Yiyecek yardımına ilişkin giderlerin, il özel idarelerinin kaynaklarının kullanılması suretiyle yapılması gerektiği; öte yandan, Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği`nde, yemek verme dışında başka bir şekilde yiyecek yardımı biçimi öngörülmediği gibi, açık bir şekilde bu yardım karşılığında nakden bir ödeme yapılamayacağının da vurgulanmış olması karşısında; mevzuat hükümlerine aykırı olarak, personeline aylık yemek çeki/kuponu vererek bir firma aracılığıyla yiyecek yardımı yapılması yolundaki davalı idare uygulamasının emsal oluşturamayacağı hakkında.

 D A N I Ş T A Y

Beşinci Daire

Esas No : 2012/2685

Karar No : 2013/7986

 

 

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : İzmir İl Özel İdaresi

Vekili : Av. …

Karşı Taraf : …

Vekili : Av…

İsteğin Özeti : İzmir 4. İdare Mahkemesi‘nce verilen 30.12.2011

günlü, E:2011/522; K:2011/2094 sayılı kararın dilekçede yazılı nedenlerle

temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : F. Betül Yıldız

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği

düşünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi‘nce işin gereği düşünüldü:

Dava; İzmir Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdürlüğü‘nde

görev yapan davacı tarafından, İzmir İl Özel İdaresi personeline yapılan

(yemek çeki/kuponu vermek suretiyle) yiyecek yardımından kendisinin de

yararlandırılması istemini içeren 04.01.2011 günlü başvurusunun reddine

ilişkin 20.01.2011 gün ve 1853 sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı yiyecek

yardımı tutarının davalı idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle

ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İzmir 4. İdare Mahkemesi‘nce verilen kararla; 5902 sayılı Afet ve

Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun‘un

ilgili maddeleri uyarınca, İzmir Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik

Müdürlüğü personelinin İzmir İl Özel İdaresi‘ne devredildiği, personeline

aylık yemek çeki/kuponu vererek bir firma aracılığıyla yiyecek yardımı

yapan davalı idarenin personeli olan davacıya da bu yardımın yapılması

gerektiği, bu sebeple davacının bu yöndeki başvurusunun reddine ilişkin

dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava

konusu işlemin iptaline, başvuru tarihi olan 04.01.2011 tarihinden geriye

doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihinden itibaren

hesaplanacak yemek yardımının başvuru tarihinden itibaren işletilecek

yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, belirtilen dönemden daha

önceki döneme ilişkin istemin süre aşımı nedeniyle reddine

hükmedilmiştir.

Davalı idarece, uyuşmazlığın Başbakanlık Afet ve Acil Durum

Yönetimi Başkanlığı husumetiyle çözüme kavuşturulması gerektiği, dava

konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmekte ve İdare Mahkemesi

kararının iptal ve kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması

istenmektedir.

17.06.2009 günlü Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren

5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun uyarınca, Başbakanlık Türkiye Acil Durum Yönetimi Genel

Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ve Bayındırlık

ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü kaldırılarak Başbakanlığa

bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurulmuş, illerde de bu

Başkanlığa bağlı olarak görev yapmak üzere İl Afet Acil Durum

Müdürlükleri ve Sivil Savunma Birlik Müdürlükleri faaliyete geçirilmiştir. 

 

Anlan Kanun`un "İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri" başlıklı 18.

maddesinin 1. fıkrasında; illerde il özel idaresi bünyesinde, valiye bağlı il

afet ve acil durum müdürlükleri kurulacağı, müdürlüğün sevk ve

idaresinden valilerin sorumlu olacağı kurala bağlanmış, 2. fıkrasında; anılan

müdürlüklerin görevleri sayılmış, 3. fıkrasında ise; İl Afet ve Acil Durum

Müdürlüklerinin harcamalarının, il özel idarelerinin bütçelerine bu amaçla

konulacak ödenekten yapılacağı, il özel idarelerinin, bu harcamaları

karşılayacak ödeneği ilgili yıl bütçesinden tefrik etmek zorunda olduğu, bu

şekilde tefrik edilecek ödenek tutarının her halükarda il özel idaresinin ilgili

yıl bütçesinin yüzde birinden az olamayacağı, Müdürlüklerin personel

harcamaları ve personel ile ilgili diğer harcamalarının Başkanlık

bütçesinden karşılanacağı; "Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik

Müdürlükleri" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında; Başkanlık tarafından

birlik müdürlüklerinin görev yerlerinin değiştirilmesi halinde, personelin

kadro ve pozisyonları ile birlikte yeni görev yerlerinin bulunduğu ilin il özel

idaresine devredilmiş sayılacağı, devredilen bu kadro ve pozisyonların, il

özel idaresi kadro cetvelinde ayrı bir bölüm halinde gösterileceği; 3.

fıkrasında; Müdürlüklerin bulundukları ilin il afet ve acil durum müdürlüğü

bünyesinde ve il afet ve acil durum müdürlüğü emrinde görev yapacakları

düzenlenmiştir.

