BARDAKLI KÖYÜ

Kars Arpaçay Bardaklı Köyü sayfasında eksik veya hatalı gördüğünüz bilgiler için bildirimde bulunabilirsiniz.

EMİN ADIGÜZEL
Bardaklı Köyü Muhtarı

Nüfus Bilgileri

E-Posta:   Kayıtlı Değil!

Telefon:   Kayıtlı Değil!

Cep:  Kayıtlı Değil!

İle Uzaklığı: 59km
İlçeye Uzaklığı: 17km
Rakım: 1750m


Nüfus Bilgileri
Yıl Toplam Kadın Erkek

2012

448

230

218

2011

460

232

228

2000

502

267

235

1990

713

383

330

1985

857

460

397

Sağlık Evi Yok
Sağlık Ocağı Yok

İlköğretim Okulu Var / Faal Taşımalı Eğitim Yapılmıyor

PTT Şubesi Yok
PTT Acentası Yok

Su Şebekesi Var
Kanalizasyon Yok
Su Kontrolü Yapılmıyor

ARPAÇAY BARDAKLI KÖYÜ

Köy Fotoğrafları

 
Kayıtlı Fotoğraf Bulunamadı...
 


Köyünüze Ait Fotoğraf Gönderebilirsiniz!

Fotoğrafınız JPG Formatında Olmalıdır!
Gönderdiğiniz Fotoğraf İşlendikten Sonra "Köy Fotoğrafları" Albümünde Yayınlanacaktır!

ARPAÇAY BARDAKLI KÖYÜ

Köy Tanıtım Bilgileri

Aciklama: KÖYÜMÜZÜN ADININ HİKÂYESİ Rivayet odur ki köyün ilk birkaç hanesi kurulduktan kısa süre sonra, hane sakinlerinin yanına bir çerçi uğrar. Atının sırtındaki sandığı yere indirip çimenlerin üzerine koyar. Satmak üzere getirdiği eşyaları göstermek için sandığın küçük, ışıltılı çekmecelerini açar. Çekmecelerde neler yokmuş ki? İncik boncuktan, iki yanında da dişleri olan kemik kadın tarağına, çocuklar için rengarenk, plastik ıslık düdüğünden, mızıkadan genç kızlar ve erkekler için arkası resimlerle süslü cep aynasına kadar, pek çok şey varmış. Bir de cam bardaklar… O zamanlar fazlaca üretilemediği için çok nadir bulunan ince belli, beli kemer biçiminde altın rengi yaldız sırmalı, kemerin alt ve üst bölümleri rengarenk çiçeklerle bezeli çay bardakları… İlk olarak gördükleri cam bardaklar, herkesin olduğu gibi en çok da kadınların, kızların ilgisini çeker. Onları çok beğenir, almaya, ince belinden tutup şeker eriterek yaptıkları tavşan kanı çayı o bardaklarda içmeye heveslenirler. Ancak hem zamanın gereği hem de uzun yollar boyunca harcadıkları için, ailelerinin parası kalmamış. Gazyağı, bez , tuz gibi en acil ihtiyaçları için bile para bulmakta zorlanıyorlarmış. Kara kara düşünüp dururken, her hanenin birkaç baş koyunundan oluşan sürünün çoban tarafından kırdan eve getirildiğini görürler. Çerçi koyunları görünce sütü, sütü düşününce acıktığını anımsar: -Acımdan ölüyorum, bana biraz süt verir misiniz? diye sorar uluorta. Misafirseven ailelerin kızları hemen koşturup koyunlardan süt sağar, yanına da tandırdan yeni çıkmış, buram buram kokan bir parça arpa ekmeği koyarak getirir, çerçiye ikram ederler. Çerçi, diz boyuna vuran yeşil çimenlerin üstüne çöker, bağdaş kurarak oturur, bir yudum süt, koca bir lokma ekmek derken, ağzını iştahla şapırdata şapırdata karnını bir güzelce doyurur. Ceket cebinden, bir köşesi işlemeli beyaz mendilini çıkarıp önce alnının terini, sonra da dudaklarını tertemiz siler, kalkıp sandığının başına geçer. Yüzünü kızlara dönerek: -Pekala kızlar, diye konuşmaya başlar. Çok misafirseversiniz, karnımı en güzel şekilde doyurdunuz, size ne kadar teşekkür etsem azdır. Bu nedenle eğer aileleriniz de izin verirse ve sizler de kabul ederseniz, ben de size çam sakızı çoban armağanı hediyeler vermek isterim. Kızlar beklemedikleri bu durum karşısında şaşırır, yanlarında bulunan aile büyüklerine bakarlar, “ne yapalım, kabul edelim mi?” diye. Aile büyükleri öncelikle kabul etmek istemezler çerçinin teklifini ama aynı zamanda pek çok eşyaya ihtiyaçlarının olduğunu da bildikleri için: -Ne yapalım, kısmette varsa… falan gibisinden laflar ederek çekimser davranırlar. Bunun üzerine çerçi: -Tamamdır kızlar, izin çıkmıştır. Kaldı ki ben bütün gönlümle hediye vermek istiyorum size. Kızlar sevinçle ve ama biraz da utanarak birbirine bakar, kıkırdaşıp bardaklara gözlerini dikerler. Çerçi onların bakışlarındaki anlamı hemencecik kavrar. Hem zaten onun içinden geçen de bardak hediye etmekti onlara. -Alın güzel kızlarım, diyerek kızların her birine o güzelim bardaklardan altışar tane verir. Hakkınızı helal edin, der peşinden de. -Helal olsun, derler kızlar da büyük sevinç duyarak. Aldıkları bardakları seve, okşaya evlerinin yolunu tutarlar. Ama her şey bu kadarla bitmez. Kızlar evlerine bardaklarla dönünce, hem de altışar bardakla dönünce, aileleri o kadarını beklemedikleri için mahcup olurlar. Bunun üzerine evlerin anneleri harekete geçer; eşlerinin başlarına örttükleri karakalpaklardan en işe yararını seçip kızlarına verir, büyük iyiliğe, büyük saygı olsun diye götürüp çerçiye hediye etmelerini isterler. Çerçi bir kez daha çok sevinir, bu birkaç hane halkının insanlığına, misafirseverliğine, saygısına, anlayışına hayran olur. Birkaç parça eşya da sattıktan sonra, hediye edilen karapapaklardan birini başına örterek diğer köylere gitmek üzere yola koyulur. Gittiği köylerde bardakları kadar karapapakları da halkın ilgisini çeker. Özellikle Malakan köylerinin erkekleri karapapakları çok severler. Kış soğuklarında işlerine çok yarayacağını düşünerek satın alırlar. Satın alırken o göz kamaştırıcı karapapakları kimin yapmış olabileceğini merak ederler. Çerçiye: -Bunlar nere işi? diye sorarlar. Neden yapılmış ki bu kadar yumuşak ve sıcacıktırlar. -Sormayın, diye başlayarak mutlulukla ve tatlı tatlı anlatır çerçi: Bu karapapaklar siyah kuzu derisinden yapılmış. Ama hangi kuzu derisinden diye soracak olursanız? Daha doğmamış kuzu derisinden. Kuzu doğmadan birkaç gün önce annesinin karnından alınır ve bu karapapaklar dikilirmiş. Her papak için en az yedi doğmamış kuzu, belki birkaç da anne koyun gözden çıkarılırmış. Nere işi diye sormuştunuz ya… Bu karapapaklar Bardaklı işi, ey sevgili Malakanlar. -Bardaklı mı? Biz öyle bir köy bilmiyoruz. Neredeymiş o? -Yakınınızda ama bilmezsiniz. Çünkü oraya o ismi bugün ben verdim: Bardaklı. -Neden Bardaklı? Çünkü onlar bana süt, sıcak ekmek, lavaş ve çok saygı verdiler; ben de onlara şu gördüğünüz bardaklardan verdim. Hem de çok çok. Her eve altı tane… Ne oldu? Köyün çok bardağı oldu, yani bardaklı köy, oldu. Siz de Karayamşak’tan doğudaki vadide kurulmakta olan o köyü, bundan sonra Bardaklı adıyla bilin. -Tamam, derler Malakanlar ve diğer köylüler; Bardaklı. Bir zaman sonra kalpakları alıp başlarına giyen konu komşu köylüler, “bu güzel karapapağı nereden aldın?” diye soranlara, “ Bardaklı köyünden…” diye cevap vermeye başlarlar. Böylece köyümüz adı o günlerden itibaren Bardaklı olarak anılmaya başlanır ve hep de öyle kalır: BARDAKLI.

YAYINLAR Kitaplar

BELEDİYELERİN SINIRLARI

TÜRKİYE`DE ULUSAL VE YEREL PLANLAMA İLİŞKİLERİ: MERSİN İLİ ÖRNEĞİ

YEREL YÖNETİMLER İÇİN MAL ALIMI İHALELERİ KILAVUZU

Tüm Yayınlar
TODAİE (Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü) Yerel Yönetimler Merkezi
85. Cadde Yücetepe 06100, ÇANKAYA / ANKARA
"YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı" Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE) Yerel Yönetimler Merkezi'ne aittir. YerelNET'in içeriğini oluşturan bilgiler, uzmanların katkılarıyla hazırlanmıştır. Uzmanlar tarafından hazırlanan içeriğin hukuki sorumluluğu tümüyle yazarlarına aittir. İlgili içeriğe istinaden idari ve mali sorumluluk gerektiren iş ve işlemlerin yapılması idarelerin kendi sorumluluğu altındadır. YerelNET'de yayımlanan veritabanının içerikleri, ilgili Kamu Kurumları tarafından sağlanmış ve Merkez tarafından güncelleştirilmiştir / güncelleştirilmektedir. Tüm Veritabanları 5.000'e yakın içerik sağlayıcı kullanıcımız tarafından güncel tutulmaktadır. İçerik sağlayıcı kullanıcılar tarafından (Belediye, İl Özel İdare, İlçe ve Birlik) girilen her türlü bilginin hukuki ve cezai sorumluk kendilerine ait olup TODAİE'ye sorumluluk hiçbir şekilde atfedilemez. Yoğun bir emek ve uzmanlık ürünü olan YerelNET'teki tüm bilgi ve materyal, ilgili yasaların koruması altındadır. YerelNET'e ait her türlü yazılım kodu, veritabanı içeriği ve görsel materyal kesinlikle kopyalanamaz, çoğaltılamaz, yeniden yayınlanamaz ve başka bir bilgisayara yüklenemez. TODAİE Yerel Yönetimler Merkezi, YerelNET içeriğinin kullanımı ile ilgili fikri ya da başka haklarını çiğneyen veya uygulanabilir diğer yasalara aykırı kullanım durumlarına karşı hukuki yollara başvurma hakkını saklı tutar. Yalnızca, ticari olmayan amaçlar için kaynak gösterilerek kullanılabilir. Bu tip kullanımımlarda bilgilerin güvenilirliği ve doğruluğu kaynak gösterilmesine karşın YerelNET'in yükümlülüğünde değildir. TODAİE - Yerel Yönetimler Merkezi her türlü sorumluluğu reddeder.

YerelNET - Yerel Yönetimler Portalı

Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün bir hizmetidir.