İstanbul ülkemizin yalnızca en kalabalık şehri değil. Bunun yanında kültürel açıdan binlerce varlığı bünyesinde barındıran muhteşem bir metropol. İstanbul ziyaretinizde şehrin en popüler alanlarınız gezmeye başlayabilirsiniz. Eğer İstanbul tatilinize uzun bir süre ayırdıysanız ya da İstanbul’da ikamet ediyorsanız Heybelida’da bir gün geçirmeyi tercih edebilirsiniz.

Tarihi ve kültürel eserleri görmek herkesi aynı seviyede heyecanlandırmaz. Eğer bu yapıları ya da eserleri görmek size büyük bir zevk veriyorsa Heybeliada sizin için muhteşem bir adres. Büyükada’dan sonra İstanbul’un ikinci büyük adası olan Heybeliada, Prens Adaları olarak isimlendirilen grubun içerisinde yer alıyor. Tarihi birçok yapıya ev sahipliği yapan Heybeliada’nın Prens Adaları arasında en yeşili olduğunu da söylemeden geçmeyelim.

Heybeliada Deniz Lisesi Karşılamaya Hazır

Denizyolunu kullanarak adaya doğru gelirken ilk göze çarpan yapı Heybeliada Deniz Lisesi olur. Adaya gelen ziyaretçileri karşılama görevini üstlenen bu yapı 1773 senesinde Kaptan-ı Derya Cezayirli Hasan Para tarafından kurulmuş. O dönemde Mühendishane-i Bahr-ı Hümayun ismiyle anılan bu yapı yıllar içerisinde farklı kurumlara bağlanmış ve ismi sürekli olarak değişmiş.

250 senelik bu yapı 1946 yılında Heybeliada ismini aldı ve o günden itibaren Heybeliada Deniz Lisesi olarak anılıyor. Lisede 2016 senesine kadar eğitim devam etmekteydi. Ancak ülkemizde askeri okulların kapatılmasının ardından 2016 yılında bu lisede de eğitime ara verildi. Günümüzde ziyarete açık olan yapı, gezilmesi gereken ilk nokta olarak gösterilebilir.

Heybeliada

Aya Yorgi Uçurum Manastırı İle Tarihe Tanıklık Edin

Heybeliada’nın güneyindeki bir yamaçta yer alıp Büyükada’ya doğru bakan Aya Yorgi Manastırı adanın en önemli yapılarından bir tanesi. Yapım yılı tam olarak bilinmese de tarihçiler tarafından 16. yüzyılda inşa edildiği düşünülüyor. Uçurumda yer alması sebebiyle bu ismi alan manastır muhteşem bir manzaraya sahip. Diğer bir özelliği ise Rumlar için belirli dönemlerde sığınak olarak kullanılmış olması.

2020 senesinde tanıştığımız pandemi süreci hayatımızı derinden etkilemeyi başardı. Yaşayan insanlar daha önce böyle bir salgın görmemiş olsa da dünya üzerinde bu tarz salgınlara daha önce de rastlanmıştı. İstanbul’da 18. yüzyılda ortaya çıkan veba salgını birçok insanın ölümüne yol açarken Rumlar salgından korunmak için bu manastıra sığınmıştır. Bu özelliği sebebiyle manastır günümüzde bir anlam daha kazanmış oldu.

İsmet İnönü’nün Evinde Cumhuriyetin Kuruluşunu İnceleme Vakti

Tarihler 1924 senesini gösterirken İsmet İnönü rahatsızlanır ve doktorlar kendisine istirahat önerirler. O dönemde en uygun yer olarak Heybeliada seçilir. İnönü ailesi Heybeliada’da yer alan bu evi eşyalı olarak kiralar ve burada yaşamaya başlar. Bir süre sonra ise evi tamamen satın alacaklardır.

Evin kendisi kadar içerisindeki eşyalar da önemlidir. Çünkü eşyaların tamamı Atatürk tarafından satın alınmış ve İsmet İnönü’ye hediye edilmiştir. Eşyaların yerlerinde bazı farklılıklar olsa da o dönemde kullanılan eşyalardır. Atatürk ve İsmet İnönü’nün kullandığı eşyaların kullanıldığı ana ait fotoğraflar da müzede yer alır.

Edebiyat Tutkunları İçin Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi

Edebiyata karşı küçük de olsa ilgi duyan herkes Hüseyin Rahmi Gürpınar ismini duymuştur. Edebiyatımızın en önemli temsilcilerinden bir tanesi olan Gürpınar 1912 senesinde Heybeliada’ya gelmiş ve 32 sene bu adada yaşamını sürdürmüştür.

1944 senesinde Gürpınar’ın vefatının ardından kullanımı duran yapı 1964 senesinde müze olması kaydıyla devredilmiştir. 2017 senesine kadar hiçbir restorasyon işlemi gerçekleşmemiş olsa da ev artık bakımsız bir hale geldiğinden restorasyon işlemlerine başlanmış ve 2 sene süren çalışmalar sonucunda 2019 senesinde açılmıştır. Bu harika müze de adada ziyaret edilmesi gereken yerler arasında gösterilebilir.