Yukarıda metnine yer verilen Kanun hükümleri ile; Afet ve Acil

Durum Yönetimi Başkanlığı‘na bağlı olarak görev yapan ancak kadroları il

özel idarelerinin kadro cetvellerinde ayrı bir bölüm halinde gösterilen il

afet acil durum müdürlükleri ve sivil savunma birlik müdürlüklerinin

harcamalarına ilişkin bir takım kurallar getirilmiştir. Buna göre; İl Afet ve

Acil Durum Müdürlüklerinin harcamalarının, il özel idarelerinin bütçelerine

bu amaçla konulacak ödenekten yapılacağı, il özel idarelerinin, bu

harcamaları karşılayacak ödeneği ilgili yıl bütçesinden tefrik etmek zorunda

olduğu ancak Müdürlüklerin personel harcamaları ve personel ile ilgili

diğer harcamalarının Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı bütçesinden

karşılanacağı kurala bağlanmıştır.

Öte yandan, Maliye Bakanlığı‘nca hazırlanan, merkezi yönetim

bütçesine dahil idarelerin 2009-2011 yılı bütçe hazırlıklarında esas alınacak

olan Analitik Bütçe Sınıflandırılmasına İlişkin Rehber‘de; personel

giderlerinin, kamu personeli ile kamu personeli olmasa bile bunlar gibi

çalıştırılan veya hizmetinden faydalanılan kişilere veya diğerlerine 

bordroya dayalı olarak nakden yapılan ödemeleri kapsayacağı belirtilmiş,

cari transferler ise; sermaye birikimini hedeflemeyen ve cari nitelikteki mal

ve hizmet alımını finanse etmek amacıyla karşılıksız olarak yapılan

ödemeler olarak tanımlanmış; "Memurların öğle yemeğine yardım" isimli

gider kaleminin personel harcamaları ve personel ile ilgili diğer harcamalar

arasında değil, cari transferler arasında düzenlendiği görülmüştür. Bu

kapsamda davalı İl Özel İdaresi‘nce ileri sürüldüğü gibi, yiyecek yardımının

Başkanlık tarafından gönderilmesi zorunlu olan giderler arasında yer

almasının söz konusu olmadığı, yiyecek yardımına ilişkin giderlerin il özel

idarelerinin kaynakları kullanılmak suretiyle yapılması gerektiği sonucuna

ulaşılmıştır. İşin esasına ilişkin olarak ise;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu‘nun "Sosyal Haklar ve

Yardımlar" başlıklı VI. Kısmı‘nda yer alan 212. maddesinde, "Devlet

memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde

faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye

Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte

hazırlayacakları bir yönetmelik ile tespit olunur." hükmüne yer verilmiş,

anılan maddenin çıkarılmasını öngördüğü, 11.12.1986 günlü, 19308 sayılı

Resmi Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Memurları Yiyecek

Yardımı Yönetmeliği‘nin 3. maddesinde, "Yiyecek yardımı yemek verme

şeklinde yapılır. Bu yardım karşılığında nakden bir ödemede

bulunulmaz....", 4. maddesinde, "Yiyecek yardımının gerektirdiği giderler,

yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu Yönetmelik kapsamına

dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak

ödeneklerle karşılanır. Ödenek dağıtımı yemek servisi kurulacak kurumdaki

memur sayısı dikkate alınmak suretiyle yapılır....", 5. maddesinin birinci

fıkrasında; "Kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan

ödenek, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım

sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödenir.", ikinci fıkrasında;

"Yemek servisi, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının

asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla

atamaya yetkili amirin onayı ile kurulabilir." kuralı yer almıştır.

