|
Hazırlayan : Hüseyin YAYMAN
- 11 Aralık 1977 Yerel Yönetim seçimlerine 11 parti girmiştir. Katılım oranı %56,8 olmuştur. 1973’de 1623 olan belediye sayısı 1977’de 1710 rakamına ulaşmıştır.
- 11 Aralık yerel seçimleri 1973 yerel seçimlerinde olduğu gibi yaşanan iktidar krizini çözmek için amacını aşarak bir genel seçim havasına dönüşmüştür. AP yerel seçimlerin, genel seçim havasına dönmesine şiddetle karşı çıkarken, CHP 11 Aralık seçimleri ile yalnızca yerel yönetimlerin değil iktidarın da değişeceğini ileri sürmüştür.
- 1973 yerel seçimleri ile başlayan yeni belediyecilik hareketi 11 Aralık seçimleriöncesi pek tartışılmamış ve üzerinde durulmamıştır. Seçim konuşmaları daha çok, terör, hayat pahalılığı, şiddet, dış politika, komünizm tehlikesi gibi genel sorunlar üzerinde yoğunlaşmıştır.
- Seçimler CHP ve AP arasında cereyan ederken seçimler sonucunda en kârlı partiler MHP ve CHP olmuştur.
- 1973-1977 döneminde CHP’de isimleri öne çıkan Ahmet İsvan, Vedat Dalokay, Erol Köse gibi belediye başkanları genel merkezle ters düşmeleri sonucu yapılan önseçimleri kaybederek yeniden aday olamamışlardır. Böylece “yeni belediyecilik hareketi” bir anlamda öncülerini kaybetmiştir.
- Büyük şehirlerde CHP’nin açık ara üstünlüğü devam ederken Ankara’da Ali Dinçer, İstanbul’da Aytekin Kotil, İzmir’de İhsan Alyanak, Adana’da Selahattin Çolak, Mersin’de Kaya Mutlu belediye başkanı olmuşlardır. CHP ayrıca Aydın, Bursa, Sakarya gibi AP’nin kalesi sayılanyerlerde de seçimi kazanmıştır.
- Diyarbakır ve Malatya’da bağımsız adaylar Mehdi Zana ve Hamit Fendoğlu belediye başkanlıklarını kazanmışlardır.
- 1973 yerel seçimlerinde olduğu gibi 1977 seçimlerinde de seçim sonrası iktidar değişikliği olmuş kısa süreli de olsa AP’den kopan milletvekilleri ve bağımsızların desteklemeleri sonucu CHPiktidara gelmiştir
- Özellikle büyük şehirlerde CHP, AP’ye karşı büyük bir üstünlük kurarkenbu şehirlerin bazılarında büyük oy farkları ile seçimleri kazanmıştır. AP’nin isedaha çok kırsal bölgelerden oy almakta olduğu gözlenmektedir. Sözkonusu bu sayısalverilerin, siyasal analizi iki partinin ülke sorunlarına ve toplumailişkin bakış açılarını ortaya koymaktadır.
|
11 Aralık 1977 Yerel Yönetim seçimlerine 11 parti girmiştir. Katılım oranı %56,8 olmuştur. 1973’de 1623 olan belediye sayısı 1977’de 1710 rakamına ulaşmıştır.
11 Aralık yerel seçimleri 1973 yerel seçimlerinde olduğu gibi yaşanan iktidar krizini çözmek için amacını aşarak bir genel seçim havasına dönüşmüştür. AP yerel seçimlerin, genel seçim havasına dönmesine şiddetle karşı çıkarken, CHP 11 Aralık seçimleri ile yalnızca yerel yönetimlerin değil iktidarın da değişeceğini ileri sürmüştür.
1973 yerel seçimleri ile başlayan yeni belediyecilik hareketi 11 Aralık seçimleriöncesi pek tartışılmamış ve üzerinde durulmamıştır. Seçim konuşmaları daha çok, terör, hayat pahalılığı, şiddet, dış politika, komünizm tehlikesi gibi genel sorunlar üzerinde yoğunlaşmıştır.
Seçimler CHP ve AP arasında cereyan ederken seçimler sonucunda en kârlı partiler MHP ve CHP olmuştur.
1973-1977 döneminde CHP’de isimleri öne çıkan Ahmet İsvan, Vedat Dalokay, Erol Köse gibi belediye başkanları genel merkezle ters düşmeleri sonucu yapılan önseçimleri kaybederek yeniden aday olamamışlardır. Böylece “yeni belediyecilik hareketi” bir anlamda öncülerini kaybetmiştir.
Büyük şehirlerde CHP’nin açık ara üstünlüğü devam ederken Ankara’da Ali Dinçer, İstanbul’da Aytekin Kotil, İzmir’de İhsan Alyanak, Adana’da Selahattin Çolak, Mersin’de Kaya Mutlu belediye başkanı olmuşlardır. CHP ayrıca Aydın, Bursa, Sakarya gibi AP’nin kalesi sayılanyerlerde de seçimi kazanmıştır.
Diyarbakır ve Malatya’da bağımsız adaylar Mehdi Zana ve Hamit Fendoğlu belediye başkanlıklarını kazanmışlardır.
1973 yerel seçimlerinde olduğu gibi 1977 seçimlerinde de seçim sonrası iktidar değişikliği olmuş kısa süreli de olsa AP’den kopan milletvekilleri ve bağımsızların desteklemeleri sonucu CHPiktidara gelmiştir
Özellikle büyük şehirlerde CHP, AP’ye karşı büyük bir üstünlük kurarkenbu şehirlerin bazılarında büyük oy farkları ile seçimleri kazanmıştır. AP’nin isedaha çok kırsal bölgelerden oy almakta olduğu gözlenmektedir. Sözkonusu bu sayısalverilerin, siyasal analizi iki partinin ülke sorunlarına ve toplumailişkin bakış açılarını ortaya koymaktadır.
I. SEÇİM MEVZUATI
1973-1977 Döneminde seçim mevzuatı ile ilgili 26.6.1973 tarih ve 1781 sayılı kanunla Haziran 1977 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerin, 1.2.1977 kabul tarihli ve 2033 sayılı kanunla 11 Aralık 1977 tarihinde yapılmasına ilişkindüzenlemeden başkadoğrudan seçim mevzuatında değişiklik yapan bir düzenlemeye yapılan taramalarda rastlanılamamıştır.Söz konusu dönemde 306 sayılı Milletvekili SeçimiKanununun bazı maddelerinin değiştirilmesine,Belediyelerin, Belediyelere Bağlı Müessese ve İşletmelerin, Köy Tüzel Kişiliklerinin, Kamu İktisadi Teşebbüslerinin ve Tekel Genel Müdürlüğünün Bir Kısım Borçlarının Tahkimi Hakkında Kanun (Kabul Tarihi22.5.1975, Kanun No1902), Köye GötürülecekHizmetlerden Hiçbir Adla Katılma Payı Alınmaması Hakkında Kanun (Kabul Tarihi 2.1.1977, Kanun No 2032), Muhtar Ödenek ve Sosyal Güvenlik Yasası (Kabul Tarihi29.8.1977, Kanun No 2108), gibi yerel yönetimlerle ilgili yasalar bu dönemde çıkmış olmakla birlikte daha önce ifade edildiği gibi bu düzenlemelerin seçim mevzuatı ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.
Bu anlamda 1977 yerel seçimlerine 1973’te yürürlükte olan seçim mevzuatı ile girilmiştir. Daha önceki çalışmada ayrıntılı bir biçimde anlatıldığı için bu çalışmada özetle geçilen bu seçim mevzuatına göre uygulama şu şekilde olmuştur. Seçimlerin Temel Hükümlerive seçmen kütükleri hakkındaki 298 sayılı yasanın 1. maddesi ile “Özel yasalara göre yapılacak Millet Meclisi, Cumhuriyet Meclisi, İl Genel Meclisleri, Belediye Meclisleri, Muhtarlar, İhtiyar Meclisleri ve İhtiyar Heyetleri Seçimlerinde” uygulanacağı belirtilirken, Seçim Esaslarını belirten 2. madde de ileSeçimlerin, serbest, eşit tek dereceli, genel oy esaslarına göre yapılacağı hükme bağlanmıştır. Devamla, Seçmenin oyunu kendisininkullanacağı, oy verme işleminin gizli, oyların sayımı, dökümü ve tutanaklara bağlanmasının açık olarak yapılacağını, seçim çevresi olarak (Madde 3) “özel kanunlardaki çevre ayırmaları saklı kalmak şartıyla seçimlerde her il bir seçim çevresi” olduğu hükme bağlanmıştır. 298 sayılı yasa seçimlerin temel hükümlerini ve niteliklerini (seçim sürecini) en ince ayrıntısına kadar düzenleyen temel bir yasa olmuştur.
1580 sayılı Belediyeler Yasasında 19.7.1963 tarihli 307 sayılı yasa değişikliği ile belediye meclisi üyeleri seçiminde nispi temsil, belediye başkanları seçiminde çoğunluk usulünün uygulanacağı hükme bağlanmıştır. 442 sayılı Köy Yasasında 18.7.1963 tarih ve 286 sayılı yasa değişikliği ile Köy muhtarı ve ihtiyar meclisi üyelerinin seçiminin çoğunluk usulüne göre tek dereceli olarak, şehir ve kasabalardaki mahalle muhtar ve heyetlerinin seçiminin de çoğunluk usulüne göre yapılacağı hükme bağlanmıştır. İl özel idaresi yasasında yapılan 19.7.1963 tarih ve 306 sayılı yasa ile, il genel meclisi seçimlerinin tek dereceli ve nispi temsil usulüne göre yapılacağı hükme bağlanmıştır.
II. 1977 YEREL SEÇİMLERİNİN ÖNEMİ
27 Mayıs 1960’da askerlerin yönetime el koyması ile başlayan süreçte hazırlanan 1961 Anayasası ve bu Anayasanın getirdiği özgürlükçü ortam,hızlanan kentleşme ve kapitalistleşme süreci ile eklemlenince yeni bir sosyal - siyasaltablo, yeni bir anlayış ve bakış açısı ortaya çıkmıştır (Tekeli - Ortaylı 1978: 188). 12 Mart 1971 askeri muhtırası ile kısmen kesilen bu süreç 1973 genel ve yerel seçimleri ile fiilen devam ederek “Yeni bir Türkiye’nin” işaretlerinivermeye başlamıştır.
1970’li yıllar toplumun yoğun biçimde yapısal bir dönüşüme uğrayarak “Türk Modernleşmesinin” önemli periyotlarından biri olmuştur. Görülen odur ki Tanzimat Fermanın ilanı ilebaşlayan “toplumsal değişme” uzun ince bir yolda artık kendi dinamikleri ve yönelimleri ile doğal mecrasını bulmuş gibidir. Daha önceki çalışmada (1973 Raporu) ifade edildiği gibi artık devlet-toplum, devlet-birey, toplum-birey ilişkileri ve siyasetin meşruiyet kaynağı değişmiştir. Aynı şekilde 1973 ve 1977 yerel seçimleri yerel yönetimler açısından da önemli bir dönem olmuştur. Türkiye’nin yerel yönetimler deneyimi bağlamında 1970-1980 döneminin çok zengin bir labaratuvar niteliği taşıdığını öne sürmek iddialı bir yorum olmasa gerektir. Bu dönemde belediye başkanlıklarının ve meclis üyeliklerini muhalefette olan bir parti olan CHP’nin kazanması ile belediyecilik anlayışının “siyasallaştığı” ileri sürülmektedir (Keleş 1998: 30). Bu dönemde hem CHP’nin programında ısrarla vurgulanan “düzen değişikliği fikri” hem de çoğunluğu CHP’li olan belediye başkanlarının uygulamaları ile “yeni bir belediyecilik anlayışının” ülkenin demokratikleşme projesi ile koşut olarak yürüdüğü gözlenmektedir.
1973 yerel seçimleri ile büyük şehirlerde yönetime gelen belediye başkanlarının hem kendi aralarında kurdukları birliklerle, hem kenthalkının yerel yönetimlere katılımının sağlanması, demokratikleşmenin yerel düzeyden başlatılması, kendi sorunlarına kendi olanakları ölçüsünde kaynak yaratma çabaları ile, toplumcu, demokratik katılımcı, birlikçi, yaratıcı bir belediyecilik anlayışını başlatmışlardır. Ancak yaşanan bu sosyal devinimin aynı dönemde yaşanan toplumsal polarizasyon ve şiddet olaylarına yenik düştüğü gözlenirken bu sürecin 1980 Askeri darbesi ile kesildiği ve bir anlamda büyük bir birikimin ve deneyimin sonuçlarının tam olarak irdelenemediği görülmektedir.
