Manisa İzmir karayolunda bulunan Spil Dağı’nın eteklerinde yer alan Niobe Ağlayan Kaya, oldukça dikkat çeken doğal bir zenginlik olarak tabir edilmektedir. Antik Yunan döneminden beridir ilgi çekmiş ve Yunan mitolojisi içerisinde yer edinmiş bir unsurdur. Henüz doğal olup olmadığı tartışılsa da yerli ve yabancı turistlerin yaygın olarak ziyaret ettikleri noktalar arasında varlık göstermiştir. Çoğunluğun doğal aşınmalar sonucunda bu kayanın meydana geldiğini söylediği de bilinmektedir. Aşınmalar sonrasında da başını öne doğru eğmiş ve ağlamakta olan bir kadın görüntüsü çizen bir yapı olarak bilinmektedir. Bu yüzden de çocuklarının arkasından üzülerek gözyaşı döken anneleri de simgeleştirmek adına etkin bir konumda bulunmaktadır. Frigya ve Lidya söylemlerinde de Niobe Ağlayan Kaya hakkında bilgi bulabilmek söz konusudur.

Niobe Ağlayan Kaya Efsanesi

Niobe’nin henüz Frigyalı ya da Lidyalı olduğu tam olarak netleşmeyen Tantalus’un kızı olduğu bilinmektedir. Genç kadının Zeus tarafından taşa çevrildiği efsanesi de yaygın olarak öne çıkmaktadır.

Niobe Ağlayan Kaya

Niobe’nin 7 kız ve 7 erkek çocuğu olmasından dolayı doğurgan özelliğiyle öne çıktığı bilinmektedir. Bu yüzden sadece Artemis ve Apollon olmak üzere iki çocuğu bulunan Leto’nun kendisini kıskandığı belirtilmektedir. Kıskançlık duygusunun baskın gelmesinden sonra Niobe’in erkek çocukları Apollon, kız çocuklarıysa Artemis tarafından öldürülür. Niobe, çocuklarını o şekilde görünce de acılarını dindirmek için Zeus’tan yardım ister. Bunun üzerine de Zeus kendisini bir kaya parçası haline çevirir.

Pelops Tahtı

Ağlayan Kaya yakınlarında bulunan Pelops Tahtı’nın Niobe’nin erkek kardeşi olan Pelops’a ait olduğu düşünülmektedir. Spil Dağı’nın Yarıkkaya kısmında bulunan Pelops Tahtı da Frig kültür detaylarını etkin bir biçimde işlemektedir. Sadece bir taht halinde olması da üzerinde herhangi bir heykelin olduğu ancak günümüze ulaşmadığı konusunda yaygın bir anlayış da ortaya çıkmaktadır. Spil Dağı içerisinde Frig medeniyetine ait olan bu eser de son derecede dikkat çekmektedir. Anadolu genelinde antik çağlarda yaygın olan Yunan halklarının mitolojilerini içeren bir eser olarak tabir edilmektedir. Bu anlamda da büyük önem taşıyan bir eser olarak adından söz ettirmektedir.