Yukarıda sözü edilen Yiyecek Yardımı Yönetmeliği‘nde, Devlet

memurlarının yiyecek yardımından yararlanabilmesi belirli kural ve

koşullara bağlanmıştır. Bu kapsamda, yiyecek yardımı biçiminin yemek

verme şeklinde olması gerektiği düzenlenmiş, bu yardım karşılığında

nakden bir ödeme yapılmasına imkan bulunmadığı da vurgulanmak

suretiyle ayni yiyecek yardımı dışında başkaca bir yöntem izlenmesi

engellenmiştir.

Anılan Yönetmeliğin 3. maddesi ile, yiyecek yardımının yapılma

biçimi kurala bağladıktan sonra, 5. maddesi ile de, bu yardım biçiminin

koşulları düzenlenmiştir. Buna göre, yemek servisi yapılabilmesi için;

yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması

ve yemekhane için elverişli yer bulunması gerekmektedir. Bu iki koşul

gerçekleştiği takdirde atamaya yetkili amirin onayı ile yemek servisi

yapılabilmesi mümkün olup, bu kural ve koşullar dışında başka bir ad

altında veya biçimde yiyecek yardımı yapılabilmesi söz konusu

olamayacaktır.

Nitekim, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel

Müdürlüğü‘nce, Kamu İhale Kurumu Başkanlığı tarafından talep edilen

görüş üzerine verilen 07.05.2008 günlü, 115458-44 sayılı görüş yazısında;

Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde

yemek yardımı yapılabilmesi için öncelikle Yönetmelik hükümlerine göre

yemekhane kurulmuş olması gerektiği, yemek fişi veya yemek kuponu alım

ihaleleri gerçekleştirmek suretiyle yemek yedirilmesine imkan

bulunmadığı, kurumların çeşitli nedenlerle öğle yemeklerini

mutfaklarından sağlayamamaları halinde kurum bünyesinde kurulacak

yemekhanede servise sunulacak yemeklerin ihale edilerek piyasadan

alınabilmesinin mümkün olabileceği bildirilmiştir.

Uyuşmazlık konusu olayda; İzmir İl Özel İdaresi personeline yemek

ücreti olarak verilen yemek kartının kendisine de verilmesi istemini içeren

04.01.2011 günlü davacı başvurusunun, yukarıda sayılan kural ve koşullar

dahilinde yapılmış bir başvuru olmadığı açıktır. Her ne kadar dosyadaki

bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, İzmir İl Özel İdaresi‘nce kendi

personeline her ay peşin olarak yemek kartı/kuponu verilmek suretiyle

yiyecek yardımı yapıldığının sabit olduğu görülmüş ise de, yukarıda yer

verildiği üzere mevzuatta, yemek verme dışında başka bir şekilde yiyecek

yardımı biçimi öngörülmediği gibi, açık bir şekilde bu yardım karşılığında

nakden bir ödeme yapılamayacağının vurgulanması karşısında, bu açık

hükme rağmen davalı idarece yapılan mevzuat hükümlerine uygun

olmayan uygulamanın emsal teşkil edemeyeceği ve bu bakımdan davacı

lehine bir hak doğuramayacağı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durumda, söz konusu mevzuat hükümlerine uygun olmayan

davacı başvurusunun reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka aykırılık,

anılan işlemin iptali ve yoksun kaldığı yiyecek yardımı tutarının yasal

faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen Mahkeme kararında

hukuki isabet bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle

İzmir 4. İdare Mahkemesi‘nce verilen 30.12.2011 günlü, E:2011/522;

K:2011/2094 sayılı kararın iptal ve kabule ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari

Yargılama Usulü Kanunu‘nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca

bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun`la değişik 3. fıkrası

gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar

verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine,

19.11.2013 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı, kurumun yemek yardımının yemek çeki verilmesi suretiyle

yapıldığından bahisle, kendisine de bu suretle yemek yardımı yapılmasını

istemiş, isteğinin reddine ilişkin işlemin iptali ile bu nedenle oluştuğunu

ileri sürdüğü zararının tazmini isteğiyle bu davayı açmıştır.

Sonuç itibariyle bu dava, kurumun memurlarına yapılan yemek

yardımından yararlandırılmama nedeniyle oluştuğu ileri sürülen bir zararın

tazminine yönelik bir tazminat davasıdır.

Uyuşmazlığın bu şekilde vasıflandırılmamış olması nedeniyle yapılan

yargılama ve varılan sonuç isabetli değildir.

Temyiz edilen kararın, uyuşmazlığın doğru vasıflandırılmamış olması

nedeniyle bozulması gerektiği görüşüyle gerekçe yönünden karara

karşıyım.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmetidir.