Hatalı olarak verilen ruhsat ve yapı kullanma izninden doğan zararın tazmini istemiyle yıkım işlemi icra edilene kadar dava açılabileceğinden yıkımın yapılıp yapılmadığının araştırılması ve dava açma süresinin hesaplanması gerektiği hakkında.

 

 

  T.C.


D A N I Ş T A Y


Altıncı Daire

 

Esas No : 2012/6627

 

Karar No : 2013/4485

 

Temyiz Eden (Davacı): …

Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : Seferihisar Belediye Başkanlığı

Vekili : Av. …

İstemin Özeti : İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 17/05/2012 

tarihli, E:2012/965, K:2012/1009 sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı 

olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Volkan Müftüoğlu

Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının 

bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava; davacıya ait, İzmir İli, Seferihisar İlçesi, Ürkmez Beldesi, Mersinalanı Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan yapının, ruhsatlandırılması ile yapımı öncesi ve sonrasında davalı idarenin üzerine düşen denetim, inceleme ve tespit yükümlülüklerini yerine getirirken gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden bahisle uğranıldığı ileri sürülen 

52.900-TL maddi, 30.000-TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, davacının maddi ve manevi zararına yol açtığını belirttiği, 14/05/2005 tarihinde hatalı olarak yapı ruhsatı verilmesi, 25/05/2005 tarihinde hatalı olarak temel üstü vizesi verilmesi ve aynı gün aboneliği yapılarak su bağlanması, 05/12/2005 tarihli yapı tatil zaptı, yapının ruhsatsız olduğuna dair 14/02/2006 tarihli, 14 sayılı encümen kararı ve 07/08/2006 tarihinde suyunun kesilmesi işlemlerinden doğan zararlarının tazmini istemiyle her işlemi öğrendiği tarihten itibaren 2577 sayılı Yasanın 12.maddesini uyarınca 60 gün içerinde, tam yargı davacı açması gerekirken, aradan 6 yıl geçtikten sonra 17/02/2012 tarihinde açılan davada süreaşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının maliki olduğu İzmir İli, Seferihisar İlçesi, Ürkmez Beldesi, Mersinalanı mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmaza yapı yapmak amacıyla o tarihteki Ürkmez Belediye Başkanlığınca 14/05/2005 tarihinde yapı ruhsatı verildiği, 25/05/2005 tarihinde davacının başvurusu üzerine davalı idarece yapılan inceleme sonucunda temel üstü vizesinin verildiği, inşaatın tamamlanması üzerine yapı kullanma izni için başvuruda bulunduğu, davalı idarece taşınmaz mahallinde yapılan kontrollerde, yapının davacının maliki olduğu … ada, …parselin yerine … ada, … parsele yapıldığının anlaşıldığı, sorunun çözümü için davacının … ada, … parseli de satın aldığı, 07/10/2005 tarihli dilekçesi ile yeniden yapı kullanma izni verilmesini istediği, ancak bu başvurusuna davalı idarece olumlu veya olumsuz bir yanıt verilmediği, davalı idarece 05/12/2005 tarihli yapı tatil zaptı düzenlenerek davacıya ait yapının ruhsatsız olduğundan bahisle mühürlendiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın da reddedildiği, davacı tarafından ruhsatlandırılması ile yapımı öncesi ve sonrasında davalı idarenin üzerine düşen denetim, inceleme ve tespit yükümlülüklerini yerine getirirken gerekli dikkat ve özeni göstermediğinden bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Hakları ihlal eden idari işlemin icrası nedeniyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava açma süresi içerisinde dava açılabilmesine olanak sağlayan 2577 sayılı Yasa`nın 12. maddesi uyarınca dava açacak kişiler için en son dava açma süresi, yıkım kararının icra edileceği tarih olup, en geç icra tarihinden itibaren altmış gün içinde doğrudan ya da 2577 sayılı Yasa`nın 11. maddesine göre yapılacak başvuru üzerine dava açılması mümkün olan tarihten (yıkım yoluyla icradan) önce yapılan başvuru üzerine açılacak dava süresinde olacaktır.Hak arama özgürlüğünün gereği olarak, Yasanın davacı lehine en son dava açma süresine imkan veren düzenlemesi esas alınarak dava açma süresinin hesaplanması gerekmektedir.Aksine yapılacak bir değerlendirme, Anayasanın idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü kılan düzenlemesini hayata geçiren Yasanın anılan kuralının uygulanmasını sınırlandırarak kişilerin hak arama özgürlüğünü engelleyeceği gibi adil ve aleni olarak yargılanma hakkını öngören Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesindeki adil yargılanma ilkesiyle de çelişecektir.Uyuşmazlık konusu olayda, davacıya ait taşınmazda yıkım işlemininicra edileceği, bir diğer deyişle taşınmazdan yararlanma olanağının sona erdiği tarihe kadar her zaman, hatalı olarak verilen ruhsat ve yapı kullanma izninden doğan zararının tazmini istemiyle dava açılabileceğinden, taşınmaz hakkında yıkım işlemi tesis edilip edilmediği araştırılmak suretiyle karar verilmesi gerektiğinden davanın süreaşımı yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 17/05/2012 tarihli, E:2012/965, K:2012/1009 sayılı kararın bozulmasına, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmetidir.