İmar planı icra edilerek kısıtlılık halinin giderilmemesi, dolayısıyla, süregelen zararın varlığı halinde, idari eylem veya işlem daha önce öğrenilmiş olsa bile dava açma süresinin geçmeyeceğinin kabulü gerektiğinden davacının başvurusunun zımnen reddi üzerine altmış gün içinde tazminat davası açılmadığından bahisle davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Altıncı Daire

Esas No : 2014/3703

Karar No : 2015/1893

 

Temyiz Eden (Davacı) : 1- …, 2- …

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : Ankara 18. İdare Mahkemesince verilen

28.02.2014 tarihli, E:2014/282, K:2014/328 sayılı kararın, usul ve hukuka

aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden

hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması

gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hâkimi : Mehmet Sıtkı Çelik

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının

bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hâkiminin

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin

gereği görüşüldü:

Dava, Ankara İli, Çankaya İlçesi, Korkutreis mevkiinde bulunan …

ada, … parselin 1/4‘er oranında hissedarı olan davacılar tarafından, imar

planında yol olarak gözüken sözkonusu taşınmaza kamulaştırmasız el

atılması sebebine dayalı olarak daha önce Ankara 16. Asliye Hukuk

Mahkemesi‘nde açılan tazminat davasında bilirkişi raporuyla belirlenen

toplam 80.000.-liralık bedelin taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınan

8.000.- lirayı aşan ve 09.10.2012 tarihinde kesinleşen adli yargı kararıyla saklı

tutulan kısmı oluşturan 72.000.-liranın ödenmesi istemiyle 10.07.2013

tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımmen

reddedilmesi sonrasında sözkonusu 72.000.- liranın ilk dava tarihi olan

14.06.2010 tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte tazminine karar

verilmesi istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, davacıların; imar planında

yol‘a ayrılmak suretiyle tasarrufu kısıtlanan ve uzun süre kamulaştırılmayan

taşınmazın kendi hisselerine düşen kamulaştırma bedelinin hükme esas

alınmış bilirkişi raporunda 80.000.-TL olduğu ve taleple bağlı kalınarak (

4000+4000=) 8.000.-TL tazminata hükmedilmiş olması nedeniyle hüküm

fıkrasında saklı tutulmuş bulunan fazlaya ilişkin tutarın 72.000.-TL olduğu

hususunu karar düzeltme istemi Yargıtay tarafından reddedilmek suretiyle

09.10.2012 tarihinde kesinleşen Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin

2010/263 E, 2011/154 K. sayılı kararıyla öğrendikleri sabit olduğuna göre,

bu nitelikteki kamulaştırmasız el atma davalarında idari yargının görevli

olduğuna yönelik uygulama değişikliği sonrasında ve bir yıllık süre içerisinde

10.07.2013 tarihinde davalı idareye yapılan "72.000.-TL‘lik bedelin

ödenmesine" yönelik başvuruya cevap verilmemek suretiyle zımmen ret

işleminin oluştuğu 08.09.2013 tarihi sonrasındaki 60 gün içerisinde en son

07.11.2013 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten

sonra 21.02.2014 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının

incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, bu karar

davacıların vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun "İptal ve tam yargı

davaları" başlıklı 12. maddesinde: "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem

dolayısıyla Danıştay`a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya

tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi,

ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu

husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek

kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra

tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde

de ilgililerin 11` inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır."

kuralına yer verilmiştir. Bu maddede göndermede bulunulan 11. maddede 

ise: "1) İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin

kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst

makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava

açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari

dava açma süresini durdurur. 2) Altmış gün içinde bir cevap verilmezse

istek reddedilmiş sayılır. 3) İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması

halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine

kadar geçmiş süre de hesaba katılır." kuralı yer almıştır.

Yukarıda içeriğine yer verilen düzenlemelere göre, ilgililerin

haklarını ihlal eden bir idari işlemden dolayı dört farklı aşamada, dört ayrı

şekilde ve birbirinden bağımsız olarak tam yargı davası açılması

mümkündür. Buna göre; 1- Hakları ihlal eden idari işleme karşı iptal davası

için öngörülen dava açma süresi içerisinde doğrudan tam yargı davası

açabilirler. 2- Hakları ihlal eden idari işleme karşı dava açma süresi

içerisinde iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilirler. 3- Hakları ihlal

eden idari işleme karşı açılan iptal davasının karara bağlanması üzerine

kararın tebliğinden itibaren dava açma süresi içerisinde tam yargı davası

açabilirler. 4- Hakları ihlal eden idari işlemin icrası nedeniyle doğan

zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava açma süresi içerisinde dava

açılabilirler veya bu dört ayrı tam yargı davası açma süresi içerisinde, 2577

sayılı Yasanın 11. maddesinde öngörülen başvuru yolları da kullanılmak

suretiyle sözü geçen tam yargı davaları açılabilir.

Hakları ihlal eden idari işlemin icrası nedeniyle doğan zararlardan

dolayı icra tarihinden itibaren dava açma süresi içerisinde dava

açılabilmesine olanak sağlayan 2577 sayılı Yasa`nın 12. maddesi uyarınca

dava açacak kişiler için en son dava açma süresi, kısıtlılık halini oluşturan

planın icra edileceği tarihi olup, en geç icra tarihinden itibaren altmış gün

içinde doğrudan ya da 2577 sayılı Yasa`nın 11. maddesine göre yapılacak

başvuru üzerine dava açılması mümkün olan tarihten önce yapılan başvuru

üzerine açılacak dava süresinde olacaktır.

Ayrıca, hakları ihlal eden idari işleme karşı açılan iptal davasının

karara bağlanması üzerine kararın tebliğinden itibaren dava açma süresi

içerisinde tam yargı davası açılabilmesine olanak sağlayan 2577 sayılı

Yasa`nın 12. maddesi uyarınca dava açacak kişiler için en son dava açma

süresi, iptal davasına ilişkin kararın kesinleştiği tarih olup, en geç iptal

davasının kesinleşme tarihinden itibaren altmış gün içinde doğrudan ya da

2577 sayılı Yasanın 11. maddesine göre yapılacak başvuru üzerine dava

açılması mümkün olan tarihten önce yapılan başvuru üzerine açılacak dava

da süresinde açılmış dava olacaktır.

Hak arama özgürlüğünün gereği olarak, Yasanın davacı lehine en

son dava açma süresine imkân veren düzenlemesi esas alınarak dava açma

süresinin hesaplanması gerekir.

Aksine yapılacak bir değerlendirme, Anayasanın idarenin eylem ve

işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü kılan düzenlemesini hayata

geçiren Yasanın anılan kuralının uygulanmasını sınırlandırarak kişilerin hak

arama özgürlüğünü engelleyeceği gibi adil ve aleni olarak yargılanma hakkını

öngören Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesindeki adil

yargılanma ilkesiyle de çelişecektir.

Olayda, davacılara ait taşınmazın, imar planı icra edilerek kısıtlılık

hali giderilmemiştir. Dolayısıyla, süregelen zararın varlığı halinde, idari

eylem veya işlem daha önce öğrenilmiş olsa bile, kısıtlık hali devam ettikçe

dava açma süresinin geçmeyeceğinin kabulü gerekir.

Bu durumda, idari işlemin icra edileceği tarihten önce, 2577 sayılı

Yasa`nın 11 ve 12. maddeleri uyarınca davacı tarafça davalı idareye yapılan

başvurunun zımnen reddi üzerine altmış gün içinde dava açılmadığından

bahisle davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen temyize konu

kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, Ankara 18. İdare Mahkemesince verilen

28.02.2014 tarihli, E:2014/282, K:2014/328 sayılı kararın bozulmasına,

dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini

izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık

olmak üzere, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 

Kaynak: http://www.danistay.gov.tr/upload/yayinlar/20_10_2016_014847.pdf

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmeti olup T.C. Kalkınma Bakanlığı tarafından finansal açıdan desteklenmektedir.