Dalış Noktaları

Ülkemizin güney bölgesinde yer alan Antalya ve Kaş ilçesi birçok insan için tatil dendiğinde akla gelen ilk şehir. Tatil turizminin merkezi konumundaki bu şehrin birçok farklı ilçesi her yaz tatilcilerin akınına uğruyor. Kaş da bu ilçelerden bir tanesi.

Tarihi batıkları, su altı zenginlikleri ve binlerce farklı deniz canlısı türüne ev sahipliği yapmasıyla birlikte Kaş dalış sporunu sevenlerin de uğrak yerleri arasında yer alıyor. Hala Kaş’ta dalış yapmayanlar için en harika 6 dalış noktasını sizlere sunuyoruz.

Kanyon

Kaş ve dalış kelimeleri bir araya geldiğinde Kanyon’dan bahsedilmemesi mümkün değil. Şehrin en önemli dalış noktalarından bir tanesi olan Kanyon, dibinde bulunan güzellikleri ile dalgıçları kendisine çekmeyi başarıyor.

Kanyon’da yer alan yarıktan aşağıya inerek yapılan dalışların verdiği hazzı verebilecek çok az sayıda dalış noktası var. Çok da derin olmayan bir boğazdan geçtikten sonra Kanyon’a ulaşıp hayatınız boyunca unutamayacağınız bir tecrübe edinebilirsiniz.

Pamuk Batığı

Pamuk ya da diğer ismiyle Dimitri batığının oluşumu 1968 senesine dayanıyor. O tarihte pamuk taşımacılığı yapan Dimitri isimli gemi adalara vurmuş ve sonrasında batmış. Gemi adalara vurduktan sonra kurtarılamadığı için dinamit ile patlatılmış ve parçaları denizin dibine doğru yol almış.

Bu bölgede başlanan dalışların 27. metrelerine gelindiğinde geminin ilk izlerine rastlamak mümkün. 42 metre derinliğe kadar bu batığı gözlemlemeye devam edebilirsiniz. Batığın etrafında dolanan aslan balığı ve orfoza türündeki canlıları görmeniz mümkün.

Besmi Adası

Dalgıçların en unutamadıkları anlarda deniz kaplumbağaları yer alır. Dalış sırasında büyük bir deniz kaplumbağasına rastlamak verilen bütün emeğin karşılığının alınması olarak gösterilebilir. Onlarca kaplumbağaya rastlamak ve onlarla beraber yüzmek ise dünyanın her noktasında sunulan imkânlardan bir tanesi değildir. Besmi Adası bizlere bu imkânı tanıyor.

Pabuç şeklindeki bu adadan dalışa geçtiğinizde muhteşem deniz canlılarını görerek 40 metre dibe ilerleyebilirsiniz. Pitos ve amphora canlıları da dalış sırasında size eşlik edecek. Bazı bölgelerinde eski çapaları da görme şansınız olacaktır.

Kaş

Büyük Mağara

Tecrübeli bir dalgıçsanız ve sizi doyurabilecek bir dalış noktası arıyorsanız Büyük Mağara sizin için uygun olabilir. Eğer karanlık bir dalış sizi ürkütüyorsa bu dalıştan uzak durmanızı öneriyoruz. Dalmaya başladıktan sonra 40 metre ilerlerseniz muhteşem bir mağaranın sizleri karşıladığını göreceksiniz. Mağaranın derinde olması ve sahip olduğu genel yapı karanlık olmasına sebep oluyor. Her zaman fenerle dalmanız şart.

Neptün danteli ve kırmızı karides görme ihtimalinizin çok yüksek olduğu bu dalış noktasında akıntı yok denecek kadar az. Tecrübesiz dalgıçlar mağaraya ulaşma amacı gütmeden konforlu bir dalış gerçekleştirebilirler.

Uçanbalık Bankosu

Dünyanın sayılı dalış noktalarından bir tanesine sıra geldi. Uçanbalık Bankosu tecrübeli dalıcılar için hayatları boyunca edinemeyecekleri bir tecrübe sunabilir. Bu dalış bölgesinin dibince 2. Dünya Savaşı sırasında uçaksavar ateşine maruz kalarak düşen İtalyan menşeili bir uçak yer alıyor. Uçağın kalıntıları eşsiz bir dalış tecrübesi ortaya çıkarabilir.

Uçak kalıntısını görmek için 71 metreye kadar dalmanız gerekli. 55 metrede kalıntılar başlıyor olsa da uçağın kendisine ulaşmanız 71 metreyi bulacak. Bazı dönemlerde çok şiddetli akıntıların olabildiği bu dalış noktası kesinlikle tecrübeli isimler için uygun.

Limanağzı, C47 ve Osmanlı Batığı

Listemizin son sırasında üçlü bir dalış noktası var. Birbirlerine çok yakın oldukları için bu dalış noktalarını birbirlerinden ayırmak mümkün değil. Limanağzı, C47 ve Osmanlı Batığı olarak isimlendirilen bu batıkların her biri dalgıçlar için çok değerli. Ülke çapında popülerliği olan bu bölgede devasa bir uçak batığına rastlayacaksınız. Harika bir tecrübe sizleri bekliyor.