5 Haziran 1977 Genel Seçimlerinde CHP’nin tek başına iktidara gelemeyişi ve seçimler sonrası kurulan CHP azınlık hükümetinin güven oyu alamayışı ve bu partinin iktidar yolunun kapatılması ülkeyi gittikçe derinleşen bir rejim bunalımına sokarken (Özdemir 1997: 242) doğal olarak bu durumdan yerel yönetimlerde etkilenmiş ve 1973-1977 dönemine nazaran 1977-1980 dönemi daha fazla genel siyasetin gölgesinde kalmıştır.
Türk toplumundaki yeni yönelimleri “demokratik yerel yönetim” kavramı ile somutlaştırarak yerel yönetimlerde yeni kahramanlar ortaya çıkaran bu hareketin “dar bir partiler arası yarıştan çok öte belediyelerin merkezi yönetimden ayrışarak farklı bir güç merkezi ve bir sivil toplum kurumu olduğu da öne sürülerek (Yıldırım 1990: 26-27) bu yeni yönelimin toplumdakiyeni devinimlerin ve farklılaşan taleplerin sonucu olarak ortaya çıktığı belirtilmektedir. Demokratik Belediyecilik hareketi olarak isimlendirilen bu hareketin bir takım sorunları da beraberinde taşıdığına dikkatleri çekerek Yıldırım bunları şu şekilde sıralamaktadır: Yeni belediyecilik akımının çok olumlu ve yenilikçi öğeler taşımasına rağmen bunu kurumsallaştıracak ve ileriye taşıyacak bu anlamda bir “yerel yönetim geleneğini” olmaması yada sınırlı bir geleneğin olması, dönemin ağır toplumsal ve siyasal koşullar taşıması, çok dar, küçük bir öncü kadro dışında yeterli nitelik ve niceliklere sahip bir kadrodan yoksun olunması, hareketi düşünce düzeyinde tartışmaktan ve anlatmaktan çok süratle uygulamaya geçmeleri, yerel ve ulusal ölçekte yeterli desteklere ulaşılmaması, hareketin kişiselleşerek kişilerle birlikte anılır olması, ortak kimlik yaratmaya, halkta belediyeleredönek aidiyet duygusu geliştirmeye önem verilmemiş olması, hareketin hızla değişen koşullar karşısında kendini ayakta tutabilmesi ve yeniden üretebilmesi için gerekli fikri ve icrai girişimlerin yapılmaması, hareket ile siyasal temsil arasında yer- yer görülen kopukluklar gibi eksiklik ve sorunlardır.
Bu ve buna benzer eksikliklerle beraber bu hareket 1978 yılında kısa bir sürede olsa dönemin merkezi yönetiminin (CHP Hükumeti) de desteğini alarak yerel yönetimler üzerindeki vesayeti kaldırmak, belediyeleri özerk kuruluşlar haline getirmek amacıyla bir Yerel Yönetimler Bakanlığı kurulmasına kadar ileri bir noktaya varmış olsa da bu bakanlığın ömrü kısa sürmüş ve hemen sonra kaldırılmıştır. Ayrıca IV. Beş yıllık kalkınma planına yerel yönetim boyutunun getirilmesi ve birlikleşmesinin desteklenmesi yine bu dönemde olmuştur. Yine bu dönemde belediyecilik, yalnızca kentsel hizmet üretiminin ötesine geçerek, ülkenin demokratikleşmesine katkıda sağlayarak siyasal bilincin gelişmesini de sağlamıştır (Tekeli 1990: 47).
Bu döneme ilişkin bir diğer önemli not 1973 yerel seçimlerinde birçok büyük şehir de belediye başkanlıklarını kazanan CHP, İzmir dışında adı geçen şehirlerde (Ankara, İstanbul, İzmit, Adana) tüm adaylarını değiştirerek farklı adaylarla seçime gitmiş olmasıdır. Parti içi çekişmeler sonucu böyle bir uygulamaya gidildiği (Örsan Öymen 6 Kasım 1977: 9), bunun sonucu İzmit belediye başkanlığı seçiminin kaybedildiğiöne sürülmüştür. 1977 yerel yönetim seçimleri de daha önce yapılan 1963-1968-1973 yerel yönetim seçimleri gibi bir genel seçim havasına dönüştürülerek yerel yönetimlerin yöneticilerini seçmekten daha çok siyasal iktidar için bir güvenoyu, bir plebisit şekline dönüştürülmüştür.
III. SEÇİM ÖNCESİ ORTAM
1977 yerel seçimleri 5 Haziran 1977 ayında yapılan genel seçimlerinde 6 ay sonra, ülkenin hızla aşırı bir şiddet ortamına sürüklendiği bir süreçte yapılmıştır. 1973 yerel seçimleri sonucu oluşan siyasal tabloya bağlı olarak kurulan CHP-MSP koalisyonun kısa sürmesi neticesi kurulan I. MC hükümetiartan şiddet olaylarını engelleyemeyerek, fiilen 1980 Eylülüne uzanan olayların tohumları ekilmeye başlanmış ve ülke bir iç savaş halini almaya başlamıştır. Bu atmosferde yapılan 11 Aralık yerel yönetim seçimleri sokaktaki yurttaşı çok fazla ilgilendirmeyen ancak ülkenin içine girdiği siyasal iktidar sorununu çözmesi içinde hayli önem kazanan bir seçim olmuştur. Bu ve buna benzer nedenlerden dolayı Türk siyasal hayatının en düşük katılımlı seçimleri (% 56,8) olmuştur.
5 Haziran 1977 genel seçimleri sonucunda kurulan CHP azınlık hükümetinin güvenoyu alamaması merkez sağ ve merkez sol arasındaki iplerin iyice gerilerek kopma noktasına getirmiştir. 1973 genel seçimleri sonucunda yaşanan meclis başkanlığı seçimi krizi 1977 genel seçimleri sonucu da yaşanmış 5 aydan fazla süren görüşmeler sonucu TBMM 38. turda CHP Zonguldak Milletvekili eski AP’li Cahit Karakaş’ı Meclis Başkanlığına seçilmiştir.
CHP ve AP genel başkanlarının, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün, bazı işveren çevrelerinin ve bir kısım aydınların CHP-AP koalisyonunun kurulması fikrine 5 Haziran seçimleri sonrası hemen karşı çıkarak birbirlerini suçlamaları, sert içerikli mesajlarla tansiyonun yükselmesine, krizin derinleşmesine ve şiddet olaylarının orta okullara kadar inmesine neden olurken; bu olay siyasal vesosyal uzlaşmanın yolunu tıkayan önemli gelişmeler ve olaylar olarak tarihe geçmiştir. Bu durum aynı zamanda 1973 yerel seçimleri ile başlayan “yeni bir yerel yönetim anlayışının” dikkatlerden kaçmasına, gündemden düşmesine neden olarak yerel siyasetin demokratikleşmesi, yerel taleplerin merkeze ulaştırılması sorunlarının ileri bir tarihe ertelenmesine neden olmuştur. Aslında bu sadece yerel yönetimler için kaçan tarihi bir fırsat değil otoriter siyaset ve yönetim anlayışının demokratikleşmesi ve yaşanan krizin çözümünü de kolaylaştıracak önemli bir sosyal gelişmedir.
CHP yerel seçimlere iktidar olamamanın ve kendisini umut olarak görüp oy veren seçmenlerin sorunlarına, iktidar gelerek çözüm üretmenin sorunu ile girerken aynı zamanda büyük şehirlerde mevcut belediye başkanları parti içi mücadeleler sonucu yeniden aday yapılmamışlardır. Bu durum parti içinde ciddi rahatsızlıklara yol açarak İzmit’te başarılı hizmetler yapan Erol Köse’nin önseçimlerde genel merkezin adayına karşı kaybetmesi ile sorun daha da büyümüştür. Bu gelişmenin İzmit’teCHP’nin seçimi kaybetmesine neden olduğu ileri sürülmüştür. Bu durumu Ali Gevgili şöyle yorumlamıştır: “Türk toplumundaki yeni oluşumu” demokratik yerel yönetim kavramıyla somutlaştırmak isteyen belediye başkanları, yığınların değil ama sistemin temel mekanizmalarının önünde yenik düşürüldüler” diyerek çatışmanın gelenekselci toplumsal yapı ile yenilikçiler arasındaki mücadele olarak nitelendirmiştir (Gevgilili11 Kasım1977: 11).
1973 yerel seçimleri CHP için aynı zamanda iktidarın kapısını açacak anahtar olarak görülerek 1973’ten bu yana bir türlü tek başına iktidar olamayan CHP için, parti yöneticiler tarafından son fırsat olarak görülmektedir. CHP bu anlamda kendisine yönelen siyasal desteğin iktidar olunamadığı sürece çok uzun müddet devam etmeyeceğinin bilinciyle sağa karşı yoğun bir muhalefet ve propaganda ile yerel seçimlere iddialı bir biçimde hazırlanmıştır.
41’ler olayının ve 12 Mart askeri muhtırasının şokunu üzerinden atamayan, üstüne üstlük MSP ve MHP’nin oylarını bölmesiyle günden güne etkinliğini kaybeden Adalet Partisi 1973 yerel seçimleri ile iyi bir rüzgar yakalayan CHP karşısında 1977 yerel yönetim seçimlerini de pek iddialı olmamakla birlikte CHP ile arasındaki farkın açılmamasına çalıştığı gözlenmektedir. Bir yandan CHP ile koalisyona MSP ve MHP’ye karşı mevzi kaybetmemek solcularla koalisyon kurdu dedirtmemek için karşı çıkarken diğer yandan düşük oy oranları ile koalisyon ortağı olup hükümete giren MSP ve MHP’nin iktidar olanaklarından faydalanarak oy tabanlarını genişletmeleri AP’yi içinden çıkılmaz bir kısır döngü içine itmiştir. Bununla birlikte hem 1973 hem de 1977 genel ve yerel seçimlerinde AP’nin CHP’ye göre değişen ve farklılaşan toplumsal yapıyı iyi analiz edemediği ve toplumu dalgalandıracak yeni projeler üretemediği ve umut veremediği AP’nin bir diğer bir eksikliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca I. MC hükümetine karşı yürütülen siyasal ve sosyal muhalefet AP’ye karşı olumsuz bir tavrın gelişmesine neden olurken bu aynı zamanda AP’nin parti içi sorunlaryaşamasına ve oy kaybetmesine neden olmuştur.
Türk Siyasal hayatında I. MC hükümeti ile yerlerini sağlamlaştıran MSP ve MHP ise yerel seçimlerine daha umutlu bir biçimde girdikleri müşahede edilirken; MSP, MHP kadar rahat olmamakla birlikte AP tarafından oy almaya ve oy tabanını genişletmeye devam ettiği gözlenmektedir.
IV. SİYASAL PARTİLER ve PROPAGANDA
ADALET PARTİSİ
1973 seçimlerinden 1977 seçimlerine gelinceye değin CHP karşısında oy kaybetmeye devam eden veAkyol’un deyimiyle kendisini yenilemeyen, 20 yıl önceki DP’nin siyaset anlayışı ile iktidara talip olan AP’nin CHP karşısında 5 Haziran genel seçimlerinden sonra yerel seçimlerde de oy kaybetmeye devam etmesi mukadder gözükmektedir. AP’nin 1973 genel seçimlerine göre (% 29.8), 1977 genel seçimlerinde oylarını arttırmakla birlikte (% 39.9), MC deneyiminin de etkisiyle CHP karşısında siyasal ve toplumsal desteğini artıramadığı gözlenmektedir.
CHP’nin yerel seçimleri bir genel seçim havasına dönüştürme stratejisine rağmen AP 1973 yerel seçimlerinde olduğu gibi 1977 yerel seçimleri öncesi siyasal panoramanın aleyhine bir durum arzetmesi nedeniyle tüm kampanya dönemi süresince yerel seçimlerle-genel seçimlerin ayrı ve farklı seçimler olduğunu yerel seçim sonuçlarının yeni bir hükümetin kurulmasına yada yeni şartlar oluşmasının iktidar arayışlarına yol açmayacağını öne sürerek yerel seçimleri genel seçim havasına sokmak isteyen CHP’ye karşı yoğun bir propaganda faaliyeti içinde olmuştur.
AP yerel yönetim seçimleri için ayrı bir seçim beyannamesi hazırlamayarak genel seçimler için hazırlanan seçim bildirgesini ve daha çok radyo konuşmalarını kullanmayı tercih etmiştir. AP bazı illerde ön seçim yaparken bazı illerde merkez yoklaması ile adaylarını belirlemiştir. AP genel başkanı CHP genel başkanına nazaran daha az meydan mitingi ve seçim gezisi düzenlemiştir.
AP temel strateji olarak yerel yönetim seçimlerinin iktidar durumuna katkı sağlamayacağını ve oyların bölünmemesini öne sürerek CHP’nin düzen değişikliği programının ülkede anarşi ve terörü azdırdığını, ülkenin sola teslim edilmeyeceğini ısrarla işleyerek, milliyetçileri AP çatısı altında toplanmaya çağırmıştır.
AP’nin yerel seçimlerle ilgili başvurduğu bir diğer yöntem, yükselen CHP oylarına ve Bülent Ecevit karizmasına karşı seçim yarışının söz konusu yörenin belediye başkan adayları arasında geçtiğini dikkatleri çekerek mücadeleyi daha lokal düzeye çekip kendi adaylarının albenisini kullanarak adaylar üzerinden bir kampanya yürütmeyi tercih etmiş gözükmektedir.
Siyasal ve toplumsal şartların lehlerine olmadığını gören AP’liler bir yönden 11 Aralık seçimlerinin iktidarı tayin edemeyeceğini bunun bir yerel seçim olduğunu öne sürerken konuşmalarında ekseriyetle, 1971 muhtırası ile başlayan ve MC hükümetleri ile devam eden süreci anlatarak partilerinin nasıl güç ve zor bir işin içine girdiğini, hükümet bunalımlarını, rejim bunalımına dönüştürmeden ülkeyi seçim sandığının başına getirdiğini artan şiddet olaylarının yanında partilerinin ülkedeki geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığı ile mücadele ettiği gibi genel sorunlar üzerinde durarak çelişkili bir durumun oluşmasına neden olmuşlardır. Özellikle AP Genel başkanı Süleyman Demirel’in 5 Aralık 1977 günü radyo konuşması bu konuda çok açık bir belge niteliğindedir. Demirel, CHP’nin iktidar hırsı içinde olduğunu bu amaçla her yola başvurduğunu öne sürerek, CHP’nin halkın iradesine rağmen, bir azınlık hükümeti kurmasını halka inançsızlıktan ve “halka rağmen halkçılık” politikasının bir sonucu olduğunu belirtmiştir (AP Seçim Konuşmaları 1977: 3-10).
AP’nin İstanbul Belediye Başkan Adayı Aziz Gümüş’ün Propaganda Çalışmaları
İstanbul’da büyük iddiası olmamasına rağmen mevcut oylarını kaybetmemek için iddialı, karizmatik bir adayla İstanbul seçimlerine girmek isteyen AP belediye başkanlığı için eski belediye başkanı Fahri Atabeyi, eski il başkanı Faruk Ilgaz’ı, daha sonra Sadık Şideyi düşünmüş, en sonunda Seka Eski Genel Müdürü Aziz Gümüş’te karar kılmıştır (Donat, 10 Kasım 77: 4).
1973 seçimlerinde AP adayı ile CHP adayı arasındaki oy farkı AP’yi birçok şehirde olduğu gibi İstanbul’da da CHP karşısında, AP ye pek şans tanınmamasına neden oluyordu. Ancak AP idare kurulu birçok popüler aday arasından AP kurucularından deneyimli bürokrat Aziz Gümüş’le İstanbul’da CHP karşısına çıkmayı uygun görmüştü. AP İstanbul’da seçim stratejisini “yükselen değer olan” CHP’ye karşı değil CHP adayına karşı yürütülecek propaganda üzerine oturtmuştu. AP’nin İstanbul seçimlerinde en çok güvendiği gelişme CHP içindeki hizip tartışmaları ile başlayan ve parti içinde şiddetli çekişmelere neden olan parti içi mücadele idi. Bu maksatla devamlı adaylarının kişisel özelliklerini öne çıkararak ne kadar başarılı ve değerli birisi olduğu konusu üzerinde durarak aday kampanyasını yürütüyorlardı.
Aziz Gümüş basın toplantılarında ve açık hava mitinglerinde CHP’li belediye başkanı Ahmet İsvan’ın belediye kadrolarına CHP’li partizanları yerleştirdiğini öne sürerek başkan seçildiğinde bu tür uygulamalara son vereceğini ve tüm İstanbulluların başkanı olacağını belirterek vatandaşlardan oy istemektedir. Radyo konuşmalarının ikinci gününde partisi adına konuşan Aziz Gümüş, Ahmet İsvan’ın çok kötü bir belediye başkanı olduğunu CHP’nin yeni adayı Aytekin Kotil’inde aynı ekibin bir parçası olduğunu bu nedenle şehri bakımsızlığa ve sahipsizliğe terkeden CHP’nin başkanlığına son verilmesini öne sürerek hatta bu görüşlere CHP’lilerin de katıldığını iddia ederek, yeni aday Kotil’in, eski başkan İsvan’dan farkı olmadığını iddia etmiştir.
Aziz Gümüş Radyo Konuşmasında ( 6 Aralık 1977): Sloganının; siyaset için değil, hizmet için belediye.Programının, partizanlık değil, vatandaşlara hizmet için belediye olduğunu, Prensibinin, dürüst, yapıcı, adil bir yönetim olduğunu İstanbul’un her türlü sorununu bildiğini geçmişte yaptıkları hizmetlerin en önemli referansı olduğunu öne sürerek, “Hizmet, Adalet ve Haysiyet adamı” olarak göreve talip olduğunu ve İstanbulluların oylarını isterken, tüm şehre ayrım yapmadan hizmet götüreceğini belirtmiştir.
Gümüş İstanbul halkının kendisine görev verdikleri takdirde yapacaklarınışu başlıklar altında anlatmıştır:
Evvela İstanbul belediyesinden partizanlık kovulacaktır, İstanbul içinde yaşadığı pislikten ve çöplükten kurtarılacaktır, Çarşıda, pazarda ucuzluk hakim kılınacaktır, Ulaşım ve trafik sorunu kökünden çözülecektir, Metro’nun temeli muhakkak atılacaktır, İkinci Boğaziçi köprüsü yapılacaktır, Gecekondularda daha yaşanabilir bir ortam hazırlanacaktır, Tanzim satış mağazaları gecekondu bölgeleri başta olmak üzere yaygınlaştırılacaktır, Parklara ve yeşil alanlara daha fazla önem verilerek sahil ayrı bir düzenlemeye tabii tutulacaktır, Sağlık ve Spor tesisleri yaygınlaştırılacaktır, Dolmabahçe stadı genişletilerek 100 bin kişilik stad haline getirilecektir, Su’ların devamlı akması temin edilecektir, Yer altı ve yerüstü otoparkları kurulacaktır, İstanbul’un fetheden Fatih Sultan Mehmet’in anıtı uygun bir yere dikilecektir.
Tüm bu projelerin finansmanı için, Dünya Bankası gibi dış finansman kaynakları ile temasa geçilip kaynak bulunacaktır. Gümüş’ün programına dikkat edildiğinde 1973 yılından 1977 yılına gelinceye değin sorunların ve bu sorunları çözmek için önerilen projelerin pek değişmediği ve hemen-hemen aynı olduğu görülmektedir.
AP’nin Ankara Belediye Başkan Adayı Vedat Ali Özkan’ın Propaganda çalışmaları
AP Ankara Belediye başkan adayı bakanlığı döneminde hastanelere yaptığı şok baskınlar nedeniyle ismi “Jet bakana” çıkmış olan eski sağlık bakanı Dr. Vedat Ali Özkan’dır.
Ankara’da CHP’li seçmenlerin memnun olduğu ancak parti içi mücadeleler sonucu aday yapılmayanVedat Dalokay, Ali Dinçer mücadelesinden başkanlık çıkarmak isteyen AP seçim kampanyasına çok hızlı girmiş olmasına rağmen başkan adayları Vedat Ali Özkan seçimlere bir hafta kala 4 Aralık günü propaganda çalışmaları esnasında bir kalp krizi geçirerek vefat etmiştir. Bunun üzerine AP, YSK’na yeni bir aday göstermek için başvuruda bulunmuşsa da bu başvuru kabul edilmemiştir. Bu gelişme üzerine AP Ankara’da seçmenlere Vedat Ali Özkan adına oy kullanmalarını isteyerek Özkan’ın kazanması durumunda seçimlerin tekrarlanmasını hesaplayarak CHP adayı Ali Dinçer’i mağlup etmek istemişse de bu temennigerçekleşmemiş ve AP adaysız girdiği seçimleri kaybetmiştir.
AP’nin İzmir Belediye Başkan Adayı Şinasi Ertan’ın Propaganda Çalışmaları
AP’nin efsane belediye başkanlarından İzmir’de üst-üste iki dönem (1963, 1968) belediye başkanlığı yapan Osman Kibar’ın 1973 seçimlerinde CHP adayı İhsan Alyanak’a kaybetmesi üzerine 1977’seçimlerinderövanşı almak isteyen AP İzmir belediye başkanlığı seçimlerine diğer büyük şehirlerden çok daha fazla asılmış ve aslındaen ciddi mücadelesini bu ilde yapmıştır.
Daha önce ifade edildiği gibi Ertan’da İzmir’de seçim kampanyasını tamamen CHP adayı İhsan Alyanak’ın kişiliği ve icraatları üzerine oturtarak sonuç elde etmek istemiş ve sağ oyları toplayarak başkanlığı kazanabileceğini öne sürmüştür.
İzmirlilerin kendisini başkan seçmeleri halinde projelerini açıklayan Şinasi Ertan, şu konular üzerinde durmuştur: Tüketicinin korunması ve pahalılıkla mücadele, Çöp sorunu ve şehrin temizliği, Şehir içi taşıma hizmetleri ve trafik sorunu, Kanalizasyon ve alt yapı sorunlarının çözümü, Gecekondu sorunun çözümü, Su sorununun halledilmesi, Elektrik ve Havagazı sorunun çözümü, Belediye hizmetlerinin halkın ayağına götürülmesi, Parklar ve çocuk oyun alanlarının arttırılması, Sosyal hizmetler ve yardımlar, Metro’nun temelinin atılması, Yeni çevre yolu, alt ve üst geçitlerin yapılması, Körfezin temizlenmesi vb. gibi.
İzmir’de iddialı bir seçim kampanyası yürüten Şinasi Ertan büyük medya desteğini ve sağ oyları arkasına alarakpropaganda çalışmalarını seçim gecesine kadar devam ettirmiştir. Seçimlerden sonra sonuçları değerlendiren Ertan 1973 seçimlerinde 50 bin olanoy farkının kendisiyle birlikte 23 bine indiğini belirterek başarılı olduğunu iddia etmiştir.
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Yapılan taramalarda yerel seçimlere ilişkin olarak CHP’nin ayrı bir beyannamesi yada bildirgesine ulaşılmamıştır. Yapılan değerlendirmeler, başta partinin radyo konuşmaları ve gazete taramalarına dayanmaktadır.
29 Kasım Tarihli Milliyet Gazetesinde CHP’nin bir seçim bildirgesi hazırladığını ve kamuoyuna açıkladığın belirterek, bildirgede CHP’nin belediyecilik anlayışının halkçılık, demokrasi, üreticilik, kaynak yaratıcılık, birlikçilik ve bütüncülük ilkelerine dayandığı kaydedilerek bu ilkeler uyarıca yapılacak işler başlıklar şu şekilde sıralanmıştır: belediyelerin gelir sağlama yetki ve olanakları yasalarla genişletilecek, arsa değerlerindeki spekülatif artışlar engellenecek, kararlar geniş halk kitlelerine dayanılarak alınacak, yerel kurullar oluşturulacak, kent içi ulaşımı rahatlatacak toplu taşıma araçlarına öncelik verilerek halkın ucuz ve güvenli ulaşımı sağlanacak, tüketim maddelerindeki aşırı fiyat artışlarını önleyecek sıkı kontrol ve denetimler yapılacak, çevre sağlığına öncelik verilecek, toplu konut yapımı yaygınlaştırılacaktır, çalışananneler için çocuk yuvalarını sayısı artırılacaktır, bakımı gerekli yaşlı ve kimsesizleriçin tüm sağlık ve bakım ve sosyal gereksinmelerini karşılayan toplu yerleşim yerleri yapılacaktır.
1977 genel seçimlerine iktidar olmak umudu ile giren ancak seçimlerden birinci parti olarak çıkmasına rağmen tek başına iktidar olmak için 12 milletvekili eksiği olan CHP seçim sonrası bir azınlık hükümeti kurmuş ancak AP, MSP ve MHP’nin blok olarak hareket etmesi karşısında güvenoyu alamamıştır. CHP azınlık hükümetiningüvenoyu alamaması sonucu AP-MSP-MHP koalisyon hükümeti kurulmuştur. Bu gelişmeler CHP’yi iktidarda görmek isteyen kitlelerin partiden soğumalarına ve toplumsal muhalefetin yavaş-yavaş CHP’den farklı partilere yönelmesine neden olmuş, 11 Aralık yerel seçimleri CHP’nin iktidara gelmesi için son şanslardan biri olarak değerlendirilmiştir (Birikim, Nisan 1977: 4).
AP’nin 1970 yılında 41’ler olayı ile parçalanmasının yanından MHP’nin milliyetçi oyları, MSP’ninislamcılarınoylarını toplamasına ve merkez sağ mozayiğinin parçalanmasına ilave olarak AP’nin kendini yenileyememesi ve DP’nin gölgesinden kurtulamaması CHP’yi siyasi arenadanbir anlamda yalnız bırakmış ve CHP çok partili hayata geçildikten sonra en yüksek oyunu almıştır.
MC hükümetinin başarısızlığı ve toplumsal muhalefetin CHP yönelmesi, partiyi umut haline getirirken bu dönemde CHP’nin büyük bir aydın ve kamuoyu desteğine sahip olduğu ve popülaritesinin AP’ye göre hayli yüksek olduğu gözlenmektedir.
Bu dönemde yaşanan belediyecilik deneyimi öylesine zengindir ki daha sonra hayli tartışılacak olan “belediyecilik sosyal demokratların işidir” yargısının1973 yerel seçimleri pratiğiile ortaya çıkmıştır. 1973 seçimleri ile “siyasallaşan belediyeler” ilk defa bir muhalefet partisinin eline geçmiş bu durum CHP’li belediyeleri kaynak bulmak konusunda önemli sıkıntılarla başbaşa kalmasına neden olmuştur. Özellikle büyük şehirlerde AP’ye karşı ezici bir üstünlük sağlayan CHP bu başarısını 1977 seçimlerinde de devam ettirmek isterken seçimler yaklaştıkçaparti için mücadeleler sonucu huzursuzluklar ve kırgınlıklar ortaya çıkmıştır. Özellikle İstanbul, Ankara, İzmit ve Adana’da CHP’li mevcut belediye başkanlarının yerine genel merkez tarafından ön seçim yapılması uygun görülerek Ankara’nın müdahalesi sonucu bu illerde yeni adaylarla seçime gidilmesi kararlaştırılmıştır. Bu durum farklı uygulamaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Örneğin Mersin’de parti teşkilatı Kaya Mutlu’nun adaylığına karşı çıkarken CHP’li seçmenler Kaya Mutlu’nun adaylığını desteklemekte olup genel merkez teşkilat yerine partili seçmenleri dinlemeyi uygun görmüştür. Aynı genel merkez Ankara ve İzmit’te partililerin istediği Erol Köse’yi ve Vedat Dalokay’ı aday yapmamıştır (Donat 10 Kasım 1977: 4). İzmit’e bu durum belediyenin AP’ye geçmesine neden olurken başarılı belediye başkanı Erol Köse parti içi mücadeleler sonucu yeniden aday yapılmamıştır. Bu konuda özellikleTuran Güneş’in Köse’yi istemediği kulislerde konuşulmuş olmakla birlikte taraflarca doğrulanmamakla birlikte tekzipte edilmemiştir.
Diğer partilerde radyo konuşmalarını genel başkan dışında parti yöneticileri ve başkan adayları tarafından dayapılırken CHP’de tüm konuşmaları genel başkan Bülent Ecevit yapmıştır. CHP’de seçim stratejisi kişileri yada bir partiyi doğrudan hedef almak yerine ülkeyi “krizi ortamını” sürükleyerek şiddete pirim veren MC hükümetlerini eleştirerek bu duruma neden olan zihniyeti vepartileri halka şikayet ederek cephe hükümetlerinin ülkeyi iki yıl gibi kısa bir süredeşiddetli polarizasyon ortamına soktuğunu öne sürmüştür.
Dönemin fotoğrafını göstermesi bakımından Feroz Ahmad’ın yaptığı analiz ülkenin içinde bulunduğu şartları bakımından çok ilginçtir. Ahmad analizinde özetle şu yorumu yapmaktadır. “1970’li yıllarda siyasal şiddet Türkiye’nin siyasal hayatında bir olgu haline gelmiş, genel seçimler yaklaştığında şiddetin temposu ve yoğunluğu keskin biçimde artarak, genel başkanlara saldırı noktasına gelmiştir. Terör öylesine artmış ve pervasızlaşmıştır ki seçimlerden tamı tamamına otuz beş gün önceki 1 Mayıs kutlamalarında meydana çıkan olaylar sonucu İstanbul Taksim meydanında 36 kişi hayatını kaybetmiştir. Genel seçimlerde bir partinin tek başına iktidar olamaması, seçimlerden sonra güçlü hükümet beklentilerini hayal kırıklığına uğratmış, seçim sonuçları ile ilgili değerlendirilmesi sorulan bir emekli albay yorumunda seçim sonrası kurulan Ecevit hükümeti güvenoyu alamazsa Allah Türkiye’nin yardımcısı olsun demiştir. Gerçekten bu yorum bütün gerçekliği ile ortaya çıkarak Cumhuriyet tarihinin en karanlık dönemlerinden biri yaşanmıştır (Ahmad 1995 : 236-238).
5 Haziran seçimleri sonrası CHP’nin bir azınlık hükümeti kurup güvenoyu alamaması ile yeniden AP önderliğinde kurulan II. MC hükumeti ile Türkiye yeniden cinayet ve ölüm haberleri ile girmiştir. Bu bağlamda CHP 1973 yerel seçimlerinde olduğu gibi 11 Aralık yerel yönetim seçimlerini de iktidar değişikliğine yol açacak bir güven oylaması olarak görüp, seçimleri yerel seçim atmosferinden çıkarıp genel seçim havasına sokmaya çalışmıştır. Bu anlamda CHP genel başkanı ve yöneticileri radyo konuşmaları ve mitinglerde yerel yönetimlerin sorunlarından daha çok genel sorunları kapsayan konuşmalar yapmışlardır. Hatta o kadar ki yerel seçim konuşmaları ile genel seçim konuşmaları hemen- hemen aynı nitelik ve içerikte konuşmalar olarak karşımıza çıkmaktadır. CHP 11 Aralık yerel seçimlerini, siyasal sonuçları bakımından bir iktidar değişikliğine yol açabilecek nitelikte görmekte ve bu açıdan genel seçimlere eşdeğer olarak tutmaktadır (CHP Mahalli Seçim Radyo Konuşmaları 1977: 3-13).
İşte CHP’nin seçim stratejisi tam bu ana tema üzerine oturtularak tüm kampanya bu doğrultuda yürütülmeye çalışılmıştır. Bu noktada 11 Aralık yerel yönetim seçimleri Bülent Ecevit tarafından Türkiye’nin tutarlı ve bir iktidara ulaşmak için 5 Haziran seçimlerinde eksik kalan tablonun 11 Aralık yerel seçimleri tamamlanacağı bir seçim olarak nitelendirilmiştir.
İlginçtir ki 6 gün süren radyo konuşmalarında CHP lideri Bülent Ecevit, terör, ekonomi, geçim sıkıntısı, hayat pahalılığı, demokratikleşme, laiklik, dış politika, Kıbrıs, Türkiye modernleşmesi, CHP tarihi,...gibi sorunlar ve konular üzerinde dururken 1973 yerel yönetim seçimleri ile başlayan ve “yeni belediyecilik akımı” olarak kavramsallaştırılan harekete ilişkin hemen hiç konuşmamıştır. Bu durum CHP’nin 11 Aralık yerel seçimlerini bir genel seçim noktasında görmesiyle açıklanabileceği gibi, yeni belediyecilik hareketinin CHP genel merkezince pek algılanamadığı yada pek önemsenmediği anlamına da gelebilir.
Aslında bu yargı yalnız CHP için değil her ne kadar CHP’li belediyeler tarafından başlatılmış olsa da eleştirmek yada katılmak anlamında AP ve diğer partilerce de pek değerlendirilmemiş ve sürekli genel sorunlar üzerinde durulmuştur. Bir önceki raporda ifade edildiği gibi bu durum ülkenin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal konjoktörün tesiri ile “aşırı siyasallaşma sonucu” yerel sorunların gündeme gelmesine engel olurken, ayrıca yerel yönetimlerin hak ettiği önemin hala anlaşılmamış olmasıyla da ilgili olabilir. Ancak hemen belirtmek gerekmektedir ki 1960 yıllara nazaran yerel yönetimler olgusu yoğun biçimde ülke gündemine girmiş olmakla birliktehak ettiği öneme ve konuma ulaşamamıştır.
CHP Ankara Belediye Başkan Adayı Ali Dinçer’in Propaganda Çalışmaları
CHP içindeki hesaplaşmalar sonucu mevcut belediye başkanı Vedat Dalokay yeniden aday yapılmayarak daha doğrusu yapılan önseçimlerde genel merkezin desteklediği Ali Dinçer karşısında seçimleri kaybederek Ankaralıların istemesine rağmen yeniden aday olamamıştır.
CHP Ankara belediye başkan adayı Ali Dinçer aslen Balkan göçmeni olup ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümünü bitirmiştir. Serbest çalışmakta olan Dinçer, 1975 yılında Çankaya ilçe başkanı, 5 Mayıs 1977’de de Ankara il başkanı olmuştur. Genel merkezin desteğini ve güvenini arkasına alan Dinçer, önseçimlerde popülaritesi yüksek, karizmatikrakibi Vedat Dalokay’ı mağlup etmiştir.
1977 yerel seçimlerinde birçok büyük şehirde parti içi kırgınlıklar ve mücadeleler bir kenara konursa CHP’nin belediye başkanlığını kazanamayacağı il yok gibidir. Bu anlamda aday aslında çokta önemli değildir. Bunun tek istisnası İzmit örneği olmuştur. İzmit’te haksız biçimde parti içimücadeleler sonucu Erol Köse önseçimleri kaybetmiştir. Erol Köse yeni belediyecilik hareketinin teorisyenlerinden biri olduğu halde“boğulan yerel kahramanlar” arasında yerini almıştır. Bir anlam da dört yıl önce AP’ye karşı yapılan yerel seçim mücadelesi bu defa CHP’nin kendiiçinde cereyan etmiş, öyle ki sonunda gelenekçi kesim dört yıl önceki kahramanlarını İzmit, Ankara, İstanbul ve Adana’da kendi elleriyle boğmuştur (Ali Gevgilili 11 Kasım 1977: 11).
Bu bağlamda CHP’nin il düzeyinde yaptığı seçim çalışmaları, karşısında kendisini zorlayacak rakipler olmadığı için propaganda çalışmaları daha rahat ve adaydan bağımsız olarak partinin rüzgarı ve genel başkanın karizması ile yapılmıştır. Bu genel tavır Ankara’da da değişmeyerek adaydan çok genel başkan Bülent Ecevit’in işareti daha fazla önemli olmuştur.
Belediyeden devlet dairesi havasını kaldırmak istediğini, belediyeyi üretken hale getireceğini, gelirlerin arttıracağını, yöneten- yönetilen ilişkisini kaldıracağını ve “belediyeyi halkla – örgütle birlikte yöneteceğini” söyleyen (Mehmet Kemal,27 Kasım 1977: 5) Ali Dinçer diğer partilerin adayları ile mücadele etmekten daha çok kendisinin de Vedat Dalokay kadar iyi hizmetler edeceğine Ankaralıları ikna etmeyi yeğlemiştir.
