Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılan alanların orman köylülerine tahsisi dışında bir amaca ayrılmasının mümkün olmaması karşısında, taşınmazın yapılaşmaya açılması yönünde kullanım kararı getiren uygulama imar planı doğrultusunda parselasyon işlemine tabi tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

 T.C. 

D A N I Ş T A Y 

Altıncı Daire 

Esas No : 2009/13281 

Karar No : 2012/6251 

 

 

Temyiz Eden (Davalı) : Kemer Belediye Başkanlığı 

 Vekili : Av. … 

 Karşı Taraf(Davacı) : Kemer Malmüdürlüğü 

 İstemin Özeti : Antalya İli, Kemer İlçesi, Karayer Mevkiinde 

bulunan … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar 

Kanununun 18. maddesi ve 3290 sayılı Yasanın Ek 1. maddesi uyarınca imar 

uygulaması yapılmasına ilişkin 06/12/1995 tarihli, 468 sayılı Kemer 

Belediye Encümeni kararının iptali yolunda Antalya 2. İdare Mahkemesince 

verilen 10/04/2009 tarihli, E:2008/1256, K:2009/571 sayılı kararın usul ve 

hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. 

 Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. 

 Danıştay Tetkik Hâkimi : Ulya Emiroğlu 

 Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının 

onanması gerektiği düşünülmektedir. 

 

 

TÜRK MİLLETİ ADINA 

 Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin 

açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin 

gereği görüşüldü: 

 Dava; Antalya İli, Kemer İlçesi, Karayer Mevkiinde bulunan … 

parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. 

maddesi ve 3290 sayılı Yasa`nın Ek 1. maddesi uyarınca imar uygulaması 

yapılmasına ilişkin 06/12/1995 tarihli, 468 sayılı Kemer Belediye Encümeni 

kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, orman niteliğini 

kaybetmiş olmaları nedeniyle orman sınırları dışına çıkartılan ve hazine 

adına tescil gören dava konusu taşınmazın öncelikle orman alanı dışına 

çıkartılma amacı çerçevesinde planlanması gerektiği gibi benzer 

durumdaki taşınmazlarla ilgili açılan tapu iptali davaları ile mülkiyetin 

ihtilaflı bulunması karşısında öncelikle mülkiyetin belirlenmesi ve alanın 

şahıs arazisi veya orman sınırları dışına çıkartılarak yalnızca orman köyleri 

halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilmesi gereken yer 

kapsamında olup olmadığı belirlenmek suretiyle sözü edilen alanda imar 

uygulaması yapılması gerekmekteyken, taşınmazın mülkiyet durumu 

netleşmeden anılan yerde 3194 sayılı İmar Kanunu`nun 18. maddesi ve 

3290 sayılı Yasa`nın Ek 1. maddesi uyarınca imar uygulaması yapılmasına 

ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 

iptaline karar verilmiş, karar davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir. 

 Anayasanın "Ormanların korunması ve geliştirilmesi" başlıklı 169. 

maddesinde: "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi 

için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde 

yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık 

yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. 

 Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları 

kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile 

mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. 

 Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade 

edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda 

yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. 

Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen 

suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. 

 

Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar 

görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu 

tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen 

bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, 

meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta 

kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy 

yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında 

daraltma yapılamaz." hükmüne; "Orman köylüsünün korunması" başlıklı 

170. maddesinde ise: "Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının 

kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, 

ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı 

tedbirlerle, 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman 

niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen 

bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti 

ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen 

veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan yerlerin 

ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir. 

 Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin 

sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır. 

 Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı 

olarak derhal ağaçlandırılır." hükmüne yer verilmiştir. 

 6831 sayılı Orman Kanunu`nun 2/B maddesi ise: "Orman sayılan 

yerlerden: 

 ... 

 B) 31/12/1981 tarihinden önce bilim va fen bakımından orman 

niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, 

zeytinlik, fındıklık, fıstıklık (antep fıstığı, çam fıstığı) gibi çeşitli tarım alanları 

veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu 

tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak 

bulunduğu yerleşim alanları orman sınırları dışına çıkartılır." hükmüne 

amirdir. 

 Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 tarihli, E:1995/13, K:1995/51 

sayılı, 30.03.1993 tarihli, E:1992/48, K:1993/14 sayılı, 23.1.2002 tarihli, 

E:2001/382, K:2002/21 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, Anayasanın 

169. maddesine göre orman sınırları dışına çıkarma sonucu elde edilen alanların sadece Anayasanın 170. maddesinde öngörülen orman köyleri 

halkının nakli ve yerleştirilmesi amacıyla değerlendirilebileceği açıktır. 

 Öte yandan, imar mevzuatında 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B 

maddesi uyarınca hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan 

taşınmazların planlamaya tabi tutulmayacağına ilişkin bir düzenleme 

bulunmamakla birlikte, Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşik içtihatları gereği 

6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında orman alanı dışına çıkartılan 

taşınmazların plan kapsamına alınması halinde bu vasfının korunması 

suretiyle ve orman alanı dışına çıkartılma amacı çerçevesinde 

planlamalarının yapılması gerektiği kabul edilmektedir. 

 Dosyanın incelenmesinden, 6831 sayılı Orman Kanunu`nun 2/B 

maddesi uyarınca orman sınırlarına çıkartılan ve tarla vasfıyla hazine adına 

tescil edilen Antalya İli, Kemer İlçesi, Karayer Mevkii, … parsel sayılı 

taşınmazın yapılaşmaya açılmasına imkan verecek kullanım fonksiyonu 

belirlenmesi yönünde 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamına 

alındığı, taşınmazın 06/12/1995 tarihli, 468 sayılı encümen kararı ile de 

parselasyon işlemine tabi tutulduğu, Kemer Kadastro Mahkemesinin 

07.03.2000 tarihli, E:1995/140, K:2000/66 sayılı kararıyla taşınmazın 

15.150 m2‘lik kısmının … Turistik Tesisleri A.Ş. adına tapuya tescil edildiği, 

2.001 m2‘lik kısmının orman vasfının yitirmiş 2/B arazisi olarak Hazine 

adına tesciline, 2.199 m2‘lik kısmının ise orman arazisi olarak Hazine adına 

tesciline karar verildiği, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.04.2001 tarihli, 

E:2001/10459, K:2001/3239 sayılı kararıyla söz konusu mahkeme kararının 

sadece 2/B arazisine ilişkin 3. şahıs lehine beyanlar hanesinde tasarruf 

şerhi verilmesine yönelik kısmının bozulduğu anlaşılmaktadır. 

 Anılan mahkeme kararları uyarınca, dava konusu taşınmazın 

2.001m2‘lik kısmının Orman Kanunu`nun 2/B maddesi uyarınca orman 

sınırı dışına çıkarılan alanlardan olduğu ihtilafsız olup, bu gibi yerlerin 

orman köylülerine tahsisi dışında bir amaca ayrılmasının mümkün 

olmaması karşısında, söz konusu taşınmazın yapılaşmaya açılması yönünde 

kullanım kararı getiren 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı doğrultusunda 

imar uygulamasına tabi tutulmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka 

uyarlık bulunmamaktadır. 

 Bu doğrultuda, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare 

Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 

Öte yandan, 26.04.2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6292 

sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına 

Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait 

Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun uyarınca orman vasfını kaybetmiş 

2/B niteliğindeki arazilerinin planlanması ve imar uygulamasına tabi 

tutulmasına ilişkin özel bir prosedür belirlenmiş olup, bu hususun bakılan 

davada değerlendirilme olanağı bulunmadığı açıktır. 

 Açıklanan nedenlerle, Antalya 2. İdare Mahkemesince verilen 

10/04/2009 tarihli, E:2008/1256, K:2009/571 sayılı kararın yukarıda 

belirtilen gerekçeyle onanmasına, dosyanın adı geçen Mahkemeye 

gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün 

içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 19/11/2012 tarihinde 

oybirliğiyle karar verildi. 


YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmetidir.