Pergamon

İzmir ilinin kuzeyinde yer alan Bergama ilçesinin merkezi üzerine kurulu olan antik kent Pergamon olarak bilinmektedir. Antik medeniyetler arasında yer alan Misya’nın en önemli şehirlerinden bir tanesi olarak Pergamon öne çıkmaktadır. Aynı zamanda da MÖ 282 ile 133 yılları arasında bölgede hakim olan Pergamon Krallığı’nın da başkenti olarak görülmektedir. Pergamon adının döneminin en büyük kahramanları arasında bulunan Pergamos’tan geldiği de ifade edilmektedir.

Tarihçe

Pergamon şehrinden ilk olarak MÖ 4. Yüzyılda söz edilmektedir. Yazılı belgelerde söz edilen bu şehrin son derecede köklü olduğu ifade edilmektedir. Pergamon Krallığı’nın başkenti olduğu süre zarfında saray, tapınak, tiyatro gibi yapılar kente eklenerek; daha da büyümesi sağlanmıştır. Sonrasında Pergamon Krallığı’nın Roma İmparatorluğu’na dahik olmasıyla beraber Ege Bölgesi’nin en büyük kentlerinden biri olarak kalmaya devam ettiği ifade edilmektedir.

Pergamon antik kentine dair ilk çalışmalar 1870 yılında Batı Anadolu demiryolu projelerini gerçekleştiren Alman mühendis Carl Humann tarafından gerçekleştirildi. Sonrasında gerekli araştırmalar 1878 yılında devam ederek; günümüze kadar geldi. Pergamon antik kentinin 2011 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edildiği söylenir. Bu antik kentin 2014 yılında ise UNESCO Dünya Mirası olarak tescil işlemi tamamlandı.

Görsel

Pergamon

Pergamon antik kenti bir tepe üzerine kurulmuştur. Kentteki bu oluşum zorunluluktan ötürü ortaya çıksa da o dönemde tek olarak ifade edilmektedir. Doğal bir düzlüğün bu bölgede olmamasından ötürü en uygun yerleşim yerinin bulunacağı tepeye odaklanarak; antik kentin buraya kurulduğu ifade edilmiştir.

Pergamon antik kentinin koruyucusu olarak akıl tanrıçası Athena öne çıkar. Kent içerisinde Athena Tapınağı da yer alarak; bu şehrin en önemli binalarından bir tanesidir. Tiyatronun üzerine yapılan bu tapınağın Dor düzenine uygun olarak meydana getirildiği de ifade edilmektedir. Ancak Athena Tapınağı’nın birçok parçası Berlin Medeniyet Müzesi’ne götürüldüğü bilinmektedir. Bu tapınağın sadece temelleri Pergamon antik kentinde kaldığı ifade edilmektedir. Helenistik döneme ait diğer bir Pergamon eseri ise dört salonlu kütüphane olarak söylenmektedir. Döneminde burada 200 bin kitabın olduğu ifade edilmekte ve birçok önemli devlet adımının ilgisini çekmektedir.