REKLAM VERMEK İÇİN TIKLAYINIZ...

 06 OCAK, SALI

ARAMA:

 YerelNET Yerel Yönetimler Portalı
 Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün hizmetidir.

ANA SAYFA HAKKIMIZDA KONUK DEFTERİ İLETİŞİM SİTE HARİTASI

Uzmanlar İçin   

 
 

KATI ATIK YÖNETİMİ YASAL DÜZENLEMELER VE SİNOP ÖRNEĞİ

Mehmet YENİÇERİOĞLU

Bu sayfada raporun özetine yer verilmiştir. Raporun tam metni için tıklayınız

GİRİŞ

Ülkemizdeki hızlı nüfus artışı ve gelişen sanayileşmeye paralel olarak, plansız şehirleşme ve halkın sosyal ve ekonomik durumlarındaki değişikliklere paralel olarak, katı atık üretimindeki artışlar, önemli çevre problemlerinden biri olmaya başlamıştır.

Bugün büyük küçük birçok yerleşim biriminin karşılaştığı en önemli çevre problemlerinden biri de evsel katı atıklardır. Özellikle büyük şehirlerimizde ve turistik yörelerimizde bu problemler daha da artmaktadır. Bu atıkların değerlendirilmesi ve çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi gerekmektedir. Bu problemler belediyelerin uygulayacağı entegre bir katı atık yönetimi sistemi ile çözülebilir.

Bu sistem doğrultusunda, atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermeden toplanması, taşınması, geri kazanılabilir atıkların diğer yaş atıklardan ayrı olarak, kaynağında ayrı biriktirilmesi ve ayrılan bu kuru atıkların (cam, metal, plastik vs.) geri kazanım tesislerinde değerlendirilerek, ekonomiye tekrar kazandırılması gerekir. Atıklar içindeki organik karakterdeki atıkların da atık içindeki yüzdesi, kalitesi ve uygun pazar bulunması doğrultusunda kompost tesislerinde değerlendirilerek, kompost üretilmesi ve değerlendirilemeyen atıkların da düzenli depolama sahalarında depolanması en uygun yöntem olacaktır.

Atıkların geri kazanımı işlemi sonucu elde edilecek ekonomik değerin yanı sıra, en önemli faydası, depolanacak atık miktarı azalacak ve depolama sahasında daha fazla atık depolanacaktır. Katı atık içindeki geri kazanılabilir atıkların ayrılması ile depolama sahalarının ömrü ortalama % 40 daha uzamakta olup, yatırım ve işletme maliyetleri de düşmektedir.

Katı atık; üreticisi tarafından atılmak istenen, insan ve çevre sağlığı açısından düzenli bir şekilde bertaraf edilmesi gereken katı maddeleri ve arıtma çamurlarını ifade eder.

Katı atıkları kısaca;

  • Evsel katı atıklar (Çöp)
  • İri katı atıklar
  • Arıtma çamuru
  • Özel Atıklar (tıbbi atık, yakma tesisi külleri gibi)
  • Sokak süprüntüleri
  • İnşaat ve hafriyat atıkları
  • Endüstriyel ve ticari evsel katı atıklar olarak sınıflandırabiliriz.

I. BÖLÜM
I. KATI ATIK YÖNETİMİ

Az atıklı üretimin desteklenmesi, katı atıkların, hammadde veya başka amaçlara yönelik olarak yeniden kullanılması, hava, su ve toprak ortamına ve canlılara zarar vermeyecek şekilde bertarafının gerçekleştirilmesi sistemi ve bu sistemin içinde yer alan toplama, taşıma, geri kazanım ve bertaraf işlemlerinin tümüne Katı Atık Yönetimi denir.

I.1. TÜRKİYE’DE KATI ATIK YÖNETİMİNDEKİ HUKUKİ KURALLAR

Ülkemizde katı atıkların yönetimi konusunda mevzuat açısından bir eksiklik bulunmamaktadır. Konuyla ilgili çok sayıda kanun ve teknik yönetmelikler bulunmaktadır. Bunları kısaca şöyle özetleyebiliriz.

1982 yılında kabul edilen Anayasamızın 56. maddesinde “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmektedir. Anayasamız çerçevesinde çıkartılan Çevre ve Orman Kanunu, Büyükşehir Belediyeleri Kanunu, Belediye Kanunu, Belediye Gelirleri Kanunu, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, İller Bankası Kanunu ve Türk Ceza Kanununda, çevrenin kirlenmemesi için alınması gerekli tedbirler, cezai hükümler ve sorumluluklar konularına açıklık getirilmiştir.

Teknik konuların ele alındığı Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği aşağıda incelenmiştir.

I.1.1. KATI ATIKLARIN KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ

14.3.1991 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ülke genelinde evsel katı atıkların toplanmaları, taşınmaları, geri kazanılmaları, bertarafı, düzenli depolama alanlarının yer seçimi, inşası ve işletilmesi konularında teknik ve idari esaslar belirlenmiştir.

Yönetmeliğin amacı, her türlü atık ve artığın çevreye zarar verecek şekilde, doğrudan veya dolaylı bir biçimde alıcı ortama verilmemesi, depolanması, taşınması, uzaklaştırılması ve benzeri faaliyetlerin yasaklanması, çevreyi olumsuz yönde etkileyebilecek olan tüketim maddelerinin idaresini belli bir disiplin altına alarak, havada, suda ve toprakta kalıcı etki gösteren kirleticilerin hayvan ve bitki nesillerini, doğal zenginlikleri ve ekolojik dengeyi bozmasının önlenmesi ile buna yönelik prensip, politika ve programların belirlenmesi, uygulanması ve geliştirilmesidir.

Yönetmelik, meskun bölgelerde evlerden atılan evsel katı atıkların, park, bahçe ve yeşil alanlardan atılan bitki atıklarının, iri katı atıkların, zararlı atık olmamakla birlikte evsel katı atık özelliklerine sahip sanayi ve ticarethane atıklarının, evsel atıksu arıtma tesislerinden elde edilen (atılan) arıtma çamurlarının, zararlı atık sınıfına girmeyen sanayi arıtma tesisi çamurlarının, hafriyat toprağı ve inşaat molozunun toplanması, taşınması geri kazanılması, değerlendirilmesi, bertaraf edilmesi ve zararsız hale getirilmesine ilişkin esasları ihtiva etmektedir. Yönetmelik son olarak 25.04.2002 tarihinde düzenlenmiştir.

Yönetmelik özet olarak şu konuları ihtiva etmektedir:

  • Geri kazanım ve değerlendirme
  • Düzenli depolama
  • Kompostlaştırma
  • Yakma
  • Arıtma çamurları
  • İdari konular
  • Yönetmeliğin atık yönetimi konusuna yön veren 3 temel ilkesi bulunmaktadır.
  • Az atık üretilmesi
  • Atıkların geri kazanılması ve değerlendirilmesi
  • Atıkların çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi

I.1.1.1. SORUMLULUKLAR

Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinde sorumluluklar aşağıdaki şekilde yer almaktadır.

  • Katı atık üreten kişi ve kuruluşlar, en az katı atık üreten teknolojiyi seçmekle, mevcut üretimdeki katı atık miktarını azaltmakla yükümlüdürler.
  • Bu yönetmelik kapsamına giren katı atıkların bertarafı sırasında belediyeler ve yetkilerini devrettiği kişi ve kuruluşlar işlettikleri katı atık tesislerinin planlanmasında ve işletilmesinde; insanların ruh ve beden sağlığına, hayvan sağlığına, doğal bitki örtüsüne, yeşil alanlara ve binalara, toplumun düzeni ve emniyetine, yeraltı ve yerüstü su alanları ile su rezerv sahalarına zarar vermeyecek, hava, gürültü yönünden çevre kirlenmesini önleyecek uygun tedbirleri almak zorundadırlar.
  • Çevre ve Orman Bakanlığı, mahallin en büyük mülki amiri ve belediyeler katı atık bertarafı ile ilgili olarak konut ve işyerlerinde daha az atık üretilmesini temin etmek, atık içerisinde zararlı madde atılmasını önlemek, katı atıkları değerlendirme ve maddesel geri kazanma çalışmalarına katılımı sağlamak üzere ilgili kişilere yönelik olarak gerekli eğitim çalışmalarını yaparlar.
  • Ayrı bertaraf edilmesi gereken atıkları üreten; hastaneler, klinikler, laboratuarlar ve benzeri yerlerin hastalık bulaştırıcı enfekte, kimyasal, radyolojik ve tehlikeli atıklarını, tüketicilerin kullanılmış akü ve piller ile ilaç atıklarını evsel atıklar ile birlikte atmaları yasaktır.

II. BÖLÜM
II. BERTARAF YÖNTEMLERİ

Günümüzde evsel katı atıklara, sadece çöp olarak bakılıp, bunlar çevreye rasgele atılmamaktadır. Atıklar öncelikle geri kazanılmakta ve geri kalan kısımları çeşitli yöntemlerle bertaraf edilmektedir. Bu yöntemler kısaca şöyledir.

  • Ayrı toplama ve geri kazanma
  • Düzenli depolama
  • Yakma
  • Kompostlaştırma
  • Diğer yöntemler
    • Piroliz
    • Plazma yöntemi

Belediyelerin yerel öncelikleri; mali, idari, teknik ve ekipman durumlarına göre bu sistemlerin biri veya bir kaçı birlikte uygulanabilmektedir. Birlikte uygulanan bu sistemlere Katı Atık Yönetimi Entegre Sistemleri adı verilir.

II.1. ENTEGRE SİSTEMLER

  • Kaynakta Ayrı Toplama + Geri Kazanma + Düzenli Depolama
  • Yakma + Düzenli Depolama
  • Kompostlaştırma + Düzenli Depolama
  • Kompostlaştırma + Yakma + Düzenli Depolama
  • Ayrı Toplama ve Geri Kazanma + Kompostlaştırma + Yakma + Düzenli

Depolama

Şeklinde olabilir. Görülüyor ki, hangi tip entegre sistem seçilirse seçilsin, Düzenli Depolama Tesisine ihtiyaç duyulmaktadır.

II.2. KATI ATIKLARIN GERİ KAZANILMASI VE BERTARAFI İÇİN ALTERNATİF YÖNTEMLER

Yeterli atık bertaraf altyapısının sağlandığı veya sağlanmak üzere olduğu bazı yerler bulunmakla birlikte, Türkiye’nin büyük kısmında bu altyapı halen çok yeterli değildir. Bu nedenle, halk sağlığı ve çevrenin korunması açısından, temel katı atık bertaraf altyapısının sağlanması için bir yatırım programının başlatılması gerekmekteydi. Çevre ve Orman Bakanlığının AB hibe programı ile Ülke genelinde Bertaraf Tesisi hamlesi başlatılmış oldu.

II.2.1. DÜZENLİ DEPOLAMA YÖNTEMİ

Seçilen atık işleme ve bertaraf yöntemi ne olursa olsun düzenli depolama tesislerinin, katı atık yönetim sisteminin temel bileşeni olduğu herkes tarafından kabul edilmektedir. Evsel katı atık yakma tesislerinin yaygın şekilde kullanıldığı ülkelerde bile, yakma tesislerinden çıkan küllerin ve genel olarak işlenen atıklardan geri kalan artıkların düzenli depolama sahalarında bertaraf edilmesi gerekmektedir.

Düzenli depolama alanlarını açık çöp sahalarından ayıran fark, düzenli depolama sahalarında sızıntı sularının ve depo gazı emisyonlarının kontrol edilmesini sağlayacak bir tasarım kullanılması, işletme çalışmalarının rasyonel hale getirilmesi suretiyle bertaraf işlemlerinin veriminin artırılması ve aynı zamanda çevre sağlığı üzerindeki etkilerin en aza indirilmesidir.

Düzenli depolama tesislerinin tasarımı ve çalıştırılması, mühendislik ve ekonomik prensiplerin uygulanması ile mümkündür. (Çevre Bakanlığı, 2002, 12)

II.2.1.1. YÖNTEMİN AVANTAJ VE DEZAVANTAJLARI

Avantajları:

  • En ekonomik yöntemdir.
  • Kullanılıp kapatılan araziden rekreasyon amacıyla istifade edilir.
  • Geniş iş imkanları doğar.
  • Yöre halkı, elde edilecek enerji ve imkanlardan öncelikle istifade eder.

Dezavantajları:

  • Her bakımdan uygun yer bulmak güçtür.
  • Depolama alanları için, başlangıçta psikolojik muhalefet ile karşılaşılabilir.
  • Döküme kapatılmış katı atık depolama alanlarında göçük ve yerel çökmeler olabileceğinden devamlı bakımı gereklidir.
  • Sıvı ve gaz sızıntıları da kontrol altında bulundurulmalıdır.

Düzenli depolama tesislerinin tasarımı ve çalıştırılması ilmi, mühendislik ve ekonomik prensiplerin uygulanması ile mümkündür ve öğeleri arasında; sahanın seçimi, düzenli depolama metotları, tamamlanmış deponilerde yer alan rekreasyonlar, gaz ve sıvı sızıntılarının kontrolü, tasarım ve işletme yer alır.

II.2.1.2. YER SEÇİMİ

Düzenli depolama, depolama sahası için uygun yer seçimi ile başlar. Yer seçiminde dikkat edilecek hususlar şunlardır:

  • Yerleşim birimlerine uzaklık,
  • Havaalanına uzaklık,
  • İçme ve kullanma suyu ile su toplama havzaları arasındaki ilişki,
  • Çevredeki yeraltı suyu hareketi,
  • Jeolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik yapı,
  • Tektonik yapı,
  • Kırık ve çatlaklı bölgeler,
  • Sel, çığ, heyelan ve erozyon bölgeleri,
  • Çevredeki trafik ve ulaşım yollarının durumu,
  • Hakim rüzgar yönü,
  • Sulak alanlar,
  • Taşıma mesafesi,
  • Sahanın toplam depolama kapasitesi,
  • Sahanın çevreden görünüşü,

gibi faktörler dikkate alınmalıdır.

  • Katı Atık döküm sahaları, en yakın yerleşim birimine en az 1000 metre mesafede olmalıdır.
  • Havaalanına en az 5000 metre uzaklıkta olmalıdır.
  • İçme, kullanma ve sulama suyu temin edilen yeraltı ve yerüstü sularını koruma bölgelerinde inşa edilmemelidir.
  • Deprem bölgelerinde fay üzerinde inşa edilmemelidir.
  • Taşkın riskinin yüksek olduğu yerlerde, çığ, heyelan ve erozyon bölgelerinde inşa edilmemelidir.
  • Sulak alanlarda hiçbir şekilde inşa edilmemelidir.
  • Şehircilik açısından, Katı Atık depolama sahaları hakim rüzgar yönünde inşa edilmemelidir.
  • Kurulan tesisin konumu, imar planında belirtilerek, işletmeye kapatıldıktan itibaren en az 40 yıl yerleşime açılmaması sağlanmalıdır.
  • Depolama sahası en az 10 yıllık ihtiyaca cevap verecek kapasitede olmalıdır.

(Çevre Bakanlığı, 1996)

II.2.1.3. DEPO TESİSİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

1. Kapasite: Düzenli depolama tesisinin, günlük, aylık ve yıllık kapasitesi belirlenir. Evsel katı atık depolanacak düzenli depolama tesislerinin kapasiteleri, en az nüfusu 10.000 ve büyük olan yerleşim birimlerinde 10 yıllık depolama ihtiyacını karşılayacak şekilde planlanır. Kapasitenin tayininde kişi başına üretilen çöp miktarı, sahanın hacmi, çöp yüksekliği gibi konular göz önünde bulundurulur.

2. Trafik: Depolama tesisine ulaşım ve depolama alanı iç yollarında geçiş, her türlü hava şartlarında mümkün olmalıdır.

3. Tel Çit: Kontrolsüz girişlerin, evcil ve yabani hayvanların depolama sahasına girmelerini önlemek amacıyla depolama tesisinin etrafı 2 m. yüksekliğinde çitle çevrilmelidir.

Bazı durumlarda ilave olarak tel örgünün dışında, 2-3 sıra, bölgenin iklimine uygun olarak ağaçlandırma yapılır.

4. Giriş Bölgesi: Depolama tesisi girişinde, girişi kontrol altında tutmak, gelen katı atıkları muayene etmek ve tartmak amacıyla; bekçi kulübesi, işletme ve bakım binalarının yanı sıra, kantar binasının da bulunması gerekir.

5. Lastik Yıkama: Depolama sahasında kirlenen araba tekerleklerinin, yolları kirletmemesi ve çevreye zarar vermemesi için lastikleri yıkayıcı bir sistem kurulur veya araçların hızlı gidebileceği, en az 300 m. uzunluğunda bir hat yapılır.

(Çevre Bakanlığı, 1996)

 

Şekil 1. Düzenli Depolama Tesisi

II.2.1.4. DEPO TABANININ TEŞKİLİ

Katı atık depolama sahalarında çevre kirliliği açısından en önemli problem sızıntı suyudur. Her türlü kirletici parametreyi ihtiva eden sızıntı suyu, kontrol altına alınmadığında yeraltı ve yüzeysel su kaynaklarını kirletmektedir. Sızıntı suyunun bu olumsuz etkisini önlemek için depolama sahasının tabanı geçirimsiz hale getirilir. Bu geçirimsizliği sağlamak için tabii ve suni malzemeler veya bunun her ikisi de bir arada kullanılabilir.

II.2.1.4.1. MİNERAL GEÇİRİMSİZLİK TABAKASI

Depo tabanına; sıkıştırılmış kalınlığı en az 60 cm. olan kil veya aynı geçirimsizliği sağlayan doğal ya da yapay malzeme serilir. Bu malzemelerin geçirimlilik katsayısı (permeabilite) 1x10-8 m/sn’den büyük olamaz. Az çatlaklı kaya zeminlerde ise bu değer 1x10-7 m/sn olarak alınır.

İçme ve kullanma suyu havzalarının uzun mesafeli koruma alanında inşa edilecek düzenli depolama sahası tabanında, sıkıştırılmış kalınlığı 60 cm. olan kil tabakasının üzerine, kalınlığı 2 mm. olan yüksek yoğunluklu polietilen folye (HDPE) serilir. Serilecek folyenin yoğunluğu 941-965 kg/m³ arasında olmak zorundadır. (Çevre Bakanlığı, 1996)

 

Şekil 2. Taban Tip İzolasyon Kesiti

II.2.1.4.2. DEPO ZEMİNİNİN HAZIRLANMASI

Depo yerinin seçiminde tabanı sağlam, zemin emniyet gerilmesi yüksek araziler tercih edilmelidir. Ancak depolama sahası geçirimsiz bir yapıya sahip olsa dahi, taban ilave işlemlerle geçirimsiz hale getirilerek, zeminin her yerinde geçirimlilik kat sayısının (1 x 10-8 m/sn) aynı olması sağlanır.

Depolama sahasının üst kısmındaki tarım toprağı sıyrılarak, biriktirilmeli ve ilerde sahanın yeşillendirilmesinde kullanılmalıdır. Zemin bitki ve ağaç köklerinden temizlenir. Bu işlemden sonra depolama sahasının minimum 30 cm. derinliğindeki toprak tabakası sürülerek gevşetilir ve yol altyapısı sıkıştırma tekniğine uygun olarak tekrar sıkıştırılır.

Bu tabakanın üzerine sıkıştırılmış kalınlığı en az 60 cm. olan kil veya aynı geçirimsizliği sağlayan doğal ya da yapay malzeme serilir. İyi bir sıkıştırmanın sağlanması ve çatlamaların meydana gelmemesi için kilin optimum nemde olması lazımdır. Sıkıştırma işlemi silindir, keçi ayağı (kompaktör) gibi yol altyapısında kullanılan aletlerle yapılabilir.

Folye serilirken, kaba ve sivri parçaların delme etkisinden korunmalıdır. Koruma, ince kum tabakası veya geotekstil malzeme ile sağlanabilir. Koruma tabakası olarak kullanılacak kumun içinde 2-10 mm arası daneler %15’den fazla olmamalıdır. Bu koruyucu tabakanın kalınlığı en az 10 cm olmalıdır. (Çevre Bakanlığı, 1996)

II.2.1.4.3. SIZINTI SUYUNUN TOPLANMASI

Sızıntı suyu, çöp deposunun çevre açısından önemli bir parametresidir. Sızıntı suyunun ana kaynağı yağmur suları ve çöpün ihtiva ettiği sudur. Çöplük işletmede iken hektar başına günde yaklaşık 2-5 m³ sızıntı suyu oluşur. Sızıntı suyu miktarı; atıkların kompozisyonu, miktarı, türü ve yağışlara göre değişir.

Katı atık deposunda oluşan bu sızıntı suları; geçirimsiz hale getirilen depo tabanı üzerine dren boruları döşenerek, bir noktada toplanır. Hidrolik ve statik olarak hesaplanması gereken drenaj borularının çapı minimum 100 mm ve minimum eğimi %1 olmalıdır. Bu borular, basınca dayanıklı yüksek yoğunluklu polietilen (HDPE) delikli veya yarıklı borulardır. Bu boruların et kalınlığı 10 mm. veya 16 Atü iç basınca dayanacak şekilde olmalıdır.

Dren boruları, münferit borular şeklinde, yatayda ve düşeyde kıvrım yapmadan doğrusal olarak depolama sahası dışına çıkar. Depolama tesisi çıkışında kontrol bacaları bulunur. Ayrıca dren boruları çevresine iri taşlar yerleştirilir. Bu taşların üzerine çakıl filtre yerleştirilir. Bu filtrenin boru sırtından itibaren yüksekliği minimum 30 cm olur. Drenaj sisteminde kullanılan çakılın çapı 16/32 veya 8/16’dan küçük ve kireç oranı da %30 dan çok olmamalıdır. (Çevre Bakanlığı, 1996)

II.2.1.4.4. SIZINTI SUYU MİKTARININ AZALTILMASI

  • Sızıntı suyunun kaynağı öncelikle çöplük üzerine yağan yağmurdur. Yağmurun kısa sürede depo gövdesini terk etmesi için dolgu üstüne eğim vermek gerekmektedir. Bu eğim %3 den küçük olmamalıdır.
  • Sahanın etrafındaki yüzey sularının çöp deposuna girmesi önlenmelidir. Bunun için saha kenarına drenaj hendekleri açılır. Buradaki sular çöplükteki sızıntı sularına karıştırılmadan ayrıca drene edilirler. Kanallar, yüzey sularının tamamını taşıyabilecek kapasiteye sahip olmalıdır.
  • Depolama sahası önceden belirlenmiş etaplar halinde işletilmeli, her bir etap tamamen doldurulmadan bir sonraki etap başlatılmamalıdır.
  • Etaplar atık boşaltma sahasının en yüksek kısmından başlayarak sıra ile birbirini izlemelidir. Böylece dolum yapılan bölgeden kaynaklanan sızıntı sularının, sahanın diğer bölgelerine düşen yağmur sularına karışması önlenir. (Çevre Bakanlığı, 1996)

II.2.1.4.5. DEPO GAZININ UZAKLAŞTIRILMASI

Depo gazı, depolanan organik atıkların mikrobiyolojik ayrışma sonucunda ortaya çıkan veya depolanan atığın gaz fazına geçen kısmı olarak isimlendirilir. Depo dolgusunun teşkil edilmesinden sonra gövde içine hava girişi olmadığından, ortamda daha önceden mevcut bulunan oksijenin bitmesinden sonra gövde içinde anaerobik reaksiyon başlar. Bu reaksiyon sonucu ortamdaki organik maddeler parçalanarak H2S, CO2 ve CH4 (Metan) gazları ortaya çıkar.

Gaz çıkışı atık stabilize oluncaya kadar devam eder. Metan çıkışı depolama yapılmasından itibaren, birkaç ay sonra başlayarak 2 yıla kadar artarak çıkmaya başlar. Yaklaşık 20 yıl sonra stabil hale gelebilir. Bu sürede gazın % 75’i çıkar. Mutlak anaerobik şartlarda çöp deposunda % 54 metan, % 45 CO2 ve az miktarda da diğer gazlar bulunur. Metan hariç diğer gazlar kokulu olduğundan hemen fark edilirler. Ortalama 1 m³ çöpten 100-400 m³ gaz çıkmaktadır.

Bu gazlar çevreye yayılarak koku, yangın, patlamalar ve zehirlenmelere sebep olabilirler. Depo gazları (özellikle metan) kanalizasyon, telefon ve elektrik kabloları boruları vasıtası ile yeraltından 200 m. mesafelere kadar yayılabilmektedir. Depo sahası çevresindeki binalara aynı yollar ile yayılarak çeşitli patlamalara, boğulma ve zehirlenmelere de sebep olabilirler. Kapalı ortamlarda metan gazının patlama sınırı %15’dir.

Depo gazının, hem çevreye yayılıp tehlike oluşturmasını önlemek ve hem de toplanan gazı değerlendirebilmek için bir gaz toplama sistemi ile bu gazların toplanması gerekmektedir. Toplanan bu gazlar değerlendirilmeyecek ise kontrollü olarak atmosfere verilirler.

Gaz toplama bacaları, depolama sahasında dolgu yapılmadan önce, depo tabanı ve drenaj sistemi tesis edildikten sonra inşa edilir veya dolgu işlemi tamamlandıktan sonra sondajla açılırlar. Bu baca veya kuyuların çapı 1m olmalıdır.

Eğer depolama sahasında oluşan gazlardan enerji elde edilecek ise (elektrik, ısınma vs.) bacanın ortasına yüksek yoğunluklu polietilen (HDPE)’den mamul delikli ya da yarıklı diren borusu yerleştirilir. Bu borunun etrafı çakıl veya mıcır ile doldurulur. Gaz bacalarında kullanacağımız boruların, yüzey alanının %15’i delik veya yarıklı olmalıdır. Gaz kuyuları bir yakma ünitesine (fakel) bağlanarak kuyularda biriken gazlar yakılır veya enerji elde edilir.

Depo gazlarından faydalanılmayacak ise kuyunun içi sadece mıcır ve çakılla doldurularak, gazlar doğrudan pasif olarak atmosfere verilir. Gaz toplama kuyularında kullanacağımız mıcır veya çakıl kalkersiz olmalıdır. Depolama sahasındaki gazların iyi bir şekilde toplanabilmesi için kuyular 50-80 metre mesafelerle açılır veya inşa edilirler.

Eğer gaz toplama bacaları çöp dökümünden önce inşa ediliyorsa, zeminde hazırlanan temel üzerine 1 m. çapında çelik hasır veya bu işlemi yerine getirecek başka malzemeler yerleştirilir. Bunun ortasına delikli veya yarıklı gaz borusu indirilir, etrafı kalkersiz çakılla doldurulur. Dolum yükseldikçe gaz bacası da yükseltilir. Çöp dökümü sırasında gaz bacalarının kapanmamasına ve hasar görmemesine dikkat edilmelidir. (Çevre Bakanlığı, 1996)

II.2.1.4.6. DEPO SAHASININ KAPATILMASI

Depolama işleminin tamamlanmasından sonra, çöp dökümüne kapatılacak sahalar, tekniğine uygun olarak kapatılmalıdır. Bunun için önce depolama sahası üst yüzeyine şekil verilir ve geçirimsiz hale getirilerek yağmur sularının depo içine girmesi engellenir.

Depolama sahasının kapatılmasında şu sıra takip edilir:

  • Sıkıştırılmış ve düzeltilmiş çöpün üzerine 50 cm kalınlığında dengeleme tabakası serilir. Burada kullanılan toprağın homojen olmasına dikkat edilir.
  • Bu tabaka üzerine 60 cm sıkıştırılmış mineral (kil) geçirimsizlik tabakası serilir. Ayrıca kil tabakası ile birlikte veya sadece 2 mm kalınlığında HDPE folye de kullanılır. Bu tabakanın permeabilitesi 1x10-8 m/sn olmalıdır.
  • Bu geçirimsiz tabakanın üzerine 30 cm kalınlığında drenaj tabakası inşa edilir. Bu tabakanın teşkilinde genellikle kireç oranı düşük çakıl kullanılır. Bu tabaka sayesinde, yağış ve sulama suları çöp gövdesine intikal etmeden toplanarak, tahliye edilir. Bu tabakanın permeabilitesi 1x10-3 m/sn olmalıdır.
  • Bu tabakanın üzerine, ekilecek ve dikilecek bitkilerin kök derinliğine göre en az 1 metre kalınlığında tarım toprağı serilir. Depo kütlesine düşen yağmurun kısa sürede sahayı terk etmesi için bu tabakanın eğiminin %3’den büyük olması gerekir.
  • Bundan sonra depolama sahası, bölgenin iklim şartlarına uyum sağlayan bitki ve ağaçlar ekilerek/dikilerek yeşillendirilir.
  • Ayrıca kapatılmış bu depolama sahalarından; yeşil alan, park ve spor alanları gibi rekreasyon amaçlı olarak da faydalanılabilir. Ancak bu sahaların yanına veya üzerine kesinlikle bina-tesis yapılamaz. (Çevre Bakanlığı, 1996)

Şekil 3. Yüzey Geçirimsizliği Tip Kesiti

II.2.2. EKONOMİK AÇIDAN KARŞILAŞTIRMA

Atık bertarafı sistemlerini maliyet açısından karşılaştıracak olursak, 1 ton çöpün bertaraf maliyeti şöyledir: (İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1992)

Bertaraf Yöntemi Maliyet

Geri kazanım 2.19 $

Düzenli depolama 8.40 $

Kompostlaştırma 10.49 $

Yakma 80.97 $

II.2.3. AKTARMA İSTASYONLARI

Mevcut toplama sistemleri incelendiğinde, katı atık toplama sistemlerinin ayrılmaz bir bölümünü teşkil eden aktarma istasyonlarının Türkiye’de özellikle büyükşehir belediyeleri ve atık yönetimi hizmetleri için birlik kuran belediyeler için bir ihtiyaç olduğu görülmektedir.

Belediyelerdeki mevcut çöp toplama araçlarının çoğu küçük ve eski araçlardır. Bunlar özellikle bertaraf sahası uzakta ise taşıdıkları az çöp ile sahaya ulaşmak için uzun mesafeler kat etmelerinin yanı sıra, eski olmaları sebebiyle sık sık da arızalanmaktadırlar. Böylece zaman ve akaryakıt tüketimi artmakta ve belediyenin atık hizmetlerinin yürütülmesinde performansı düşmektedir. Bugün akaryakıt girdileri belediyeler için büyük bir yük teşkil etmektedir. Bu doğrultuda günümüzde belediyeler için aktarma istasyonlarının önemi hızla artmaktadır.

İlk etapta aktarma istasyonu belediyeye bir yük getirse de tesis işletmeye açıldığında, akaryakıt, zaman, amortisman ve işçi gibi girdilerin düşeceği ve belediyenin atık yönetimi hizmetlerinde performansının artacağı görülecektedir. Ancak yapılacak araştırmalar sonucu aktarma istasyonu belediye için verimli ve gerekli görülürse tercih edilmelidir.

Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre; katı atıkların taşınmasının ekonomik olmasını sağlamak, taşıma hattındaki trafiğe fazla yüklenmemek için şehirlerin merkezi yerlerinde aktarma istasyonları kurulabilir. Bu istasyonlarda küçük hacimli araçlarla toplanan katı atıkların daha büyük hacimli araçlara aktarılarak, bu araçlarla işleme ve depo yerlerine taşınması sağlanır. Aktarma direkt taşıma aracına yapılabileceği gibi, bir ara depoya boşaltıldıktan sonra, yeni araca doldurmak şeklinde dolaylı olarak da gerçekleştirilebilir.

Aktarma istasyonlarının koku, toz, gürültü ve görünüş yönünden çevreyi kirletmemesi için boşaltma ve yükleme işlemlerinin yapıldığı yerler, kapalı olarak inşa edilmelidir.

Aktarma istasyonlarının çeşitli tasarım esaslarına göre ve düşük seviyedeki basit teknolojilerden son derece gelişmiş yüksek teknolojilere kadar çeşitli seviyelerde projelendirilmeleri ve inşa edilmeleri mümkündür.

Aktarma istasyonu planlanıyor ise özellikle küçük belediyeler için işletme maliyeti düşük ancak temel unsurları taşıyan aktarma istasyonu teknolojisi seçilmelidir. Büyük belediyeler için daha komplike ve gelişmiş yüksek teknolojilerin seçilmesi daha verimli olacaktır.

(İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 1992)

Şekil 4. Aktarma İstasyonu

III. BÖLÜM
III. SİNOP ÖRNEĞİ

III.1. PROJENİN AMACI

Sinop İli’nin katı atık sorununa çözüm getirmek amacı ile Sinop (Merkez) başta olmak üzere Gerze ve Erfelek Belediyelerinin bir araya gelerek oluşturdukları Birliğin katı atıklarının Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği’nde belirtilen kriterler çerçevesinde mühendislik tasarım projesinin yapılmasıdır.

III.2. KAPSAM

Proje kapsamında günümüz atık miktarı ve kompozisyonu doğrultusunda, depolama sahasının projelendirilmesi yapılmıştır. Mevcut projenin revize edilmesi kapsamında, aşağıdaki konular yer almaktadır;

  • Katı atık düzenli depolama lotları,
  • Hafriyat planı ve sedde sistemi,
  • Taban izolasyonu,
  • Sızıntı suyu toplama ve arıtma sistemi,
  • Atık tabakaları ve nihai dolum hali,
  • Nihai örtü sistemi,
  • Peyzaj
  • Gaz toplama sistemi
  • Yeraltı suyu drenajı
  • Yüzey suyu drenajı
  • Şev stabilite hesapları
  • Saha ulaşım yolu ve kontrol yolu.

Revizyon kapsamında yer almayan konularda İller Bankası tarafından hazırlatılmış olan proje raporuna uyulmuştur. (Sinop Belediyesi, 2005, 4)

III.3. KATI ATIK DÜZENLİ DEPOLAMA SAHASI GENEL YERLEŞİMİ

Katı atık düzenli depolama sahalarında gerekli olan ve proje bölgesi katı atık düzenli depolama sahasında uygulanacak olan idari tesis ve üniteler;

Bekçi Binası, Kantar Binası ve Elektronik Tartı Ünitesi, Halk Katı Atık Döküm Alanı ve Katı Atık Söndürme Alanı, İdare Binası, Tekerlek Yıkama Ünitesi, Garaj ve Atölye Binası, Otoparklar, Çit, Sızıntı Suyu Havuzu ve Arıtma Tesisi, Ayırma Tesisi, Katı Atık Lotları, Tıbbi Atık Lotları, Günlük Örtü Depolama Alanı, Pilot Kompost Tesisi, Pompa İstasyonudur.

(Sinop Belediyesi, 2005, 21)

III.4. NÜFUS PROJEKSİYONLARI

Projede kullanılacak katı atık miktarının hesaplanmasına yönelik en önemli parametrelerden biri proje bölgesinin nüfus tahminidir. Nüfus tahminleri için resmi nüfus sayım sonuçları analiz edilmiştir.

Tablo 1. İller Bankası Yöntemine Göre Nüfus Projeksiyonları
YILLAR SİNOP ERFELEK GERZE TOPLAM KIRSAL TURİZM GENELTOPLAM
2000 30502 3659 10013 44174 3965 8393  
2005 34208 3876 10524 48608 4447 9236 62291
2010 38365 4106 11061 53532 4987 10171 68690
2015 43027 4350 11625 59001 5593 11210 75805
2020 48255 4608 12218 65081 6273 12365 83719
2025 54118 4882 12841 71841 7035 13650 92526
2030 60694 5172 13496 79361 7890 15079 102331

(Sinop Belediyesi, 2005, 31)

III.5. ATIK PROJEKSİYONU

Katı atık düzenli depolama sahasına gelecek olan atık miktarının belirlenmesi, tesisin doğru projelendirilmesi açısından oldukça önem teşkil eder. Proje bölgesinde oluşacak atık miktarları Tablo 2 de verilmiştir. Geri kazanılabilir atık miktarı %18 olmasına rağmen bunun tamamı ayrıştırılamamaktadır. Atıkların kaynağında ayrı toplanmaması nedeniyle geri kazanılacak atık miktarında yüksek miktarda kayıp olmaktadır. Bu nedenle atık projeksiyonu yapılırken geri kazanılır atık miktarı yaklaşık olarak %6 alınmıştır. (Sinop Belediyesi, 2005, 32)

Tablo 2. Atık Projeksiyonu
YIL NÜFUS EVSEL NİTELİKLİ KATI ATIK GERİ KAZANILAN MİKTAR DEPOLANACAK ATIK MİKTARI DEPOLANACAK EKLENİK ATIK
    kg/kişi/gün ton/gün ton/yıl ton/yıl ton/yıl m3/yıl m3/yıl
2005 62291 0,9 56 20440 1226 19214 27449 27449
2010 68690 0,9 62 22630 1358 21272 30389 145575
2015 75805 1,2 91 33215 1993 31222 44603 317616
2020 83719 1,2 100 36500 2190 34310 49014 554354
2025 92526 1,2 111 40515 2431 38084 54406 816090
2030 102331 1,2 123 44895 2694 42201 60287 1105274

Not: Atık yoğunluğu 0,7 ton/ m3 alınmıştır.

(Sinop Belediyesi, 2005, 32)

III.6. KATI ATIK DEPOLAMA SAHASI

Sahada ortalama rüzgar hızı 6,5 m/sn ve kuzeybatı yönündedir. Kuzeybatı yönünde bir yerleşim olmadığı için çevrede kokudan dolayı bir rahatsızlık oluşması ihtimali yoktur. Saha, proje bölgesinin yaklaşık 15 yıllık katı atık depolama ihtiyacını karşılamaktadır. Bu hesaplamalarda I.Etap depolama sahası alanı 3 ha ve atık yoğunluğu 0,7ton/m³ olarak alınmıştır. Depolama sahasında 1/4 eğim kullanılarak optimum kazı ve arazi kullanımı planlanmıştır. Taban izolasyonu için kullanılacak olan malzemeden dolayı taban eğimi azami 1/4 alınmıştır. Depolama sahasında atıklar 60 m yüksekliğinden başlayıp kuzeye doğru sürdürülerek 85 m yüksekliğinde bir tepe oluşturacaktır. Yüzey geçirimsizliği ile tepe noktası yüksekliği 87 kotunda olacaktır. Tablo 3 da sahanın kapasitesine ait bilgiler yer almaktadır. Saha boyunca ortalama 15-17 m atık depolanacağına dayanılarak hacim hesabı yapılmıştır.

(Sinop Belediyesi, 2005, 34)

Tablo 3. Saha Depolama Kapasitesi
Depolama Kapasitesi(m3) Alan(m2) Kapasite(yıl) Dönem(yıl)
555.000 30.000 15 2006-2020

III.6.1. SIZINTI SUYU MİKTARI VE ARITIMI

Sızıntı suyu miktarı, çöpün ayrışması sonucu ortaya çıkan su ile çöp içerisine sızan yağmur sularının karışmasından ibarettir. Sinop Meteoroloji istasyonu ortalama yağış değerleri tablo 4 de verilmektedir.

Tablo 4. Meteoroloji İstasyonu Ortalama Yağış Değerleri
Aylar Ortalama Yağış (mm)
Ocak 73.8
Şubat 50.5
Mart 46.7
Nisan 39.2
Mayıs 35.3
Haziran 34.2
Temmuz 31.1
Ağustos 40.4
Eylül 63.2
Ekim 80.7
Kasım 88.7
Aralık 86.2
Yıllık 670.0

Çöp deposu içine sızacak yağmur suyu miktarı;

a.Yüzey toprağının cinsine

b.Bu toprağın sıkıştırma derecesine

c.Yüzeyin eğimine

d.Sıcaklık derecesine

e.Bitki örtüsüne

f.Rutubet miktarına vb. faktörlere bağlıdır.

Sızıntı suyu miktarı kompaktör ile sıkıştırma yapılması durumunda yıllık yağış miktarının %40 ı olarak kabul edilebilmektedir. Buna göre sızıntı suyu miktarının hesaplanması yapıldığında;

Düzenli depolama alanı = 30000 m2

Qdüzenli=0,6700m/yıl*30000 m2*0,40

= 8040 m3/yıl

= 22 m3/gün

Sızıntı suyunun bertarafı için nihai çözüm olarak arıtma tesisi önerilmektedir. Arıtma tesisinden önce toplamı 33.012 m3 lük 5 lagün yapılacaktır. Bu lagünler yaklaşık 4 yıl arıtma tesisi olmadan işletme yapılmasına olanak sağlayacaktır. Lagünlerin 2 tanesi öncelikle yapılacak, diğerleri daha sonra inşa edilecektir. Bu süre içinde sızıntı suyu miktar ve kompozisyonu incelenerek uygun bir arıtma tesisi seçimi yapılabilir.

Dolayısıyla sızıntı suyu arıtma tesisi için 22 m³ / g debi değeri dikkate alınacaktır. Diğer taraftan arıtma tesisine verilecek organik yüklemenin 10 000 mg / l BOİ5 olabileceği kabul edilirse günde

10 000 mg/lt x (22x1 000) lt/g x 10-6 kg/mg = 220 kg/gün BOİ5

giderebilecek bir sistemin tasarlanması gerekmektedir.

III.6.2. GAZ OLUŞUM MİKTARI

Depolama alanındaki çöplerde meydana gelen kimyasal, fiziksel ve biyolojik reaksiyonlar sonucu depo gazı meydana gelmektedir. Depo gazının yüzde dağılımı Tablo 5 de verilmiştir. Gazın bileşimi yaklaşık 18 ay sonunda kararlılık göstermeye başlar.

Tablo 5. Depo Gazının Yüzde Dağılımı
Depolamaya başlamadan sonra geçen süre (AY) Hacimsel Ortalama (yüzde olarak)
  Azot Karbondioksit Metan
0-3 5,2 88 5
3-6 3,8 76 21
6-12 0,4 65 29
12-18 1,1 52 40
18-24 0,4 53 47
24-30 0,2 52 48
30-36 1,3 46 51
36-42 0,9 50 47
42-48 0,4 51 48

 

1 kg organik karbondan, ideal gazlar kanununa göre tümüyle gaz haline dönüştürüldüğünde 1.868 m3 gaz elde edilmektedir.

III.6.3. GAZ TOPLAMA SİSTEMİ

Katı atık sahalarında, atık kütlesinden oluşacak gazın girişini önlemek ve buna bağlı tehlikeleri engellemek amacıyla aktif veya pasif gaz toplama sistemleri uygulanmaktadır. Pasif gaz toplama sisteminde atık kütlesinde açılan/açılmış kuyularla toplanan gaz doğrudan atmosfere bırakılmaktadır. Bu eski depolama sahalarında gaz potansiyelinin düşük olduğu ve patlama riskinin bulunmadığı durumlarda uygulanmaktadır.

Gaz toplama kuyuları katı atık düzenli depolama sahalarında iki türlü uygulanmaktadır. Yatay ve düşey toplama hatları ile atık kütlesindeki gaz toplanabilmektedir. Yatay toplama son yıllarda terk edilen bir yöntem haline gelmiştir. Zira atık kütlesinde zamana bağlı oturmalara paralel olarak bacalar ve bacaları birleştiren yatay kollektörler hasar görmektedir. Dolayısıyla gaz toplanamadığı gibi bir tehlike haline de dönüşebilmektedir. (Sinop Belediyesi, 2005, 46)

İşletmeye paralel olarak düzenlenen gaz toplama bacaları ise atık tabakasının yükselmesine paralel olarak teçhizatı büyütülmektedir. İşletme sırasında kompaktör operatörleri bu bacalara çarparak hasar meydana gelmekte bu ise ancak gaz bacasına konacak çelik muhafaza ile önlenmektedir. İşletme sırasında yükselen atık kütlesine paralel olarak baca içerisindeki çelik muhafaza da yukarıya çekilmekte, böylelikle bacalar hasarlara karşı dayanıklı hale getirilmektedir. Bu tür gaz bacası maliyet açısından ve gaz potansiyelini verimli olarak toplayarak yakmak açısından rasyonel çözüm olarak ön plana çıkmamaktadır. Çünkü işletme sırasında gaz bacası kullanımı, özellikle baca etrafında atıkların homojen olan sıkışmamasına sebep olmakta bu da sonuçta verimsiz bir gaz toplama sistemi oluşturmaktadır.

Dikey toplama sistemi projelendirilecek ve işletme aşamasında da yükseltilerek uygulanacaktır. Böylelikle işletme sırasında atık kütlesinde oluşacak gaz tehlike yaratmadan dışarıya alınabilecek işletmeye son verildikten sonra da uzun yıllar boyunca oluşmaya devam edecek gazın düzenli olarak toplanması da düşey kuyular ile sağlanabilecektir. Proje bölgesi için de bu sistem önerilmektedir.

III.6.4. PEYZAJ

Depolama sahası, işletme sırasında ve işletme sonrasında yapılacak peyzaj ile çevreyle uyumlu bir şekle dönüştürülecektir. Son örtü tamamlandıktan sonra üstteki toprak tabakası üstüne humus dökülmektedir. Bu seviyenin üzerine kökleri uzun olmayan bitkiler seçilerek katı atık sahası üst yüzeyi bitkilendirilecektir. Katı atık sahası ömrünü tamamladığında son örtü düzenlenerek yeşil bir görüntü oluşturulacaktır. (Sinop Belediyesi, 2005, 51)

III.7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI’NIN PROJEYE YAKLAŞIMI

Katı Atık Bertaraf Tesisi Projesi yaptıracak Belediye Birliklerine, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, Avrupa Birliği Fonlarından “HİBE” şeklinde finans desteği sağlanmaktadır.

Belediye Birlikleri tarafından hazırlanacak olan proje kapsamında; Halihazır Harita, Jeolojik Etüt, ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Raporu ve Uygulama Projeleri için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından Proje bedelleri hibe olarak verilmektedir.

Ayrıca, hazırlanan Projelerin Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından onaylanmasını müteakip inşaat uygulama ihalesini yapan Belediye Birliklerine 1.000.000. YTL destek sağlanmakta ve bu bedel Belediye Birliklerine hibe şeklinde verilmektedir.

