İstanbul Arkeoloji Müzesi

4.2857142857143 (7 Yorum)

Çok uzun süre dünya başkentliği yapmış İstanbul binlerce tarihi esere sahip. Çok küçük eşyalardan devasa saraylara kadar görülmesi gereken çok sayıda farklı nokta yer alıyor. İstanbul’da muhteşem bir müze gezisi gerçekleştirmek isterseniz İstanbul Arkeoloji Müzeleri son derece doğru bir tercih olacaktır. Eski Şark Eserleri Müzesi, Arkeoloji Müzesi ve Çinili Köşk Müzesi üçlemesinden oluşan bu müzeler sizi tarihe doyurmaya yetecek. Çeşitli kültürlerden milyonlarca tarihi eser sizleri bekliyor.

Osmanlı’da tarihi eser toplama merakının izleri Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar uzanır ancak müzeciliğin kurumsal olarak ortaya çıkışı İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin 1869 yılında ‘Müze-i Hümayun’ yani İmparatorluk Müzesi olarak kuruluşuna denk gelir. Aya İrini Kilisesi’nde o güne değin toplanmış arkeolojik eserlerden oluşan Müze-I Humayun, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin temelini oluşturur. Aya İrini’nin yetersiz kalması ile Fatih Sultan Mehmet döneminde yaptırılmış olan ‘Çinili Köşk’ müzeye dönüştürülmüştür. Halen İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne bağlı olan Çinili Köşk restore edilerek 1880 yılında ziyarete açılır.

Osmanlı Tarihinin İlk Müzeleri

Osmanlı Devleti’nde tarihi eser toplama merakı Fatih Sultan Mehmet’e kadar dayanmaktadır. Ancak o dönemde bir müzecilik kültürü gelişmemiştir. Osmanlı döneminde müzecilik faaliyetlerinin resmi olarak ilk ortaya çıkışı İstanbul Arkeoloji Müzeleri ile olmuştur. Takvimler 1869 senesini gösterirken Müze-i Hümayun ismiyle müzeler kurulur. İmparatorluk müzesi anlamına gelmektedir. Bu müze İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin temelini oluşturmaktadır.

Müze-i Hümayun ilk etapta Aya İrini Kilisesi’nde hizmet vermeye başlar. O güne dek toplanmış olan tüm arkeolojik eserler bu alanda saklanır. Ancak bir süre sonra kilise yetersiz kalır ve Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen Çinili Köşk de müze olarak kullanılmaya başlanır. 1880 yılında ziyarete açılan bu köşk günümüzde de İstanbul Arkeoloji Müzeleri arasında hizmet vermeye devam ediyor.

1881 senesinde Osman Hamdi Bey bu müzenin başına atanmıştır. Yapılan bu atama Türk müzeciliğinde adeta bir çığır açar. Hamdi Bey önderliğinde birçok dağda, tapınakta ve antik kentte kazılara başlanmıştır. Yapılan kazılar sonrasında Sidon Kral Nekropolü’ne ulaşılmış ve bunun yanında tüm dünyaca bilinen İskender Lahdi başta olmak üzere birçok farklı lahit ile İstanbul’a dönmeyi başarmıştır.

1881 yılında Osman Hamdi Bey’in müze müdürlüğüne atanması ile birlikte Türk müzeciliğinde yeni bir çığır açılır. Osman Hamdi Bey Nemrud Dağı, Myrina, Kyme ve diğer Alolia Nekropolleri’nde ve Lagina Hekate Tapınağı’nda kazılar yapmış, 1887-1888 yılları arasında Sayda’da (Sidon) yaptığı kazılar sonucunda Sidon Kral Nekropolü’ne ulaşmış ve dünyaca ünlü İskender Lahdi başta olmak üzere pek çok lahit ile İstanbul’a dönmüştür.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri kompleksi içerisinde en eski yapı (Miladi 1472) Çinili Köşk’tür. Şu anda Türk çini ve seramik örneklerinin sergilendiği Çinili Köşk Müzesi, İstanbul’daki Osmanlı dönemi sivil mimari örneklerinin en eskilerindendir.

Eski Şark Eserleri Müzesi olarak kullanılan bina, Osman Hamdi Bey tarafından 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi yani Güzel Sanatlar Akademisi olarak inşa ettirilmiştir. Binanın mimarı daha sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri Klasik binasını inşa edecek olan Alexander Vallaury’dir. 1917 yılında akademinin Cağaloğlu’na taşınması üzerine bu bina müzeler müdürlüğüne tahsis edilmiştir.

Tarihçe

Arkeoloji Müzesi ise dönemi için, dünyada müze binası olarak inşa edilmiş ender yapılardan biri olma özelliği ile göze çarpar. İstanbul’daki Neo-Klasik mimarinin en güzel ve görkemli örneklerinden biridir. Alınlık üzerinde bulunan Osmanlıca yazıda ‘Asar-ı Atika Müzesi’ (Eski Eserler Müzesi) yazmaktadır. Yazının üzerinde bulunan tuğra, Sultan Il. Abdülhamid’ e aittir.

1887 ve 1888 yılları arasında Osman Hamdi Bey tarafından yapılan Sidon Kral Nekropolü Kazısı’ndan İstanbul’a getirilen, aralarında İskender Lahdı, Ağlayan Kadınlar Lahdi, Likya Lahdi, Tabnit Lahdi gibi ihtişamlı eserlerin sergilenebilmesi için yeni bir müze binasına ihtiyaç duyulmuş, Çinili Köşk’ün karşısına dönemin ünlü mimarı Alexandre Vallaury tarafından inşa edilen İstanbul Arkeoloji Müzeleri klasik bina 13 Haziran 1891’de ziyarete açılmıştır.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü binalarındaki alt katta yer alan, 1, 16, 17, 18, 19, 20 numaralı salonlar ve üst kattaki salonların tamamının; Ek Bina zemin katta ”Assos Sergi Salonu” ve ”İstanbul’un Çevre Kültürleri: Trakya, Bithynia – Bizanas” sergi salonları ziyarete kapalıdır.

Arkeoloji Müzeleri Büyümeye Devam Ediyor

Osman Hamdi Bey yeni eserler sebebiyle müzelerin yetersiz kaldığını düşünerek 1883 senesinde Sanayi-i Nefise Mektebi’nin hemen yanına Güzel Sanatlar Akademisi ismiyle yeni bir yapı inşa ettirir. Bu yapı günümüzde Eski Şark Eserleri Müzesi ismiyle anılır ve Arkeoloji Müzeleri içerisindedir.

Osmanlı döneminde çıkarılan ve bu toprakların tarihine ışık tutan eserleri incelemek ve tarihe birebir tanık olmak için hiç vakit kaybetmeden bu müzeleri gezebilirsiniz.

Yaz Dönemi
1 Nisan – 31 Ekim
Açılış Saati: 09:30
Kapanış Saati: 17:30

Kış Dönemi
31 Ekim – 1 Nisan
Açılış Saati: 09:00
Kapanış Saati: 17:30

Gişe Yaz / Kış Kapanış Saatleri
Yaz Dönemi: 16:30
Kış Dönemi: 17:00

Kapalı Günler
Pazartesi

Adres: Alemdar Caddesi,Osman Hamdi Bey Yokuşu,Gülhane
E-mail: istanbularkeoloji@ktb.gov.tr
Tel 1: 0212 520 77 40
Tel 2:

Giriş Ücreti : 50 TL – Durum : KISMEN AÇIK (Ek Bina Ziyarete Kapalıdır.)

Daha fazla göster

İstanbul Arkeoloji Müzesi Kredi Kartı
İstanbul Arkeoloji Müzesi Sigara İçilmez
İstanbul Arkeoloji Müzesi Park Yeri
İstanbul Arkeoloji Müzesi Müze
+(3)

Konum

Cankurtaran, 34122 Fatih/İstanbul, Türkiye Yol Tarifi

Sıkça Sorulan Sorular

Yorumlar 4.2857142857143 Puan

  • ⚪️Fiyat: Müze kart geçerli (Öğrenci 30 Tl Tam 60 Tl ayriyeten müze kart ile tüm yıl kültür bakanlığına ait müzelere girebilirsiniz) ⚪️ Ayrılması gereken süre: Bence en az 1 gün ayırılmalı. Hem çok büyük hem de çok fazla nesne var. Ben 2 saatte gezmeye çalıştım Fakat çoğu nesneyi inceleyemedim ve hikayelerini okuyamadım o yüzden giderken bu durumu göz önüne alın. ⚪️ arkeoloji ile hiç alakanız olmasa bile gitmenizi kesinlikle tavsiye ederim. İçeride gerçeklikten kopup bambaşka bir evrene seyahat ediyorsunuz. Hem incelerken şaşırıyorsunuz hem de geçmişten günümüze geçen zamanda ne kadar küçük yer kapladığımıza şahit oluyorsunuz.

  • avatar

    Murat Y

    Gişedeki görevliye öğrenci kartımı göstermeme rağmen bana öğrenci müze kartı vermeyip tam vermiştir! bu ülkede işini düzgün yapan bir kişi bile bulamayacak mıyız??? herkesi kendileri gibi biliyorlar sanırım. Beni bilen bilir bilmeyen kendi gibi bilir lafı ne kadar doğru. Bir insan dürüstse herkesi dürüst görür ama kendisi doğru biri değilse herkesi öyle görür. Müzeye girmek için sahte öğrenci kartı verdiğimi mi düşündü acaba? Ayrıca bir türlü bitmeyen yenileme çalışmaları var... Eskiden gezdiğimiz katlar kapalı ve sanki içindeki eserler azalmış gibime geldi? eskiden girdiğimizde 1 gün kesinlikle yetmezdi gezmeye fakat şimdi bitmeyen yenileme çalışmaları yüzünden keyif alamıyoruz. Ayrıca giriş ücretleri aşırı pahalı!

  • avatar

    Dilek Turan

    Saatlerce gezilebilir. Müzenin bir kısmı tadilattaydı şimdi her bölümünü gezebiliyorsunuz. En sevdiğim ve uzun süre vakit geçirdiğim alan lahitlerin bulunduğu alan. İskender Lahdi, Sidamara Lahdi ve Ağlayan Kadınlar Lahdi görülmeye değer. Yine müze bahçesi içinde bulunan çinili köşkte harika çinileri görebilirsiniz. Müze kart ile giriş var hatta kartınız yoksa girişte satışı mevcut. 18 yaş altı öğrenci ve öğretmen ise ücretsiz giriş yapabiliyor. Eğer kartınız varsa sıra beklemeden görevlilere söyleyip geçebilirsiniz. Para ödemek isteyenler için kuyruk olabiliyor. Bahçede bulunan cafe-market oldukça pahalı. Örneğin küçük su 10 TL gibi bir fiyata satılıyor. Turistler için bu fiyat tarifeleri uygulanıyorsa çok yanlış. Oturup dinlenmek isteseniz de fiyatları görünce vazgeçebilirsiniz.

  • avatar

    murat ateş

    Yüzyıllık hayalim biraz daha ertelendi kapıdan döndüm... Geçen yıl aldığım ve kapanmalrdan kullanmadığım müzekart için bilgi alırken nüfuslu hanım ve beyler önümden süzüldü geçti (tabiki belesh) saat 6 ya yakın ilduğundan erteledim yine var bı hayır... Osmanlıcılar gavur(????) icadı sekuler kesimse incelik ve modernlik görüyor olmalıki hermitage Loure hep biliriz hanedan kurmuştur aman da ne guzel sanat dostudur vs....Buda bizim sultanlarımızın öngörüsü buyrun bakın. Ancak halk reyonu ndan fotoğraf koyabilfim.Osmanhamdibey❤️

  • avatar

    Burcu ŞEN

    Yıllar önce geldiğimde sadece bir katını bir günde gezmiş, birçok eseri görmüştüm. Aynı umutla geldiğimiz bu seferki ziyaretimizde öğrendik ki 8 senedir yenileme çalışmaları kapsamında müzenin büyük bir bölümü ziyarete kapalıymış. İçerideki hazinelerin neredeyse sadece 5%'i ziyarete açık bugün. Nasıl üzüldüğümü anlatamam. Üstelik giriş ücretini değiştirmeden bu kısıtlama gelmiş. Hiç bilmeyen biri için eserler hala ilgi çekici; ama esas güzellikleri göremediğimiz için çok şanssızız. Bu da Kültür Bakanlığı'nın kendi değerlerimize ne kadar değer vermediğini ve bu hazineleri bürokrasi adına (!) insanlıktan saklama pahasına işini yapmadığını gosteriyor.

  • avatar

    Kaan Yılmaz

    Gerçekten gezilmesi gereken başlıca müzeler arasında yer alıyor biraz bilgi vermek istiyorum. İstanbul Arkeoloji Müzeleri ülkemizdeki ilk müzecilik çalışmalarına örnektir. Osmanlı’da tarihi eser toplama çalışmalarının izleri Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar uzanmaktadır. Ancak sistemli bir şekilde müzeciliğin kurumsal olarak ortaya çıkışı İstanbul Arkeoloji Müzesi’nin 1869 yılında ‘Müze-i Hümayun’ adı altında kuruluşuyla olmuştur.O tarihe kadar Aya İrini Kilisesi’nde toplanmış arkeolojik eserlerden oluşan Müze-i Hümayun günümüz İstanbul Arkeolojik Müzeleri’nin temelini oluşturmaktadır. Aya İrini Kilisesi yetersiz kalınca yeni bir mekân arayışına gidilmiştir. Maddi yetersizlikten dolayı yeni bir bina yapmak yerine “Çinili Köşk” müzeye dönüştürülür.

  • En sevdiğim müze. Her gidişimde ilk kez görmüşüm gibi heyecanlandıran muhteşem eserler, gezdikçe bitmeyen salonlar. Burayı bize kazandıran, bu eserleri bulup çıkarmak için ömrünü adayan Osman Hamdi Bey'den Allah razı olsun. Bambaşka uygarlıklara dair ilginç eserler, el işi lahitler... Orada herşey harika, her oda başka bir serüven. Sadece tarih kitaplarında ya da masallarda okuduğumuz bazı özel eserlerin varlığını ıspatlamak gibi, şaşırtıcı ve etkileyici. Hele bir de güzeller güzeli Topkapı Sarayını gezip sonra onun bahçesinden Arkeoloji Müzesine geçerseniz masal yolculuğunuz sınırsız olur. Mutlaka müze kart edinin, çünkü tekrar gitmek isteyeceksiniz :)


Çalışma Saatleri

Pazartesi 09:00 - 17:00
Salı 09:00 - 17:00
Çarşamba 09:00 - 17:00
Perşembe 09:00 - 17:00
Cuma 09:00 - 17:00
Cumartesi 09:00 - 17:00
Pazar 09:00 - 17:00

İşletmeyi Sahiplen

Bu işletme sizemi ait ? Hemen bize ulaşın ve işletmenizi yönetmeye başlayın.


Katkı Sağlayanlar