Ulucanlar Cezaevi Müzesi

5 (8 Yorum)

Ulucanlar Cezaevi, 1925 yılından itibaren hizmet vererek; 2006 yılında müzeye dönüştürülen bir alandır. Ankara’nın Altındağ ilçesinde yer alan bu müze; 2009 yılında restorasyon çalışmalarına tabi tutularak, 2010 yılında da Ulucanlar Cezaevi Müzesi olarak ziyaretçilere açılmıştır. Türkiye tarihinde önemli yer tutan kişilerin tutulduğu bu hapishane müzeye dönüştürülerek; bu yöndeki anılar sergileniyor. Altındağ Belediyesi’nin projeyi tamamlamasının ardından herkesin bu tarihi cezaevini ziyaret etmesi sağlanıyor.

Ulucanlar Cezaevi ilk olarak 1923 yılında askeri depo olması amacıyla inşa edildi. Sonrasında da 1925 yılından itibaren cezaevi olarak faaliyet göstermeye başladı. Ulucanlar Cezaevi; siyasi tutuklulara da ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Burada Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinden olan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan 6 Mayıs 1972 tarihinde idam edildi. İdam Ulucanlar Cezaevi’nin bahçesinde yer alan kavak ağacının altında gerçekleşti. 1980 Darbesi’ne bağlı olarak 8 Ekim’de Necdet Adalı ile Mustafa Pehlivanoğlu’nun idam cezaları burada uygulamaya konuldu. 13 Aralık 1980 tarihinde ise Erdal Eren’in idam cezası alması ile ceza uygulaması yapıldı.

Ulucanlar Cezaevi Müzesi

Ulucanlar Cezaevi’nde birçok farklı isim hapis cezalarını çektiler. Muhsin Yazıcıoğlu, Yılmaz Güney, Bülent Ecevit, Cüneyt Arcayürek, Mahmut Alınak, Fakir Baykurt, Hatip Dicle, Orhan Doğan, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Yavuz Öbekci, Selim Sadak, Kemal Tahir, Metin Toker, ve Leyla Zana gibi isimler bu cezaevinde kalan diğer isimler olarak ifade ediliyor.

Görsel

Ulucanlar Cezaevi Müzesi

29 Eylül 1999 tarihinde ortaya çıkan Hayata Dönüş Operasyonu sırasında Ulucanlar Cezaevinde 10 kişi hayatını kaybetti. Bu operasyon esnasında 100’den fazla kişi de yaralandı.

Ulucanlar Cezaevi uzun yıllar boyunca hapishane olarak faaliyet gösterse de 1 Temmuz 2006 tarihinde görevini tamamladı. Bu süre zarfında pek çok film de bu cezaevinde çekildi. Uçurtmayı Vurmasınlar filmi 1989 yılında burada çekildi. Burada yaşanan olaylar Duvar filminin olay örgüsünü oluşturdu. 2009 dizisi olan Ezel dizisinin sahneleri de burada çekildi. Müzeye dönüştürüldükten sonra da eski hali korunan Ulucanlar Cezaevi, ülkemizin geçmiş günlerine odaklı gözlemler yapmak isteyenler için etkin bir yerde kalmaya devam ediyor.

Adres: Hacettepe, Ulucanlar Cd. No:63, 06030 Altındağ/Ankara

Saatler: 10:00 – 17:00

Telefon: (0312) 507 01 38

Konum: Altındağ, Ankara, Türkiye

Kapanış: 2006 (Cezaevi kapatıldı)

Web: http://muze.gov.tr/

Daha fazla göster

Ulucanlar Cezaevi Müzesi Kredi Kartı
Ulucanlar Cezaevi Müzesi Sigara İçilmez
Ulucanlar Cezaevi Müzesi Park Yeri
Ulucanlar Cezaevi Müzesi Müze
+(3)

Konum

Hacettepe, Ulucanlar Cd. No:63, 06030 Altındağ/Ankara, Türkiye Yol Tarifi

Sıkça Sorulan Sorular

Yorumlar 5 Puan

  • avatar

    Alper Samsunlu

    Öğrenci, Öğretmen 5 TL, tam 10 TL ve müzede müzekart geçerli değildir. Müzenin ziyaret saatleri ise ; 10:00-17:00 saatleri arasıdır. pazartesi günleri müze ziyaretçiye kapalı. Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi veya Ulucanlar Cezaevi, 1925 ve 2006 yılları arasında Ankara'nın Altındağ ilçesinin Ulucanlar semtinde faaliyet göstermiş olan bir cezaevidir. Türk siyasi ve edebi hayatında da önemli bir yere sahip olan Ulucanlar Cezaevi'nin restore edilerek müze ve kültür sanat merkezine dönüştürülmesi projesi Altındağ Belediyesi'ne verildi. 2009 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları 2010 yılında tamamlandı. 1923 yılında askerî depo olarak hizmet vermek üzere inşa edilen bir bina içine kurulan cezaevi, 1925 yılında yapılan tadilatlar ile cezaevi olarak kullanılmaya başlandı. 68 kuşağının önde gelen isimlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972 tarihinde cezaevi avlusundaki kavak ağacının altında idam edildi. 1980 İhtilalinin ilk infazları da 8 Ekim gecesinde, sol görüşlü Necdet Adalı ile sağ görüşlü Mustafa Pehlivanoğlu'nun idam edilmesiyle bu cezaevinde gerçekleşti.[3] 13 Aralık 1980'de ise Erdal Eren'e verilen idam cezası burada infaz edildi. Cezaevinde, Cüneyt Arcayürek, Mahmut Alınak, Fakir Baykurt, Hatip Dicle, Orhan Doğan, Bülent Ecevit, Yılmaz Güney, Nâzım Hikmet, Yaşar Kemal, Yavuz Öbekci, Selim Sadak, Sırrı Sakık, Kemal Tahir, Metin Toker, Muhsin Yazıcıoğlu ve Leyla Zana gibi çok sayıda ünlü tutuklu ve mahkûm kaldı. 29 Eylül 1999'da başlatılan Hayata Dönüş Operasyonu sırasında cezaevinde 10 kişi öldü, 100'e yakın kişi de yaralandı. Ulucanlar Cezaevi 1 Temmuz 2006'da kapatıldı. Daha sonra restore edilerek müzeye dönüştürüldü.Cezaevinde, Cüneyt Arcayürek, Mahmut Alınak, Fakir Baykurt, Hatip Dicle, Orhan Doğan, Bülent Ecevit, Yılmaz Güney, Nâzım Hikmet, Yaşar Kemal, Yavuz Öbekci, Selim Sadak, Sırrı Sakık, Kemal Tahir, Metin Toker, Muhsin Yazıcıoğlu ve Leyla Zana gibi çok sayıda ünlü tutuklu ve mahkûm kaldı. 29 Eylül 1999'da başlatılan Hayata Dönüş Operasyonu sırasında cezaevinde 10 kişi öldü, 100'e yakın kişi de yaralandı. Ulucanlar Cezaevi 1 Temmuz 2006'da kapatıldı. Daha sonra restore edilerek müzeye dönüştürüldü.Cezaevinde, Cüneyt Arcayürek, Mahmut Alınak, Fakir Baykurt, Hatip Dicle, Orhan Doğan, Bülent Ecevit, Yılmaz Güney, Nâzım Hikmet, Yaşar Kemal, Yavuz Öbekci, Selim Sadak, Sırrı Sakık, Kemal Tahir, Metin Toker, Muhsin Yazıcıoğlu ve Leyla Zana gibi çok sayıda ünlü tutuklu ve mahkûm kaldı. 29 Eylül 1999'da başlatılan Hayata Dönüş Operasyonu sırasında cezaevinde 10 kişi öldü, 100'e yakın kişi de yaralandı. Ulucanlar Cezaevi 1 Temmuz 2006'da kapatıldı. Daha sonra restore edilerek müzeye dönüştürüldü.Cezaevinde, Cüneyt Arcayürek, Mahmut Alınak, Fakir Baykurt, Hatip Dicle, Orhan Doğan, Bülent Ecevit, Yılmaz Güney, Nâzım Hikmet, Yaşar Kemal, Yavuz Öbekci, Selim Sadak, Sırrı Sakık, Kemal Tahir, Metin Toker, Muhsin Yazıcıoğlu ve Leyla Zana gibi çok sayıda ünlü tutuklu ve mahkûm kaldı. 29 Eylül 1999'da başlatılan Hayata Dönüş Operasyonu sırasında cezaevinde 10 kişi öldü, 100'e yakın kişi de yaralandı. Ulucanlar Cezaevi 1 Temmuz 2006'da kapatıldı. Daha sonra restore edilerek müzeye dönüştürüldü.

  • avatar

    MaceWindu

    Ankara'da bulunuyorsanız kesinlikle gidip görülmesi gereken ender yerlerden.Cezaevinin o eşsiz büyüsüne kapılmadan durmak çok zor, sanki içeride yatmış gibi bir his kendiliğinden geliyor lakin bazı kendini bilmez insanların "ahmet ayşeyi seviyor" gibi yazılardan birçok yerde gördüm bu beni son derece üzdü.Bazı koğuşlarda ki yataklarda kimlerin yattığını, onlar hakkında bir biyografi görmek hoşuma gitti.Ama orada birçok insanın son nefesini verdiği aklına gelince bir hüzüntü de kaplamıyor değil neyse fiyatların gayet makul olması,gerek tarihi yapısıyla kesinlikle görülmesi gerekir.

  • avatar

    Gülser Ocakoğlu

    5 yıldızı müzeye çevrildiği ve insanlara ders niteliğinde olması nedeniyle verdim. Yoksa hiçbir cezaevi yıldızlı olamaz diye düşünüyorum. Bu ziyaret beni duygusal olarak çok etkiledi. Özellikle tecrit odaları ile zindanların olduğu bölümler, çalan müzikler ve seslendirme ile insanı ruhsal anlamda sarsıyor. Dar koridorlarında yürümek, o sesleri dinlemek çok üzücü, bazı bölümleri ziyarete kapalıydı. Cumartesi olması nedeniyle çok yoğun ziyaretçi akını vardı. Çocuk getirmek için uygun bir yer değil diye düşünüyorum. Engelliler için bazı yerlerde rampalar var. Fakat girişi dar olan yerlerde yok, tabi bir de çıkışa yakın yerde ki idam sehpası çok sarstı.

  • avatar

    Semih Yılmaz

    Tarihi bir tur, ibretlik hikayeler, geçmişimizin acı bir yüzü... Bazıları haklı bazıları haksız yere bir çok kişinin hapsedildiği bu tarihi binaları görmek, tarihe şahitlik etmek... insanı duygulandıran anlar geçirmenize sebep olabilir. Darağacını görüp idam cezasının olmadığı bir ülkede yaşadığım için şükrettim. 6.His filminde çocuğun her yerde ölü kişilerin görüntülerine şahit olduğu gibi baktığım her noktada işkenceden inleyen, yalvaran insanların sesini duyar gibiydim. Gerçekten çok etkileyici bir müze. İçerisinde kantin mevcut Gidip gezmeden internette orada hapsedilmiş kişilerin hayatlarını okursanız daha etkileyici olur.