CHP İstanbul Belediye Başkan Adayı Aytekin Kotil’in Propaganda Çalışmaları
1973 Yerel seçimlerinde genel merkezin ataması ile gelen Ahmet İsvan karşısında feragat eden ve il başkanlığı görevine devam eden Aytekin Kotil, parti örgütü ile sıcak ilişkiler kuramayan ve genel merkezle arasında yaşanan sorunlar sonucu Ankara’nın desteğini kaybeden Ahmet İsvan ön seçim mücadelesinde genel merkezin desteklediği Aytekin Kotil karşısında mağlup olmuştur. Ön seçim mücadelesindengalip çıkan Aytekin Kotilaslen Rize’li olup orta öğrenimini İstanbul’da tamamlamış, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirip serbest avukatlık yapmaya başlamıştır. Particiliğe küçük yaşlarda başlayan Kotil, İstanbul il başkanı Ali Topuz’un 1973 genel seçimlerinde milletvekili olması sonucu il başkanlığı görevine getirilmiştir. Belediye başkanlığı için yapılan önseçimi, mevcut belediye başkanı popülaritesi yüksek Ahmet İsvan’ı mağlup ederek kazanan Kotil parti içinde daha çok örgütçülüğü ile tanınmakta ve bilinmektedir.
Kampanyasını “ulaşılabilir, sözden çok hizmet üreten başkan ” imajı üzerine oturtan Kotil İstanbul’a ve belediyeciliğe ilişkin projelerini şu başlıklar altında sıralamıştır (Mehmet Kemal, 29 Kasım 1977: 2): İstanbul bugün içinden çıkılmaz sorunlarla başbaşadır. Bu sorunlarla ilgili acil tedbirler alınması icap etmektedir. Bu bağlamda öncelikle halkın en çok şikayet ettiği çöp ve temizlik sorunu üzerinde durularak bu sorun kökünden çözülecektir. Kotil çöp sorununa ilişkin olarak ayrıca büyük işyeri çöplerinin ücret karşılığı alınacağını açıklamaktadır.
Ulaşım sorunu İstanbul için başlı başına bir sorun haline gelmiştir . Ciddi çözümler getirilmediği takdirde birkaç yıl içinde İstanbul’da bir yerden başka bir yere ulaşmak mümkün olmayacaktır. Toplu taşımaya öncelik verilecek hafif metro sistemi muhakkak kurulacaktır. Trafikteki tıkanmaları çözmek için alt ve üst geçitler yapılacaktır.
İstanbul’daki hayat pahalılığının önlenmesi polisiye tedbirlerle mümkün değildir. Ancak sıkı denetimlerle ve tarla ile pazar arasındaki engelleri kaldırmakla mümkündür. Pazar yerleri yeniden düzenlenerek ve planlı bir şekle getirilerek vatandaşların daha kolay hizmet almaları sağlanacaktır. İstanbul halkı denizden ve kıyılardan yeterince faydalanamamaktadır. Sahilde bulunan kaçak yapılan kesinlikle ortadan kaldırılacak ve buralar İstanbul halkının hizmetine sunulacaktır. İstanbul’un pis su kanallarının denize boşaltılmasını engellenerek, alt yapı yatırımlarına öncelik verilecektir.
Kotil kendisini ile mülakat yapan Mehmet Kemal’e “biz söz söylemekten çok, hizmetlere yöneleceğiz.” diyerek kendi yönetimlerindeki belediyenin laf üretmekten çok iş üreteceği ve halkçı belediye yönetimini gerçekleştireceklerini belirtmiştir.
Kotil CHP’li belediye başkan adayları içinde seçimlere en rahat giren adaylardan biridir. 1973 seçimlerinde CHP aldığı yüksek oy oranı, geçen süre içinde iktidarda bulunan MC hükümetlerine karşı oluşan hoşnutsuzluk ve CHP’nin bir umut olarak görülmesi, belediye başkanlığını yürüten İsvan’ın yoğun kaynak sıkıntısına rağmen başarılı hizmetler yapması, diğer partilerin popüleritesi yüksek ve karizmatik adaylarının olmayışı ve bu partinin İstanbul’da hepsinin birleşmesi durumunda dahi belediye başkanlığını kazanabilecek bir oy oranına sahip olmayışı, CHP’nin programının ve söyleminin özellikle İstanbul özelinde sosyolojik bir tabana tekabül etmesi İstanbul belediye başkanlığı seçimlerinde Aytekin Kotil’i daha doğrusu CHP’yi rakipsizkılmakta ve yüksek bir oy oranıile belediye başkanlığının kazanılacağını göstermektedir.
CHP İzmir Belediye Başkan Adayı İhsan Alyanak’ın Propaganda Çalışmaları
1973 seçimlerinde AP’li efsane belediye başkanı Osman Kibar’ı mağlup ederek belediye başkanlığını kazanan İhsan Alyanak, büyük şehirlerde adaylığını muhafaza ettiren tek belediye başkan adayı olmuştur. 1973 genel seçimleri öncesi pek tanınmayan, kamuoyunda, İsvan ve Dalokay kadar bilinmeyen Alyanak ismini ilk defa Osman Kibar’ı açık ara mağlup etmesi ile duyurmuştur.
İstanbul ve Ankara gibi İzmir’de de CHP başkan adayı kesin favori olarak seçime girerken AP’nin bu şehirler içinde en çok yüklendiği ve yoğun propaganda yaptığı şehir İzmir’dir. İzmir’de AP’nin oyunun diğer şehirlere nazaran nispeten yüksek olması, başkan adayı Şinasi Ertan’ın tanınan ve bilinen bir kişi olması ayrıca MHP ve MSP’nin de AP adayına destek verecek olması Ertan’ı ümitlendirirken, CHP tüm ülkede yakaladığı rüzgar ve İzmir’de sıkı bir tabanın olması ibrenin Alyanak’tan yana dönmesini sağlamıştır.
Yeniden başkan seçildiğinde hizmetlerine kaldığı yerden devam edeceğini söyleyen Alyanak, pragmatik üslubu ve genel merkeze yakınlığı ile bilinmektedir.
MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ
5 Haziran genel seçimlerinde oyunu %3.4’ten %6.4’e çıkaran MHP bu seçimlerden en karlı çıkan parti olmuş 3 milletvekili olmasına rağmen kurulan MC hükümetlerinde biri başbakan yardımcılığı olmak üzere 3 bakanlık elde ederek koalisyonda önemli bir etkinlik elde etmiştir. Bu etkinliği, örgütlenmedeki başarısı ve kadrolarını bürokrasiye yerleştirmedeki başarısı ile oy oranını ve milletvekili sayısını yükselten MHP özellikle İç Anadolu bölgesinde yoğun bir ilgi görmüştür. MHP 3 olan milletvekili sayısını 1977 seçimleri ile 16’ya çıkartmıştır.
1977 yerel seçimlerinde çok fazla iddialı olmayan ve Yozgat, Çankırı, Elazığ, Erzincan, Erzurum gibi 5 ilin belediye başkanlığını kazanmak isteyen MHP gece gündüz bu 5 ilde çalışmalarını yoğun bir biçimde sürdürme kararı almıştır. Diğer şehirlerde genel merkezce kamuoyuna deklare edilmese de AP’li adayların desteklenmesi öne çıkan bir fikir olarak gazetelere yansımıştır (Yavuz Donat 12 Kasım 1977: 4). O kadar ki 6 gün süren radyo konuşmalarının iki gününde genel başkan Alpaslan Türkeş konuşurken diğer dört günde ise Elazığ belediye başkan adayı Behçet Susmaz, Erzincan Belediye başkan adayı Adnan Ercan, Yozgat Belediye başkan adayı Yaşar Erbaz ve Erzurum Belediye başkan adayı Yusuf Seyrek seçmenlerine hitap etmişlerdir.
Radyo konuşmalarında MHP genel başkanı Alparslan Türkeş, 11 Aralıkta yapılacak yerel yönetim seçimlerinin meclisin durumunu ve iktidarı etkilemeyeceğini söylemekle birlikte, ülkenin içinde bulunduğu şartların bu seçimin önemini artırdığını ve seçim sonuçlarının siyasal hayatı etkilemegücüne sahip olduğuna dikkatleri çekmektedir. Türkeş konuşmasında yerel seçimlerin, genel seçim niteliği kazanmasına işaret ettikten sonra konuşmasına bu bağlamda devam ederek gecekondu sorunu, altyapısı, belediye iştirakleri, su, ulaşım, trafik sorunu gibi yerel sorunlardan daha çok terör, hayat pahalılığı, komünizm tehlikesi, yasadışı örgütler vb. gibi sorunlar üzerinde durmayı tercih etmiştir. Ülkede istikrarın ve huzurun sağlanması için vatandaşların oylarını MHP’ye vermelerini istemiştir (MHP 1977 Mahalli Seçim Radyo Konuşmaları : 3-9).
Partileri adına konuşan belediye başkanları ise konuşmalarında öncelikle bir genel değerlendirme yaptıktan sonra yörelerinin sorunlarından bahsedip bu sorunlara karşı projelerini ve tedbirlerini anlatarak hemşehrilerinden mücadeleleri için destek istemişlerdir. Bu konuşmalarda ortaya çıkan temel sorunlar şu başlıklar altında karşımıza çıkmaktadır: Konut ve gecekondu sorunu, Altyapı ve imar hizmetleri, Pahalılık sorunu, Yeşil alan, park ve bahçelerin artırılması, Su sorunu, Belediyenin araç parkının genişletilmesi gibi sorunlar üzerinde durmuşlardır.
1977 yerel seçimlerinde taranan gazeteler arasında MHP’ye çok az yer almıştır. Hatta o kadar ki taranan gazeteler için de MHP’ye en çok yer veren Tercüman Gazetesinde dahi bu partinin üç büyük ildeki başkan adaylarının ismi dahi geçmemektedir.
MİLLİ SELAMET PARTİSİ
1977 Genel seçilerinde 1973 genel seçimlerine göre %11,8’den %8,6’ya düşerek %3,2 oranında bir kayıp yaşayan MSP, bu dönemde 1973 yerel seçimleri sonrası kısa süreli bir CHP – MSP koalisyonuna girmiş, koalisyon hükumeti döneminde yapılan 1974 Kıbrıs Harekatı ile inisiyatifin CHP’nin eline geçtiğini görerek daha fazla “mevzii kaybetmemek” için koalisyonu bozmak maksadıyla, hükumeti güç durumlara sokmaya başlamış bunun üzerine CHP erken seçim ümidiyle CHP – MSP koalisyonunu bozarak muhalefete geçmiştir. Böyle bir erken seçimde CHP’nin büyük bir oy patlaması yapıp tek başına iktidara geleceğinden korkan AP, MSP ve MHP bir sağ koalisyon oluşturarak CHP’nin bu stratejisini boşa çıkartmışlardır.
1974 – 1977 yılları arasında iktidar olan bu partiler özellikle MSP’nin ve onun genel başkanı Necmettin Erbakan’ın uyumsuz tavrı ve oluşturulan cephe sonucu kamuoyundan yoğun tepkiler almış, ülke büyük krize ve istikrarsızlık ortamına sürüklenmiştir. 1977 yerel yönetim seçimlerinde, yapılan taramalarda MSP’nin seçim bildirgesine yada beyannamesine rastlanılamamış gazetelere yansıyan haberler ve demeçleri ile değerlendirilmeye çalışılmıştır.
Söylemini daha çok din olgusu üzerine oturtan MSP kendisi dışındaki diğer partileri Amerikancılıkla ve yabancı hayrancılığı ile suçlarken Türkiye’nin ancak MSP iktidarı ve yönetimi ile kurtulabileceğini öne sürmektedir. MSP kısa ve orta vade de kendisine rakip olarak MHPgörürken CHP ve AP’den sonra üçüncü parti olmak en büyük hedefleri olarak karşımıza çıkmaktadır.
MSP İstanbul’da Şevket Kazan’ı belediye başkan adayı olarak gösterirken Kazan “Yeniden taşı toprağı altın İstanbul” için güçlü ve adil bir yönetim lazımdır diyerek, dar gelirli vatandaşların yaşadığı semtlere aşevleri açacağını söylemiştir (Milliyet Gazetesi, 20 Kasım 1977 : 9). MSP adına radyo konuşmasında Kazan ayrıca İstanbul’la ilgili metronun yapılması, halka ucuz konut temini, ve çöplerin üretken hale getirilmesi gibi projelerini anlatmıştır.
Erbakan Hoca ise ilk günkü radyo konuşmasında, Türk siyasal hayatında MSP’ninolmaması yada zayıflayarak güç kaybetmesi durumunda, camilerin depolar haline döneceğini, Kıbrıs’ın elden gideceğini ve aydınlık bir geleceği yürüyen Türkiye’nin karanlık günlere geri döneceğini söyleyerek vatandaşların oylarını iki nedenle MSP’ye vermelerini istemiştir, öncelikle Milli görüşe sahip belediye başkanlarının diğer adaylardan çok daha iyi hizmetler getireceği için ikincisi ise oylarla Milli Selameti seçmekle doğru yolu, hak yolu otaya koymak için oylar MSP’ye verilmelidir demiştir.
DİĞER PARTİLER
1973 seçimlerinden 1977 seçimlerine gelinceye değin yaşanansosyal değişime bağlı olarak parti sayısında da değişme olmuş birçok yeni parti kurulmuştur. Bu başlık altında incelenen partiler arasında Cumhuriyetçi Güven Partisi(CGP), Demokratik Parti(DP) gibi kuruluş tarihi 1960’lı yılların ortalarına uzanan partiler olmakla birlikte birçoğu 1970’li yıllarda kurulmuştur.
1973 – 1977 döneminin kilit partileri olan CGP ve DP, siyasal safların netleşmesi sonucu siyasal hayat müzesinde yerlerini alırken fonksiyonlarını kaybetmelerinin yanında tabanlarını da yitirmişlerdir. AP’den ayrılarak DP’yi kuranların geçen süreçte AP karşısında pek bir varlık gösteremeyeceklerini anlamaları ile birlikte bazı milletvekilleri yeniden AP’ne dönmüşlerdir. 1973 seçimlerinde %11,9 oranında bir oy olan ve 45 milletvekili çıkaran DP 1977 genel seçimlerinde %1,9 oranında bir oy olarakbüyük bir şok yaşayarak sadece bir milletvekili çıkarmıştır. Bu oranlar dahi DP’nin geldiği durumu net bir biçimde ortaya koymaktadır. AP Genel başkanı Süleyman Demirel’e muhalif bir hareket olarak gelişen DP, Demokrat Partinin gerçek mirasçısının Demokratik Parti olduğunu ve Demirel’in bu mirasın gereklerini gerine getirmediğini ileri süren DP’liler şiddetli Demirel aleyhtarlığı ile tanınmışlardır. Radyo konuşmalarında da yerel seçimlerden ziyade ülkenin içinde bulunduğu durum ağırlıkla konuşulmuş, bu durumun gerçek sorumlusunun AP olduğu ileri sürülmüştür (Milliyet Gazetesi, 6 Aralık 1977: 9).
Yine başka bir partiden (CHP)ayrılan Turhan Feyzioğlu ve ekibi önce Güven Partisini kurmuşlar daha sonra yine CHP’den ayrılanların kurduğu Cumhuriyetçi parti ile birleşerek Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP) ismini almışlardır. Ecevit genel başkanlığındaki CHP’nin Atatürk’ün mirasına sahip çıkmadığını ve ihanet ettiğini söyleyen CGP’liler CHP’yi komünistleri himaye etmekle suçlamışlardır. Milliyetçi ve anti komünist söylemleri ile dikkat çeken CGP 1973 seçimlerinde nispeten yüksek bir (%5,3) oy almış ve 13 milletvekili çıkarmış olmasına rağmen 1977 genel seçimlerinde tam bir hayal kırıklığına uğrayarak %1,9 oranında bir oy almış ve üç milletvekili çıkartmıştır. Radyo konuşmalarında mevcut partilerin krizi çözemeyeceğini çünkü bu partilerin sorunun kaynağı olduğunu iddia eden Feyzioğlu iktidar partilerinin vaatlerini yerine getirmediğini ve halkı çok daha fazla ezdiklerini belirtmiştir (Milliyet Gazetesi, 6 Aralık 1977: 9).
1977 yerel seçimlerine giren diğer partiler TBP, TİP, TSİP, SDP ve TUKP’dir. Hepsi solda yer alan ve farklı bir ekolü temsil eden bu partiler MC’nin çözümsüzlük ürettiğine dikkatleri çektikten sonra çözümün düzenin partilerinde olmadığını ve Türkiye’nin kurtuluşu için bu partilerin desteklenmesi gerektiğini söylemişlerdir.
1977 yerel seçimlerinde gazeteler bu partilerden çok az yada hiç bahsetmemişler, daha çok CHP, AP, MHP ve MSP’nin haberlerini yapmayı uygun bulmuşlardır. Bu partiler CHP’ye diğer partilere nazaran daha ılımlı yaklaşırken CHP’de çok fazla olumlamakta ve onu revizyonist ve düzenin partisi olmakla itham ederek MC’ye karşı tek alternatifin CHP olmadığına işaret etmektedirler. Vatandaşlara düzenin partilerine oy vermemeleri konusunda uyaran bu partiler Türkiye’nin kurtuluşu için kendi partilerineoy vermeleri istemektedir. Özellikle TİP başkanı Behice Boran, SDP başkanı Mehmet Ali Aybar veTSİPCHP’ye karşı mesafeli tavırları ile dikkat çekerken TBP daha yumuşak bir üslup sergilemektedir (Milliyet Gazetesi; Seçim Haberleri, 6- 7- 8 Aralık 1977: 9).
V- SEÇİM SONUÇLARI VE DEĞERLENDİRME
11 Aralık 1977 yerel seçimleri 5 Haziran Milletvekili genel seçimlerinden 6 ay gibi kısa bir süre sonra 1710 belediye başkanlığı, il genel meclisi üyeliği, belediye meclisiüyeliği,muhtarlar ve ihtiyar heyetini seçmek üzere yapılmıştır. İki seçimin birbirine çok yakın olması yerel seçimleri genel seçimlerinin sağlamasının yapıldığı bir genel seçim havasına sokmuştur. 11 Aralık sonuçları 5 Haziran seçimleri ile hemen hemen aynı neticeleri verirken (% 1-2 oranında bir oynama olmakla birlikte bu kaymalar seçimin kaderini etkileyecek noktada olmamıştır) CHP yerel yönetimlerde AP’ye karşı olan üstünlüğünü pekiştirmiştir. 5 Haziran milletvekili genel seçimleri ortaya çıkan oyların iki partide yoğunlaşması hadisesi 11 Aralık yerel yönetim seçimleri ile daha da belirginleşmiştir (Tarhan Erdem, 26 Aralık 1977: 11).
11 Aralık yerel seçimleri Türk siyasal yaşamının en düşük katılımlıseçimlerinden biri olmuştur. (%56,8) 5 Haziran 1977 milletvekili seçimlerine göre katılım oranı % 15.6 oranında azalmıştır. Bunda ülkenin içinde bulunduğu siyasal ortamın tesiri olabileceği gibi seçimlerin çetin kış koşullarında yapılmış olmasının da etkisi olsa gerektir. Erdem’in değerlendirmesine göre11 Aralık seçimleri ile 1946 yılından bu yana devam eden çok partili yaşam süresi içinde Türk seçmeni oylarını temel siyasi görüşlere ve kararlaradayanarak verdiğini belirterek, oy verme bilincinin yerleşmekte olduğuna dikkatleri çekmiştir. Kazancı ise, 11 Aralık seçimleri ile kentlerde yaşayan seçmenlerin büyük ölçüde adayın kişisel özelliklerini bir kenara bırakarak siyasal programa oy verdiklerine işaret etmiştir (Kazancı 1982: 256). Bununla birlikte özellikle AP ve CHP genel başkanlarının imajının seçmen davranışı üzerinde etkili olduğu da ileri sürülerek CHP genel başkanı Bülent Ecevit’in geniş halk kitlelerince umut olarak görülmesi bu partinin oylarına pozitif etki sağlayacağı aynı şekilde yıpranan ve mevcut krizin sorumlusu olarak görülen AP genel başkanı Süleyman Demirel’inAP’nin oylarına böylesine bir pozitif katkı sağlamayacağı öne sürülmüştür (Karaesmen 6Aralık 1977: 7)
1963 yerel seçimleriyle başlayan seçim takvimi içinde partilerin genel seçimlerde aldıkları oylar ile yerel seçimlerde aldıkları oylar arasında yüksek bir benzerlik bulunmakta, iki seçim arasındaki fark %1-2 puan arasında değişmektedir. 1973 Seçimleri ile başlayan oyların iki partide yoğunlaşması olgusu, 1977 seçimleri ile daha net bir biçimde ortaya çıkmıştır.Ayrıca MSP ve MHP Türk siyasal yaşamından çıkmamak üzere yerlerini alırlarken, özellikle MHP'nin oylarını düzenli bir biçimde artırmakta olduğu gözlenirken, daha çok kişisel kırgınlıklar ve hüsumetler sonucu bir büyük partiden ayrılarak kurulan CGP, DP gibi partilerin bu seçimlerde fiilen silindikleri ve fonksiyonlarını kaybettiklerini görülmektedir.
Merkez partilerinin 1973 genel seçimlerinde toplam oyları % 63,1 oranına düşüp, “iki partili sistem” yargısının gölgelenmesine neden olurken, 1977 genel seçimlerinde oyların yeniden %78.3çıkması kısa vadede bu sorununu ertelendiğini göstermekle birlikte Türk siyasal yaşamının en azından belli bölgelerde de olsa bir üçüncü partiyi yaşatabileceğinin ip uçlarını veren sonuçlar olmuştur (Tekeli 1983: 1817). Bu yargı 11 Aralık yerel seçimlerinde MHP özelinde bir anlamda gerçekleşerek, bu partinin İç Anadolu’da ciddi bir taban bulduğu,yöredeki oy artışları ortaya koymuştur.
1957 Seçimlerinden sora ilk defa % 40 barajını aşarak% 42.1 oranını yakalayan CHP tek başına iktidar olamasa da altın dönemini yaşamaktadır. AP’nin geleneksel tabanını oluşturan Marmara ve Ege bölgelerinde büyük oy artışları sağlayarak bu bölgelerin birçok ilinde belediye başkanlıklarını kazanmıştır. 1977 Seçimlerinde % 41.4 oranında bir alarak 213 sandalye kazanan CHP birinci parti olmuş, ancak tek başına iktidar olmak için 12 sandalyeyi dolduramamıştır.Bu rakam 11 Aralık yerel seçimleri sonrası AP’den istifa eden milletvekillerinin ve bağımsızların desteğini alarak sağlanmış ise de meclis aritmetiği bu iktidarın uzun soluklu olmasına müsaade etmemiştir.
1973 Seçimlerinden sonra 1977 seçimlerinde de CHP oyları göreli olarak gelişmiş, hızla endüstrileşen ve çoğunluğunu ücretlilerin oluşturduğu, okur yazarlık oranı yüksek, kentsel nitelikleri ağır basan yörelerde % 50’nin üzerinde bir orana ulaşmıştır. 11 Aralık seçimlerinde CHP her 5 belediye başkanlığından ikisini kazanarak il genel meclisi seçiminden sonra belediye başkanlığı seçiminde de AP’yi geçmiştir (Baysan 1982:201). Özellikle AP’nin kalesi olarak görülen Bursa ve Aydın’da belediye başkanlığının CHP’ye geçmesi simgesel bir anlam taşımaktadır. Bununla birlikte AP, hala güçlü olduğu ve belediye başkanlıklarını kazandığı Kütahya, Afyon, Manisa, Bolu, Balıkesir, İsparta gibi yörelerde oylarını artırmaya devam ettirmiştir. Bununla birlikte 1969 seçimleri ortaya çıkan ve 1973 seçimleri ile devam eden Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde geleneksel tabanı kaybetme olgusunun 1977 seçimlerinde de devam ettiği gözlenmektedir. Örneğin Milli Şefİsmet İnönü’nün memleketi olan Malatya’da, CHP’nin kalesisayılan Diyarbakır’dahem belediye başkanlıkları hem de il genel meclisi oylarının düşmesi partideki kimlik değişiminin ve yaslandığı sosyal tabanın daha rafine gelmesi ile ilgili olsa gerektir.
1973 Seçimlerinde yaşadığı şoku kısmen üzerinden atarak DP’ye giden oylarını yeniden kazanan ve 1973 genel seçimlerine göre oylarını %29,8’den %36.9 oranına ve milletvekili sayısını 149’dan 189’a yükselten AP’nin, ezeli rakibi CHP karşısında sayısal ve siyasal yenilgisi devam etmektedir. Ülke genelinde oylarını artırmış gözüken vekırsal kesimde oturanların desteği devam ederken AP özellikle metropol niteliği taşıyan büyük şehirlerde oy kaybetmeye devam etmektedir. Bunun yanında geleneksel tabanının olduğu tarımsal nitelikleri ağır basan illerde de oy kaybetmeye devam etmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da MSP’ye, İç Anadolu’da MHP’ye oy veren AP’nin özellikle daha önce AP’de olan Erzincan, Çankırı ve Elazığ’da seçimleri MHP’ye karşı kaybetmesi AP’nin yeni bir DP hadisesi ile karşı karşıya olduğunu ve uzun vade de işinin ne kadar güç olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak DP’nin iyice zayıflaması ve “bir bölen” olmaktan çıkması ileAP güç kaybettiğiİç Ege bölgesinde oylarını yeniden toparlayarak bu yöredeki illerde belediye başkanlıklarının bir kısmını(Afyon, Burdur, Eskişehir, gibi) yenidenkazanmıştır.
İktidarın küçük ortağı MHP ise 5 ilde belediye başkanlığını kazanma hedefini yakalayarak parti yöneticilerinin açıklamaları ile en başarılı parti olarak çıktığını söylemişlerdir. (Milliyet 17 Aralık 1977 : 9) MHP beş il arasında saydığı Erzurum ’da seçimleri AP’ye karşı kaybederken, sürpriz bir biçimde Bingöl ’de kazanmıştır. MHP’nin kazandığı iller: Erzincan, Elazığ, Çankırı (bu iller daha önce AP’nin elinde idi), Bingöl ve Yozgat’tır ( bu iller ise daha önce CHP’li belediyelerin yönetiminde idi). 1973 seçimlerinden 1977 seçimlerine kadar oylarını düzenli olarak artıranMHP’nin “yalnızca kutuplaşmış bir siyasal yapının ürünü olmayıp merkezin laik, modernleştirici partilerine karşı oluşan milliyetçi bir tepki tabanına”iyice oturduğu gözlenmektedir.
MSP’nin 5 Haziran 1977 milletvekili seçimlerinde oyları düşerken milletvekili sayısı da 48’den 24’e düşmüştür. 11 Aralık Yerel seçimlerinde ise 1973 seçimlerine göre oylarını muhafaza ederken 1973 seçimlerinde olduğu gibi yine 3 ilde belediye başkanlığını kazanmıştır. MSP genel başkanı seçim sonuçlarını memnuniyetle karşıladıklarını belirtirken özellikle Konya’da adayları Mehmet Keçecilerin DP’nin elinden belediye başkanlığını kazanmasını çok önemsediklerini ve kendileri için simgesel bir anlam taşıdığını söylemişlerdir (Milliyet Gazetesi 13 Aralık 1977 : 1). Konya ’nındışında MSP Muş ve Adıyaman ’da belediye başkanlıklarını kazanırken 1973 yerel seçimlerinde kazandığı Tokat belediye başkanlığını AP'ye karşı kaybetmiştir. Bununla birlikte MSP’nin İslami duyarlılıkları ile öne çıkan Bingöl, Bitlis, Urfa, Siirt, Mardin, Adıyaman, Muş, Konya gibi illerde oylarını muhafaza etmiş ve bu yörelerde taban tutarak kuluçka devresine girmiştir.
| Yıl |
AP |
CHP |
MHP |
MSP |
CGP |
DP |
Bağımsız |
| 1968 |
39 |
21 |
- |
- |
3 |
- |
4 |
| 1973 |
22 |
32 |
- |
3 |
- |
1 |
8 |
| 1977 |
15 |
42 |
5 |
3 |
- |
- |
2 |
Tabloda görüldüğü üzere CHP 1968 yılından 1977 yılına gelinceye değin il düzeyinde başkanlık sayısını 21’den 42’ye çıkararak dokuz yıl içinde toplam 21 belediye başkanlığı kazanarak öneli bir başarı kazanmıştır. CHP’nin kazandığı iller sırasıyla şöyledir: Adana, Amasya, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Bilecik, Bitlis, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Edirne, GaziAntep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Hatay, İçel, İstanbul, İzmir, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Mardin, Muğla, Niğde, Ordu, Rize, Sakarya, Siirt, Sinop, Sivas, Tekirdağ, Trabzon, Tunceli, Urfa, Uşak, Van, Zonguldak.
AP ise 1968’den 1977 yılına gelinceye değin 39 belediyeden toplam 24 ilde belediye başkanlıklarını kaybederek 1977 seçimlerinde yalnızca 15 ile düşmüştür. Bu iller sırasıyla: Afyon , Ağrı, Balıkesir, Bolu, Burdur, Erzurum, Eskişehir, Isparta, Kocaeli, Kütahya, Manisa, K.Maraş, Nevşehir, Samsun, Tokat’tır.AP’nin belediye başkanlığını kazandığı illere bakıldığında geleneksel tabanının güçlü olduğuİç Ege, tarımsal yapının hakim olduğu kentlerdir.
Bununla birlikte AP, CHP’ne Marmara bölgesinden sonra Ege bölgesinde de CHP’ye karşı oylarında azalma olmuştur. Örneğin Bursa’nın ve Aydın’ın CHP tarafından kazanılması AP’de üzüntü yaratırken CHP’de bayram havası estirmiştir. Bir anlamda AP tüm seçim sonuçlarından çok simgesel anlam taşıyan bu illerde belediye başkanlığını kaybetmesineüzülmüştür.
İl genel meclisi oylarında ise AP’nin oyları artarken CHP karşısında mağlubiyetten kurtulamamıştır. AP 1973 seçimlerinden sonra 1977 seçimlerinde de büyük şehirleri tamamen CHP’ye bırakmış gibidir. CHP büyük şehirlerde büyük oy farkları ile yeniden belediye başkanlıklarını kazanmıştır. Aydın ve Bursa’da AP’nin yaşadığı hayal kırıklığını CHP İzmir, Malatya ve Diyarbakır’da yaşamıştır. İzmit’te Erol Köse’nin önseçimi kaybedip aday olamayışı ile bu ilde parti içi küskünlükler ortaya çıkarken AP’liCevdet Bağdat iki dönem sonra belediye başkanlığını kazanmıştır. Malatya’da ise 1963’ten bu yana ilk defa CHP belediye başkanlığını kaybederek eski DP milletvekili bağımsız başkan adayı Hamit Fendoğlu (Hamido) başkanlığı kazanmıştır. Bir süre sonra Hamit Fendoğlu bir suikast sonucu öldürülmüştür.
Diyarbakır’da ise seçimler öncesi yaşanan bir takım tartışmalar sonucu CHP’nin eski bakanlardan Recai İskenderoğlu belediye başkan adayı olmuş ancak bağımsız aday Mehdi Zana karşısında kaybetmiştir. Mehdi Zana bir süre sonra görevden alınmıştır.
Seçim sonuçlarının belli olması ile birlikte AP içindeki huzursuzluklar iyice su yüzüne çıkmış ve istifalar artmaya başlamıştır. Hükümet hakkında yapılan güven oylaması sonucu II MC son bulurken 1973 seçimlerinde olduğu gibi yerel seçimler yeniden iktidar oluşumunu etkilemiştir.
Yabancı basında yerel seçim sonuçları MC’ye karşı oluşan hoşnutsuzluğun bir sonucu olarak yorumlanırken seçim sonuçlarının iktidar değişikliğine yol açabileceğine dikkatler çekilmiştir. 5 Haziran 1977 genel seçimleri ve 11 Aralık 1977 yerel seçimleri aslında bir anlamda 1970’li yıllarda kadrosunu ve ideolojisini yenileyerek Türkiye’yi daha iyi analiz eden CHP ile DP mirası ilk siyaset yapmaya devam eden ve başarısızlıklarını sürekli parti içi çekişmelerle açıklamaya çalışan gelenekçi AP arasında olduğu öne sürülmüştür. (Ergünder Milliyet Gazetesi 17 Aralık 1977 : 2)
| Yıl |
1968 |
1973 |
1977 |
| Adana |
CHP |
CHP (Ege Bagatur) |
CHP (Selahattin Çolak) |
| Ankara |
AP (Ekrem Barlas) |
CHP (Vedat Dalokay) |
CHP (Ali Dinçer) |
| Antalya |
AP |
CHP(Selahattin Tonguç) |
CHP(Selahattin Tonguç) |
| Bursa |
AP |
AP |
CHP ( Mustafa Eroğlu) |
| Diyarbakır |
CHP |
CHP |
Bağımsız (Mehdi Zana) |
| İstanbul |
AP (Fahri Atabey) |
CHP (Ahmet İsvan) |
CHP (Aytekin Kotil) |
| İzmir |
AP (Osman Kibar) |
CHP(İhsan Alyanak) |
CHP(İhsan Alyanak) |
| İzmit |
CHP |
CHP (Erol Köse) |
AP (Cevdet Bağdat) |
| Samsun |
AP |
Bağ. AP(Kemal V. Gül) |
AP (Kemal V. Gül) |
Liste: 1968, 1973, 1977 Yerel Seçim Sonuçlarına Göre İl Belediye Başkanları
| İL |
1968 Belediye Başkanlığı |
1973 Belediye Başkanlığı |
1977 Belediye Başkanlığı |
| Adana |
CHP |
CHP (Ege Bagatur) |
CHP (Selahattin Çolak) |
| Adıyaman |
AP |
MSP (Kemal Kocatürk) |
MSP (Mustafa Kocatürk) |
| Afyon |
AP |
Bağımsız (Sami Öznur) |
AP (Nuri Demirayak) |
| Ağrı |
AP |
CHP |
AP(Zübeyir Sarı) |
| Amasya |
AP |
AP (Naci Altınay) |
CHP (Gündüz Türen) |
| Ankara |
AP |
CHP (Vedat Dalokay) |
CHP (Ali Dinçer) |
| Antalya |
AP |
CHP (Selahattin Tonguç) |
CHP (Selahattin Tonguç) |
| Artvin |
CHP |
CHP (Kaya Keleş) |
CHP (Kaya Keleş) |
| Aydın |
AP |
AP (Cevat Eldemir) |
CHP( Muharrem Ağababaoğlu) |
| Balıkesir |
Bağımsız |
AP (Muzaffer Işık) |
AP (Kaya Avni Sağlıkçı) |
| Bilecik |
CHP |
CHP (İsmail Afak) |
CHP (İsmail Atak) |
| Bingöl |
CHP |
CHP (Sait Ayman) |
MHP (Hikmet Tekin) |
| Bitlis |
AP |
Bağ. (Adil Şerefhanoğlu) |
CHP (Muzaffer Geylani) |
| Bolu |
AP |
AP (Muzaffer Işık) |
AP (Muzaffer Işın) |
| Burdur |
AP |
CHP (Hüseyin Otan) |
AP (Çetin Bulcu) |
| Bursa |
AP |
AP |
CHP (Mustafa Eroğlu) |
| Çanakkale |
CHP |
CHP |
CHP (Reşat Tab Ak) |
| Çankırı |
Bağımsız |
AP |
MHP (Necdet İpek) |
| Çorum |
CHP |
CHP (Hüseyin Gönüllü) |
CHP (Turhan Kılıçoğlu) |
| Denizli |
AP |
CHP (Oktay Kalfagil) |
CHP (Hasan Gönüllü) |
| Diyarbakır |
CHP |
CHP |
Bağımsız (Mehdi Zana) |
| Edirne |
AP |
AP (Adnan Orakçıoğlu) |
CHP (Güngör Mazlum) |
| Elazığ |
Bağımsız |
AP (Adnan Orakçıoğlu) |
MHP (Behçet Susmaz) |
| Erzincan |
AP |
AP (Nemi Muratoğlu) |
MHP (Adnan Ercan) |
| Erzurum |
AP |
CHP (Orhan Şerifsol) |
CHP (Nihat Kitapçı) |
| Eskişehir |
AP |
CHP (Selami Vardar) |
AP (Hicri Sezen) |
| Gaziantep |
AP |
CHP (Kaya Turgay) |
CHP (Esat Kaya Turgay) |
| Giresun |
CHP |
CHP (A. Rıza Erkanlı) |
CHP (Orhan Yılmaz) |
| Gümüşhane |
CHP |
CHP (Sabahattin Aytaç) |
CHP (Sabahattin Aytaç) |
| Hakkari |
CGP |
AP (Mehmet Sait Atay) |
CHP (Abdurrahman Keskin) |
| Hatay |
CHP |
AP (Mahmut Yanaray) |
CHP (Şükrü Güçlü) |
| Isparta |
AP |
AP (Fuat Uyar) |
AP (Doğan Kımıllı) |
| İçel |
AP |
CHP (Kaya Mutlu) |
CHP (Kaya Mutlu) |
| İstanbul |
AP |
CHP (Ahmet İsvan) |
CHP (Aytekin Kotil) |
| İzmir |
AP |
CHP (İhsan Alyanak) |
CHP (İhsan Alyanak) |
| Kars |
CHP |
AP (Turhan Çelebi) |
CHP (Muzaffer Selçuk) |
| Kastamonu |
AP |
CHP (Mustafa Kasım) |
CHP (Mustafa Kasım) |
| Kayseri |
AP |
CHP (Niyazi Bahçeçioğlu) |
CHP (Niyazi Bahçecioğlu) |
| Kırklareli |
Bağımsız |
AP (Mehmet Akyürek) |
CHP (Nazmi Üstündağ) |
| Kırşehir |
Bağımsız |
CHP (Osman Baycan) |
CHP (Orhan Baycan) |
| Kocaeli |
CHP |
CHP (Erol Köse) |
AP (Cevdet Bağdat) |
| Konya |
AP |
DP (Yılmaz Kulluk) |
MSP (Mehmet Keçeciler) |
| Kütahya |
AP |
AP (Abdurrahman Karaç) |
AP (Erdoğan Yavuzlar) |
| Malatya |
CHP |
CHP |
Bağ.(Hamit Fendoğlu) |
| Manisa |
AP |
AP (Ertuğrul Dayıoğlu) |
AP (Ersan Atılgan) |
| K. Maraş |
CHP |
AP (Emir Mahmutoğlu) |
AP (Ahmet Uncu) |
| Mardin |
AP |
Bağımsız (Murat Sadioğlu) |
CHP (Edip Devrimci) |
| Muğla |
AP |
CHP (Erman Şahin) |
CHP (Erman Şahin) |
| Muş |
AP |
MSP (Necati Kasım) |
MSP (Necati Kalsın) |
| Nevşehir |
AP |
Bağımsız (Seyit Bilge) |
AP (Seyit Bilge) |
| Niğde |
Bağımsız |
AP |
CHP( Fuat Baykal) |
| Ordu |
CHP |
AP (Veysel Akgün) |
CHP (Kazım Türkmen) |
| Rize |
AP |
CHP (İsmail Ömeroğlu) |
CHP (Ömer Bayar) |
| Sakarya |
AP |
CHP (M. Sevim Sözer) |
CHP (Ünal Ozan) |
| Samsun |
AP |
Bağımsız (K. Vehbi Gül) |
AP (Kemal Vehbi Gül) |
| Siirt |
CHP |
AP (Abdullah Bağış) |
CHP (Hayrullah Yaşar) |
| Sinop |
CHP |
AP (Enver Bahadır) |
CHP (Haydar Yılmaz) |
| Sivas |
CHP |
CHP (Orhan Ekener) |
CHP (Süleyman Çanga) |
| Tekirdağ |
AP |
AP (Osman Alyanak) |
CHP (Ekrem Tantı) |
| Tokat |
AP |
MSP (Mesral Gürgenç) |
AP (Sermet Doğankoç) |
| Trabzon |
CHP |
CHP (Sefer Özgür) |
CHP (Sefer Özgür) |
| Tunceli |
CHP |
Bağ. (Süleyman Kırmızıtaş) |
CHP (Veli Aytaç) |
| Urfa |
AP |
Bağımsız (Kadri Barut) |
CHP (Feridun Yazan) |
| Uşak |
AP |
Bağ. (Muhterem Çelikli) |
CHP (Muhterem Kemikli) |
| Van |
AP |
Bağ. (Mehmet Dabbakoğlu) |
CHP (Burhan İlikoğlu) |
| Yozgat |
CHP |
CHP (Cevdet Dündar) |
MHP (Yaşar Erbal) |
| Zonguldak |
CHP |
CHP (Hüseyin Öztek) |
CHP (Nadir Pulat) |
Kaynak: Milliyet Gazetesi, 13 Aralık 1977, s.9
KAYNAKLAR
Ahmad Feroz, Modern Türkiye’nin Oluşumu, Sarmal Yayınevi, 1995, İstanbul.
Akyol Taha, Hergün Gazetesi, 16 Aralık 1977.
Baysan Candan, “Belediye Seçimlerinin Politik Çözümlenmesi İçin İstatistiksel Bir Yaklaşım Denemesi” Yeni Bir Belediyeciliğe Doğru (Ed. Ergun TÜRKCAN), 1982, Türk İdareciler Derneği Yayım, Ankara.
Civaoğlu Güneri, Tercüman Gazetesi, 27 Kasım 1977, s.3.
Dinçer Ali, “Kentler Yeni Bir Belediyecilik Bekliyor”, Milliyet Gazetesi, 10 Aralık 1977, s.2
Donat Yavuz, “Önseçimler ve Siyasi partilerimiz”, Tercüman Gazetesi, 10-11-12 Kasım 1977, s.4
Duru Orhan, “Demirel İlk Seçim Gezisinde Dinleyenlere Moral Verdi”, Milliyet Gazetesi, 8 Aralık 1977, , s.9.
Erdem Tarhan, “Yerel Seçim Sonuçları Üzerine”, Milliyet Gazetesi, 26 Aralık 1977, s.11
Ergil Doğu, “Yerel Seçimin Yaktığı Işıklar” Milliyet Gazetesi, 22 Aralık 1977, s.2.
Ergüder Üstün, “Yerel Seçim ve Siyasal Sonuçları”, Milliyet Gazetesi, 17 Aralık 1977.
Gevgilili Ali, “Boğulan Yerel Kahramanlar”, Milliyet Gazetesi,11 Kasım 1977, s.11.
Gevgilili Ali, “İstanbul’a Nasıl Bir Belediye Vaad Ediyorlar” Milliyet Gazetesi, 4 Aralık 1977, s.2.
Gevgilili Ali, “Neyi Öğretiyor, Seçimler?”, Milliyet Gazetesi, 13 Aralık 1977, s.11.
Gevgilili Ali, “Seçim, CHP ve Sosyal Muhalefet”, Milliyet Gazetesi, 9 Aralık 1977, s. 11.
Gevgilili Ali, “Umutlar Ecevit ve Seçim”, Milliyet Gazetesi 18 Kasım 1977, , s.11.
Gevgilili Ali, “Yerel Seçim ve Siyasal Sonuçları” Milliyet Gazetesi, 18 Aralık 1977, s.2.
Göymen Korel, Türkiye’de Kent Yönetimi, 1997 Boyut Kitapları, İstanbul.
Gülöksüz Yiğit, İlhan Tekeli, “1973-1980 Dönemi ve 1980 sonrası Dönem Belediyeciliği” Türk Belediyeciliğinde 60. Yıl, Uluslar arası Sempozyum, 1990, Ankara, Büyükşehir Belediyesi Metropol İmar A.Ş. İULA-EMME.
Heper Metin, “Toplumdan Özgürleşen Politikacı ve Türkiye”, Milliyet Gazetesi, 23 Aralık 1977, s.2.
İlhan Tekeli, Ortaylı İlber, Türkiye’de Belediyeciliğin Evrimi , (Ed. Ergun TÜRKCAN) Birinci Kitap, 1978, Türk İdareciler Derneği Yayını, ANKARA.
İpekçi Abdi “Aytekin Kotil Belediyede Neler Yapacak?” Her Hafta Bir Sohbet, Milliyet Gazetesi,19 Aralık 1977, s.11
İpekçi Abdi “Aytekin Kotil Belediyede Neler Yapacak?” Her Hafta Bir Sohbet, Milliyet Gazetesi, 19 Aralık 1977, s.11
İpekçi Abdi, “Sayısal ve Siyasal Değerlendirmeler”, Milliyet Gazetesi, 13 Aralık 1977, s.1.
Karaesmen Erhan, “1940’lardan 1970’lere Seçim Panoraması”, Cumhuriyet Gazetesi, 5- Aralık 1977, s.5
Karaesmen Erhan, “Seçimler Türkiye’si”, Cumhuriyet Gazetesi, 4 Aralık 1977, s.6.
Karaesmen Erhan,“1940’lardan 1970’lere Seçim Panoraması”, Cumhuriyet Gazetesi, 6 Aralık 1977, s.7
Kazancı Metin “1973 Sonrası Belediyeler ve Belediyelere İlişkin Sorunlar” Yeni Bir Belediyeciliğe Doğru (Ed. Ergun TÜRKCAN), 1982, Türk İdareciler Derneği Yayım, Ankara.
Keleş Ruşen, “Cumhuriyetin 75. Yılında Belediyelerimiz” Cumhuriyetin 75. Yılında Belediyelerimiz Sempozyumu , TBD – Konrad Adenauer Vakfı Yayını,1998, Ankara.
Kemal Mehmet, “Yerel Seçimlere Doğru Kent Kent Anadolu”, Cumhuriyet Gazetesi, 29 Kasım 1977, s.2.
Mumcu Uğur, Gözlem , Cumhuriyet Gazetesi, 13.12.1977, s.1
Öymen Örsan, “”Topuz yada Pyrhus Zaferi”, Milliyet Gazetesi, 8 Kasım 1977, s.9
Öymen Örsan, “Değerlendirme”, Milliyet Gazetesi, 14 Aralık 1977, s.9
Öymen Örsan, “Önseçim Yazısı”, Milliyet Gazetesi, 6 Kasım 1977, s.9
Özdemir Hikmet, “1960 – 1980 Siyasal Tarih” Çağdaş Türkiye 1908 – 1980 (Ed. Sina Akşin), 1997,Cem Yayınevi.
Selçuk İlhan, “MC Çözülürken”, Cumhuriyet Gazetesi, 20.12.1977, s.2
Soysal Mümtaz, “Vermeyenin İki Yüzü Kara”, 10 Aralık 1977, s.2
Tanju Sadun, “Tepedeki Dört Adam”, 3 Aralık 1977, Milliyet Gazetesi, s.5.
Tekeli İlhan,“Cumhuriyetin Altmış Yıllık belediyecilik Deneyimin Değerlendirilmesi Üzerine”, Türk Belediyeciliğinde 60. Yıl Sempozyumu , Ankara B. Şehir Bldy. yayını, 1990, Ankara.
Tekeli Şirin, “ Cumhuriyet Döneminde Seçimler”, CDTA, C.7, s.1797-1824, İletişim Yayınları, 1983, İstanbul.
Tokar Feyyaz, “ Seçimler Sonrasında Partiler Yelpazesi” Milliyet Gazetesi, 19 Aralık 1977, s.2.
Yıldırım Selahattin, “Yerel Yönetim ve Demokrasi” Türk Belediyeciliğinde 60. Yıl Sempozyumu , Ankara Büyükşehir Belediyesi Yayını, 1990, Ankara.
Dergi ve Gazeteler
Birikim Dergisi, Nisan 1977, S. 26, s.
Mimarlık Dergisi, Yıl 15, S.151, C.2, 1977
Yankı Dergisi,Haziran, Ekim, Kasım, Aralık 1977Ayları
Parti Yayınları
Adalet Partisi, 1977 Mahalli Seçimleri Radyo Konuşmaları
Cumhuriyet Halk Partisi, 1977 Mahalli Seçimleri Radyo Konuşmaları
Milliyetçi Hareket Partisi, 1977 Mahalli Seçimleri Radyo Konuşmaları
|