yıkımının ruhsatlı kısımlara da zarar vereceği açıktır.

Bu durumda; mevcut haliyle yapı kullanma izni bulunan yapının,

ruhsata aykırı kısımlarının yıkımına karar verilebilmesi için, yapı kullanma

izninin iptal edilmesinden sonra karar alınması gerekirken, söz konusu izin

iptal edilmeden tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığında, aynı

yöndeki temyize konu Mahkeme kararın da sonucu itibariyle hukuki

isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 31/12/2013

günlü, E:2012/944, K:2013/2370 sayılı kararının, yukarıda yer verilen

gerekçeyle onanmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın

tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi

yolu açık olmak üzere, 08/10/2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

3194 sayılı İmar Kanunu‘nun 30. maddesinde; " Yapı tamamen

bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları

tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını

veren belediye, valilik bürolarından; 27`nci maddeye göre ruhsata tabi

olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili

belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı

üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen

bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler

mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek

mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının

veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. Bu maddeye göre

verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak

mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme

mükellefiyetinden de kurtarmaz." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda aktarılan maddede belirtilen yapı kullanma izninin, ruhsata

uygun olarak tamamlanmış yapıların bu durumunun tespitine, dolayısıyla 

yapının kullanılabileceğine dair bir belge niteliğinde olduğu açıktır. Bu

itibarla, ruhsata aykırı olarak tamamlanmış bir yapı hakkında yapı kullanma

izni belgesi düzenlenemeyeceği gibi, düzenlenmiş olsa dahi bu belgenin yapı

sahibine kazanılmış bir hak sağlamayacağı, yapı hakkında İmar Kanunu‘nun

32. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmayacağının kabulü gerekir.

Bu durumda; dava konusu parseldeki ruhsatlı yapıda, mevcut

ruhsatına aykırı büyümeler yapıldığı açık olup; bu haliyle yapı kullanma izni

verilmiş olsa da, yukarıda içeriği yazılı madde hükmü uyarınca yapı kullanma

izni verilmiş olması ruhsata aykırılıktan doğacak olan sorumluluğu ortadan

kaldırmayacağından, ruhsata aykırı olarak yapıldığı sabit olan yapının

yıkımına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali

yolundaki İdare Mahkemesi kararın da hukuki isabet görülmediği görüşüyle

çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Kaynak: http://www.danistay.gov.tr/upload/yayinlar/20_10_2016_014847.pdf

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.