  • avatar

    Samet Cosgun

    Duvarlarında "özgürlüğünü kaybettin, onurunu kaybetme! "Taş taşı ama laf taşıma" yazan, camekanlı vitrinler içinde düşünmekten dolayı yaşama hakkına el konulan insanların, güzel insanların, eşyalarının,yazılarının,varoluşlarının ve en çok yokoluşlarının sergilendiği, gezerken tarihinizden utanabileceğiniz bir müzedir. burda, mahkumların yaptığı tablo,çiçek vb. gibi eşyaların ve bu cezaevinde kalmış olan bazı isimlerin yer aldığı kupadır,çakmaktır vb. ürünlerin satıldığı bir yer var.Içeride ki sesler,çığlıklar,zindandan gelen bağırmalar herşeyi yaşıyorsun gerçek mahkum gibi..tavsiye ederim gerçekten gidip görün ve idam sehpasının önünde biraz düşünün

  • avatar

    Zeynep Mccrory

    Ankara'ya yaptığım günü birlik gezi sırasında sanırım uğradığım en etkileyici mekan. Gitmeden önce "Yok ya ne etkileneceğim vs" demiş olmama rağmen içerinin aurası beni derinden sarıp sarmaladı. Öncelikle müze kart ile giriş yok, öğrenci 3 tl ve sanırım yaş sınırlaması yok ama ben koğuş içerisindeki ses efektlerinden dolayı belli bir yaştaki çocukların etkileneceğini düşünüyorum. Ulucanlar cezaevi Türkiye'de ki pek çok hem toplumu etkilemiş hem de adını illaki bir şekilde duyurmuş olan kişilerin dava sonuçlanana kadar tutulduğu yer. ( genellikle siyasi amaçlar uğruna) İçeride tanıdık simalar bulmak çok kolay.. Koğuş kısımlarında balmumundan heykeller var ve ses efekti ile gözetleme deliğinden içeriye bir gardiyan edasıyla bakıyorsunuz. Ben duygulandım, içimi bir hüzün kapladı. Ayrıca yağlı urganı / darağcığını da görmeniz mümkün. Mutlaka gidilip görülmeli.. Özgürlüğün ne denli önemli olduğu ve hapse düşmenin ne kadar acı veren bir süreç yaşattığını fark edebilirsiniz.

  • avatar

    Bayram Acarbaş

    Ankara'nın gezilecek en güzel müzesi onlarca masum insanın göz yaşını akıttığı ve hayatını yürüttüğü yer iceriye girer girmez soguk bir havası olduğunu ve nasıl bir duygu olduğunu hissettiriyor bütün odalarda insanların gün boyunca neler yaptığını gününü nasıl geçirdiğini hissedebiluyorsunuz insanların bal mumundan yapılan heykellerinde bile yuzlerindeki korku yorgunluk ve bitmiş oldugunu göreceksiniz. İşin özü eğer Ankara'ya geliyor iseniz buraya görmeden gitmeyin derim her yerinde ayrı bir üzüntü keder yaşatan bir yer kısacası Ankara'ya geldiginizde ilk gezmeniz gereken yerlerden bir tanesi kesinlikle gezin ve görün burayı

  • Ulucanlar Cezaevi 1925 yılında kurulmuş olup, 2006 yılında Sincan Cezaevi’ne aktarılarak kapatılmıştır. 2011 yılının Haziran ayında ise Altındağ Belediyesi tarafından onarılmış ve Ulucanlar Cezaevi Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde 81 yıl boyunca düşünceleri yüzünden hapse girmiş gazeteci, yazar, şair, siyasetçi gibi kişilerin ayrıntılı bilgileri, ailelerinden temin edilmiş özel eşyaları ve cezaevinde iken çekilmiş fotoğrafların sergilendiği avlular bulunmaktadır. Kaynak: Ankara Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü. Ankara Rehberi. (2014) Pazartesi hariç 10-17.00 arası açık. Tam bilet: 9 TL Öğrenci - Öğretmen: 3 TL (Haziran 2022) Tavsiye edilir ????


Çalışma Saatleri

Pazartesi 09:00 - 17:00
Salı 09:00 - 17:00
Çarşamba 09:00 - 17:00
Perşembe 09:00 - 17:00
Cuma 09:00 - 17:00
Cumartesi 09:00 - 17:00
Pazar 09:00 - 17:00

İşletmeyi Sahiplen

Bu işletme sizemi ait ? Hemen bize ulaşın ve işletmenizi yönetmeye başlayın.


Katkı Sağlayanlar