Burdur Arkeoloji Müzesi

Burdur Müzesi binası, Müze’nin bahçesinde bulunan medreseden geri kalan Osmanlı Pirkulzade Kütüphanesi’nin mimarisinden esinlenerek yapılmıştır. 1956 yılında kurulan ve 2001 yılında yeniden düzenlenen Burdur Müzesi, Hacılar, Kuruçay, Höyücek Höyükleri, Boubon, Kibyra ve Sagalassos kazılarından çıkarılan, müsadere ve satın alma yoluyla kazandırılanlar ile birlikte 60.000’den fazla kültür varlığına sahip, Türkiye’nin en zengin müzelerindendir.

Burdur Müzesi

Burdur Müzesi 2008 yılında “Gezilip Görülmeye Değer Müze” ödülünü almıştır. Neolitik çağdan günümüze kadar eşsiz örnekleri görmek mümkündür. Müze üç kısımdan oluşmaktadır. Üst katta Neolitik ile Erken Kalkolitik Çağlara ait buluntular ile eski tunç çağı buluntuları bulunmaktadır. İkinci kısım olan giriş katı üç bölüm olarak düzenlenmiştir. Birinci bölümde Sagalassos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan buluntular yer almaktadır. Roma’nın en iyi imparatorlarından olan İmparator Hadriani ve Marcus Auralius’a ait dev heykeller burada sergilenmektedir. İkinci bölümde Kibyra Antik Kenti kazılarında çıkarılan, av sahnesinin canlandırıldığı frizler yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Kremna Antik Kenti kazısında çıkarılan dokuz adet birinci sınıf mermer heykeller bulunmaktadır. Kaynak: Kültür Envanteri, Ankara 2007.

Görseller

Tarihi Bulguroğlu Medresesinin kütüphane binası içinde yer alan Burdur Arkeoloji Müzesi, 1969 yılında ziyaretçilere kapılarını açmıştır. Bu değerli müzede Sagalassos, Kbyra, Kremina antik kentlerinden ve birçok höyükten çıkarılan eserler sergilenmektedir. Bahçede yer alan sergi alanı, giriş katı ve üst kat olmak üzere üç alanda tarih yüz buluyor bu Psidya şehrindeki müzede. Bahçeyi hızlıca geçtikten sonra giriş katı ile tarih yolculuğumuz başlıyor. Sagalassos Antik Kenti’nde gün yüzüne çıkarılan ‘Dans Eden Kızlar’ frizi hoş geldiniz dercesine müzenin orta yerinde karşılıyorlar ziyaretçileri.

Psidya başkenti olan Sagalassos kentinden çıkarılan Antik Dönem eserleri müzenin büyük bir alanını kaplıyor. O döneme ait büstler, heykeller ise Antik Dönem heykeltıraşçılığının önemini gösteriyor. Müze içinde yer alan bu döneme ait eserlerden birkaçına göz atalım.

Roma hamamı kazıları sırasında toprak altındaki esaretinden kurtarılan, imparatorlar Hadrianus ve Marcus Aurelius’a ait mermerden yapılmış baş ile vücuttan ayrı olarak duran bacak ve ayak heykelleri yer almaktadır.

Sanal Olarak Gez

>> TAM EKRAN GÖSTER <<