Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde yüzlerce farklı plaj yer alıyor. Plajları birbiri arasında kıyaslarken dikkat edilmesi gereken birçok etmen olduğu bir gerçek. Ancak bazı plajlarımız var ki güzelliği tartışmaya kapalı. Sedir Adası’nda yer alan Kleopatra Plajı bunlardan bir tanesi.

Tatil rotanıza Sedir Adası’nı eklediğinizde Kleopatra Plajı’ndan denize girmenin keyfini yaşayacaksınız. Belki de ülkemizin en iyi plajı olmadığını düşüneceksiniz. Fakat en iyi birkaç plajından bir tanesi olmadığını söylemek mümkün değil. Plajda yer alan kumun bir tanesinin dahi adadan çıkarılmasının yasak olduğu, harika denizinde gözlüksüz halde denizin dibinin görülebildiği bu adayı kesinlikle kaçırmayın.

Sedir Adası’na Ulaşımda Sorunlar Ortadan Kalktı

Adalara ulaşım her zaman biraz daha zor oluyor. Karayolu seçeneğinin kullanamıyor olmak o bölgenin sahip olduğu düzene adapte olmayı şart koşuyor. Sedir Adası geçmiş yıllarda ulaşım sıkıntıları yaşanabilen bir adresti. Sonrasında adanın Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınması adanın kaderini de ciddi şekilde değiştirdi.

Marmaris’in 16 kilometre kuzeyinde bulunan adaya Akyaka beldesinden ya da Gelibolu Köyü’nden kalkan tekneler ile ulaşmak mümkün. 10-15 dakika süren tekne yolculuğu ile dünyanın en güzel adalarından bir tanesine geleceksiniz. Tekneler belirli saatlerde hareket ettiğinden adadan çıkışınızı da kontrollü bir şekilde yapmanız gerekiyor. Müze Kart kullanılarak giriş yapılan adada kalabileceğiniz maksimum süre de sınırlandırılmış durumda.

Anlatmakla Bitmeyen Bir Plaj

Sedir Adası’nı bu kadar özel kılan en önemli etmen sahip olduğu Kleopatra Plajı. Plajın teknik özelliklerine geçmeden önce hikâyesinden de bahsetmemiz gerekli. Çünkü isminin nereden geldiği ve tarih boyunca adada yaşanmış olan olaylar en az plajın kendisi kadar etkileyici.

Mısır Kraliçesi Kleopatra ve sevgilisi Roma Komutanı Antonius birbirlerini sürekli olarak ziyaret edermiş. Bir gün Kleopatra sevgilisini ziyaret etmek için yola çıkmış ve yolculuk sırasında Sedir Adası’nı görmüş. O dönemde Kedrai Adası ismiyle anılan bu alan Kleopatra’nın çok hoşuna gitmiş. Ancak bir eksiği varmış. O da koyunda yer alması gereken altın rengi kumlar.

Kleopatra bu adayı ve koyu çok beğendiğini ancak hiç kum olmadığını ve kayalıklardan denize girilmek zorunda olduğunu sevgilisi Antonius’a anlatmış. Kleopatra’ya her zaman çok değer veren ve onun için her şeyi yapmayı göze alan komutan Kuzey Afrika’dan gemilerle bu adaya kum taşıtmış ve koyu kumla kaplayarak bir plaj oluşturmuş.

Sedir Adası

Plaj oluştuktan sonra bu ada Kleopatra ve Antonius’un buluşma noktası haline gelmiş. Ada uzun süre insanlar tarafından keşfedilmediğinden eski görüntüsü hiç bozulmamış. Sonrasında iyi korunmaya başlayan adada kum tanelerinin dışarıya çıkarılması yasak. Kumlara basma ya da havlu serme imkânınız bulunmuyor. Bu durum Kleopatra için getirilen kumların hala plajda duruyor olmasını sağlamakta.

Sedir Adası’nın Tarihi Yapılarını Kaçırmayın

Adada önem arz eden tek bölge plaj değil. Plajın güzelliği sizi büyüleyecek olsa da adada yer alan diğer yapıları da görmeniz gerekli. Adada eski çağlardan günümüze kadar ulaşmayı başarmış olan Kedrai Antik Kenti bulunuyor. Antik kesme taşlar kullanılarak yapılan kule, sur, Apollon Tapınağı, antik tiyatro, kilise ve antik liman adada kesinlikle görülmesi gereken eserler arasında.

Adada geçireceğiniz zaman kısıtlı olduğundan zamanınızı denizde geçirmek isteyebilirsiniz. Ancak antik kente ayıracağınız zamanın da karşılığını alacağınızı garanti ediyoruz. Sizi her yönden tatmin edebilecek yapıları ile birlikte unutulmaz bir gün geçireceksiniz.

Yaz tatili için Ege turu düşünüyorsanız ya da Marmaris yakınlarında konaklayacaksanız bir gününüzü bu harika adaya ayırmanız şart.