Beğen

Küçüksu Kasrı, İstanbul’un Küçüksu semtinde yer alan ve Göksu Kasrı olarak da bilinen binadır. Aynı zamanda da bu kasr; Göksu Deresi ile Küçüksu Deresi arasında yer almaktadır. Üsküdar ile Beykoz arasında bulunmaktadır. Bu tarihi bina Sultan Abdülmecit tarafından Nigoğos Balyan’a tasarlatılmış ve 1856 yılında da inşaatı bitmiştir. Padişahların Hanedan Kayıkları’na biniş noktalarından bir tanesidir. Aynı zamanda da tüm kasırlarda olduğu gibi bu bina da sadece hükümdarların kullanımında yer almaktadır. Yapılış amaçları da padişahların dinlenme yerleri olmasından dolayıdır.

Küçüksu Kasrı Tarihi

Küçüksu Kasrı önemli bir yere sahip. Osmanlı döneminde önemli bir yer tutan Lale Devri’nde Kağıthane genelinde yağma ve yangın olayları sık sık ortaya çıkmıştır. Bu tip gelişmeler yaşanırken Birinci Mahmud tahta çıksa da farklı bir mimari anlayışı da gündeme getirmiştir. Kağıthane yerine İstanbul Boğazı kenarında dinlenmeyi istemiştir. Bu yüzden de Sadrazam Divitdar Mehmet Emin Paşa da devreye girerek bu bölgede bir kasır yapılması adına faaliyetlerini gerçekleştirmiştir.

Dönemin belediye başkanı ve aynı zamanda da mühendis olan Yusuf Efendi tarafından planlar hazırlanmıştır. Küçüksu’da ahşaptan bir bina inşaatı böylelikle başlamıştır. Öte yandan Kandilli taraflarından su getirilerek, bu ihtiyacı karşılanmıştır.

Küçüksu Kasrı

Sadrazam Divitdar Mehmet Emin Paşa tarafından bu kasrın masrafları Kethüda Bey, Defterdar Efendi, Reis Efendi, Çavuş Başı, Yeniçeri Ağası ve Buğdan Voyvodası arasında paylaştırmıştır. Bu kasrın inşaatı Üçüncü Selim zamanında tamamlanmıştır. Ancak onarım işlemleri de İkinci Mahmur döneminde gerçekleştirilmiştir.

Küçüksu Kasrı etrafında yer alan has bahçenin Sultan Dördüncü Murat tarafından beğenilmesi üzerine bu bölgede imar süreci de başlamıştır. Sultan Birinci Mahmut döneminde de bu has bahçe etrafında iki katlı yapılar Üçüncü Selim ve İkinci Mahmut dönemlerinde de tamir edilerek kullanılmıştır. Sultan Abdülmecit döneminde ise yıktırılarak yeniden inşa süreci başlatılmıştır.

Alçı kabartmalara ve kalemle yapılan süslemelere dair önemli örnekler bu kasır içerisinde varlık göstermektedir. Cumhuriyet dönemi içerisinde de konuk evi olarak kullanılmıştır. 1994 yılında da restorasyona tabi tutularak, halkın ziyaret edebileceği bir alan haline gelmiştir. Aynı zamanda da uluslar arası anlamda değer gören bir mimari yapıttır.

Holimax


Antalya otelleri
Muğla otelleri