Tarihin Katmanları Arasında İzmir’de Alternatif Bir Rota: Küçük Menderes

İzmir’in sahil kısmı yaz aylarında, yerli ve yabancı gezginler tarafından, deniz ve kültür turizmi için tercih edilen yerlerin başında geliyor. Denizin temizliği, bereketi, Ege mutfağı, kısa mesafeler içinde gezilecek görülecek yerlerin çokluğu ve tarihle iç içe geçmiş olması ziyaretçilerini büyülüyor. Bu yazıda size, İzmir planınızın içine sığdırabileceğiniz, yormayan, aksine gezinize renk katacak ve İzmir’i, İzmirliyi daha yakından tanıma fırsatına ulaşacağınız alternatif bir rota önermek istiyoruz. Küçük Menderes rotası.

Rotamız, Küçük Menderes nehrinin doğduğu yerden başlayıp, tüm Küçük Menderes Ovası boyunca devam edip, denize döküldüğü yerde son buluyor. Bu rotayı özel arabanızla bir gününüzü ayırarak rahatlıkla yapabilirsiniz. Kendi araçlarını kullanmak istemeyenler için ise İzmir’in tarihi Basmane Garından Ödemiş yönüne hareket eden trenleri tavsiye ederiz. Yola çıkmadan önce bronzlaştırıcı sürmeyi, yanınıza güneş gözlüğü almayın ve çantanıza bir adet nemlendirici atmayı unutmayın. Sonuçta İzmir’i geziyoruz… 

BOZDAĞ’IN EFESİ

Küçük Menderes nehri Ödemiş’te bulunan Bozdağ’dan doğar. Bozdağ, yaylası ve yazları bile kar tutabilen zirvesi ile ünlü. Her yaz olmasa bile bazı zamanlarda zirvesindeki beyaz çatıyı görmek mümkün. Şansınız varsa yaz mevsiminde üstelik İzmir’de kar görebilirsiniz. Gölcük yaylası ise Bozdağ’ın eteklerinde, adından da anlaşılacağı üzere gölün çevresi boyunca uzanıyor. Sıcak İzmir günlerinde serinlemek ve piknik yapmak için eşsiz bir fırsat sunuyor.

Ödemiş’e kadar gelmişken Birgi’ye uğramazsanız, Ege Türklerin geçmişten bu yana uzanan kültürünü, tüm saflığıyla nasıl yaşattıklarına şahit olamazsınız. Mutlaka yolunuz düşsün! Birgi’de zamanın 1300’lerde durduğuna tanık olacaksınız. Kent içindeki görülecek yerleri tek tek sıralamaktansa bunu sizin gezgin ruhunuza bırakmak daha doğru geliyor bize. Diğer taraftan yörenin yemeklerini bozulmamış tarifleri ile burada tadabilir, Ödemiş’e özgü Töngül’ü yine Birgi’de ya da Ödemiş şehir merkezinde yiyebilirsiniz.

ÇİÇEĞİN KENTİ

Küçük Menderes’in doğduğu yerden bir sonraki durağı ‘Çiçeğin Kenti’ Bayındır. Zamanında Rum, Yahudi, Ermeni ve Türklerin birlikte yaşadığı kent, ara sokaklarında bu kültürlerden kalma yapılara ev sahipliği yapıyor. Kentte bulunan iki kiliseden büyük olan yıkılmış olsa da küçük olanı ayakta ve Bayındır Belediyesi tarafından restore ettirilerek kullanıma açılmış. Yapı ziyarete açık. Büyük Kilise’nin yakınlarındaki Papazın Evi önemli tarihi yapılardan biri. Hacı Sinan Camii ise kentin bir diğer önemli tarihi eseri. Bu kenti gezerken daha fazlasına ulaşmak, gezinizi derinleştirmek için Bayındır halkı ile dostluk kurmanızı, gizli kalmış yerleri ve hikayeleri onların yardımıyla yaşamanızı öneririz. 90’lardan hemen sonra çiçek üreticiliğine yatırım yapan Bayındır, bugün çiçeğin başkenti durumunda. Her yıl bahar ayları içerisinde yapılan Çiçek Festivali büyük ziyaretçi akınına uğruyor. Küçük Menderes Ovasındaki tartışmasız en büyük etkinlik. Güncellenen festival tarihleri için belediyenin web sitesini ya da sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz. Lezzetlere gelince… Bayındır kahvaltılarının vazgeçilmezi Bayındır Katmeri, gündüz 11’e kadar bu nefis kahvaltılığı çarşının göbeğinde bulabilirsiniz. Sadece bir dükkân, yıllardır yapıyor. Yapılışını izlemek ayrı bir zevk. Bayındır’da bilhassa düğün yemekleri çok meşhur eğer bir sokak düğününe denk gelirseniz davet edildiğiniz sofrayı geri çevirmeyin. Bu sofrada baş rolü Keşkek oynuyor. Şimdiden afiyet olsun.

 YEŞİL ŞEHİR

Küçük Menderes nehri Bayındır ile komşu ilçe Tire’nin ovalarını bölerek paylaştırıyor. Ovanın yakın diğer tarafına geçince, Nam-ı Diğer Yeşil Tire’deyiz. Tire tarihi bir kent olma özelliğine sahip. Geçmişte Rum, Yahudi ve Türklerin birlikte yaşadığı kentte bugün Rum ve Yahudiler yaşamasalar bile eserleri ve ticaret anlayışları bugünkü Tire’ye miras kalmış. Salı günleri kurulan kent pazarı ovanın en canlı pazarı. Öyle ki yabancı turist kafileleri tarafından da ziyaret ediliyor. Bölgedeki yerel ürünlerin satıldığı pazar, Tire ve Ege mutfağına yön veren otları ile ünlü. Çarşı içerisinde geçmişten beri süregelen el sanatları yaşatılmaya çalışılıyor. Bunlar içinde ön plana çıkan ise keçe dokumacılığı. Küçücük dükkanlarda, ustaların yaşlı ellerinde yaşam bulan keçenin öyküsüne, kapı önüne bir sandalye çekip şahit olabilirsiniz. Acıktıysanız meşhur Tire Köftesini yine çarşı içinde kolaylıkla bulabilirsiniz. Diğer taraftan peynir ve yoğurt gibi süt ürünleri konusunda da iddialı bir kentte olduğunuzu hatırlatmak isteriz.

DENİZLE KAVUŞMAK

Efes antik kentinin yanından usulca uzanarak Ege Denizi ile kavuşur Küçük Menderes. Öyle ki; oluşturduğu delta ile yıllar içerisinde Efes Limanını karaya oturtmuş, denizle arasına 8 kilometre mesafe koymuştur.

Selçuk, Efes antik kenti başta olmak üzere, Selçuklu eserleri, Meryem Ana evi, Selçuk Müzesi gibi Türkiye’nin kültür turizmine yön veren unsurları içinde barındıran bir kent. Plajlara da oldukça yakın bir konuma sahip olunca bir o kadar daha eşsiz hale geliyor. Nehir boyunca aldığınız yolu Ege Denizinin maviliklerini kucaklayıp siz de Küçük Menderesin bir parçası olabilirsiniz.

Bu makale 6 Ağustos 2020 tarihinde oluşturuldu.
Bu makaledeki yazım hataları ve güncellemeler için Düzenleme önerebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir