İstanbul’u ziyaret ettiğinizde görmeniz gereken o kadar çok nokta var ki her birine gitmeye karar verdiğinizde aylarınızı harcamanız gerekebilir. Oldukça büyük bir alana yayılmış, tarihe tanıklık etmiş, imparatorluklara başkentlik yapmış olan bu harika şehirde gezip görmeniz gereken adreslerden bir tanesi de Gülhane Parkı.

Şiirlere ve şarkılara konu olan güzelliği ile her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan bu park, doğaseverler için muhteşem bir adres. İstanbul’da yeşil alanların azaldığı ve şehrin beton yığınına döndüğünü düşünüyorsanız akciğerlerinizi tertemiz hava ile doldurmak için Gülhane Parkı’nı ziyaret edebilirsiniz.

Binlerce Yıllık Tarihe Tanıklık Edin

Gülhane parkı son derece geniş bir alan üzerine kurulmuş. 8. yüzyılda Konstantinopolis Üniversitesi 163 dönümlük bu harika alanda hizmet vermeye başlamış. Yıllar geçtikçe üniversitenin kurulu olduğu bu alan bir eğitim merkezi olmaktan uzaklaşmış. İstanbul’un Fethi ile birlikte tekrar canlanmış olsa da bu alan artık yeşillikleri ve harika doğası ile birlikte Topkapı Sarayı’nın arka bahçesi olarak görülmeye başlanmış.

Osmanlı İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü dönemlerde de bu park güllerle kaplıymış. Özel bir korunun da bulunduğu Gülhane Parkı sürekli olarak imparatorların hava almak ve dolaşmak için tercih ettiği bir yer haline gelmiş. Parkı destansı bir görüntüye büründüren güller ise 1460’lı yıllarda Fatih Sultan Mehmet tarafından buraya getirilmiş.

Gülhane Parkı

Fatih’in emriyle birlikte alana çok sayıda gül ekilmeye başlamış ve rengârenk güllerle donatılmış muhteşem bir bahçe haline gelmiş. Parkın ismi olan Gülhane de atılan bu adımlardan dolayı tercih edilmiş. Yıllar 1912 senesine geldiğinde hala güzelliğini korumayı başaran bu alanda çeşitli düzenlemeler yapılmış ve park olarak halkın hizmetine sunulmuş. Günümüzde 100 yılı aşkın süredir ziyaret edilen harika bir adres.

Her Bir Adımda İmparatorluğun İzleri

Gülhane Parkı her ne kadar imparatorların hava almak için ziyaret ettiği bir yer olsa da birçok önemli olaya da tanıklık etmiştir. Sadrazam Mustafa Reşit Paşa, Tanzimat Fermanı’nı Gülhane Parkı’nda okumuş ve parkın tarihin tozlu sayfalarında daha fazla yer almasını sağlamıştır. Ferman ve Osmanlı İmparatorluğu’na etkilerini inceledikten sonra parkı daha farklı duygularla ziyaret edebilirsiniz.

Lale Festivaline Davetlisiniz

Gülden ismini almış olan Gülhane Parkı farklı çiçekleri de bünyesinde barındırıyor. Lale de en önemlilerinden bir tanesi. Parkı daha güzel bir hale getirmek adına binlerce lale dikilmiş. Nisan ayı geldiğinde ise parkta adeta lale festivali başlıyor. Lalelerin en canlı renklere sahip olduğu, kokusunu etrafa saldığı ve muhteşem bir görüntü ortaya çıkardığı bu dönemde parkı ziyaret edebilirsiniz.

Sosyal medyanın hayatımıza girmesi ile birlikte fotoğraf çekilmek çok daha önemli bir hale geldi. Çekildiğimiz fotoğrafları artık tüm yakınlarımız ile anında paylaşabiliyoruz. Sosyal medya profillerinize muhteşem bir fotoğraf eklemek isterseniz lale festivali döneminde Gülhane Parkı’nı ziyaret edebilirsiniz.

Birkaç Saatte Kendiniz Parka Atın

İstanbullular için trafik çok ciddi bir sorun. Özellikle tek bir araçla ulaşılamayan yerler gününü büyük bir kısmını gasp edebiliyor. Gülhane Parkı, Tarihi Yarımada üzerinde yer alsa da endişelenmeyin. Herhangi bir deniz taşıtını kullanmanız şart değil. İstanbul’un Avrupa Yakası’nda, Fatih semtinde bulunan bu harika parka kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.

Fatih en yoğun semtlerden bir tanesi olduğundan trafik yoğunluğu sizi biraz bunaltabilir. Ancak doğru saatleri seçerseniz minimum seviyede trafik sıkışıklığına takılarak bu parkı ziyaret edebileceksiniz. Hafta sonlarında temiz hava almak için kısa kaçamakları seviyorsanız hiç düşünmeden Gülhane Parkı’na gitmek üzere yola çıkabilirsiniz.