Antalya il sınırları içindeki Kumluca ilçesi içerisinde yer alan antik bir nokta olarak adlandırılmaktadır. Akdeniz’in önde gelen noktaları arasında yer alan bu antik yerin aynı zamanda da Mavikent Taşlık Burnu üzerinde olduğu da bilinmektedir. Türkiye’nin kıyıları genelinde en yüksek deniz feneri olarak da bilinmektedir. 237 metre yüksekliğe sahip olmasının yanı sıra deniz kenarından 3 km uzaklıkta yer almaktadır. Fenerin ön kısmında da içinde insan barındırmayan beş ada yer almaktadır. Mavikent ile Adrasan arasında yer alan bu fenerin bir yarımada şeklinde olduğu da ifade edilmektedir.

Gelidonya Feneri’nin doğu kesimlerinde berrak rengi ve beyaz sahiliyle dikkat çeken bir plaj yer almaktadır. Türkiye’nin Maldivleri olarak da bilinen Sulu Ada bu kısımda bulunmaktadır. Bu fenerin batısında ise Korsan Koyu bulunmaktadır. Gelidonya Feneri; aynı zamanda da en uzun yürüyüş yollarından bir tanesi olan Likya Yolu sınırları içerisinde de yer almaktadır. Özellikle manzarası sayesinde turistlerin ziyaret ettikleri alanlar arasında da görülebilmektedir.

Gelidonya Feneri

Gelidonya Feneri; ulusal miras olarak adlandırılmakta ve Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından koruma altında tutulmaktadır. Aynı zamanda da bu bölgede elektrik enerjisi dik kayalar olmasından ötürü bulunmamaktadır. 2017 yılından itibaren güneş enerjisi bölgede kullanılmaya başlamıştır. 1934 yılı itibarıyla restorasyon çalışmalarına tabi tutulmuş ve 1936 yılında da ziyaretçilere tekrardan açılmıştır.

Gelidonya Feneri Ulaşım

Gelidonya Feneri’ne ulaşmak için hususi araçlar kullanılmıyor. Belli bir kısmı yaya olacak şekilde geçmek gerekiyor. Likya Yolu üzerinde olmasından dolayı da bu dar patikalardan geçmek ve ormanlık arazilerin sonrasında bu fenere ulaşmak mümkün olabiliyor. Adrasan Plajı kısmından yürünmesi durumunda 12 km ederinde bir mesafe kat etmek gerekiyor.

Gelidonya Feneri’ne ulaşmak için Karaöz Mahallesi de seçilebilir. Burasının daha fazla tercih edilmesinin nedeni de yolun çoğunluğunun araçla kat edilebilmesinden ötürüdür. Yaklaşık olarak 2 km kadar yürünmesi durumunda da bu fenere erişmek muhtemeldir. Ancak bilinmesi gereken hususlardan bir tanesi de her iki rotada da herhangi bir su kaynağının bulunmadığına yöneliktir.