Uyuşmazlık, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundan değil, 6001 sayılı Yasa‘da karayollarının emniyetle kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak, bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek, işlettirmek, temizliğini yapmak, yaptırmak ve trafik güvenliğini sağlamak şeklinde öngörülen görevlerin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, buna göre davanın görüm ve çözümünün idare mahkemelerine ait olduğu hakkında.

 T.C.

D A N I Ş T A Y

Onbeşinci Daire

Esas No : 2013/8846

Karar No : 2013/7044

 

 

Temyiz Eden (Davacı : …Sigorta A.Ş.

Vekilleri : Av…

Karşı Taraf (Davalı) : Talas Belediye Başkanlığı

İstemin Özeti : Kayseri 2. İdare Mahkemesi‘nin 10.04.2012 tarih ve

E:2012/445, K:2012/381 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması

istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Nihat Bayram

Düşüncesi : 2918 sayılı Yasa uyarınca, uyuşmazlığın çözümü İdari

Yargı‘nın görevinde olduğundan, davanın görev yönünden reddi yolunda

verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. 

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesi‘nce gereği görüşüldü:

Dava; davacı şirket tarafından sigortalanan aracın hasar görmesinde

idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle araçta meydana gelen

zararın yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.

Kayseri 2. İdare Mahkemesi‘nce; 2918 sayılı Yasa‘nın 6099 sayılı

Yasa ile değişik 110. maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünde

adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü

Kanunu‘nun 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden davanın reddine

karar verilmiştir.

Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan İdare

Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Konunun açıklığa kavuşturulabilmesi için öncelikle ilgili mevzuatın

ayrıntılı olarak ele alınıp incelenmesi gerekmektedir:

6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri

Hakkında Kanun‘a göre, kamu tüzel kişiliğine sahip özel bütçeli bir kamu

kuruluşu olan Karayolları Genel Müdürlüğü, karayollarını yapmak,

yaptırmak, emniyetle kullanılmasını sağlamak, karayollarını onarmak,

işletmek, işlettirmekle görevli ve yetkili bulunmaktadır. Karayolları Genel

Müdürlüğünce karayolu yapım, bakım ve işletilmesi şeklindeki kamu

hizmetinin, idare hukuku ilke ve kurallarına göre yürütüleceği; anılan Genel

Müdürlüğün idari işlem ve eylemlerinden doğan uyuşmazlıkların da

Anayasa`nın 125. maddesi ve 2577 sayılı Yasanın 2. maddesine göre idari

yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği konusunda duraksama

bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nda 6099 sayılı

Yasayla yapılan değişiklik de, Karayolları Genel Müdürlüğü‘nün yol yapım

ve bakım hizmetinin yürütülmesiyle ilgili hukuki sorumluluğu hususunda

yeni bir düzenleme içermemekte; yargı yolunu değiştirmemektedir.

2918 sayılı Yasanın 11.1.2011 tarihli ve 6099 sayılı Yasanın 14.

maddesi ile değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde

"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların

sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan

sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi

olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte

meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.

Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,

sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan

acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi

kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." kuralı yer

almaktadır.

Anılan yasa hükmünde, "bu kanundan doğan sorumluluk davaları"

ifadesiyle 2918 sayılı Yasada yer alan hukuki sorumluluğa ilişkin kuralların

uygulanacağı davalarla sınırlı biçimde görevli yargı yerinin belirlendiği

vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, görevli yargı yeri belirlenirken, söz konusu

Yasa‘da motorlu taşıt araçlarının verdiği zararlarla sınırlı biçimde

düzenlenen sorumluluk kurallarının, dava konusu uyuşmazlığa uygulanıp

uygulanmayacağının saptanması gerekir.

Karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik güvenliğini

sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm önlemleri belirlemek

amacını taşıyan 2918 sayılı Yasa, Emniyet Genel Müdürlüğü, Milli Eğitim

Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve

Haberleşme Bakanlığı yanında Karayolları Genel Müdürlüğünün de trafik

güvenliği yönünden görev ve yetkilerini sayma yoluyla belirlemiştir. Ancak

Yasada, diğer kamu idarelerinin ve bu arada Karayolları Genel

Müdürlüğünün, trafik düzeni ve trafik güvenliği ile ilgili olarak üstlendikleri

kamu hizmetlerinden dolayı hukuki sorumlulukları düzenlenmiş değildir.

2918 sayılı Yasanın hukuki sorumluluk ve sigorta başlıklı sekizinci

kısmında; araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki

sorumluluğu; bir başka deyişle motorlu araçların karıştığı trafik kazaları

sonucu ortaya çıkan zarar nedeniyle araç sahiplerinin ve işletenlerin hukuki

sorumluluğu düzenlenmiştir.

2918 sayılı Yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin sekizinci kısmında yer

alan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Devlet ve diğer kamu

kuruluşlarına ait motorlu araçların karıştığı kazalar nedeniyle araç işleticisi

sıfatıyla kamu idareleri ve kuruluşlarına karşı açılacaklar da dahil bütün

araç sahibi ve işleticilerine karşı açılan davaların görüm ve çözümü adli

yargının görev alanına girmektedir. Fakat kamu idareleri ve kuruluşlarının,

trafik güvenliği ve düzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluş yasaları,

gerekse 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre yürüttükleri

hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğini taşımaları ve 2918 sayılı Yasada da

görevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarının sorumluluklarının ayrıca

düzenlenmemiş olması karşısında; trafik düzeni ve güvenliği

hizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülen zararların tazmini istemiyle, ilgili

idarelere karşı açılan davaların görüm ve çözümü idari yargının görev

alanına girmektedir.

Sonuç olarak Karayolları Genel Müdürlüğünün kuruluş yasasında

belirlenen, 2918 sayılı Yasa‘da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,

bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürüttüğü kamu

hizmetinden kaynaklanan hukuki sorumluluğunun idare hukuku ilke ve

kurallarına göre belirlenmesi; bu sebeple açılacak tam yargı davalarının da

idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarenin bakım ve

sorumluluğunda olan karayolunda yeterli tedbir alınmadığından bahisle

meydana geldiği ileri sürülen olaydan kaynaklanan zararın ödenmesi

istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu haliyle bakılan uyuşmazlık, özel hukuktaki araç işletenin hukuki

sorumluluğundan değil, 6001 sayılı Yasada karayollarının emniyetle

kullanılmalarını sağlayacak şekilde sürekli bakım altında bulundurmak,

bakımını yaptırmak, onarmak, onarımını yaptırtmak, işletmek, işlettirmek,

temizliğini yapmak, yaptırmak ve trafik güvenliğini sağlamak şeklinde

öngörülen görevlerin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla

yürütülen hizmetlerin kusurlu işletildiği, meydana gelen zararda hizmet

kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanmakta olup, buna göre davanın

görüm ve çözümü idare mahkemelerine aittir.

Bu durumda, idare mahkemesince uyuşmazlığın esası incelenerek

bir karar verilmesi gerekirken, görev yönünden davanın reddi yolunda

verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun

49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, Kayseri 2. İdare

Mahkemesi‘nin 10.04.2012 tarih ve E:2012/445; K:2012/381 sayılı

kararının bozulmasına, dava dosyasının yeniden karar verilmek üzere adı

geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2013 tarihinde

oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İdare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile

incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun

49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde

mümkündür. 

İdare Mahkemesi‘nce verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve

usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından

temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği

görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz. 

Kaynak: http://www.danistay.gov.tr/upload/yayinlar/14_08_2015_101116.pdf

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmetidir.