: İdari para cezasına karşı açılan dava kesinleşmeden düzenlenen ödeme emrinde, hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

 T.C. 

D A N I Ş T A Y 

Sekizinci Daire 

Esas No : 2008/9957 

Karar No : 2012/856 

 

Temyiz İsteminde Bulunan : …

Vekili : Av. …

 Karşı Taraf : Kayseri Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon 

İdaresi (KASKİ) Genel Müdürlüğü

Vekili : Av. …

 İstemin Özeti : Davalı idareye ait kanalizasyon borusunun patlaması 

nedeniyle davacının evini su basması sonucu oluşan zarara karşılık 19.955,00 

TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan 

davada; mevzuat uyarınca alınması zorunlu olan yapı ve iskan ruhsatı 

bulunmayan binada meydana gelen zarara ilişkin davalı idarenin hizmet 

kusurundan söz edilemeyeceği, davalı idarenin hizmet kusuru ile meydana 

gelen zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davayı reddeden 

Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 25.7.2008 gün ve E:2008/53 K:2008/805 

sayılı kararının; zararın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek 

bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Ozan Muzaffer KÖSTÜ‘nün Düşüncesi : Binanın 

yapı ve iskan ruhsatının olmamasının idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan 

zararın tazmini sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından, yukarıda anılan 

gerekçelerle tazminat isteminin reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuka 

uyarlık bulunmadığından bozulması gerektiği düşünülmektedir. 

Danıştay Savcısı Leyla KODAKOĞLU‘nun Düşüncesi : İdare ve vergi 

mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci 

fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. 

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı 

nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme 

kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA 

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık, davalı idareye ait kanalizasyon borusunun patlaması 

nedeniyle davacının evini su basması sonucu oluşan zarara karşılık 19.955,00 

TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi isteminden 

doğmuştur.

2709 sayılı T.C. Anayasanın 125. maddesinde "İdare kendi eylem ve 

işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü yer almıştır.

2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü 

Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 2/b maddesinde "Kullanılan sular ile 

yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir 

biçimde boşaltım yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması 

için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları 

noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak ve yaptırmak; 

gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu 

olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve 

gerekli yenilemelere girişmek", İSKİ‘nin görev ve yetkileri arasında sayılmış, aynı 

Kanunun 05.06.1986 gün ve 3305 sayılı Kanunla eklenen Ek-4. maddesinde 

"Bu Kanun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanır." hükmü getirilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu‘nun "Kullanma izni alınmamış yapılar" başlıklı 

31. maddesinde; inşaatın bitme gününün, kullanma izninin verildiği tarih 

olduğu, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar 

elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, ancak kullanma izni alan bağımsız bölümlerin bu 

hizmetlerden istifade ettirileceği kuralına yer verilmiştir.

Aynı Yasanın 32. maddesinde de, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine 

aykırı olarak başlanan yapılar hakkında düzenlemeler yapılmıştır.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, imarla ilgili hizmetleri 

yapmak veya yaptırmak belediyenin görev ve sorumlulukları arasında olup, 

ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan yapıların, belediye encümeni veya il idare 

kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılacağı, ayrıca kullanma 

izni verilmeyen ve alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve 

kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları açıktır. 

İdareler kural olarak yürüttükleri kamu hizmetiyle nedensellik bağı 

kurulabilen zararları tazminle yükümlüdürler. İdari eylem ve/veya işlemlerden 

doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz 

sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Bir başka anlatımla, kamu idareleri, yürüttükleri hizmetin işleyişini sürekli 

kontrol etmek ve gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğün 

tam ve gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle doğan zararların, 

hizmeti yürütmekle yükümlü bulunan idare tarafından tazmini gerekeceği açıktır.

Ancak, ortada tazmini gereken zararın bulunmaması, zararın zarar 

gören kişinin veya üçüncü kişinin eyleminden doğması, mücbir sebeplerden 

kaynaklanması, zararla idari faaliyet arasında nedensellik bağının 

kurulamaması, idare hukukuna özgü tazmin nedenlerinin bulunmaması gibi 

durumlarda idarenin tazmin yükümlülüğü ortadan kalkar.

Davacıya ait binanın yapı ruhsatı ve iskan izni bulunmadığı halde, 

davalı idare tarafından su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalandırılmıştır. Bu 

taşınmazda anılan hizmetlerden faydalanan davacının olay nedeniyle meydana 

gelen zararın tamamına katlanmasını beklemek davalı idarenin yürüttüğü 

hizmetten kaynaklanan sorumluluğun yok sayılması anlamına gelmektedir. Bu 

durum ise yukarıda aktarılan Anayasal hüküm ve hukukun genel ilkelerine aykırı 

olduğu gibi hakkaniyete de uygun değildir.

Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru ile davacının iskan ve yapı 

ruhsatı bulunmayan binada oturması nedeniyle oluşan kusur durumlarının 

birlikte değerlendirilmek suretiyle bulunacak kusur oranları çerçevesinde bir 

karar verilmesi gerekirken, yukarıda anılan gerekçelerle tazminat isteminin 

reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, Kayseri 1. İdare Mahkemesi kararının 

bozulmasına ve yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye 

gönderilmesine, bu kararın tebliği tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde 

kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13.3.2012 gününde oyçokluğu ile 

karar verildi. 

 

KARŞI OY

 

İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile 

incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun 49. 

maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.

İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya 

uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz 

isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki 

çoğunluk kararına katılmıyoruz.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmetidir.