İdarelerin, mevzuata aykırı işlemlerini süreyle bağlı olmaksızın her zaman geri alabileceği, bu ana ilkenin istisnalarından 26/9/1952 tarihli Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararının ise sadece terfi işlemlerine ilişkin olduğu, bu nedenle, söz konusu kararın, kanuna uygun olmayan atama işleminin geri alınmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanma olanağının bulunmadığı hakkında.

 T.C. 

D A N I Ş T A Y 

Beşinci Daire 

Esas No : 2012/7438 

Karar No : 2012/8775 

 

 

Temyiz Eden (Davalı) : Etimesgut Belediye Başkanlığı 

 Vekili : Av. … 

 Karşı Taraf (Davacı) : … 

 İsteğin Özeti : Ankara 15. İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci 

Dairesinin 23.9.2011 günlü, E:2011/638, K:2011/4781 sayılı bozma 

kararına uyularak verilen 7/5/2012 günlü, E:2012/611, K:2012/664 sayılı 

kararın dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması 

isteminden ibarettir. 

 Cevabın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. 

 Danıştay Tetkik Hakimi : Sultan Aksoy Kuyumcu 

 Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği 

düşünülmüştür. 

 

TÜRK MİLLETİ ADINA 

 Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: 

Dava, Etimesgut Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu emrinde müfettiş olarak 

görev yapan davacı tarafından, 1994 yılında İktisat ve Küşat İşleri 

Müdürlüğüne sınavsız iktisat müfettişi olarak atandığı gerekçesiyle Mali 

Hizmetler Müdürlüğü emrine veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak atanmasına ilişkin 26.05.2010 günlü, 669 sayılı işlemin iptali istemiyle 

açılmıştır. 

 Ankara 15. İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 

23.9.2011 günlü, E:2011/638, K:2011/4781 sayılı bozma kararına uyularak 

verilen 7/5/2012 günlü, E:2012/611, K:2012/664 sayılı kararla; davacının 

atanmasının üzerinden 16 yıl gibi uzun bir zaman geçtikten sonra kurulan 

işlemin idari istikrar ve kazanılmış hak ilkelerine aykırı olduğu, 08/07/1994 

günlü işlemle davacının Teftiş Kurulu emrine Belediye Müfettişi olarak 

atandığı ve statüsünün değiştiği, diğer yandan iktisat müfettişliği için 

aranan sınav şartının davacı iktisat müfettişi iken kaldırıldığı hususu da göz 

önünde bulundurulduğunda, davacının Belediye Teftiş Kurulu Müfettişliği 

görevinden alınarak veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak atanmasına 

ilişkin işlemin kazanılmış hak kavramına, idari istikrar ilkesine ve hukuka 

uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline hükmedilmiştir. 

 Davalı idare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne 

sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını 

istemektedir. 

 Davacının iktisat müfettişi olarak atandığı 31/05/1994 tarihinde 

yürürlükte olan şekliyle, Etimesgut Belediye Başkanlığı İktisat ve Küşat İşleri 

Müdürlüğü Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları Yönetmeliği‘nin 7. 

maddesinin (l) bendinde, "İktisat ve Küşat Müdürlüğüne en az dört yıllık 

yüksek okul mezunlarından, sınavla iktisat müfettişi atanacağı" 

düzenlemesine yer verilmiş olup; 1995 yılında yürürlüğe giren Ek Madde 1 

ile Tüketicinin Korunması Kurulu‘nun kuruluş esasları düzenlenmiş ve 

anılan maddenin (b) bendinde, bu Kurulun, İktisat ve Küşat İşleri 

Müdürlüğü Başkanlığında 3 iktisat müfettişi üyeden oluşacağı, (c) 

bendinde, Kurulun, bu konuda öğrenim vermiş olan yüksek okul veya 

fakülte mezunlarının İktisat Müfettişliğine ataması yapılmak suretiyle 

oluşturulacağı belirtildikten sonra, 6/4/2005 günlü, 22250 sayılı Resmi 

Gazete‘de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı gereği ataması yapılacak 

müfettişlerin iki yıllık yüksek okul mezunu olmaları yeterli kabul edilmiştir. 

 Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünden, davalı İdareye iktisat 

müfettişi olarak ataması yapılacaklar için "dört yıllık yüksek okul 

mezuniyeti ve sınav" koşullarının öngörüldüğü anlaşılmakta olup, Ek 

Madde 1 hükmü ile Tüketicinin Korunması Kurulu oluşturulurken atanacak 

müfettişlerin iki yıllık yüksek okul mezunu olmaları yeterli sayılmıştır.

Anılan maddede yer alan düzenleme, dört yıllık yüksek okul mezuniyeti 

koşulunu iki yıla indirmiş olup, aynı maddede sınav koşulunun 

kaldırıldığına ilişkin bir hüküm mevcut değildir. 

 Dosyanın incelenmesinden; Sosyal Hizmetler ve Çocuk 

Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesinde öğretmen olarak görev 

yapmakta iken 31/05/1994 günlü işlemle Etimesgut Belediye Başkanlığı 

İktisat ve Küşat İşleri Müdürlüğü emrine sınavsız İktisat Müfettişi olarak 

atanan davacının, 8/7/1994 tarihinde Teftiş Kurulu Müdürlüğü emrine 

müfettiş olarak atandığı; Belediye Başkan Yardımcısı tarafından hazırlanan 

26/5/2010 günlü Araştırma ve İnceleme Raporunda, "davacının, Etimesgut 

Belediye Başkanlığı İktisat ve Küşat İşleri Müdürlüğü Kuruluş, Görev ve 

Çalışma Esasları Yönetmeliği‘nin 7. maddesinin (l) bendi hükmüne aykırı 

olarak sınavsız iktisat müfettişi ve ardından müfettiş kadrosuna atandığı" 

hususunun tespit edildiği; bunun üzerine, 26/5/2010 günlü , 669 sayılı dava 

konusu işlemle 31/5/1994 günlü atama onayı iptal edilerek davacının Mali 

Hizmetler Müdürlüğü emrine veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak 

atandığı; anılan işlemin, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 28/10/2010 

günlü, E:2010/749, K:2010/1294 sayılı kararıyla "İnceleme ve Araştırma 

Raporunu hazırlayan kişi ile işlemi tekemmül ettiren kişinin aynı olması ve 

aynı tarih ile birbirini takip eden işlemler tesis edilmek suretiyle neticeye 

varılması hususları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde 

hukuka uyarlık görülmediği" gerekçesiyle iptaline karar verildiği; söz 

konusu "iptal" kararının Dairemizin 23/09/2011 günlü, E:2011/638, 

K:2011/4781 sayılı kararıyla, "inceleme ve araştırma raporu niteliğindeki 

raporu hazırlayan kişi ile dava konusu işleme onay veren kişinin aynı olması 

hususunun işlemi sakatlamayacağı, bu nedenle işlemin hukuka aykırı 

bulunduğu gerekçesiyle iptali yolundaki Mahkeme kararında isabet 

görülmediği" gerekçesiyle bozulduğu, Mahkemece bozma kararına 

uyularak işin esasının incelenmesi suretiyle dava konusu işlemin iptaline 

hükmedilmesi üzerine anılan kararın temyizen incelenerek bozulmasının 

istenildiği anlaşılmaktadır. 

 Uyuşmazlığın çözümü için, hukuka aykırı bir idari işlemin aradan 

belirli bir zaman geçtiği takdirde ilgililer lehine kazanılmış hak doğurup 

doğurmayacağı hususunun irdelenmesi gerekmektedir. 

 Anayasanın 2. maddesinde Cumhuriyetin nitelikleri arasında 

gösterilen "Hukuk Devleti" ilkesi Devlet ya da millet adına yetki kullanan tüm organ, kuruluş ve birimlerin bu ilke içinde hareket etmelerini 

zorunlu kılmakta; bu bağlamda yürütme organı ve idarenin tüm işlem ve 

eylemlerini hukuka uygun olarak kurması ve yapması gerekmektedir. Kamu 

hizmetinin yürütülmesinde ve yasalarla verilen görevlerin yerine 

getirilmesinde idarenin kamu yararı amacına ulaşabilmesinin, ancak bu 

koşullarla olanaklı olduğu açıktır. Buna göre, kural olarak, idarenin 

işlemlerindeki hukuka aykırılıkları düzeltmek, bu tür işlemlerle ortaya çıkan 

hukuk ihlallerini ortadan kaldırarak hukuka uygun bir düzeni sağlamak 

zorunda olduğu ortaya çıkmaktadır. Genel kural böyle olmakla birlikte, 

hukuka aykırı bir işlemin uygulanması suretiyle elde edilen bazı 

kazanımların bir yandan zaman içinde bu yolla idarede sağlanmış olan 

istikrarın ve kamu düzeninin bozulmaması amacı ile, öte yandan, belli bir 

süre kesintisiz uygulanmak suretiyle ilgili kişinin statüsünün ayrılmaz bir 

parçası haline dönüşmüş olduğu gözönüne alınarak yargı kararlarıyla 

korunduğu bir gerçektir. Nitekim, Danıştay İçtihatları Birleştirme 

Kurulunun 26/9/1952 günlü, E:1952/15, K:1952/244 sayılı kararıyla 

"kanunsuz bir yükselme işleminden sonra, aynı memur hakkında kanuna 

uygun çeşitli yükselmeler yapıldığı takdirde, idare tarafından kanunsuz 

yükselmenin artık geri alınmasının uygun görülemeyeceği" ve 

22/12/1973 günlü, E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararıyla "idarenin yokluk, 

açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre 

aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her 

zaman geri alabileceği, ancak belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı 

ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten başlamak 

üzere 90 gün (dava açma süresi) içinde kabil olduğu ve 90 günlük süre 

geçtikten sonra istirdat edilemeyeceğine karar verilerek sakat işlemin, 

bundan yararlanan lehine kazanılmış bir hak doğurmasa da, bunun kişiler 

için doğurduğu subjektif etki ve sonuçlarının korunması gerektiği 

sonucuna varılmıştır. 

 Ancak söz konusu İçtihadı Birleştirme Kurulu kararları ile 

sağlanan korunmanın kamu yararı ve kamu düzeni ile sınırlı olduğunu, 

idarede istikrar ilkesi esas alınarak sağlanan bu korumanın, kamu düzenini 

ve bunun sonucu olarak kamu yararını ihlal eden, bozan bir sonuca 

ulaştığında artık sürdürülmesinin olanaklı olmadığını; korumanın, hukuka 

aykırı işlemin düzeltildiği tarihe kadar ilgili kişi için doğurduğu kişisel 

kazanımlarla sınırlı kalacağını kabul etmek gerekmektedir. Daha açık biranlatımla hukuka aykırı idari işlemle elde edilen statü ve bu statüye 

dayanılarak yapılan işlem ve eylemler kamuya yönelik etki ve sonuçlar 

doğruyorsa bu statü korunmayacak, ancak idarece hatalı işlem 

düzeltilinceye kadar ilgili kişinin bu statü nedeniyle elde ettiği kişisel 

kazanımlara da dokunulmayacaktır. 

 Temyiz istemine konu kararda, idari istikrar ilkesinden hareketle, 

aradan uzun bir zaman geçtikten sonra müfettiş kadrosunun ilgili lehine 

hak sağladığı sonucuna varılmış ise de, idarelerin, mevzuata aykırı 

işlemlerini süreyle bağlı olmaksızın her zaman geri alabileceği, bu ana 

ilkenin istisnalarından 26/09/1952 tarihli Danıştay İçtihadı Birleştirme 

Kurulu kararının ise sadece terfi işlemlerine ilişkin olduğu, bu nedenle, söz 

konusu kararın, konusu kanuna uygun olmayan atama işleminin geri 

alınmasına dair olan bu uyuşmazlıkta uygulanma olanağı bulunmadığı 

hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının mevzuatta öngörülen 

koşulları yerine getirmeksizin atandığı müfettiş kadrosundan veri hazırlama 

ve kontrol işletmeni kadrosuna atanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık, 

işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet 

görülmemiştir. 

 Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, 

Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen 7/5/2012 günlü, E:2012/611, 

K:2012/664 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu`nun 49. 

maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı 

Kanun‘la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da 

gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen 

Mahkeme‘ye gönderilmesine, 13/12/2012 tarihinde oyçokluğuyla karar 

verildi. 

KARŞI OY 

 İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle bozma 

kararına karşıyım. 


YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmetidir.