Batman

Batman gezilecek yerler açısından farklı illerimizden biridir. Batman ve Garzan çaylarının arasında kalan Batman ovasının üzerinde yer almaktadır. Etrafı dağlarla çevrili olan şehir Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Doğu Anadolu bölgelerimizi Orta Doğu’ya bağlayan yolların kenarında yer almaktadır. Genel olarak yüksek bir şehirdir. Denizden yüksekliği 550 metre olarak ölçülmüştür. Şehir merkezi olarak oldukça imkanları geniş bir şehirdir. Gezmek amacı ile gidildiğinde birçok kalitede otel ve konaklama seçenekleri mevcuttur.

Güneydoğu Anadolu Bölgemizin tarihi ve kültürel açıdan en zengin illerinden biri Batman’dır. Mağaraları, kiliseleri, manastırları, tarihi köprüleri ve doğal güzellikleri ile ziyaretçileri için harika bir konumadır. Batman gezilecek yerler olarak aşağıdakiler sayılabilir. Jeolojik yapısından anlaışdığı kadarı ile çok eski bir yerleşim yeridir. Hala günümüzde mesken olarak da kullanılan mağaraları bulunmaktadır. Genel olarak anlatmak gerekir ise Malabadi Köprüsü, Memikhan Köprüsü, Zeynel Bey Kümbeti, Mor Kiryakus Manastırı, Mor Aho Manastırı, Seyyid Bilal Türbesi, Beksi Kalesi sayılabilir.

batman

Malabadi Köprüsü

Diyarbakır ile Batman karayolu üzerinde bulunur. Taş köprü olması ve üzerindeki işlemeleri ile ayrı bir güzelliğe sahiptir. Üzerinde hayvan ve insan motifleri bulunur. Adına türküler söylenen köprüyü Abbasi hanedanından zengin bir tüccarın yaptırdığı tahmin edilmektedir. Tek kemerli olan köprünün iç kısmında insanların dinlenmesi ve dış tehlikelerden korunması için odalar bulunur.

Hasankeyf Kalesi

Yekpare taştan yapılmış olan Hasanakeyf kalesi, Dicle nehri kıyısında ve nehirden 200 m. yüksekliğindedir. M.S.363 yılında bir Süryani piskoposluğunun merkezi olarak Bizanslılar tarafından yapılmıştır. Hıristiyanlığın bu bölgede yaygılaşmasından sonra, Kadıköy Konsülü tarafından M.S. 451 yılında alınan bir kararla Hasankeyf’teki Piskoposluğa Kardinal unvanı verilmiştir. Çok korunaklı ve ele geçirilmesi zor olan bu kale, Bizanslıların doğuda yaptıkları en sağlam kalesidir. Hasankeyf Kalesinin asıl adı “ Hısno Koyfa ” yani, Kaya Kalesidir.

Yaklaşık 300 yıllık Bizans hakimiyeti döneminde dini bir işlev gören Hasankeyf Kalesi, İslamiyetin inkişafından sonra, sırasıyla Abbasiler, Mervaniler ve Hamdanilerin egemenliğinden sonra 638 yılında Halit Bin Velid’in komutanı İyaz Bin Ganem tarafından fethedilmiştir. 1071 Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra Selçukluların Anadolu’ya girmesiyle birlikte bu bölgede hakimiyet kuran Artuk Oğulları Beyliği sınırları içinde kalan Hasankeyf Kalesi, Artuk Oğulları tarafından imar edilerek iskana açılmış ve 1101-1231 yılları arasında Artuk oğulları beyliğine başkent yapılmıştır. Hasankeyf, 1260 yılında Moğollar tarafından istila edilince, halk şehri terk ederek çok muhkem olan kaleye ve yamaçlardaki mağaralara sığınarak Hülagu’nun zulmünden kısmen de olsa kurtulmayı başarmıştır.

Hasankeyf kalesinin iki kapısı vardır. Doğudaki kapıya İmam Abdullah Kapısı, Batıdaki kapıya da Sır Kapısı denilmektedir. Kaleye basamaklı merdivenler şeklinde olan bu yollardan çıkılır. Kale duvarlarında birçok kitabe yer almaktadır. Kaleye su taşımak için Dicle nehrine inen biri açık diğeri gizli iki takviye yol yapılmıştır. 200’er basamaklı olan bu merdivenli yollar halen sağlam durmaktadır.

Hasankeyf Mağaraları

İnsanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak Batman’da karşımıza mağaralar çıkmaktadır. Mağaralarda özellikle Hasankeyf mağaraları konaklama amacı ile kullanılmakta idi. 4000 yıldan fazla bir tarihi olduğu bilinen mağaralar Sümerler, Asurlular ve Babilleri misafir etmiştir. O dönemin insanları karşı kayalıklardan da birleşik kaplar esasına bağlı bir şekilde sifon sistemi kurarak su taşıma işlemi yapmışlardır. 200 metre derinliğindeki vadiden su geçirilmiş ve mağaralara aktarılmıştır. Su sistemi açısından Hasankeyf fizik kurallarına ilham olmuştur.

Hasankeyf Ören Yeri

Kalkerli araziye sahip bir doğa ile karşımıza Hasamkeyf ören yeri çıkar. Doğasında derin kanyonlar bulunan doğası harika bir yerdir. Mağara evlerini içerisinde bulundurur. Aynı zamanda dar vadiler ile sel suları yamaçları aşarak Dicle nehrine ulaşır. Derin çukurlar, yalçın kayalıklar ve menderesler ile doludur.

Memikhan Köprüsü

Hasankeyf ile Batman Garzan ovasındaki kişilerin ticari ilişkisini gerçekleştirmesi için yapıldığı bilinen köprüdür. İlk çağdan orta çayın ilk yarısına kadar olan süreçte köprünün hizmet verdiği ve aktif olduğu bilinmektedir. Fakat günümüzde köprü yıkıntı durumundadır.

Zeynel Bey Kümbeti

Akkoyunlu Uzun Hasan’ın oğlu Zeynel bey için yapılan bir anıt mezardır. 1487 yılında yapıldığı bilinir. Daire planlı olarak yapılmış ve tavan kısmı kubbe şeklindedir. Konik külahlar ile kaplıdır. Gövde kısmında ise 3 sıra halinde çiniler bulunur. Estetik ve mimarı açıdan özenle yapılan anıt mezarı Abdurrahman oğlu Pir Hasan’ın yaptığı söylenmektedir.