Çırağan Sarayı, günümüze ulaşmış Osmanlı saraylarından biridir. Osmanlı döneminde hanedan için yapılmıştır. Günümüzde İstanbul’da, Beşiktaş ve Ortaköy semtleri arasında, Boğaz kıyısındadır. Çırağan Sarayı, Abdülaziz döneminde inşa edilmiştir. Başta Çırağan Baskını olarak anılan olay olmak üzere pek çok tarihi gelişmeye tanıklık etmiş, günümüze kadar çeşitli amaçlarla kullanılmıştır.

İsmi ve İnşa Süreci

Çırağan Sarayı’nın ismi Lale Devri’nden gelmektedir. Bugün Çırağan Sarayı’nın bulunduğu arazi üzerinde, o dönem Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın eşi için yaptırdığı bir yalı vardı. Lale Devri’nin tipik özelliği olarak bu yalı çeşitli eğlencelere tanıklık ediyordu. Bu eğlencelere, Çırağan Şenlikleri denen meşale şenlikleriydi. Çırağan kelimesi Farsçada ışık anlamına gelir.

Lale Devri’nden Çırağan Sarayı’nın yapımına kadar geçen süreçte, bu arsa üzerindeki yalıya pek çok bina veya eklenti yapılıp yıkılmıştır. Nihayet Abdülmecid döneminde yerine istediği sarayı yaptırmak amacıyla bu yalı da yıkılmıştır. Ancak Abdülmecid istediği sarayın inşaatını başlatamadan vefat etmiştir. Ardından gelen Abdülaziz daha önce Nkogos Balyan’ın tasarladığı sarayın inşaatını başlatmıştır. Sarayın yapımında hiçbir masraftan kaçınılmamış; bu sarayın yapımı için dış borç alınmış ve çeşitli devlet gelirlerinden pay ayrılmıştır. Sarayın tamamlanmasından sonra Abdülaziz kısa süreliğine bu sarayda oturmuştur.

Çırağan Sarayı

Saray’ın Tarihi Serüveni ve Günümüz

Bu saray Osmanlı’nın son dönemine tanıklık ettiği için şüphesiz ki pek çok gelişmeye ev sahipliği yapmıştır. Bunların başında Çırağan Baskını gelmektedir. Ali Suavi ve taraftarlarının yaptığı bu baskın başarısız bir darbe girişimi olarak tarihe geçmiştir. Baskıncılar, dönem Çırağan Sarayı’nda göz altında yaşayan devrik padişah V. Murad’ı kurtarmak ve tekrar tahta çıkarmak istemişti.

Diğer yandan Saray 1910 yılında kalorifer bacasından çıkan alevler sonucunda tamamen yanmış, geride duvarları kalmıştır.

Bu saray, Sultan Abdülaziz ve V. Murad tarafından konut olarak kullanılmıştır. Saray, II. Meşrutiyetin ilanından sonra ise Meclis-i Mebusan’a tahsis edilmiş ve toplantılara ev sahipliği yapmıştır. Cumhuriyet’in ilanından sonra, 1946 yılında özel bir yasayla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmiştir. Nihayet 1986 yılına gelindiğinde Hükümet ile imzalanan bir sözleşmeyle 49 yıllığına yabancı yatırımcılara kiralanmıştır. Günümüzde Çırağan Sarayı ve yerleşkesine yapılan otel, turistik amaçlı kullanılmaktadır.