Sinop (Merkez), Gerze, Erfelek Ortak Katı Atık Bertaraf Tesisi Projesi’nde de aynı sistem uygulanmıştır. Birlik, hazırlanan projeyi Çevre ve Orman Bakanlığı görüşüne sunmuştur. Bakanlık uzmanları tarafından incelenen proje, kısa süre içerisinde uygun görüş almıştır. Uygun görüşün verilmesini müteakip proje bedeli birliğe ödenmiştir. Birlik tarafından inşaat uygulama ihalesinin yapılmasından sonra da Bakanlık tarafından ekonomik destek sağlanmıştır.

IV. SONUÇ VE ÖNERİLER

I. Bölümde, yürürlükte bulunun mevzuat irdelenmiştir. İrdelenen yürürlükteki kanunlarda katı atıkların; toplanması, taşınması ve bertarafı aşamalarında belediyelere çeşitli sorumluluklar verilmiştir. Kanunlar doğrultusunda hazırlanan ve yürürlükte bulunan yönetmeliklerde de söz konusu tesislerin hangi kriterlere göre yapılması konusunda teknik konuları kapsamaktadır.

Yönetmeliklerde belirlenen teknik konular da II. Bölümde ele alınmıştır. Bertaraf yöntemleri incelenmiş olup, Türkiye’de üretilen katı atık kompozisyonu, yatırım ve işletme parametreleri de dikkate alınarak en uygun yöntemin Düzenli Depolama Tesisi olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. II. Bölümde; Düzenli Depolama Tesisinin oluşturulmasında dikkat edilmesi gereken teknik konular detaylandırılmıştır. Yer seçimi, depo taban geçirimsizlik sistemi, sızıntı suyu ve depo gazlarının toplanması ile üst yüzey geçirimsizlik sisteminin hangi yöntemle yapılacağı tarif edilmiştir. Yukarıda belirtilen yöntem ile inşa edilen ve işletme kriterlerine uygun olarak kullanılan depolama alanlarından çevreye herhangi bir kirletici parametre yayılmamaktadır.

III. Bölümde; yukarıda belirtilen kriterler doğrultusunda hazırlanan Sinop (Merkez), Gerze, Erfelek Ortak Katı Atık Bertaraf Tesisi Projesi incelenmiştir. Bu projenin incelenmesinin nedeni, Düzenli Depolama Tesisi inşa edilmeden önce proje kapsamında hangi konuların ele alındığı, nüfus ve atık projeksiyonlarının hangi yöntemle yapıldığı, jeolojik etütlerin depolama sahası yer seçimine ve mühendislik çalışmalarına etkileri, sahada oluşacak sızıntı suyu ve depo gazlarının hacimlerini hesaplama yöntemleri, depolama ömrünü tamamlamış sahaların kapatılması konularının hangi yöntemlerle gerçekleştirildiği ortaya koymaktır.

Katı Atık Bertaraf Tesisi yaptırmak isteyen belediyelerimizin öncelikle, ulaşım olanaklarını irdeleyerek, belediye birliklerini kurmaları gerekmektedir.

Yer seçimi çalışmaları sırasında Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu hazırlanmaktadır. Rapor kapsamında; yerleşim birimleri, havaalanı, içme ve kullanma suyu ile su toplama havzaları arasındaki ilişki, çevredeki yeraltı suyu hareketi, jeolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik yapı, tektonik yapı, kırık ve çatlaklı bölgeler, sel, çığ, heyelan ve erozyon bölgeleri, çevredeki trafik ve ulaşım yollarının durumu, hakim rüzgar yönü, sulak alanlar, taşıma mesafesi, sahanın toplam depolama kapasitesi, sahanın çevreden görünüşü gibi faktörler dikkate alınmalıdır.

ÇED Olumlu Belgesi alan sahalar için Uygulama Projesi hazırlanır. Kurulan birlik kanalıyla yukarıda sıralanan kriterler doğrultusunda hazırlattıracakları uygulama projelerinin Çevre ve Orman Bakanlığından uygun görüş almaları gerekmektedir.

Çevre ve Orman Bakanlığının başlattığı AB Hibe programına paralel olarak, Belediyelerimizin konuya duyarlı olmaları ile birlikte Türkiye genelinde Katı Atık Bertaraf Tesisi Projesi seferberliği başlatılmıştır. Halen il merkez belediye birliklerinin yoğun olarak çabalarına, yakın gelecekte ilçe belediye birliklerinin de katılmaları beklenmektedir. 10 yıllık süreçte, Türkiye’de vahşi depolama yapan belediyenin kalmaması planlanmaktadır.


KAYNAKÇA

  • ÇEVRE BAKANLIĞI, (1996), Küçük ve Orta Ölçekli Belediyelerde Katı Atık Bertaraf Sahaları, ÇEVRE BAKANLIĞI, Ankara.
  • ÇEVRE BAKANLIĞI, (2002), Düşük ve Yüksek Bütçeli Belediyeler İçin Katı Atık Depolama Sahalarının Standart Olarak Planlanması ve Tasarımı, ÇEVRE BAKANLIĞI, Ankara.
  • İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, (1992), CH2M-ANTEL İstanbul Anakenti İçin Hazırlanan Katı Atık Yönetim Etüdü Teknik Rapor No 2, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, İstanbul
  • SİNOP BELEDİYESİ, (2005), Sinop, Erfelek, Gerze Ortak Katı Atık Tesisi Revize Projesi Raporu, SİNOP BELEDİYESİ, Sinop.

 YerelNET Yerel Yönetimler Portalı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından desteklenmektedir.
 

 
YerelNET Kullanım İlkeleri

İLLER:
ADANA ADIYAMAN AFYONKARAHİSAR AĞRI AKSARAY AMASYA ANKARA ANTALYA ARDAHAN ARTVİN AYDIN BALIKESİR BARTIN BATMAN BAYBURT BİLECİK BİNGÖL BİTLİS BOLU BURDUR BURSA ÇANAKKALE ÇANKIRI ÇORUM DENİZLİ DİYARBAKIR DÜZCE EDİRNE ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM ESKİŞEHİR GAZİANTEP GİRESUN GÜMÜŞHANE HAKKARİ HATAY IĞDIR ISPARTA İSTANBUL İZMİR KAHRAMANMARAŞ KARABÜK KARAMAN KARS KASTAMONU KAYSERİ KIRIKKALE KIRKLARELİ KIRŞEHİR KİLİS KOCAELİ KONYA KÜTAHYA MALATYA MANİSA MARDİN MERSİN MUĞLA MUŞ NEVŞEHİR NİĞDE ORDU OSMANİYE RİZE SAKARYA SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS ŞANLIURFA ŞIRNAK TEKİRDAĞ TOKAT TRABZON TUNCELİ UŞAK VAN YALOVA YOZGAT ZONGULDAK

 
 

Tasarım ve Programlama: 

KEY İnternet Hizmetleri